17. Hukuk Dairesi 2013/19273 E. , 2015/6672 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı ve davalı ... vekilince istenmiş, davalı ... vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 24.03.2015 Salı günü davacı ...Bakanlığı vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av. ... geldi. Diğer davalı taraftan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalı ... vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle;davanın 6183 Sayılı AATUHK"nun 67.maddesi uyarınca açılmış,borçlu ..."nin diğer davalı banka nezdindeki mevduatının haczine ilişkin olup,mahkemece hacze ilişkin yazının tebliğinden sonra borçlu şirkete ait mevduatın haczedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği,hükmün davacı tarafından temyiz edildiği, davacının haciz istemli yazısı üzerine, davalı banka tarafından davacıya 2.1.2003 tarihinde cevap verildiği, davalı borçlunun haciz miktarı kadar mevduatı bulunmadığının bildirildiği, oysa aynı tarih itibarıyla borçlu şirketin davalı banka nezdinde 567.278.118 TL alacağının bulunduğunun dosyadaki delillerden anlaşıldığı,yine haciz yazısından sonra borçlu şirketin banka hesabında başka alacaklarının da oluştuğunun anlaşıldığı, 6183 sayılı Yasanın 79.maddesinde borçlunun 3.şahıslarda olan ve sonradan doğacak alacaklarının haczinin amaçlandığı, bu nedenle davalı bankanın haciz yazısının kendisine ulaşmasından sonra borçlunun hesaplarına giren mevduatı davacı alacaklıya haber vermeden borçluya ödemesinin kanunun amacına aykırı olduğu, esasen bankaya gönderilen haciz yazısında iş bu yazının tarafınıza tebliğini müteakip denilmek suretiyle ileride doğacak alacakların da haczinin istendiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle mahkemece haciz tarihinden sonraki oluşacak mevduat alacağı da belirlenip sonucuna göre davanın karara bağlanması gerekirken davanın tümden reddinin doğru olmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller bilirkişi raporu ve bozma ilamı gereğince 2.1.2003 tarihi ile 22.7.2003 tarihleri arasında davalı borçlunun 1005663 numaralı hesabına giren 50 adet işlemden oluşan toplan 129.611.364.924 TL"nin alacaklı Vergi Dairesine haber verilmeden mükellefe ödenmiş olması nedeniyle davacının zarara uğradığı, bundan davalı Bankanın da sorumlu olduğu, 6183 Sayılı Kanunun 79 maddesi uyarınca yapılan haciz bildirisinin sonradan tahakkuk edecek alacakları da kapsadığı, davacı idarenin 24.2.2004 tarihli ihtarına davalı bankanın 2.3.2004 tarihli yazısıyla cevap verdiği bu tarihten itibaren tebliği olarak kabulü halinde ihtarnamede belirtilen 7 günle birlikte davalı bankanın 10.3.2004 tarihinde temerrüde düştüğü,diğer davalının BK"nun 101 maddesi gereği temerrüte düşünülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne 129.611,36 TL"nin davalılardan ...."nden dava tarihinden, davalı ....Bankası AŞ"den 10.3.2004 temerrüt tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan reeskont faiz oranları uygulamak suretiyle hesaplanacak faiziyle birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı idare ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, 12.12.2006 tarihli yerel Mahkeme kararının Yargıtay 15.Hukuk Dairesince bozulmuş olmasına, mahkemece bozma kararına uyularak hüküm verilmiş olması nedeniyle bozma ilamının davacı yararına usulü kazanılmış hak oluşturmasına bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün; davalı ....vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168.maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı yasanın 35.maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalarda vekalet ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmünü içermektedir. Somut olayda davacı idare yararına anılan yasal değişiklik gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nisbi vekalet ücreti takdiri doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK"nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK"nun 438/7.maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalı ....Bankası AŞ. vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 4.bendindeki “11.847 TL nispi ” ibaresinin çıkarılarak yerine “1.100 TL maktu “ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ..."ne verilmesine, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ..."ne geri verilmesine 5.5.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.