16. Hukuk Dairesi 2020/2391 E. , 2020/5279 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda, ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2435 parsel sayılı 8.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve ... adına tespit ve tescil edilmiş, Orman İdaresinin tespite itiraz etmesi üzerine, Kadastro Komisyon kararı uyarınca taşınmaz ifraz edilmiştir. Taşınmazdan ifrazen oluşan 4009 parsel sayılı 2.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Hazine adına tescil edilmiş, taşınmazın beyanlar hanesine, taşınmazın 6831 sayılı Yasa"nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1977 yılından beri ... ve ...’nun zilyetliğinde olduğu şerhi yazılmıştır. Bilahare yapılan güncelleme çalışmaları sonucunda 4009 parsel sayılı taşınmaz ikiye ifraz edilmiş, taşınmazın ifrazıyla 1.944,04 metrekare yüzölçümlü 5181 parsel ile 555,96 metrekare yüzölçümlü 5182 parsel sayılı taşınmazlar oluşmuş, taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine 4009 parsel sayılı taşınmazdaki şerh ayrı ayrı taşınmış, ayrıca 5181 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "eylemli orman haline dönüşmüştür" şerhi yazılmıştır. Davacı ..., 4009 parsel sayılı taşınmazın kendi fiili kullanımında olduğunu ileri sürerek, taşınmazda lehine kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, temyiz üzerine karar, Dairemizin 04.05.2017 tarih, 2017/1911 Esas, 3148 Karar sayılı ilamıyla; "dava konusu taşınmazlardan 5181 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde eylemli orman şerhi bulunmasına rağmen Orman İdaresinin davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanmadığı belirtilerek, Mahkemece davacı tarafa Orman İdaresini davaya dahil etmek üzere süre ve imkan tanınması, taraf teşkili sağlandıktan sonra esasa girilmesi" gereğine değinilmek suretiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, yargılama sırasında dahili davalı ... İdaresi, 5181 parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olduğunu ileri sürerek, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 5181 parsel yönünden Orman İdaresinin davasının kabulüne, ...’in davasının reddine, 5181 parsel sayılı taşınmazın "orman vasfıyla tesciline", taşınmazın tapu kaydında bulunan zilyetlik şerhinin kaldırılmasına, 5182 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı ...’in davasının kabulüne, 5182 parsel sayılı taşınmazın "zilyetli olduğunun" tespitine, bu hususun tapu kaydının beyanlar hanesine şerhine karar verilmiş; hüküm, dahili davalı-müdahil Orman İdaresi vekili ile dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu 5181 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, Mahkemece dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu kabul edilmesine rağmen taşınmazın kimin adına tescil edileceğinin hükümde belirtilmemiş olması isabetsiz olup, bozma nedeni ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın hüküm fıkrasının (B) bendinin 1. fıkrasında yer alan "taşınmazın orman vasfı ile" ve "tapuya tesciline" sözcükleri arasına gelmek üzere “Hazine adına” sözcüklerinin eklenmesine ve kararın hüküm fıkrasının DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,
2- Dava konusu 5182 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı ..., dava konusu taşınmazın kendi fiili kullanımında olduğunu ileri sürerek, lehine kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, söz konusu taşınmazın kimin zilyetliğinde olduğu açık şekilde belirtilmeksizin, taşınmazın "zilyetli olduğunun tespiti ile bu hususun taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine şerhine" karar verilmiş olması isabetsizdir. Hal böyle olunca, mahkemece verilen karar, infaza ve denetime elverişli bulunmadığından, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
16.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.