16. Hukuk Dairesi 2017/3930 E. , 2020/5339 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, Yusufeli ilçesi, Erenköy köyü çalışma alanında bulunan 251 ada 1 parsel sayılı 2.194,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve adına tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli 251 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli değildir. Şöyle ki davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki nedenine dayanarak çekişmeli taşınmazın adına tescili isteğinde bulunmuş olup, mahallinde yapılan keşifte beyanlarına başvurulan mahalli bilirkişiler ve davacı tanıkları, dava konusu taşınmazın öncesinde davacının babası tarafından, sonrasında ise davacı tarafından kullanıldığını, taşınmaza 40-50 yıldır davacı ve babasının zilyet olduklarını beyan ettikleri halde, mahalli bilirkişi ve tanıklardan davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin hangi sebebe dayalı olduğu, zilyetliğin babası ile birlikte mi yoksa kendi adına mı olduğu, kendi adına ise taşınmazın davacıya nasıl geçtiği ve zilyetliğin ne sebeple sürdürdüğü açıklanmadığı gibi, bu husus davacıya da açıklattırılmamış; bir taşınmazın niteliğini belirleme hususunda en etkin yöntem hava fotoğrafları olduğu halde, mahkemece çekişmeli taşınmazın tespit tarihi olan 2009 yılından geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş hava fotoğrafları üzerinde jeodezi uzmanı bilirkişi marifetiyle inceleme yapılması gerekirken, bu konuda ihtisası olmayan bilirkişi aracılığıyla 1961 uçuş yılına ait hava fotoğrafı incelenmiş, taşınmaz başında yapılan keşif sonrası dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğu, orman mühendisi bilirkişi raporunda ise taşınmazın orman bütünlüğünü bozduğu ve orman sayılan yerlerden olduğu kanaat edildiği halde, raporlar arasında doğan çelişki giderilip, taşınmazın zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden olup olmadığı belirlenmemiş; hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın toprak doldurulmak suretiyle eğiminin azaltıldığı ve teraslandığı belirtildiği halde bu husus üzerinde durulmamış; çekişmeli taşınmazın sınırında aktif dere bulunmasına rağmen jeoloji mühendisi bilirkişisinden taşınmazın derenin etkisi altında kalıp kalmadığı, derenin taşkın riski olup olmadığı hususlarında rapor alınmadan karar verilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece öncelikle davacıdan çekişmeli taşınmazın muris babasından kendisine ne şekilde intikal ettiği hususunda açıklama istenmeli; taksim, bağış, satın alma vs. gibi nedenlerden birine dayanması durumunda, bu hususu kanıtlaması için kendisine süre ve imkan verilmeli; bu şekilde davacının aktif dava ehliyeti bulunduğu sonucuna varılması halinde, çekişmeli taşınmaza ait temin edilebilen ortofoto ve uydu fotoğrafları, tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıllık süreye ilişkin hava fotoğrafları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu, 3 kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu, jeoloji mühendisi, jeodezi uzmanı bilirkişi ve fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte; yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazda imar-ihya işlemi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemince giderilmeli; teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli krokili rapor alınmalı; ziraat bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazın imar-ihyaya konu olabilecek yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, taşınmazın toprak doldurulmak suretiyle evvelki niteliğinin değiştirilip değiştirilmediğini belirleyen, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir, önceki bilirkişi raporunu irdeleyecek biçimde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; jeolog bilirkişisinden dava konusu taşınmazın sınırında dere bulunduğu göz önünde bulundurularak, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini, dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, evveliyatının çay veya dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, dere yatağından toprak doldurulmak suretiyle kazanılıp kazanılmadığını, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığını, aktif dere yatağında kalmıyor ise derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını açıklar nitelikte ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; orman bilirkişisinden çekişmeli taşınmazın orman yasalarına göre durumu, orman niteliğinde olup olmadığı, ormandan açılıp toprak doldurulmak suretiyle kazanılıp kazanılmadığı, orman içi açıklık olup olmadığını belirtir, önceki bilirkişi raporun irdeleyecek şekilde rapor alınmalı, davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığının Adliye Yazı İşleri Müdürlüğü, Kadastro ve Tapu Müdürlüklerinden (senetsiz defteri) sorularak varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örnekleri getirtilmeli bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.11.2020 gününde oy birliği ile karar verildi.