Abaküs Yazılım
15. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/11994
Karar No: 2021/3619
Karar Tarihi: 29.03.2021

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2020/11994 Esas 2021/3619 Karar Sayılı İlamı

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi         2020/11994 E.  ,  2021/3619 K.

    "İçtihat Metni"



    Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, ... Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24/02/2017 tarihli ve 2016/32773 soruşturma, 2017/19869 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin ... Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04/05/2017 tarihli ve 2017/1753 değişik iş sayılı kararının, Genel Müdürlüğümüzün 14/09/2018 tarihli 94660652-105-34- 10352-2018-Kyb sayılı yazısı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının talep edilmesi üzerine, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 03/12/2018 tarihli ve 2018/7304 esas, 2018/8875 karar sayılı ilâmı bozulmasını müteakip, yeniden yapılan soruşturma evresi sonunda ... Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/02/2020 tarihli ve 2019/58456 soruşturma, 2020/19731 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin ... Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11/05/2020 tarihli ve 2020/2607 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20/10/2020 gün ve 94660652-105-34-11421-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/11/2020 gün ve 2020/99612 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
    Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
    Dosya kapsamına göre, müştekinin 24/07/2015 tarihinde gerçekleşen ortaklar kurulu toplantısına katılmamasına rağmen kendi yerine imza atıldığını beyan ederek şüpheliler hakkında şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma evresi sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin ... Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04/05/2017 tarihli ve 2017/1753 değişik iş sayılı kararının, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 03/12/2018 tarihli ve 2018/7304 esas, 2018/8875 karar sayılı ilâmı ile ""Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, hesap sahibinin önceden verdiği açık ya da örtülü rıza üzerine onun imzasını taklit ederek kullanan failde zarar verme bilinci bulunmayacağından kastın varlığının ileri sürülemeyeceği, bu rızaya dayanarak başkasının imzasını atan kimsede suç kastının varlığı kabul edilemeyeceğinden hareketle; şüpheliler ... ile ...’ın savunmalarında, şikâyetçinin toplantılara katılmasa da alınacak/alınan kararlardan haberinin olduğunu, toplantı tutanaklarının ... tarafından hazırlandığını, çalışanları olan ...’ın da belgeleri incelemesi için şikâyetçiye götürdüğünün belirtilmesi karşısında; adı geçen kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmadan ve şikâyetçiye ait imzaların kim tarafından ve neye istinaden atıldığı, yine aynı kalemden çıkıp çıkmadıkları ile aynı zeminde imzalanıp imzalanmadıkları araştırılmadan, aynı şekilde şikâyetçinin rızası dışında imzasının atıldığının tespiti halinde şirket müdürünün değiştirilmesi nedeniyle kendi yararlarına şikâyetçi zararına tasarrufta bulunulup bulunulmadığı, başka bir deyişle dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmedikleri irdelenmeden, eksik incelemeyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından... "" şeklinde yer alan gerekçe ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan soruşturma sonunda bozma ilamında da adı geçen tanık ..."ün beyanının alındığı ancak bozma ilamında adı geçen diğer tanık ..."ın beyanının alınmadığı gibi müştekiye ait imzaların kim tarafından ve neye istinaden atıldığı, aynı kalemden çıkıp çıkmadıkları ile aynı zeminde imzalanıp imzalanmadıkları hususu araştırılmadan ve müştekinin rızası dışında imzasının atıldığının tespiti halinde şirket müdürünün değiştirilmesi nedeniyle kendi yararlarına müşteki zararına tasarrufta bulunulup bulunulmadığına dair gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan eksik soruşturmaya dayalı olarak yeniden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
    5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
    GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
    Müştekinin; 24/07/2015 tarihinde gerçekleşen ortaklar kurulu toplantısına katılmamasına rağmen kendi yerine imza atıldığını beyan ederek hakkında şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma evresi sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin ... Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04/05/2017 tarihli ve 2017/1753 değişik iş sayılı kararının, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 03/12/2018 tarihli ve 2018/7304 esas, 2018/8875 karar sayılı ilâmı ile ""Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, hesap sahibinin önceden verdiği açık ya da örtülü rıza üzerine onun imzasını taklit ederek kullanan failde zarar verme bilinci bulunmayacağından kastın varlığının ileri sürülemeyeceği, bu rızaya dayanarak başkasının imzasını atan kimsede suç kastının varlığı kabul edilemeyeceğinden hareketle; şüpheliler ... ile ...’ın savunmalarında, şikâyetçinin toplantılara katılmasa da alınacak/alınan kararlardan haberinin olduğunu, toplantı tutanaklarının ... tarafından hazırlandığını, çalışanları olan ...’ın da belgeleri incelemesi için şikâyetçiye götürdüğünün belirtilmesi karşısında; adı geçen kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmadan ve şikâyetçiye ait imzaların kim tarafından ve neye istinaden atıldığı, yine aynı kalemden çıkıp çıkmadıkları ile aynı zeminde imzalanıp imzalanmadıkları araştırılmadan, aynı şekilde şikâyetçinin rızası dışında imzasının atıldığının tespiti halinde şirket müdürünün değiştirilmesi nedeniyle kendi yararlarına şikâyetçi zararına tasarrufta bulunulup bulunulmadığı, başka bir deyişle dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmedikleri irdelenmeden, eksik incelemeyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından... "" şeklinde yer alan gerekçe ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan soruşturma sonunda bozma ilamında konu edilen eksikliklerden yalnızca tanık ..."ün beyanının alındığı ve diğer hususların yerine getirilmediği, ayrıca diğer ortakların ve müştekinin ayrıntılı ifadesinin yeniden alındığı ve bu beyanlarda daha detaylı iddia ve savunmanın öne sürüldüğü ve olayın özü itibariyle müştekinin iddiasının kendi hakim ortak olduğu şirketlerde 2015 yılında habersiz şekilde diğer kaydi ve fiili ortaklar (müştekinin boşanma aşamasındaki eşi ... "da dahil) ile şirket çalışanları tarafından ortaklar kurulu tutanağı tanzim edildiği ve adına sahte imza atılarak başkalarına ait hisse devri ve müdür değişikliği yapıldığı, akabinde başka şirket kurularak iş ve müşterilerin bu şirkete aktarılıp mevcut şirketteki hissesinin değersizleştirildiği, asılsız borçlar çıkarılarak hissesinin elinden diğer ortaklar ve boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından alınmaya çalışıldığına ilişkin olduğu ve söz konusu tutanaktaki imzanın müştekiye ait olmadığı hususunun sabit olduğu nazara alındığında;
    Diğer tanık ..."in ve müştekinin eşi ..."ın beyanına başvurulması, gerekirse bunların imza-yazı örneklerinin temini ile sahte imzanın aidiyetinin tespitine çalışılması, bu şirkette çalışan ... tarafından sonradan kurulan ...Şirketi"nin fiilen kime ait olduğunun ayrıca müştekinin ortak olduğu şirketlerde söz konusu sahte tutanak sonrası yeni müdür ve yeni hisse sahipleri tarafından yapılan işlemlerin neler olduğunun araştırılması, şirketin ticari defter ve kayıtlarının, şirkete ait alım satım işlerinin araştırılması ve şirketi borç altında bırakıp malvarlıklarını kaçırmaya yönelik bir faaliyetin olup olmadığının belirlenmesi, müştekinin şirketlerle ilgili taraf olduğu hukuk mahkemesi dava dosyalarının getirtilip incelenmesi ve bu suretle müşteki zararına menfaat temin etmeye yönelik bir eylemin olup olmadığının ve bunun faillerinin araştırılması gerekirken hem kanun yararına bozma kararındaki bozma nedenleri yerine getirilmeden hem de sonradan alınan ayrıntılı beyanlarda öne sürülen hususlar araştırılmadan eksik inceleme sonucu ikinci kez takipsizlik kararı verilmesi nedeniyle itirazın reddine ilişkin ... Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11/05/2020 tarihli ve 2020/2607 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde merciince yerine getirilmesine, 29/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi