Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/8611
Karar No: 2011/10442

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2011/8611 Esas 2011/10442 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2011/8611 E.  ,  2011/10442 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : BAYBURT ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 17/02/2011
    NUMARASI : 2010/533-2011/47

    Taraflar arasında görülen davada;
    Davacı,  2527 parsel sayılı taşınmazda, 4320 payla malik olduğunu ancak bu hissenin davalı H. A. adına tescil edildiğini, düzeltim işlemi yapılırken tarafların yazılı olurlarının alınması zorunluluğu gözardı edilerek yapılan tescilin yolsuz olduğunu, dava konusu yerin 25 yılı aşkın süredir kendisinin ve ailesinin zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek davalı adına olan kaydın iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, Tapu Sicil Tüzüğünün 85. maddesi uyarınca ilgililerin dava açma yetkisinin olmadığını, ilgili Tapu Sicil Müdürlüklerinin re’sen düzeltme yapabileceklerini, dava açma yetkisinin Defterdarlıklara ait olduğunu, tespit tutanağının 08/11/1983 tarihinde kesinleştiğini, tescilin yanlışlıkla “davacı Hüsnü ” adına yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 
    Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi  ... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.Dava; tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 2527 parsel sayılı taşınmazın  4320/5088 payının 03.07.1983  tarihinde kadastro çalışmaları sırasında “H.A.” adına yapılan tespitinin 08.11.1983 tarihinde kesinleştiği, ancak, çap kaydının  “H. A.” adına oluşturulduğu, H. A.tarafından sicilin düzeltilmesi amacıyla Tapu Sicil Müdürlüğüne 02.09.2008 tarihinde yapılan başvuru üzerine Tapu Sicil Tüzüğünün 85 maddesinin son fıkrası uyarınca “H.A.” adına tashihen tescil edildiği, bu defa H.A.tarafından 15.09.2008 tarihinde açılan “tapu kaydının düzeltimi” istekli davanın yapılan yargılaması sonucunda Bayburt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/235 Esas, 206 sayılı ve 27.07.2010 tarihli,  “pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine” ilişkin kesinleşen kararı üzerine eldeki tapu iptal ve tescil davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki; istisnalar  dışında 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12/3 maddesi hükmü uyarınca kadastro tespit tutanağının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde, kadastro tespitinden önceki nedenlere dayalı olarak açılacak davaların belirtilen süre geçirildikten sonra açılması halinde dinlenemeyeceğinde kuşku yoktur. Anılan hükmün kadastrodan önceki doğan haklara ilişkin bulunduğuda  sabittir.Oysa somut olayda kadastro tespiti “davalı H.” adına yapılmış ve kesinleşmiş ne var ki sicil kaydı oluşturulurken hata yapılarak eldeki davanın davacısı “H. adına” tesis edilmiştir. Buna göre  hataen  yapılan tescil tespit  tarihinden  sonraki  işlemle  oluşmuştur. Öyle ise olayda 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinin uygulama yerinin bulunmadığı açıktır. Mahkemece diğer nedenler yanında hak düşürücü sürenin de hükmüne gerekçe yapılmasının doğru olduğu söylenemez.
     Diğer taraftan, bu şekilde hataen oluşturulan sicil kaydının Türk Medeni  Kanununun 1025. maddesi  gereğince yolsuz tescil oluşturacağı ve böylesi bir durumda hak düşürücü süre veya zamanaşımına tabi olmaksızın her zaman dava açılabileceğide  tartışmasızdır.
    Öte yandan Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından kadastro  tespiti  adına  kesinleşen  Hüseyin’in talebi üzerine yanlışlığın düzeltildiği de kayden sabittir. Tapu Sicil Tüzüğünün 85. maddesi hükmünün gözardı edilmiş olmasının hatanın düzeltilmiş olması karşısında neticeye etkili değildir.
    Esasen gerek Tapu Sicil Tüzüğünün 85. maddesi gerekse TMK’nun 1027 maddesi hükmü uyarınca gerekli prosedür tamamlanmadığı durumlarda kişinin mahkemeye müracaat ederek kaydın düzeltilmesini her zaman istemesi olanaklıdır. Kayıt idarece düzeltildiğine, H.A.ın hakları bu şekilde korunduğuna ve H.A.’ın taşınmazda korunması gereken bir hakkının da bulunmadığı gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
    Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan   peşin  harcın  temyiz  edene  geri  verilmesine,17.10.2011 tarihinde  oybirliğiyle  karar  verildi.

     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi