Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2010/4180
Karar No: 2011/809
Karar Tarihi: 18.02.2011

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2010/4180 Esas 2011/809 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2010/4180 E.  ,  2011/809 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Tapu iptali, tescil ve tescil

    ... ile Hazine ve Bozkuşköyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali, tescil ve tescil davasının reddine dair Selim Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 26.01.2010 gün ve 118/12 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacılar vekilleri dava dilekçelerinde; “Kars Selim ilçesi, Bozkuş köyü 111 ada 159 parsel ile aynı yer 111 ada 159 parsel ve 111 ada 142 parsel arasında kalan ve yol olarak paftasında bırakılan taşınmazın vekil edeninin babasından intikal ettiğini, 35 yıldır kullanılan yer olduğunu, zilyetliğin aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla sürdürüldüğünü açıklayarak 111 ada 159 parsel ile aynı yer 111 ada 159 parsel ve 111 ada 142 parseller arasında kalan ve yol olarak bırakılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile” vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
    Davalı Hazine temsilcisi Mal Müdürü ile davalı köy tüzel kişiliğini temsilen köy muhtarı davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
    Mahkemece, davacının herhangi bir belgeye dayanmaması, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması ve çayır niteliğinde bulunması nedeniyle taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukuken bir değer taşımayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, ... vekili Seyfettin Budak tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali, tescil ve tescil davasıdır.
    8.1.2009 havale tarihli dava dilekçesinde esasen istek çok açık olarak açıklanmamıştır. Dilekçenin sonuç kısmına bakıldığından, sadece tescil isteğinin söz konusu olduğu anlaşılmıştır. Kapsama göre ise, davalı köy tüzel kişiliği adına tapuda kayıtlı bulunan 111 ada 159 sayılı parselin de dava konusu yapıldığı kanaati uyandırılmaktadır. Ne var ki, yargılamanın 29.9.2009 günlü oturumunda hükmü temyiz eden dava takipçisi Seyfettin Budak; “..dava konusu yer, davacı ...’in zilyetliğinde olduğu halde yol olarak tescil dışı bırakıldığını açıklamış ve beyanı HUMK. nun 151/son fıkrası gereğince imzasıyla onaylanmıştır. Bu imzalı beyan karşısında davacı vekilinin isteklerini sınırladığı ve sadece 111 ada 159 parsel ile aynı ada 142 sayılı parseller arasında kalan ve paftasında yol olarak gösterilen aslında çayır niteliğinde bulunan yerin dava konusu olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece de, bu istekle sınırlı olarak hüküm kurulduğu belirlenmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile uzman bilirkişi ziraat mühendisi ve teknik bilirkişinin raporları birlikte değerlendirildiğinde 111 ada 159 ve aynı ada 142 sayılı parseller arasında kalan ve yol niteliğiyle paftasında bırakılan yerin esasen çayır niteliğinde bulunduğu anlaşılmıştır. Kural olarak, kazanmayı sağlayan 20 yıllık süre ve zilyetlik koşullarının davacı yararına oluşması halinde orta mallarla ilgisi bulunmayan bu tür çayırların biçenek olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddeleri gereğince zilyetlikle edinilmesi mümkündür. Ne var ki, taşınmazın bitişiğinde bulunan 111 ada 159 sayılı parselin kadastro tespiti 13.2.2006 tarihinde yapılmıştır. Bitişikte bulunan bu taşınmazın kadastro tespiti 13.2.2006 tarihinde yapıldığına göre, dava konusu çayır niteliğinde bulunan yerin de aynı tarihte paftasında yol olarak bırakıldığının kabulü gerekir.
    Kural olarak kadastro çalışmalarının yapıldığı yerlerde kadastrodan önceki zilyetlik kesintiye uğrar ve kadastrodan sonra başlayacak olan zilyetlik süresine eklenmez. Davacının koşulların varlığı halinde bu yeri edinmesi için paftasında yol olarak bırakıldığı 13.2.2006 tarihinden davanın açıldığı 8.7.2009 tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolmuş olması gerekir. Somut olayda bu sürenin dolmadığı açıktır. Tapusuz ya da kadastro sırasında tespit dışı bırakılan tapusuz yerlerin zilyetlikle edinilmesi TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/1. maddeleri gereğince yerel bilirkişi ve tanıklar dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Bu bakımdan yazılı belge, somut olayda yukarıda yapılan açıklamalar karşısında sonuca etkili değildir.
    Şu halde, taşınmazın paftasında yol olarak bırakıldığı 13.2.2006 tarihinden davanın açıldığı 8.7.2009 tarihine kadar kazanmayı sağlayan 20 yıllık süre geçmediğinden davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş ise de, dava redle sonuçlanmış olup hüküm sonucu itibariyle doğrudur.
    Davacı vekilinin (dava takipçisi) Seyfettin Budak’ın tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru bulunan yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,25 TL’nın temyiz eden davacıdan alınmasına 18.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi