Abaküs Yazılım
10. Daire
Esas No: 2019/3834
Karar No: 2021/548
Karar Tarihi: 17.02.2021

Danıştay 10. Daire 2019/3834 Esas 2021/548 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/3834
Karar No : 2021/548

KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Spor Malzemeleri Satış Ve Pazarlama A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının, kabulüne karar verilen kasadan çalınan para, ciro kaybı ve personel yol ve yemek masrafına ilişkin kısımları ile hükmolunan tazminat tutarına işletilecek faizin başlangıç tarihine ilişkin kısımlarının bozulmasına, diğer kısımlarının onanmasına dair Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 27/03/2018 tarih ve E:2015/8607, K:2018/2949 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca davalı tarafından onamaya ilişkin kısımlarının düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait İstanbul, Kadıköy, ... Mahallesi, ... Caddesi, No: ... adresinde bulunan mağazada, 15/05/2014 tarihinde Soma'da yaşanan maden faciasını protesto etmek amacıyla toplanan kalabalık grubun eylemleri sonucu meydana gelen 69.875,72 TL maddi zararın davalı idareye başvuru tarihinden (11/07/2014) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; davalı idarece hazırlanan zarar tespit raporunda davacının zararının 17.000,00 TL olduğu, ekspertiz raporundaki tutarın fahiş olduğu belirtilmişse de, 17.000,00 TL'nin hesaplanma şekline ilişkin somut tespit ve değerlendirme içermediği, dosya içerisinde yer alan ve bağımsız bir şirket olan ... Tartıcı Sigorta Eksperlik Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından hazırlanan ... tarihli ve ... nolu ekspertiz raporu dikkate alındığında işyerinde meydana gelen 69.875,72 TL hasarın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davalının temyiz başvurusu üzerine Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden; 15/05/2014 tarihinde meydana gelen terör olayları nedeniyle davacının işyerinde oluşan zararın tespiti amacıyla ... tarih ve ... sayılı ekspertiz raporunun hazırlandığı, bu raporda davacının zararlarının genel harcamalar, emtia hasarı, eksiklik hasarı, hasarlı emtialar adı altında hesaplandığı, bunların toplamından oluşan hasarın 69.875,72 TL olarak belirlendiği, hasar olarak hesaplanan miktarın, sigortalının poliçesinde her bir hasar için 25.000,00 EUR muafiyet tenzil edileceği şartı gereği, talep edilen hasar miktarının poliçedeki muafiyet miktarının altında kalması nedeniyle sigortalı davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, söz konusu ekspertiz raporunun hasar miktarı başlığı altında hesaplanan genel harcamalar kısmı incelendiğinde; hesaplanan kalem tutarları arasında kasadan çalınan para bedeli olan 474,60 TL, personel yol ve yemek masrafı olan 207,60 TL ve ciro kaybı olan 4.395,00 TL'nin de yer aldığı ve Mahkeme tarafından davanın kabulü yolunda verilen kararda söz konusu ekspertiz raporundaki tüm harcama kalemlerine hükmedildiği ancak kasadan çalındığı iddia olunan paranın o esnada kasada bulunup bulunmadığına ilişkin dosyaya yeterli delil sunulamadığı, personelin yol ve yemek masrafları ile ciro kaybının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini mümkün olan zararlardan olmadığı, 5233 sayılı Kanun'un 7. maddesi nazara alındığında, doğrudan ticari nitelikli zararların karşılanacağından veya personel yol ve yemek masrafı şeklinde somut olmayan zararlardan bahsedilmediği, ticari nitelikli bir zararının karşılanabilmesi için ancak ticarete konu taşınıra/taşınmaza maddi bir zarar verilmesinin veya davacının rızası dışında mal varlığına ulaşamamasının gerektiği, oysa somut olayda bu tür bir zarar bulunmadığının da belirtilmesi gerektiği, Mahkemece kasadan çalınan para, personel yol ve yemek masrafı ve ciro kaybının tazmini talebinin reddine karar verilmesi gerekirken; kabulü yolunda verilen Mahkeme kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, 5233 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi kapsamında yapılan başvuruların, ilgililerin sulhname tasarısını kabul etmemesi nedeniyle uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine açılan davalarda, davacı lehine hükmedilecek yasal faizin başlangıç tarihi olarak, idareye başvuru tarihinin değil; sulhname tasarısının kabul edilmediği veya kabul edilmemiş sayıldığı tarihin esas alınması gerektiği, İdare Mahkemesi kararının, davacı lehine hükmedilen maddi tazminat miktarına davalı idareye başvuru tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararın kabulüne karar verilen kasadan çalınan para, ciro kaybı ve personel yol ve yemek masrafına ilişkin kısımları ile hükmolunan tazminat tutarına işletilecek faizin başlangıç tarihine ilişkin kısımlarının bozulmasına, diğer kısımlarının onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME
TALEP EDENİN İDDİALARI : Davalı vekili tarafından, kollektif sorumluluk esasına dayanan sosyal risk ilkesinin amacının terör olayı sonucu zarara uğramış olan kişilerin zararları yönünden fedakarlığın denkleştirilmesi ve hakkaniyet gereği toplumun diğer kesimleriyle paylaştırılması olduğu, dolayısıyla zarara uğrayanın zararının tamamının karşılanmasının söz konusu olmadığı, İdare Mahkemesince davacının uğramış olduğu zararın tamamının tazminine karar verildiği, bunun sosyal risk ilkesinin amacı ile bağdaşmadığı, Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı tarafından davacının zararlarının tespiti için İstanbul Ticaret Odası Başkanlığından Ekspertiz Raporunun piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının sorularak buradan gelen bilgilerle davacıya 17.000,00 TL teklif edildiği, ancak İdare Mahkemesinin somut tespit olmadığı gerekçesiyle davacı sigortalının talebi baz alınarak düzenlenen Ekspertiz Raporuna dayandığı, söz konusu raporun yasal defterlere, maliyet hesabına göre değil davacının beyanına dayalı olarak düzenlendiği, bu nedenle kabul edilemeyeceği belirtilerek Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince verilen kararın onamaya ilişkin kısmının düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ :Karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının, kabulüne karar verilen kasadan çalınan para, ciro kaybı ve personel yol ve yemek masrafına ilişkin kısımları ile hükmolunan tazminat tutarına işletilecek faizin başlangıç tarihine ilişkin kısımlarının bozulmasına dair Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 27/03/2018 tarih ve E:2015/8607, K:2018/2949 sayılı kararının davacı şirket tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmaması nedeniyle kesinleşmesi, ilgili Daire kararının onamaya ilişkin kısmının davalı idare tarafından karar düzeltme istemi üzerine; 2577 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmü uyarınca, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 27/03/2018 tarih ve E:2015/8607, K:2018/2949 sayılı kararının onamaya ilişkin kısmı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı şirkete ait mağazada, 15/05/2014 tarihinde Soma'da yaşanan maden faciasını protesto etmek amacıyla toplanan kalabalık grubun eylemleri sonucu meydana gelen zararların davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.''; 6. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, ''Zarar gören veya mirasçılarının veya yetkili temsilcilerinin zarar konusu olayın öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde, her hâlde olayın meydana gelmesinden itibaren bir yıl içinde zararın gerçekleştiği veya zarar konusu olayın meydana geldiği il valiliğine başvurmaları hâlinde gerekli işlemlere başlanır. Bu sürelerden sonra yapılacak başvurular kabul edilmez. Bu Kanun kapsamındaki yaralanma ve engelli hâle gelme durumlarında, yaralının hastaneye kabulünden hastaneden çıkışına kadar geçen süre, başvuru süresinin hesaplanmasında dikkate alınmaz. İlgili valilik dışında diğer valilikler, kaymakamlıklar, Türkiye Cumhuriyeti dış temsilcilikleri, diğer bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan başvurular ilgili valiliğe gönderilir.''; 7. maddesinde, ''Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar''; 8. maddesinin 1. fıkrasında, ''7 nci maddede belirtilen zararlar, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirlenir.'' hükümleri düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; Mahkeme kararında Zarar Tespit Komisyonu'nun hesaplamasının somut tespit ve değerlendirme içermediği, Ekspertiz Raporu'nun ise bağımsız şirket tarafından hazırlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Mahkeme kararının dayanağı Ekspertiz Raporu; 18 maddeden oluşan A- Genel Harcamalar, B.1. Eksiklik Hasarı, B.2. Hasarlı Emtialar kısmından oluşan B- Emtia Zararı olmak üzere 2 ana kısım ve 3 kalemden oluşmaktadır. Ekspertiz Raporu'nun A- Genel Harcamalar kısmındaki 18 maddenin ayrıntısında; bir kısmının söz konusu zararlar için piyasadan alınan tekliflere, bir kısmının davacı tarafından sunulan faturalara, bir kısmının da sigortalı talebine dayalı hazırlandığı, B-Emtia Hasarı kısmının ise "Sigortalının talebi baz alınmıştır." notu ile davacının talebine göre hazırlandığı görülmüştür.
Zarar Tespit Komisyonu tarafından dayanılan İstanbul Ticaret Odası'na ait ... tarih ve ... sayılı yazı dikkate alındığında, Ticaret Odası tarafından Ekspertiz Raporu'nun sadece A-Genel Harcamalar kısmınına ilişkin değerlendirme yapıldığı, bir kısım kaleme ilişkin olarak Ekspertiz Raporu'nun uygun bulunduğu, bir kısım kalem için ise indirimler, fiyat aralığı, yeni ücret belirlemesi şeklinde yeni belirlemeler yapıldığı ancak bu belirlemelerin ya da uygun bulmanın neye dayanarak yapıldığı hakkında bilgi verici, anlaşılır nitelikte bir evrak olmadığı görülmüştür. Ağırlıklı olarak davacı talebine göre hazırlanan Ekspertiz Raporunun da, Zarar Tespit Komisyonu hesabının dayanağı olan ve Ekspertiz Raporu'nun bir kısmına yönelik Ticaret Odası yazısının da karara dayanak olacak yeterlilikte olmadığı açıktır.
Bu durumda Ekspertiz Raporu'nda belirtilen davacı şirkete ait zararların; davacı şirkete ait yasal defterler, ciro kayıtları, faturalar gibi evraklara dayanılarak, faturalara dayalı taleplerin piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığı hususu incelenerek ve olay esnasında mağazada bulunan malların miktarı ile talep edilen zararların uygun olup olmadığına da dikkat edilerek gerekirse uzman bilirkişi marifetiyle yeniden inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Ayrıca yukarıda ifade ettiğimiz üzere, 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanacak zarar kalemleri ilgili Kanun'da açıkça sayıldığından, bu kalemler dışındaki muhtemel zararların kapsam dışı olduğu ve karşılanamayacağı, yeni yapılacak incelemede bu hususların göz önünde tutulması gerektiği açıktır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın kesinleşen bozmaya ilişkin kısımları olan kasadan çalınan para, ciro kaybı ve personel yol ve yemek masrafına ilişkin kısımları ile hükmolunan tazminat tutarına işletilecek faizin başlangıç tarihine ilişkin kısımlarının dışındaki kısmının kabulüne ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının bu kısmının da 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 17/02/2021 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.




Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi