
Esas No: 2013/9370
Karar No: 2013/13983
Karar Tarihi: 07.10.2013
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2013/9370 Esas 2013/13983 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TİCARET) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, 2008 yılının 2, 3, 4, 5, 7, 8, 9, 10, 12 ve 2009 yılının 1, 2, 3. aylarında reaktif tüketim oranlarını aştığı gerekçesi ile müvekkili şirketten toplam 321.596,67 TL talep ettiğini, müvekkilinin faturaya yasal süresi içinde itiraz ettiğini; itirazın sonuçsuz kalması üzerine elektriğin kesileceği tehdidi altında, 321.596,70 TL bedelli faturayı gecikme zammı ile birlikte ihtirazi kayıtla 10.07.2009 günü davalıya ödemek zorunda kaldığını; davalının reaktif bedellerini ilgili ayların faturasında göstermeyip sonradan düzenlenen faturayla talep etmesinin yasal olmadığını, zira; reaktif bedellerinin ilgili dönemlerde tahakkuk ettirip ilgili ayın faturası ile gönderilmesi halinde müvekkilinin gerekli tedbirleri alıp, oranları aşmayacağını, bu nedenle müvekkilinin aşılan oranlardan sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin yalnızca 01.01.2008 tarihinden sonraki ilk aylık dönem reaktif oranlarının aşılmasından sorumlu tutulabileceğini ancak bu bedelin de 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde talep edilmemesi nedeniyle zamanaşımına uğradığını belirterek; davalının müvekkilinden haksız tahsil ettiği 327.162,46 TL"nin ödeme tarihi olan 10.07.2009 gününden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesinin talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; reaktif oranlarının 01.01.2008 tarihinden itibaren değişeceğinin 09.01.2007 tarihli, 26398 sayılı Resmi Gazetede yayınlandığını; Resmi Gazetede yayınlanmış bir konunun yeniden ilgililere tebliğ edilmesi gerekmediğini, buna rağmen tüm abonelere olduğu gibi davacı firmanın otoprodüktör ortağına da bu konuda tebligat yapıldığını; mesken hariç 15 kW kurulu gücün üzerindeki her abonenin kompanzasyon yapma ve reaktif tüketimi ölçen ölçü sayaçları takma zorunluluğu olduğunu; ... Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine göre, kompanzasyon sistemini kurmayan abonelere ölçü devresinde bulunan aktif ve reaktif sayaçların kaydettiği tüketim değerlerinin söz konusu oranları geçmesi halinde reaktif bedel tahakkuk ettirilmekte olduğunu; her abonenin kompanzasyon tesisini günlük veya kendisinin belirleyeceği belirli periyotlarla kontrol etmesi gerektiğini; davacı aboneye tahakkuk edilmesi gereken reaktif bedel nedeniyle eksik tüketim tahakkuk edilmiş olduğunu; bu durumda bu tür abonelere ... Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 19., 20. ve 21. maddeleri gereğince geriye dönük olarak o aylardaki birim fiyatlar üzerinden eksik tahakkuk miktarı hesaplanarak ek tahakkuk yapılmakta olduğunu; abonenin aktif ve reaktif ölçü sistemini, yönetmelikte belirtilen oranlarda aktif tüketime göre reaktif tüketimini ayarlamakla, sisteme zarar veren harmoniklere karşı kompanzasyon tesisi kurmakla ve bunu kontrol etmek veya ettirmekle mükellef olduğunu; fatura göndersin ya da gönderilmesin, yönetmelik gereği mesken harici 15 kW kurulu gücün üzerinde sözleşmesi bulunan her abonenin sistemden çektiği reaktif enerji bedelini kendisinin kompanze ederek kontrol etmek zorunda olduğunu; taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmeye dayalı olduğunu, zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, bu nedenle davacının zamanaşımı iddiasının yerinde olmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; reaktif oranlarının 01.01.2008 tarihinden itibaren değişeceğine dair yönetmeliğin 09.01.2007 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiği, davalının, reaktif enerji tüketimini ilk kez 2008 yılı Şubat döneminde aşan davacıya fatura göndermeyerek davacının gerekli teknik ayarlamaları yapmasını önlendiği, bu nedenle geriye dönük olarak düzenlenen faturanın usulsüz olduğu, davacı firmanın yalnızca reaktif bedelini ilk kez aştığı Şubat 2008 dönemine ait faturadan sorumlu tutulabileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek, 301.447,37 TL"nin ödeme tarihi olan 10.07.2009 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan istirdatına karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, davacının, davalıya ödediği toplam 327.162,46 TL"nin sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davalıdan istirdatı istemine ilişkin alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; aylık faturalarda reaktif tüketim bedeli tahakkuk ettirmemiş olan elektrik idaresinin, geriye dönük olarak davacı aboneden reaktif güç bedeli talep edip, edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davaya konu ödeme, reaktif tüketim ile ilgili olup, davacı bu ödemeyi aktif tüketim nedeniyle değil, reaktif oranlarını aşması nedeniyle ödemiştir. Reaktif güç, elektrik enerjisi ile çalışan motor ve trafo gibi sistemlerin şebekeden çektiği faydalı çalışma yükü (aktif güç) yanında, sahip oldukları karmaşık yükleme etkileri nedeniyle aynı şebekeden çektiği faydasız ve zararlı bir yükü (gücü) ifade eder. Reaktif güç kompanzasyon sistemleri ile sisteme kapasitif güç eklenerek söz konusu olumsuzluk azaltılır ve tümüyle giderilir.
Somut olayda, davaya konu reaktif oranlarının değişeceği uygulama tarihi olan 01.01.2008 tarihinden yaklaşık 1 yıl önce 09.01.2007 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Resmi Gazetede yayınlanmış bir konunun ayrıca ilgililere tebliğine gerek yoktur. Bu husus mahkemeninde kabulündedir.
... Yönetmeliğinin 16/4. fıkrasında; "Reaktif enerji miktarını ölçmek üzere gerekli ölçme düzeneği, mevzuat hükümleri çerçevesinde mesken abone grubu dışında kalan müşteriler tarafından tesis edilir. Bu müşterilerden, bağlantı gücü 50 kVA’nın altında olanlar, çektikleri aktif enerji miktarının yüzde otuzüçünü aşan şekilde endüktif reaktif enerji tüketmeleri veya aktif enerji miktarının yüzde yirmisini aşan şekilde kapasitif reaktif enerji tüketmeleri halinde; bağlantı gücü 50 kVA ve üstünde olanlar ise, çektikleri aktif enerji miktarının yüzde yirmisini aşan şekilde endüktif reaktif enerji tüketmeleri veya aktif enerji miktarının yüzde onbeşini aşan şekilde sisteme kapasitif reaktif enerji vermeleri halinde, reaktif enerji tüketim bedeli ödemekle yükümlüdür. Endüktif ve kapasitif enerji tüketimleri itibarıyla söz konusu sınırların ikisini birden aşan veya reaktif enerji ölçme düzeneğini kurma yükümlülüğü bulunmasına rağmen kurmayan ya da mevzuat hükümlerine uygun olarak kurmayan müşterilerin ödemeleri gereken reaktif enerji bedeline ilişkin usul ve esaslar Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği ve ilgili tebliğleri çerçevesinde Kuruma sunulan tarife önerilerinde yer alır." hükmü yer almaktadır.
Buna göre; reaktif tüketimi ölçen sayaçları takma veya güncel oranlara göre kontrol ettirip, sistemini ayarlama abonelere ait bir görevdir. Kompanzasyon tesisi kurulması, çalıştırılması, kontrol edilmesi ve bu konu ile ilgili tüm sorumluluk aboneye aittir. Dolayısıyla elektrik sağlayacısının abonelerine fatura dönemi içerisinde reaktif güç kullanımı yönünde bildirim veya uyarıda bulunmamış olması abonenin bu yükümlüğünü ortadan kaldırmayacaktır. Bu bağlamda davacının ödediği bedel yönetmeliğin 16. maddesine uygun şekilde davacıdan tahsil edilmiştir.
Diğer taraftan, aynı yönetmeliğin 31. maddesindeki, her türlü bilgilendirmenin ilgili tüzel kişiler tarafından ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirileceği hükmü, davalının davacı aboneye reaktif güç tüketimi konusunda bildirim yapma yükümlülüğü olduğu şeklinde yorumlanamaz. Her ne kadar elektrik sağlayıcı şirket ilgili fatura dönemlerinde reaktif güç tüketimini belirten fatura göndermekle yükümlü sayılsa bile bu yükümlülüğün yerine getirilmemiş olması, sonradan yapılan geç bildirim nedeniyle her hangi bir gecikme cezası veya gecikme zammı uygulamadığı sürece bedelin daha sonra talep edilemeyeceği anlamına gelmez.
Her ikisi de şirket olan taraflar arasında sözleşme olduğu dikkate alındığında, Borçlar Kanunu hükümlerince söz konusu reaktif güç tüketim bedeli 10 yıllık zamanaşımı süresince her zaman talep edilebilecek olup, faturaların ait olduğu fatura döneminde gönderilmemiş olması söz konusu tüketim bedelinden vazgeçildiği ya da talep etme hakkının kaybedildiği şeklinde yorumlanamaz.
Hal böyle olunca; fatura gönderilsin ya da gönderilmesin, yönetmelik gereği mesken harici 15 kw kurulu gücün üzerinde sözleşmesi bulunan her abonenin sistemden çektiği reaktif enerji bedelini kendisinin kompanze ederek kontrol etmek zorunda olduğunun kabulü ile sebepsiz zenginleşmeye dayalı istemin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddi gerekirken, yangılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluğun kararın bozulmasına ilişkin kararına karşı;
Karşı oyumuzun gerekçeleri aşağıda sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava; davacı ... Müdürlüğünün ..."a ödediği toplam 327.162,46 TL"nin sebepsiz zenginleşme oluşturduğu iddiası ile davalıdan tahsili istemine ilişkin olup mahkemece 25/07/2012 tarihinde alınan bilirkişi kurulunun değerlendirmelerine itibar edilmiş olup, reaktif oranlarının 01/01/2008 tarihinden itibaren değişeceğine dair ... tarafından hazırlanan yönetmelik 09/01/2007 tarihinde Resmî Gazete"de yayınlanarak yürürlüğe girmiş, Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 31. maddesine göre, her türlü bilgilendirme faaliyetinin ilgili mevzuata uygun bir şekilde yerine getirilmesi gerekmekte olup, reaktif enerji tüketimini ilk kez 2008 yılı şubat ayında aşan davacıya fatura düzenlenerek firmanın gerekli teknik ayarlamaları yapmasının önlendiği, bu itibarla davacı firma davalı kurum tarafından bilgilendirilmeyerek 16 ay sonra geriye dönük olarak düzenlenen faturanın usulsüz olduğunun kabulüyle, davacı firmanın reaktif bedelin ilk kez aşıldığı Şubat 2008 dönemine ait faturadan sorumlu tutulması gerektiği kanâatine varılarak, bilirkişiler tarafından düzenlenen 25/07/2012 tarihli rapora itibar edilerek sübuta eren davacının davasının kısmen kabul edilerek 301.447,37 TL"nin ödeme tarihi olan 10/07/2009 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davadaki uyuşmazlık davalı ..."ın 2008 yılının 2, 3, 4, 5, 7, 8, 9, 10, 12. ayları ile 2009 yılının 1, 2, 3. aylarında doğan reaktif bedellerini o ayın faturasında göstermeyip, 25/08/2009 tarihinde davacı işletmeye gönderdiği faturayla talep etmesinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
09/01/2007 tarihli 26398 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan ... tarafından Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesine göre "Reaktif enerji miktarını ölçmek üzere gerekli ölçme düzeneği, mevzuat hükümleri çerçevesinde mesken abone grubu dışında kalan müşteriler tarafından tesis edilir. Bu müşterilerden bağlantı gücü 50 kVA’nın altında olanlar çektikleri aktif enerji miktarının yüzde otuz üçünü aşan şekilde endüktif reaktif enerji tüketmeleri veya aktif enerji miktarının yüzde yirmisini aşan şekilde kapasitif reaktif enerji tüketmeleri hâlinde; bağlantı gücü 50 kVA ve üstünde olanlar ise, çektikleri aktif enerji miktarının yüzde yirmisini aşan şekilde endüktif reaktif enerji tüketmeleri veya aktif enerji miktarının yüzde on beşini aşan şekilde sisteme kapasitif reaktif enerji vermeleri hâlinde reaktif enerji tüketim bedeli ödemekle yükümlüdür. Endüktif ve kapasitif enerji tüketimleri itibarıyla söz konusu sınırların ikisini birden aşan veya reaktif enerji ölçme düzeneğini kurma yükümlülüğü bulunmasına rağmen kurmayan ya da mevzuat hükümlerine uygun olarak kurmayan müşterilerin ödemeleri gereken reaktif enerji bedeline ilişkin usul ve esaslar Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği ve ilgili tebliğleri çerçevesinde kuruma sunulan tarife önerilerinde yer alır.” Aynı yönetmeliğin ikinci maddesine göre 01/01/2007 tarihinden itibaren bağlantı gücü 50 kVA ve üstünde olan müşteriler çektikleri aktif enerji miktarının yüzde otuz üçünü aşan şekilde endüktif reaktif enerji tüketmeleri veya tükettikleri aktif enerji miktarının yüzde yirmisini aşan şekilde sisteme kapasitif reaktif enerji vermeleri hâlinde, reaktif enerji tüketim bedeli ödemekle yükümlüdür. Bu müşteriler için 01/01/2008’den itibaren Yönetmeliğin 16. maddesi hükümlerinde yer alan oranlar uygulanır." hükmü getirilmiştir.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 31. maddesinde müşterilerin yeterli, verimli, güvenli, sürekli ve ekonomik hizmet almalarını ve hizmet seçeneklerini öğrenmelerini teminen her türlü bilgilendirme fâaliyeti ilgili tüzel kişiler tarafından ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilir. Müşterilerin bilgilendirilmesi görevi ilgili tüzel kişinin müşteri hizmetleri merkezleri tarafından yürütülür. İlgili tüzel kişiler müşterilere ücretsiz olarak verilmek üzere film, kitap, broşür, katalog gibi araçlar hazırlar.
... tarafından dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler ve görevli perakende satış şirketleri tarife uygulamalarına ilişkin usul ve esaslara ilişkin 3007 sayılı kurul kararının reaktif enerji tarifesi uygulamasının kapsamını düzenleyen 12. maddesi 3. fıkrasına göre; “ilk defa reaktif enerji uygulaması kapsamına giren abonelere yapılacak yazılı bildirim ile 30 gün süre verilerek reaktif enerji ölçü sistemlerini tesis etmeleri istenir. Reaktif enerji ölçü sistemini tesis eden aboneye şirketçe yapılacak buna ilişkin tespit tarihinin içinde bulunduğu fatura döneminden sonraki ilk fatura dönemi itibariyle reaktif enerji tarifesi uygulanır. Yapılan bildirime rağmen reaktif enerji ölçüm sistemini tesis etmeyen abonelere bildirimin yapıldığı fatura döneminden sonraki ikinci faturalama döneminde 13. maddenin 2. fıkrası ve 14. maddenin 2. fıkrasına göre reaktif enerji uygulaması yapılır.
EPDK tarafından yayınlanan “21 Dağıtım Şirketi İçin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul Ve Esaslarına İlişkin” 3002 sayılı kararın 8. maddesinin Reaktif Enerji Tarifesini ilişkin bölümünde “ilk defa reaktif enerji uygulaması kapsamına giren abonelere yapılacak yazılı bildirim ile 30 gün süre verilerek reaktif enerji ölçü sistemlerini tesis etmeleri istenir. Reaktif enerji ölçü sistemini tesis eden aboneye şirketçe yapılacak buna ilişkin tespit tarihinin içinde bulunduğu fatura döneminden sonraki ilk fatura dönemi itibariyle reaktif enerji tarifesi uygulanır. Yapılan bildirime rağmen reaktif enerji ölçüm sistemini tesis etmeyen abonelere bildirimin yapıldığı fatura döneminden sonraki ikinci faturalama döneminde bu maddenin (A.2.) ve (B.2) alt bentlerine göre reaktif enerji uygulaması yapılır” hükmü getirilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 1. Maddesine göre “Bu Kanunun amacı, kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimleri özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir”
01/03/003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin, Müşteri Hakları ve Zararların Tazmini başlığını taşıyan 33. maddesine göre, “Bu yönetmelik hükümleri uyarınca elektrik enerjisi hizmeti alan müşterilerin hakları ve Zararların tazmini konusunda Kanunu’nun 11. maddesi ve 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri ile buna ilişkin diğer mevzuat hükümleri uygulanır”,
Hükümleri getirilmiştir.
Olayımızla birebir örtüşen Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 11/10/2012 tarih, 2012/8909 Esas, 2012/14912 Karar sayılı (açıklamalı) onama ilamına göre; Davacı vekili, müvekkili şirketin elektrik faturalarına fahiş olarak yansıtılan reaktif (kapasitif) enerji bedeli ile ilgili davalı kuruma başvuruda bulunduklarını, verilen cevapta, reaktif (kapasitif) enerji ölçü aletinin bir ay içerisinde temin edilmesi hususunda bildirimde bulunulmasına rağmen reaktif enerji ölçü aletinin temin edilmediği, bunun üzerine kullanılan aktif enerjinin 0,90 katı reaktif enerji bedelinin faturalara yansıtıldığının bildirildiğini, müvekkili şirkete böyle bir bildirimin yapılmadığını, bu nedenle aktif enerjinin 0,90 katı reaktif enerji bedeli tahakkukunun hukuka aykırı olduğunu iddia ederek haksız olarak tahakkuk ve tahsil edilen reaktif enerji bedeli karşılığı olarak her bir faturadan alınan 2.000 TL’nin iktisap edildiği tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacıya 18/10/2007 tarihinde reaktif enerji ölçüm aletlerini bir ay içerisinde temin etmesi hususunda 18068 nolu bildirimde bulunulduğunu, takip eden bir aylık sürenin sonundan itibaren tahakkuk ettirilen reaktif enerji bedelinin hukuka uygun olduğunu, iki yıldır tahakkuk ettirilen bedellere müşterinin bu süre de hiç itiraz etmediğini, itirazi kayıtsız ödeme yaptığını, bu nedenlerle ödediğini geri isteyemeyeceğini, mevzuat ve ... kararları doğrultusunda davacının reaktif ölçüm cihazlarını taktırmak zorunda olup, bunu yapmamış olmasının sonuçlarına yasa ve kurul kararları gereği katlanmak zorunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili 25/03/2011 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 4.000,00 TL."ye yükseltmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; “reaktif enerji bedelinin talep edilebilmesi için bu hususta davalı şirket tarafından davacıya usulüne uygun şekilde bildirimde bulunulması gerektiği”, davalı şirketin 18/10/2007 tarihli bildirim veya tebliğ belgesini sunamadığı, sadece taşeronu şirket tarafından düzenlenmiş 18/10/2007 tebliğ tarihi yazılı karşısında herhangi bir imza içermeyen diğer dava dışı kullanıcıları gösteren çizelgeyi sunduğu, bu belgenin tebliğ yerine geçmediği için davacı şirketin kapasitif reaktif enerji tüketimini ölçmede kullanılan sayacı zorunlu olarak takma süresinin başlamadığı, bu nedenle davaya konu edilen 2007/12 ile 2009/10 dönemleri arasında haksız olarak kendisinden tahsil edilen 4.098,60 TL bedelden talebi ile bağlı kalınarak 4.000,00 TL.’nin tahsiline hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 11/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.Yerel mahkemenin kabul kararı 19. Hukuk Dairesinin uygulamasına ve içtihadına uygundur.
4077 sayılı kanunun 1. maddesi ve Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 31. maddesinde Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 31. maddesinde müşterilerin verimli, güvenli ve ekonomik hizmet almalarını ve hizmet seçeneklerini öğrenmelerini teminen bilgilendirme fâaliyeti davalı tarafından ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilmediği gibi meri mevzuat ve ... kararları doğrultusunda davacının takması gereken reaktif ölçüm cihazlarını taktırmak için davalı kurum tarafından davacıya usulüne uygun şekilde yazılı veya sözlü bildirimde bulunulmamıştır. Kaldı ki; davalının da arzedilen bu hususlara ilişkin bir savunması da yoktur.
Bu itibarla; yerel mahkemenin kabul kararını son derece isabetli ve yerinde gördüğümüzden, kararın onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılamıyoruz. 07.10.2013
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.