Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/3600
Karar No: 2019/5587
Karar Tarihi: 17.12.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/3600 Esas 2019/5587 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, davalı şirketle yaptığı akaryakıt bayilik sözleşmesinin feshedilmesi sonrası sabit yatırımlarının ve tahsisi edilen malların bedelinin tazmini için dava açmıştır. Mahkeme, bozmaya uyup davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak bozma kararında belirtilen sözleşme hükmü değerlendirilmeden bilirkişinin subjektif değerlendirmesiyle hüküm verilmiştir. Bu nedenle karar bozulmuştur.
Kanun maddeleri: Taraflar arasındaki sözleşmede yer alan \"Bayilik sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde bayi, kendisine ariyeten verilmiş malları normal kullanımdan doğan yıpranmalar dışında, sağlam ve çalışır vaziyette PO’ya iade edecektir. Şu kadar ki; bu halde PO dilerse ariyet malzeme ve teçhizatın tamamını veya bir kısmını, bu malların kendisine fatura bedelinden, malların bayi tarafından kullanıldığı sürede oluşan fiili yıpranma payını düşmek suretiyle tespit edeceği bedel üzerinden bayiye fatura etmek hakkına sahiptir.\"
19. Hukuk Dairesi         2018/3600 E.  ,  2019/5587 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen davanın kabulüne dair kararının davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi yapıldığını, diğer davalının da taahhütname vererek davalı şirkete kefil olduğunu, Rekabet Kurulu tebliğleri uyarınca taraflar arasındaki sözleşmeler 18.09.2010 tarihinde sona ereceğinden tarafların 14.09.2010 tarihinden önceki tüm sözleşmeleri sonlandırarak yeni bayilik ve intifa sözleşmeleri imzaladıklarını, ayrıca istasyon otomasyon sözleşmesi de imzalayarak davalı şirkete sabit yatırımlar yapıldığını, ancak davalı şirketin yeni sözleşmelere rağmen bayilik sözleşmesini süresinden önce feshettiğini, sözleşmelere göre müvekkilince tahsis edilen menkul malların ve yapılan sabit yatırımların bedelinin tazmininin gerektiğini, davacının sabit kıymet satış faturasını ve bayilik otomasyon sisteminin demonte edilmesi hizmet bedeline dair faturayı ve sabit kıymetlerin hangileri olduğunu davalı şirkete göndermesine rağmen halen alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, toplam 9.224,93 TL alacaklarının fatura tarihlerinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı şirket yetkilisi, davacı şirketin kendilerine yatırım yapmadığını, iskonto oranını düşük tuttuğunu, haksız rekabet yarattığını, dava ile de 20 yıl önce verilmiş ve bu süre boyunca kullanılmış olan malzemelerin sıfır bedelinin istendiğini, davacı şirket yetkililerinin istasyona gelerek tüm malzemeleri söküp aldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
    Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
    Mahkemece verilen davanın reddi kararı, Dairemiz 2016/8882 esas ve 2017/5352 karar sayılı, 21.06.2017 tarihli ilamı ile “ Taraflar arasındaki 14.08.2010 tarihli "protokol" başlıklı sözleşmenin 8. maddesinde "...Bayilik sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde bayi, kendisine ariyeten verilmiş malları normal kullanımdan doğan yıpranmalar dışında, sağlam ve çalışır vaziyette PO"yana iade edecektir. Şu kadar ki, bu halde PO dilerse ariyet malzeme ve teçhizatın tamamını veya bir kısmını, bu malların kendisine fatura bedelinden, malların bayi tarafından kullanıldığı fiili yıpranma payını düşmek suretiyle tespit edeceği bedel üzerinden bayiye fatura etmek hakkına sahiptir." hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümlenmesinde anılan sözleşme hükmü değerlendirilerek, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, taraflarca ileri sürülmeyen sözleşmenin geçersizliği konusunda mahkemece genel işlem şartlarının yokluğu nedeniyle sözleşme hükmünün geçersizliği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı şirkete teslim edilen malların davacıya aynen iadesinin mümkün olmadığı, davalı şirkete tebliğ edilen 31.03.2011 tarihli faturadan ödenmeyen bakiye sabit kıymet satış fatura bedeli ile otomasyon sisteminin demontaj bedelinin faizleriyle birlikte davalılardan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 8.516,93 TL sabit yatırım bedelinin ve 708,00 TL demontaj bedelinin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyulmuş ancak bozma kararı gereğince değerlendirme yapılmamıştır. Bozma kararında işaret edildiği gibi, taraflar arasında 14.08.2010 tarihli sözleşmede "...Bayilik sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde bayi, kendisine ariyeten verilmiş malları normal kullanımdan doğan yıpranmalar dışında, sağlam ve çalışır vaziyette PO’ya iade edecektir. Şu kadar ki; bu halde PO dilerse ariyet malzeme ve teçhizatın tamamını veya bir kısmını, bu malların kendisine fatura bedelinden, malların bayi tarafından kullanıldığı sürede oluşan fiili yıpranma payını düşmek suretiyle tespit edeceği bedel üzerinden bayiye fatura etmek hakkına sahiptir." Buna göre bilirkişi tarafından ariyet konusu malların normal kullanımından doğan yıpranmaların, yani fiili yıpranma payı matematiksel olarak hesap edilerek, bakiye bir değer kalırsa davacı lehine buna hükmedilmesi gerekir. Bilirkişinin belirtilen şekilde hesap yapılması halinde ariyetlerin değerinin sıfıra yakın olacağı belirtildiği halde, subjektif bir değerlendirmeyle piyasa değerini hesaplaması doğru olmadığı gibi, mahkemece bu rapora itibar edilmesi doğru olmamıştır. Eksik tahkikatla hüküm verilemeyeceğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 17/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi