Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/10518
Karar No: 2014/8208
Karar Tarihi: 11.06.2014

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2014/10518 Esas 2014/8208 Karar Sayılı İlamı

16. Hukuk Dairesi         2014/10518 E.  ,  2014/8208 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : KARADENİZ EREĞLİ KADASTRO MAHKEMESİ
    TARİHİ : 05/06/2013
    NUMARASI : 2008/501-2013/94

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Kadastro sırasında Ç.Köyü . ada . parsel sayılı 29.745,68 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle B. İnş. Tah. Mad. Ltd. Şti. adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, çekişmeli taşınmazın bir kısmının dere yatağı bir kısmının ise devletin hüküm ve tasarrufu altında olması gereken yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında R.. O.. ve müşterekleri kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda Hazinenin davasının reddine, müdahil davacıların davasının kabulüne, . ada . parsel sayılı taşınmazla ilgili tespitin iptali ile kadastro bilirkişisi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen 3500 metrekarelik kısmın bu parselden ifrazı ile müdahil davacılar R. O., A. İ. O., K. Okur, C.. O.. ve Y.. O.., N. O. adına eşit hisselerle ayrı bir parsel numarası verilerek tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kalan 26.245,68 metrekare taşınmazın B. İnş. Pz. Org. San. Tic. Ltd. Şti adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece; dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi kapsamı dışında zilyetlikle iktisap edilebilir ve yirmi yılı aşkın süredir davalı taraf ve satın aldığı kişilerce kullanılan taşınmazlardan olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Dava konusu taşınmazın niteliği ve üzerinde sürdürülen zilyetlik konusunda mahalli bilirkişi ve tanık beyanları hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi, uyuşmazlığın çözümünde hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için; kadastro tespit tarihi olan 2007 yılından önceki zilyetlik durumunun tespiti amacıyla bu tarihten geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı evreye ilişkin hava fotoğrafları getirtildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, 3 kişiden oluşan ziraat, 3 kişiden oluşacak jeolog ve fotogrametri ile harita mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Taşınmazın başında yapılacak keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve
    tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, çekişme konusu taşınmazın kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılmalı, dava konusu edilen bu yerin 2007 tarihinden 20 yıl önceki ve hali hazırdaki niteliği, konumunu, bitki örtüsü, ekonomik amacına uygun olarak zilyetliğin var olup olmadığı var ise ne zaman başlayıp ne zamandır devam ettiğinin belirlenmesine çalışılmalı, fotogrametri uzmanına belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafı üzerinde stereoskop aleti ile inceleme yaptırılmalı, ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın belirtilen dönem içindeki niteliği ve kullanım durumunu kesin olarak belirleyen raporlar alınmalı, jeolog bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın öncesinin dere yatağı olup olmadığı, özel mülke konu edilip edilemeyeceği hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi