
Esas No: 2017/3140
Karar No: 2021/935
Karar Tarihi: 18.02.2021
Danıştay 3. Daire 2017/3140 Esas 2021/935 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/3140
Karar No : 2021/935
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Lojistik Depolama Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden yasal defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca davacı adına ortak sıfatıyla 2010 yılı Temmuz ila Ekim dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Lojistik Depolama Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 2010 hesap dönemine ait defter ve belgelerinin incelenmek üzere ibrazına ilişkin yazının 21/08/2015 tarihinde şirketin kanuni temsilcisi …'e ikametgah adresinde tebliğ edildiği, yasal süre içerisinde defter ve belgelerin ibraz edilmediği, davacının bahsi geçen şirket bünyesindeki hissesinin tamamını 25/02/2011 tarihinde devrettiği ve bu tarih itibariyle ortaklığının son bulduğu, defter belge isteme yazısının tebliğ edildiği tarih itibariyle kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluk sahibi olduğuna işaret eden herhangi bir belgenin de davalı idarece Mahkemelerine ibraz edilmediği dolayısıyla davacının şirket ortağı sıfatıyla tarhiyattan ve kesilen özel usulsüzlük cezasından sorumlu tutulmayacağı gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının tarhiyatın yapıldığı dönemde şirket ortağı olduğundan adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Lojistik Depolama Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7.maddesi uyarınca yapılan ihtar ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 24/02/2015 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği ve hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden yasal defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca davacı adına ortak sıfatıyla 2010 yılı Temmuz ila Aralık dönemleri için bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi salındığı ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Tasfiye" başlıklı 17. maddesine 5904 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle eklenen ve 03/07/2009 tarihinde yürürlüğe giren 9. fıkrayla, tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin olarak salınacak her türlü vergi tarhiyatı ve kesilecek cezaların, müteselsilen sorumlu olmak üzere; tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için ise tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 4369 sayılı Yasanın 21. maddesiyle değişik 35. Maddesinde de limited şirket ortaklarının şirketten tahsil olanağı bulunmayan amme alacağından sermaye payları oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince cebren takip edileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeler uyarınca, tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin tasfiye öncesi dönemlerine ilişkin olarak tarhiyat ve ceza kesme işlemlerinin ancak kanuni temsilciler adına yapılabileceği, limited şirket ortaklarının ise 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde kamu alacağından sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında, davacı adına ortak sıfatıyla salınan vergi ve kesilen cezaların hukuka uygun olduğundan söz edilemeyeceğinden yazılı gerekçeyle kaldırılması yolundaki Vergi Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 18/02/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.