2. Hukuk Dairesi 2008/11572 E. , 2009/16004 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Bursa 4. Aile Mahkemesi
TARİHİ :9.4.2008
NUMARASI :Esas no:2008/248 Karar no:2008/415
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı kurum, koruma altına alınan 2006 doğumlu T. ve 2007 doğumlu B. hakkında, küçüklere karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen anne ve babanın evlat edinmede rızasının aranmamasına karar verilmesini istemiştir.
Evlat edinmede ana babanın rızasının aranmaması kararı (TMK. m.311, 312) çocukların haklarına yönelik olduğu gibi getirdiği yükümlülükler ve doğuracağı sonuçlar bakımından önemlidir. Açıklanan nedenlerle, çocukların yasal temsilcisi olan anne ve babasına davanın yöneltilmesi , gösterdikleri takdirde delillerin toplanması ve sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken eksik hasımla yargılamaya devam edilip hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 28.09.2009 pzt.
KARŞI OY YAZISI
Evlat edinmede temel kural, küçüğün ana ve babasının rızasının aranmasıdır.(TM:309/1. madde) Ancak; kim olduğu veya uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmiyorsa veya ayırt etme gücünden sürekli yoksun bulunuyorsa yada küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa, ana ve babadan birinin rızası aranmaz.(TMK.311.madde)
Türk Medeni Kanununun 311/1. fıkrası ile kim olduğu veya uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmeyen yada ayırt etme gücünden sürekli yoksun olması nedeniyle, kişiye bağlı haklardan olan rızanın yasal temsilci yoluyla alınması mümkün bulunmayan anne ve babanın rızasının aranmayacağı hüküm altına alınmış iken, bu hususta açılmış bulunan davada taraf olmaları zorunluluğu, yasal düzenlemeden beklenen amaca uygun düşmeyecektir.
Özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle, rızanın aranmaması halinde ise, Türk Medeni Kanununun 312. maddesinin son fıkrasında, bu konudaki yani rızanın aranmaması yolundaki kararın, ana ve babaya yazılı olarak bildirileceği belirtilmiştir.(TMK.312/son md.) Bu hükümle, belirtilen nedenle, rıza aranmamasına ilişkin karar, ana ve babaya bildirileceğine göre, davada taraf olmalarına gerek bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.Zira davada taraf olması gerekenlere ayrıca kararın tebliği için düzenleme yapılması düşünülemez.
Açıklanan nedenlerle, evlat edinmede, ana ve babadan birisinin rızasının aranmamasına ilişkin davalarda, ana ve babanın hasım olarak gösterilmelerine yada davaya dahil edilmelerine gerek bulunmadığı, düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bu gerekçe ile hükmün bozulması yolundaki kararına katılmıyorum.
KARŞI OY YAZISI
Davacı Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Bursa İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü küçük Taha ve Seval’in ana ve babası tarafından terk edildiğinden evlat edinme işlemi için ana ve babasının rızasının aranmaması için hasımsız dava açmış olup dava kabul edilmiştir.
Verilen karar evlat edinilmek istenilen çocukların ana ve babasına Türk Medeni Kanununun 312/3. maddesi hükmüne göre yazılı olarak bildirilmiştir.
Dava konusu küçüklerin anası tarafından hüküm temyiz edilmemiştir. Dolayısıyla adı geçenin evlat edinmede rızasının aranmamasına yönelik bir itirazı bulunmamaktadır.
Hüküm küçüklerin babası tarafından temyiz edilmiş olmakla adı geçenin göstereceği deliller toplanarak, küçüklerin anasının rızasının aranmamasına yönelik bir itirazı da bulunmadığı gözetilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekir.
Farklı düşünceye katılma olanağı yoktur.