17. Hukuk Dairesi 2019/550 E. , 2020/4029 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 2. Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, davacı şirket tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigorta edilmiş olan davalı adına kayıtlı ve yine davalının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 17/03/2014 tarihinde ... plakalı araç ile çarpışması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı kazaya sebep olduğunu, meydana gelen kazada ... plakalı araç içerisinde yolcu konumunda olan ..."in kalıcı sakatlığa uğradığını, ..."e ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2014/2704 E.Sayılı dosyasında açılan davanın sulh ile sonuçlandırıldığını ve yargılama giderileri dahil 77.500,00.TL tutarında tazminatın davacı şirket tarafından ödendiğini, ZMMS"ni B.4 maddesi gereği davalının ağır kusurlu bulunması nedeniyle rücu hakları doğduğundan, dava dışı ..."e ödenen 77.500,00.TL"nin davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilamında, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Yargıtayın içtihatlarına göre ağır kusur kavramı özel hukuk kavramı olup kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade ettiği, davalının aracın duraklama ve park edilmesi sırasında uyması gerektiği kuralları ihlal etmesi nedeniyle trafik kurallarına aykırı söz konusu davranışı nedeniyle %100 kusurlu bulunmasının başlı başına kasıtlı yada ağır kusuru olduğu anlamına gelmediği, böyle bir durumda hasarın teminat dışında kaldığını ispat yükünün TTK"nin 1282. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düştüğü ve sigorta ettirene rücu sebeplerinin belirli olduğu, davacı tarafından diğer rücu sebepleri ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle bahisle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK"nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi, HMK"nın 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 18,50 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25/06/2020 tarihinde üye ..."un muhalefetine karşın oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacı şirketin Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesiyle sigorta ettiği aracın sigortalısı davalı ...’in karıştığı kazada yaralanan kişiler için ödediği tazminatın, davalının trafiğe açık alanda alkollü ve sürücü belgesiz arkadaşıyla yarış yaparken kazanın meydana gelmiş olması nedeniyle rücûan tahsili talebiyle açtığı davanın reddine dair kararın temyizi üzerine Dairemizde yapılan incelemede onama kararı verilmiş ise de kararın aşağıdaki sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle Sayın Çoğunluğun kararına iştirak edemiyorum.
2918 sayılı Kanun’un 105. maddesinde yarışlar, yarışa katılan, eşlik eden araçlar ve gösterilerde kullanılan araçların sebep olacakları zararlarla ilgili düzenleme yapılmıştır. Maddenin 4. fıkrasında “Yetkili makamdan izin alınmaksızın düzenlenen bir yarışta vuku bulan zararlar, zarara sebep olan motorlu aracın sorumluluk sigortacısı tarafından karşılanır. Böyle bir durumda, sigortacı, yarış için özel bir sigortanın yapılmamış olduğunu bilen veya gerekli özenin gösterilmesi halinde bilebilecek olan işleten veya işletenlere rücû edebilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mâli Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 4. maddesine göre ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması gasp edilmesinde işletenin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücû sebeplerindendir.
Dava konusu olayda, davalı işletenin hakim huzurunda verdiği beyanıyla alkollü ve sürücü belgesiz arkadaşıyla trafiğe açık alanda yarış yaptıkları, kazanın bu sırada meydana geldiği anlaşılmıştır. Trafiğe açık alanda araçların birbiriyle yarışması tam da mevzuatın tarif ettiği yetkili makamdan izin almadan düzenlenen yarışa katılma olarak kabul edildiğinde hem yarış için özel bir sigorta yapılmadığını bilen işleten olarak, hem de ağır kusur nedeniyle işletenin sorumluluğunu ortaya koymaktadır. Trafikte seyir eden diğer kişilerin de hayatını tehlikeye atan bu davranışın ağır bir kusur hali olmadığını, sigortacının işletene rücû edemeyeceğini söylemek sıklıkla kazalara neden olan eylemleri teşvik edici olacaktır.
Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının bozulması gerekmektedir.