16. Hukuk Dairesi 2014/10478 E. , 2014/9663 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı Hazine, ... Köyü çalışma alanında bulunan ve 1975 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümleri hakkında devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup imar ve ihya edilebilecek veya ekonomik yarar sağlayabilecek nitelikte olduğundan Hazine adına tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hazine, davalı ... tarafından ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/38 Esas, 2011/1128 Karar sayılı dosyasında reddine karar verilerek kesinleşen 33.789,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 18. maddesi gereğince Hazine adına tescili istemiyle dava açmış, mahkemece taşınmazın taşlık bir yapıya sahip olup ekonomik tarım alanı özelliği taşımadığının 2010/38 Esas sayılı dosya içinde bulunan zirai ve jeoloji bilirkişi raporlarından anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 18. maddesine göre “.... Tescile tabi bulunan taşınmaz mallar ile tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerler Hazine adına tespit olunur.” reddine karar verilen ve hükme dayanak yapılan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/38 Esas sayılı dosyasında alınan jeoloji ve zirai bilirkişi raporundan taşınmazın imar-ihyasına başlandığı ve ekonomik yarar sağlanmasının mümkün bulunduğu anlaşılmaktadır. 18. madde uyarınca Hazine adına tescile karar verilebilmesi için tescili istenilen taşınmaz bölümünün tarım alanına dönüştürülmesinin veya ekonomik yarar sağlanmasının mümkün bulunması yeterli olup taşınmazın tamamen imar-ihya edilmesi şartı aranmaz. Hal böyle olunca davacı Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.07.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.