Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/2647
Karar No: 2019/5606
Karar Tarihi: 18.12.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/2647 Esas 2019/5606 Karar Sayılı İlamı

19. Hukuk Dairesi         2018/2647 E.  ,  2019/5606 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi


    Taraflar arasında görülmekte olan itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi tarafından verilen istinaf talebinin esastan reddine ilişkin hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekilleri Av. ... ile Av. ..."ün geldiği, karşı taraftan kimsenin gelmediği görülmüş olmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davalılar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacı vekili, taraflar arasında sanayi tipi boru satışı konusunda düzenlenen sözleşme uyarınca davacıya davaya konu bononun verildiğini, davalı şirketin edimlerinin bir kısmını hiç yerine getirmediği gibi bazı edimlerini geç ve bazılarını da ayıplı olarak ifa ettiğini bu nedenle davacının davaya konu bono nedeniyle alacak hakkının oluştuğundan bonoya dayalı ilamsız takip başlattığını, davalıların itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalılar vekili, davalı şirketin edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını savunarak davanın reddi ile %20 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
    İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TTK"da öngörülen kesin süreler içerisinde muayene ve ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğinin davacı tarafından kanıtlanamadığı, yine davacının herhangi bir ihtirazi kayıt düşmeksizin malları teslim aldığı, malın tesliminin davacı tarafça benimsendiği, davalı faturalarının davacı defterlerinde kayda alındığı, ayrıca sertifikalara ilişkin herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediği, dolayısıyla davacının akti feshinin haksız olduğu ve bonoya dayalı alacak isteminde bulunamayacağı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinafa başvurulmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının 6102 sayılı TTK"nın 21/2 maddesi ile 23/1-c maddesinde düzenlenen kurallara uymadığından malları mevcut haliyle kabul etmiş sayılacağı, dolayısıyla dava konusu bonoyu davalı şirketin edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmediğinden bahisle takibe koyup alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    HMK’nın 353. maddesinin birinci fıkrasının b bendinin 3 nolu alt bendi, “Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir.” düzenlemesini içermektedir. İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından, ilk derece mahkemesinin tahkikatında eksiklik saptanmış ve bunun üzerine yeni tahkikat işlemleri yapılmış, bilirkişi raporu alınmıştır. Bu şekilde yeni tahkikat işlemleri yapılması sebebiyle istinaf mahkemesinin yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca davanın esası hakkında yeniden bir hüküm kurması gerekmektedir. Ancak eldeki temyize konu istinaf kararında bu yönde bir hüküm kurulmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile yetinilmiştir. Bu husus usul ve yasaya aykırı olduğundan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin kararının bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin 2017/403 esas ve 2018/1355 karar sayılı ve 08/06/2018 tarihli kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi