20. Hukuk Dairesi 2014/4477 E. , 2014/8746 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi ... ve ... dışındaki tüm davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... Yönetimi, ... Mahallesi ... ada ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı sırasıyla 2581,35 m2, 3862,02 m2, 1051,05 m2, 1044,33 m2 ve 4434,46 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, taşınmazların 50 ve 60 yaşlarında ibreli orman ağaçları ile kaplı ve memleket haritasında da ... Devlet Ormanı içinde kaldığını ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, 5841 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı ... Yönetimi tarafından temyizi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.5.2010 tarih ve 2010/5556 E. - 2010/6643 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Taşınmaz başında keşif yapılıp davalı taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu hattına göre konumunun belirlenmediği, mahkemece yapılacak keşifte; kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1987 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığının anlaşılması halinde, taşınmazın daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulduğundan, 766 sayılı Kanunun 46/2 ve 3402 sayılı Kanunun 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.K.nun 1026. (E.M.K." nun 934. İsviçre M.K."nun 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, bu durumda kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği, o halde; yukarıda belirtilen biçimde uygulama yapılıp davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulmasının usûl ve kanuna aykırı olduğu"na değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile;
1-... ada ... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişileri ... ve ... tarafından hazırlanan 01/11/2013 tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 2.581,35 m2"lik kısmın davalılar ..., ..., ... ve ... adına olan tapusunun iptali ile, orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,
2- Dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın aynı rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 3.841,65 m2"lik kısmının davalılar ..., ..., ..., ... adına olan tapusunun iptali ile, orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,
3- Dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın aynı rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 1.006,03 m2"lik kısmının davalılar ..., ..., ... ve ... adına olan tapusunun iptali ile, orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,
4- Dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın aynı rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 976,16 m2"lik kısmının davalılar ... ve ... adına olan tapusunun iptali ile, orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,
5-Dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın aynı rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 4.082,44 m2"lik kısmının davalılar ..., ..., ... ve ... adına olan tapusunun iptali ile, orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine,
karar verilmiş, hüküm ... ve ... dışındaki tüm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun gereğince orman kadastrosu ve 2/B uygulaması yapılmış, 15.05.1987 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu 24.10.1997 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazlardan ... ada ..., ..., ... ve ... sayılı parsellerin (A) harfi ile gösterilen bölümlerinin orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA; 101 ada 1 sayılı parselin (2581,35 m²) tamamı orman tahdidi içinde kaldığı ve tamamı yönünden iptal kararı verildiği hâlde hükümde kısmen iptal edilmiş gibi ifadeye yer verilmiş olması tereddütlere ve infazda karışıklığa yol açabileceğinden doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu parsel yönünden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüş olup, hükmün (1) nolu bendinde yer alan "... fen bilirkişileri ... ve ... tarafından hazırlanan 01/11/2013 tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 2.581.35 m²"lik kısmın..." ibaresinin metinden çıkarılarak düzeltilmesine ve hükmün ... ada ... nolu parsele ilişkin kısmının bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince temyiz eden davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 23/10/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.