19. Hukuk Dairesi Esas No: 2016/14496 Karar No: 2018/122 Karar Tarihi: 18.01.2018
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/14496 Esas 2018/122 Karar Sayılı İlamı
19. Hukuk Dairesi 2016/14496 E. , 2018/122 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin 14/03/2002 tarihinde kredi kartı alan ..."a kefil olduğunu, kefalet limitinin 1.000.-TL olmasına rağmen davalı bankanın ... İcra Müdürlüğü’nün 2009/978 E. sayılı dosyasıyla 23.693,11.-TL’nin tahsili için hakkında takibe geçtiğini, asıl borçlu hakkında takibe geçilmediğini, süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleşerek, maaşına haciz konulduğu ve dava tarihine kadar yaklaşık 12.000.-TL kesinti yapıldığını, davalı bankaya 14.240,11.- TL ve ferilerinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile bu miktar üzerinden takibin iptali ile ödenen tutarın istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının bu davayı açtıktan hemen sonra borcun tamamını kabul ederek borcu kapattığını, davacının ödemesine ilişkin dekont ile ibranamenin dosyaya sunulduğunu, ihtirazi kayıt ileri sürmeden ödeme yapıldığından davacının dava hakkı bulunmadığını, asıl borçlu ... hakkında ... İcra Müdürlüğü’nün 2013/190 E. sayılı dosyası ile daha önce takibe geçildiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacının kredi kartı sözleşmesindeki imzasının niteliğinin kefalet sözleşmesi olduğu, davacının borçlu olduğunu açıkça kabul ettiği ve rızaen ödediği paranın istirdadı mümkün olmadığından davanın reddine, dava nedeniyle takibin durdurulmadığı ve alacaklı bankanın alacağına kavuşmasının engellenmediği gerekçesiyle tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Ne var ki dava açıldıktan sonra borçlu borcun tamamını ödeyerek, ayrıca borcu kabul ettiğine dair imzalı beyanda bulunmuştur. Bu durumda dava konusuz kalmakla, mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulup, dava tarihindeki haklılık durumu da gözetilerek, yargılama giderlerine de karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ise de tek başına bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme gerekçeli kararının hüküm fıkrasındaki 1 nolu bentte yer alan “davanın reddine” şeklindeki ibarenin çıkarılarak yerine “konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” cümlesinin konularak hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm fıkrasındaki 1 nolu bentte yer alan “davanın reddine” şeklindeki ibarenin çıkartılarak yerine “konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” cümlesi yazılarak hükmün DÜZELTİLMİŞ HALİYLE ONANMASINA, peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 18/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.