Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/5292
Karar No: 2020/2672
Karar Tarihi: 15.06.2020

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2017/5292 Esas 2020/2672 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacılar, mirasbırakanın mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yaptığı temliklerin iptali ve adlarına tescil edilmesi için dava açmıştır. Davalı ise mirasbırakanın akıl sağlığının yerinde olduğunu ve taşınmazların satışını ihtiyaçlarını karşılamak için yaptığını savunmuştur. Mahkeme ilk kararında, ehliyet sorununun araştırılmamasını gerekçe göstererek davayı reddetmiştir. Ancak Yargıtay'ın bozma kararı uyarınca yapılan yeniden yargılamada, mirasbırakanın bağış iradesiyle temlik yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararda, miris muvazaası hukuksal sebebiyle açılan davaların, dava değerinin miras payına isabet eden kısmı üzerinden hesaplanması gerektiği vurgulanmaktadır. Ayrıca, dava sonucunda artan harçların talep halinde yatırana iadesinin de gerektiği belirtilmektedir. Kararda, 2659 Sayılı Yasanın 7. ve 16. maddeleri uyarınca 4. İhtisas Kurulundan akit tarihlerinde miras bırakanın ehliyetli olup olmadığı yönünde rapor alınması gerektiği belirtilmektedir. Detaylı olarak, 6100 sayılı HMK\"nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK\"nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerektiği aç
1. Hukuk Dairesi         2017/5292 E.  ,  2020/2672 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

    Taraflar arasında görülen davada;
    Davacılar, mirasbırakan anneleri ..."ın ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarını vekil tayin ettiği ... aracılığıyla davalı oğlu ...’a temlik ettiğini, devir tarihinde mirasbırakanın fiil ehliyetini haiz olmadığını, fiil ehliyetini haiz ise de mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak temliklerin yapıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
    Davalı, davacı ..."ın babalarına ait olan taşınmazları kadastro sırasında adına tescil ettirdiğini ve bu nedenle yapılan rızai taksim sonucu mirastan feragat ettiğini, davacı ..."ya mirasbırakan annelerinin sağlığında taşınmaz aldığını onun da o tarihte mirastan feragat ettiğini, mirasbırakanın akıl sağlığının yerinde olduğunu, geliri olmadığını, davacıların mirasbırakanla ilgilenmediğini, ömrünün neredeyse tamamını kendisiyle geçirdiğini, düzenli geliri olmadığı için, ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla taşınmazı satışa çıkardığını, yabancıya gitmesin diye kendisinin aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece “....Somut olaya gelince; ehliyetsizlik iddiası bakımından mahkemece bir araştırma ve inceleme yapılmış değildir. O halde, hukuki ehliyetsizliğin kamu düzeni ile ilgili olduğu gözetilerek önemine binaen öncelikle incelenmesi, tarafların bu yönde bildirecekleri tüm delillerin toplanması, varsa miras bırakana ait sağlık kurulu raporları, hasta müşahade kayıtları, reçeteler vs. istenmesi, tüm dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi ve 2659 Sayılı Yasanın 7. ve 16. maddeleri hükümleri gereğince 4. İhtisas Kurulundan akit tarihlerinde miras bırakanın ehliyetli olup olmadığı yönünde rapor alınması, ehliyetli olduğunun anlaşılması halinde ise muvazaa iddiası üzerinde durularak bir hüküm kurulması gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mrasbırakanın bağış iradesiyle temlikleri yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Karar, davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
    -KARAR-
    Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde ve özellikle hükmüne uyulan bozma ilamı gözetilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine.
    Diğer yandan, harç kamu düzenine ilişkin olup temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gereken hususlardandır.
    Bilindiği üzere, muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı davalarda dava değeri, mirasbırakan tarafından temlik edilen payın dava tarihindeki değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet eden kısım olup, davanın kabulü halinde bu değer üzerinden nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekmektedir.
    Somut olayda, alınması gereken harç, mirasbırakan tarafından davalıya devredilen taşınmazların davacıların veraset ilamındaki paylarına (toplam 4/5) isabet eden kısmının dava tarihindeki değeri (toplam 254.642,72 TL) üzerinden hesaplanması gerekirken mahkemece eksik karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru değildir.
    Ne var ki, anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün harç ve yargılama giderlerine ilişkin 3. ve 4. bentlerinin hükümden çıkarılarak yerine 3. bent olarak “Peşin alınan 24.019,64 TL harçtan dava değeri olan 254.642,72 TL üzerinden alınması gereken 17.394,64 TL harcın mahsubu ile artan 6.625,00 TL’nin karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,” ibaresinin yazılmasına; 4. bent olarak da “Davacı tarafça yapılan 118,80 TL ilk harç, 17.394,64 TL tamamlama harcı, 945,40 TL bilirkişi ve keşif gideri ve 6 tebligat 55,00 TL, müzekkere ve posta masrafı 8,85 TL olmak üzere toplam 18.522,69 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,” davalı vekilinin temyizi ve resen yapılan inceleme sonucu 6100 sayılı HMK"nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi