Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/3132
Karar No: 2020/6409
Karar Tarihi: 20.10.2020

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2020/3132 Esas 2020/6409 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı vekili, müvekkilinin mirası üzerinde satış vaadi sözleşmesi yaparken açık irade fesadına düşürüldüğünü ve sözleşmenin muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, satış vaadi sözleşmesinin iptaline yönelik asıl davanın reddine, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemli birleştirilen davanın kabulüne karar vermiştir. Birleştirilen davada bazı davalıların ölümünden sonra taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 28. maddesi gereği, kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak taraf ehliyeti sona erer. Bu nedenle, dava tarihinden sonra ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişinin mirasçıları mirasçılık belgesi ile tespit edilerek davada davalı olarak yer almaları sağlanmalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 50. maddesi ise, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların dava tarafı olarak ehliyetlerinin kabul edileceğini belirtmektedir.
14. Hukuk Dairesi         2020/3132 E.  ,  2020/6409 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.11.2012 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesinin iptali, birleştirilen davada davalılar aleyhine 11.04.2012 tarihli verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 20.03.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Asıl dava satış vaadi sözleşmesinin iptali, birleştirilen dava satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
    Davacı vekili, müvekkilinin murisi ...’nın ... 1.Noterliğinin, 29.06.2005 tarih, 3273 yevmiye sayılı satış vaadi sözleşmesiyle 121 ada 9 parsel, 122 ada 1 ve 2 parsellerdeki hak ve hissesini satmayı vadettiğini, sözleşme yapıldığı tarihte ...’nın 81 yaşında olup açık irade fesadına düşürüldüğünü, sözleşmenin tek hekim raporuyla yetinilerek yapıldığını, vaat alacaklısı ...’ın, ...’nın anne ayrı baba bir kardeşi olduğunu, ...’nın, erkek kardeşinin manevi baskısı altında kalarak ve kız çocuğa miras verilmeyeceği yönündeki düşüncenin de etkisiyle bu sözleşmeyi yaptığını, bedelin ödenmediğini, öte yandan belirtilen satış bedelinin çok düşük olarak gösterildiğini, irade fesadı olduğu kabul edilmese dahi sözleşmenin muvazaalı olarak yapıldığının kabulü gerektiğini ileri sürerek anılan satış vaadi sözleşmesinin muvazaa ve irade sakatlığı nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı ... vekili, ...’nın, sözleşme tarihinde akıl sağlığının yerinde olduğunu, bedelin peşin olarak ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Birleştirilen davada davacı ... vekili, davalılar murisi ...’nın ... 1. Noterliğinin, 29.06.2005 tarih 3273 yevmiyeli sayılı satış vaadi sözleşmesiyle 121 ada 9 parsel, 122 ada 1 ve 2 parsellerdeki hak ve hissesini müvekkiline satmayı vadettiğini ileri sürerek satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazlardaki davalılar adına kayıtlı payların iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
    Birleştirilen davada davalı ... vekili, birleştirilen davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, satış vaadi sözleşmesinin iptaline yönelik asıl davanın reddine, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemli birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmü, davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz etmiştir.
    1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre satış vaadi sözleşmesinin iptaline yönelik asıl dava yönünden verilen mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
    2-Davacı-birleştirilen davada davalı ... vekilinin, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine yönelik birleştirilen davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
    Dava ehliyeti davada taraf olma ehliyetidir. 6100 sayılı HMK’nin 50. maddesinde medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların, davada taraf ehliyetine de sahip olacağı hüküm altına alınmıştır. Yasa hükmünde belirtildiği üzere taraf ehliyeti, medeni hukuktaki hak ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir. Maddede gerçek ve tüzel kişi ayırımı yapılmaksızın, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların davada taraf ehliyetine de sahip olacağı belirtilmiştir.
    Türk Medeni Kanununun 28. maddesinde ise; gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği belirtilmiştir. Dava tarihinden sonra ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişi taraf ehliyetini yitireceğinden mirasçılık belgesi temin edilerek mirasçılarının davada davalı olarak yer almalarının sağlanması ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekir.
    Somut olayda; birleştirilen davada davalı ...’un dava tarihinden sonra ancak hüküm verilmeden önce 16.11.2014 tarihinde, yine ...’nın da dava tarihinden sonra ancak hüküm verilmeden önce 04.10.2012 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.

    O halde mahkemece, anılan davalıların dosya içerisine alınmış mirasçılık belgelerine göre mirasçılarının hukuki dinlenilme haklarının kısıtlanmaması amacıyla birleştirilen davada davalı sıfatıyla yer almalarının sağlanması ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken mahkemece, taraf teşkili sağlanmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bu nedenle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    SONUÇ : Yukarıda (1) no"lu bentte açıklanan nedenlerle yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle satış vaadi sözleşmesinin iptaline yönelik asıl davada verilen hükmün ONANMASINA, (2) no"lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin birleştirilen davada verilen hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.10.2020 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

    KARŞI OY

    Asıl davada, davacıların muvazaa ve irade fesadına yönelik iddialarını ispata yönelik gösterilen deliller ve mahkemece re"sen toplanması gereken deliller toplanmadan eksik inceleme ile verilen kararın bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan değerli çoğunluğun asıl dava yönünden verdiği onama kararına katılamıyorum.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi