22. Hukuk Dairesi 2016/6239 E. , 2019/4325 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespiti ile tazminat ve bir kısım ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece, tefrik kararı verilerek davalar ayrılmış, muvazaa tespiti talebi yönünden eldeki dava dosyası üzerinden davaya devam edilerek, hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Hüküm sonucunda muvazaa tespiti talebinin, hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olmasına rağmen, karar gerekçesinde esasa yönelik değerlendirmede bulunulması suretiyle, gerekçe ile hüküm sonucu arasında çelişki meydana getirilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki, asıl işveren-alt işveren arasındaki ilişkinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı veya muvazaaya dayalı olup olmadığı hususu, zaten işçilik alacaklarına yönelik tefrik edilmiş davada ele alınarak tartışılacağından, muvazaa tespitinin ayrı bir talep şeklinde ileri sürülmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu halde, muvazaa tespiti talebi bakımından hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi, sonuç itibariyle doğrudur.
Anılan sebeplerle, hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi, hüküm sonucu itibariyle yerinde görüldüğünden, hükmün yukarıda yazılı değişik gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 26/02/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi