22. Hukuk Dairesi 2016/5960 E. , 2019/4248 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 24.10.2010-31.12.2012 tarihleri arasında gençlik lideri olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini beyanla kıdem tazminatı ileihbar tazminatı ve bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde her iki davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücret alacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir
Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 09.00-21.00 saatleri arasında haftanın yedi günü çalıştığı dikkate alınarak hesaplama yapılmış ve mahkemece bu alacağa ilişkin talep hüküm altına alınmıştır. Davalı vekili ise bu çalışma saatlerinin kursun açık olduğu zamanlarda geçerli olduğunu savunmuştur. 2010 yılında Şubat ve Aralık arasında 10 ay, 2011 yılı Nisan -Mayıs- Haziran ayı olmak üzere 3 ay , ve 2012 yılı Mart -Nisan -Mayıs olmak üzere 3 ay kurs programı açıldığı, bu tarihlerde görevlendirilen eğitmenlere 32 saat ders yazıldığı, davacının ise her hangi bir görevlendirmesi olmadığı belirtilmiştir. Davacı tanığı olarak dinlenen ve davacının amiri olan ...; merkezin sabah 09.00 da açıldığını ve akşam kurs bitimine kadar 21.00 saatlerine kadar açık kaldığını, haftasonu merkezin 10.00 da açılıp akşam 18/19.00 a kadar açık kaldığını beyan etmiştir. Davalı tanıkları ise davacının haftanın 7 günü 09.00-18.00 arası çalıştığını; saat 20.00 de biten kurslar olduğunu takım liderlerinin nöbetleşe kurs bitimine kadar beklediğini beyan etmiştir. Dosyada mevcut puantaj kayıtları çalışma günlerine ilişkin olup çalışma saatleri belirtilmemiştir. Tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alındığında, davacının kursun açık olduğu dönemlerde 09.00-21.00 arası diğer zamanlarda davacı tanığında beyanında geçtiği üzere 09.00-18.00 arası çalıştığı kabul edilerek fazla çalışma alacağının hesaplanıp hüküm altına alınması dosya içeriğine daha uygun düşecektir. Mahkemece bu kabul doğrultusunda fazla çalışma alacağı hesaplanmalı ve hesaplanan miktardan uygun bir indirim yapıldıktan sonra alacak hüküm altına alınmalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 25.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.