20. Hukuk Dairesi 2013/4683 E. , 2013/8872 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler ile Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, 20.12.2010 havale tarihli dilekçesiyle davacıların murisleri olan ... ve ...’ın 1978 yılında Orman Yönetimi aleyhine açtığı davanın ...Kadastro Mahkemesinin 2001/13 E. - 2004/3 K. sayılı kararıyla Orman Yönetimi lehine sonuçlandığını, ancak, bahsi geçen mahkeme kararına konu bilirkişi krokisinde (A, B, E, F, H, İ ve K) harfleriyle gösterilen Doğanbey Köyünde bulunan taşınmazlarla ilgili olarak bu taşınmazların orman tahdidi dışında kaldığı, davacıların bu yerlerle ilgili olarak bir talebi bulunmadığı gerekçesiyle bu yerlerle ilgili karar verilmediğini ve krokide (A ve B) ile gösterilen bölümleri başkaları adına tescil edildiği için bunların dışında kalan krokide (E, F, H, İ ve K) harfleriyle gösterilen bölümleri dava ettiklerini ve müvekkillerinin diğer mirasçılar ile birlikte hareket edip, iş bu davayı açmak istediklerini, fakat diğer mirasçılar ile bir birlik sağlanamadığını belirterek, kadastro mahkemesinin 2001/13 E. - 2004/3 K. sayılı kararına konu dosyadaki bilirkişi raporunda (E, F, H, İ ve K) harfleriyle gösterilen taşınmazların müvekkillerin miras bırakanlarından intikal eden tapulu mülkü olduğu iddiasıyla bu yerlerin müvekkilleri adına tescili ve dava dilekçesinin ekinde yer alan listede adları bulunan diğer mirasçılara davanın ihbar edilmesini istemiştir.
Hazine ise, 29.12.2012 tarihli dilekçesiyle; davanın reddini ve dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler ile Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1977 yılında ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 06.05.1988 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır.
1) Davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yönünden; davacılar vekili, dava dilekçesinde ve yargılama aşamalarındaki beyanlarında, uyuşmazlık konusu taşınmazların vekil edenlerin miras bırakanından vekil edenlere kaldığını iddia ederek, mirasçılar arasında bir birlik sağlanamadığı için davanın diğer mirasçılara ihbarı ile birlikte dava konusu taşınmazların vekil edenleri adına tescilini istemiştir.
Dava konusu taşınmazlar miras yoluyla intikal ettiği ve davacılar tarafından taksim iddiasında da bulunulmadığına göre, tereke TMK’nun 701. maddesi gereğince el birliği mülkiyet hükümlerine tâbi olur. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygın halde bulunur. TMK’nun 640 ve 702. maddeleri hükümlerine göre el birliği mülkiyetinde tasarrufî işlemlerde oy birliği aranır. Yani, tüm mirasçıların katılımıyla tasarrufî işlemler yapılabilir. Kural olarak; dava da tasarrufî bir işlem olduğundan, mirasçıların bir kısmı tek başlarına adlarına tescil isteyemezler.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya içeriğine göre dava konusu taşınmazlar, davacı gerçek kişilerin miras bırakanlarından kaldığı ve davacıların taksim iddiası da bulunmadığına göre, işin esasına girilmeden davanın, dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek reddine karar verilmesi doğru değildir. Ancak, ret kararı sonucu itibariyle doğrudur. Bu nedenle, davacılar ... ve arkadaşları vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle usûl ve kanuna uygun olan yerel mahkeme hükmünün yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı Hazine vekili, 29.12.2012 tarihli dilekçesinde "...davanın reddine ve dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini" istemiştir. TMK"nun 713/6. fıkrasında; "Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler" denilmiştir. Davacıların tescil isteği reddedildiğine göre, koşulları mevcut ise, dava konusu taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda bir numaralı bentde gösterilen nedenlerle davacılar ... ve arkadaşları vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle usul ve kanuna uygun olan yerel mahkeme hükmünün, bir numaralı bentte belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacılara yükletilmesine,
2) İki numaralı bentde gösterilen nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 07/10/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.