
Esas No: 2019/62
Karar No: 2021/113
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/62 Esas 2021/113 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Ağır Ceza
Sayısı : 245-212
Nitelikli yağma suçundan sanık ...’ın TCK’nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun"un 149/1-c, 31/2, 168/1-3, 62 ve 51/1-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye ve 2 yıl 6 ay süre ile denetime tabi tutulmasına; sanık ...’ün ise TCK’nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun"un 149/1-c, 31/3, 168/1-3, 62 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba ilişkin Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 07.05.2015 tarihli ve 245-212 sayılı hükümlerin, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 20.12.2018 tarih ve 1185-8170 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 10.01.2019 tarih ve 200088 sayı ile;
“Yağma suçunun tehdit ve cebirle malın alınması ile tamamlanması karşısında, cebir ve tehdidin belli bir yoğunluğa ulaşması ve bu eylemlerin mağdur üzerine objektif şartlarda korku oluşturması gerekmekte olup mağdurun subjektif düşüncelerle kendisine zarar verilebileceği düşüncesinden hareketle malı teslim etmesinin yağma suçuna vücut vermeyeceği yerleşik yargısal içtihatlarla belirlenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 10.04.2018 tarih, 2016/985 esas, 2018/158 karar sayılı benzer olay sebebiyle verdiği kararında da belirtildiği şekilde, hırsızlık suçu ile yağma suçu her ikisi de mala karşı suçlar içinde yer almasına rağmen yağma suçundaki ayırıcı unsur malın cebir ve tehditle alınmasıdır. Kişi hürriyetine yönelen saldırı, mal aleyhine işlenen suçun gerçekleşmesi bakımından araç niteliğindedir. Somut olayımızda da, önce suça sürüklenen çocuk mağdurda gördüğü elektrikli bisikletle gezmek istemiş, mağdurun vermek istememesi üzerine cep telefonunu teminat olarak vermiş bisikleti geri getirdiğinde de telefonunu geri almış ve sonra üç kişi birlikte bisikletle geri dönmüşlerdir. Bu aşamaların hiçbirinde mağdura karşı cebir veya tehditte bulunulmamıştır. Suça sürüklenen çocuklardan sadece bir yaş küçük olan mağdur kendi subjektif korkusu sebebiyle önce bisikleti sonra da toplam 2 TL parayı vermiştir. Bu oluşa göre eylemin yağma olarak nitelendirilmesine yasal imkan bulunmamakta olup eylemin bir bütün hâlinde hırsızlık suçunu oluşturduğu,” görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
CMK"nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 17.01.2019 tarih ve 259-99 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıkların eylemlerinin hırsızlık suçunu mu yoksa nitelikli yağma suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkin olup hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabulü hâlinde 6763 sayılı Kanun"un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 253. maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamında kalıp kalmadığının da değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sanık ..."ın 24.02.2014 tarihinde sanık ... ile birlikte mağdurun elektrikli bisikletini ve 2 TL’sini yağmaladıkları iddiasıyla başlatılan soruşturmada UYAP kayıtlarından, 26.02.2014 tarihli kolluk tutanağından, fezlekelerden ve adli kontrol kararından da anlaşıldığı üzere okul yakınlarında gezen sanık ...’ın, küçük yaştaki orta öğretim öğrencileri üzerinde "Belalı bir tip" intibaı oluşturduğu ve yine küçük yaştaki çocuklar üzerinde korku oluşturmak suretiyle zorla paralarını aldığı, sanık ...’nin, olay günü mağdurun bisikletine sanık ... ve mağdur ile birlikte binerek Turgutlu Lisesi yakınlarındaki "Cyber Warrior" isimli internet cafeye geldiklerini beyan ettiği, sanık ..."ın ise üç kişi olarak bisiklete hiç binmediklerini, sanık ... ve mağdurun bisikletle internet cafeye yanına geldiklerini beyan ettiği, sanıklar... ve ..."ın beyanlarının birbiri ile çelişkili olduğu, bu itibarla savunmalarına itibar edilmediği, mağdur ..."nın beyanına itibar edilerek 24.02.2014 tarihinde saat 08.40 sıralarında sanık ..."nin, mağdur ..."nın beyaz renkli "Yuki" marka elektrikli bisikletini istediği, mağdurun belalı birisi olarak tanıdığı sanık ..."den korktuğu için önce onu İhsan Erturgut Okulunun önüne götürdüğü, sanık ..."nin burada tekrar bisikleti istediği, bisikletini vermek istemeyen mağdura bağırarak “Ver lan!” dediği, mağdurun da korktuğu için bisikletini sanık ..."ye verdiği, sanık ..."nin ise cep telefonunu mağdura bıraktığı, 20-25 dakika kadar sonra sanıklar ... ve..."nin mağdurun yanına gelerek mağdurdan para istedikleri, para vermezse elektrikli bisikletini geri vermeyeceklerini söyledikleri, mağdurun da sanıklar... ve ..."dan korktuğu için cebindeki 1,5 TL’yi sanık ..."a; 50 kuruşu ise sanık ..."ye verdiği, mağdurun cep telefonunu sanık ..."ye iade ettiği, bunun üzerine sanıklar ... ve..."nin de elektrikli bisikleti mağdura geri verdikleri, mağdurun kamera kaydı ve sosyolog eşliğinde alınan ayrıntılı ifadesinde sanık ..."nin kendisini bir ay kadar önce boş bir sınıfa çektiğini, para istediğini ve yumruk vurmak suretiyle kendisini darbettiğini, bu sebeple sanık ..."den korktuğunu beyan ettiği, cebir ve şiddetin vücuda yönelik olması gerekir ise de vücutla temasın şartı olmadığı, sanıklar ... ve..."nin birlikte hareketleri ve yine sanık ..."nin "Ver lan!" diye yüksek sesle bağırarak bisikleti alırken mağduru korkuttuğu, "Otur lan şuraya!" diyerek mağduru zorla bisiklete oturttuğu, daha öncesinde de mağduru boş bir sınıfa çekip yumrukla darbettiği dikkate alındığında sanıklar ... ve..."nin mağdura yönelik fiziki bir temasları bulunmasa da mağdura bağırmak suretiyle cebir unsurunu gerçekleştirdikleri ve bu şekilde birlikte yağma suçunu işledikleri iddiası ile kamu davası açıldığı,
26.02.2014 tarihli tutanaktan; 24.02.2014 tarihinde saat 09.00 sıralarında meydana gelen zorla para ve elektrikli bisiklet alma olayı ile ilgili olarak sanık ..."ın yakalandığı, İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliğine, özellikle Gazi Ortaokulu ve Cumhuriyet İlkokulu önünde öğrencilerin rahatsız edilmesiyle ilgili gelen şikâyetler üzerine çocuk büro ekipleri olarak okul önlerine gidildiğinde anılan olayların özellikle bu okulların önünde olduğu, sanık ... ve yanındakilerin para aldıkları küçük yaştaki öğrencilerin korktukları için şikâyette bulunamadıkları duyum ve bilgilerinin alındığı, sanık ..."ın bu durumu alışkanlık hâline getirdiği, bununla ilgili olarak Turgutlu İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliğinde hakkında toplam 15 kez suça sürüklenen çocuk olarak işlem yapıldığı, bu suçlardan 6 tanesinin zorla para ve cep telefonu alma olaylarına ilişkin olduğu,
Turgutlu Devlet Hastanesince düzenlenen tek hekim raporundan; 24.02.2014 tarihinde sanık ...’ın yağma suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını anlama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiği,
Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen sağlık kurulu raporundan ise; sanık ...’ın 24.02.2014 tarihinde işlediği iddia olunan “Birden fazla kişi tarafından birlikte yağma” suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceğine ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak veya kaldıracak düzeyde bir akıl hastalığının bulunmadığına ve cezai ehliyetinin tam olduğuna oy birliğiyle karar verildiği,
Anlaşılmaktadır.
Mağdur ... Kollukta; 24.02.2014 tarihinde saat 08.40 sıralarında ikamet adresinden öğrenim gördüğü Gazi Ortaokuluna ailesinin kendisine aldığı beyaz renkli, "Yuki" marka elektrikli bisikletiyle giderken okula giriş yaptığı sırada öğrenim gördüğü okulun öğrencisi olarak bildiği ve tanıdığı sanık ...’nin önüne geçmesi üzerine durduğunu, sanık ...’nin “Elektrikli bisikletini bana ver, benim biraz işim var, o işimi hâlledip sana geri getiririm.” dediğini, okuldan ve çevreden tanıdığı kadarı ile belalı birisi olduğundan sanık ...’den korktuğunu ancak elektrikli bisikletini vermeyeceğini söylediğini, sanık ...’nin ısrarla vermesini söylemesi üzerine “Madem işin var, seni gideceğin yere ben götüreyim.” dediğini, sanık ...’nin bunu kabul ederek bisikletin arkasına bindiğini, birlikte İhsan Erturgut Okulunun önüne gittiklerini, orada 20 dakika kadar bekledikten sonra sanık ...’nin “Bisikleti ver ben bir yere gideceğim.” dediğini, her ne kadar itiraz etse de sanık ...’nin bunu kabul etmediğini, bunun üzerine kendisine zarar verebileceği düşüncesiyle bisikletini ona verdiğini, sanık ...’nin tek başına bisikleti ile yanından ayrıldığını, kendisine de cep telefonunu vererek “Beni burada bekle!” dediğini, 20-25 dakika kadar okulun orada bekledikten sonra sanık ...’nin yanında daha önceden esrar içtiğini duyduğu ve belalı olarak duyup tanıdığı sanık ... ile birlikte geldiğini, sanıklardan bisikletini geri istediğini, ancak geri vermediklerini, akabinde kendisini bisikletin arkasına bindirdiklerini ve tekrar okulunun olduğu bölgeye geldiklerini, Turgutlu Lisesi karşısında durarak kendisine “Sen burada bekle!” deyip yanından ayrıldıklarını, yaklaşık yarım saat sonra tekrar yanına gelen her iki sanığın da kendisinden para istediklerini, sanıklara para vermek istemediğini ancak her iki sanığın da para vermediği taktirde elektrikli bisikletini geri vermeyeceklerini belirtince korktuğundan dolayı cebinde bulunan 1.5 TL’yi sanık ...’a; 50 Kuruşu ise sanık ...’ye verdiğini, sanık ...’nin kendisine verdiği cep telefonunu iade ettiğini, sanıkların da bisikletini iade ettiklerini, bu olay esnasında sanıkların kendisini darbetmediklerini, bıçak göstermediklerini, zorla bisikletini ve parasını alan sanıklardan davacı ve şikâyetçi olduğunu,
Cumhuriyet Başsavcılığında vekili ve sosyolog huzurunda; olay günü sabahı elektrikli bisikletiyle annesini iş yerine bıraktıktan sonra okula giderken üzerinde sivil kıyafetler olan sanık ...’nin, okuldan çıkmakta olduğunu ve kendisinden elektrikli bisikletini isteyerek “Bir işim var, bir yere gideceğim.” dediğini, bisikletini vermek istemediğini, sanık ... ısrar edince “Ben götüreyim.” dediğini, Gazi Okulunun oradan otoparka kadar kendisinin sürdüğünü, sanık ...’nin, arkasında oturduğunu, buradan sonra ise bisikleti sanık ...’nin sürdüğünü, kendisinin ise arkasında oturduğunu, birlikte İhsan Erturgut Okulunun oraya geldiklerini, yarım saat kadar okulun oralarda dolaştıklarını, okulun müdürü kendilerini görünce “Siz burada ne dolanıyorsunuz? Gidin!” dediğini, sanık ...’nin tekrar bisikletini istediğini, yine vermek istemeyince sesini yükselttiğini ve kendisini zorladığını, “Ver lan!” diye yüksek sesle konuştuğunu ve “Bir arkadaşıma bakıp geleceğim, sen gelme!” dediğini, kendisi de sanık ...’den çekindiği ve korktuğu için bisikletini vermek zorunda kaldığını, bu esnada sanık ...’nin cep telefonunu, çıkararak kendisine verdiğini, cep telefonunu, bisikleti kaçırıp gitmeyeceği, geri geleceği anlamında kendisine bıraktığını, bu yerde yarım saat kadar beklediğini, daha sonra sanıkların birlikte yanına geldiklerini, sanık ...’nin yaklaşık bir ay önce okulda kendisini boş bir sınıfa çekip para istediğini, kendisine yumrukla vurduğunu, ancak o zaman yanında para olmadığı için para vermediğini, açıkladığı sebeple ve sanık ..."nin kendisine zarar verebileceği düşüncesiyle bu kez zorla para verdiğini, sanık ...’ın da okul çevresinde dolaşan ve belalı olarak bilinen bir kişi olduğunu, sanıkların daha önce de başka çocuklardan para aldıklarını, onları da zorladıklarını bildiğini, bu sebeple sanıklardan kendisine zarar verebilecekleri ve kendisini dövebilecekleri düşüncesiyle çekindiğini, sanık ...’de daha önce bıçak gördüğünü ancak kendisine karşı kullanmadığını, üçü birlikte bisiklete binemeyecekleri için “Bu şekilde gitmeyelim.” dediğini, sanık ...’nin “Otur lan şuraya!” diyerek bisikletin arkasına kendisini zorla oturttuğunu ve bisikleti sürdüğünü, Gazinin orada bir internet kafeye geldiklerini, sanıkların tekrar bisikletine binip gittiklerini, 30-45 dakika kadar bekledikten sonra sanıkların geldiklerini ve tekrar gittiklerini, ikinci gelişlerinde sanık ...’nin kendisinden para istediğini, korktuğu ve bisikleti onların elinde olduğu için sanık ...’ye 50 Kuruş verdiğini, sanıkların tekrar giderek üçüncü kez geldiklerinde bu sefer kendisini ara sokağa götürdüklerini, sanık ...’ın “Bisikletini veririz ama bize para ver!” dediğini, kendisinin de bisikletini alabilmek amacıyla ve sanıklardan korktuğu için kendisini dövecekleri ve kendisine zarar verebilecekleri inancıyla cebinde kalan 1.5 TL’yi de sanık ...’a verdiğini, sanıkların da bisikletini iade ettiğini, sanıkların bisikletini geri verirken kendisini zorladıklarını, para vermezse bisikletini geri vermeyecekleri şeklinde kendisini korkuttuklarını, kendisi de belalı tipler olarak bilinen sanıklardan korktuğu için istemeye istemeye sanıklara para verdiğini, davacı ve şikâyetçi olduğunu,
Mahkemede; olay tarihinde elektrikli bisikleti ile annesini iş yerine bıraktıktan sonra okula giderken sanık ..."nin "İşim var bir yere gidip geleceğim." diyerek bisikletini istediğini, kendisinin ise vermek istemediğini, daha sonra sanık ...’nin, kullanmakta olduğu bisikletin arkasına bindiğini ve birlikte otoparka kadar gittiklerini, bu yerden sonra bisikleti sanık ...’nin sürdüğünü, kendisinin ise arkaya oturduğunu ve birlikte İhsan Erturgut Okulunun oraya gittiklerini, yarım saat kadar Okulun yakınında dolaştıktan sonra sanık ...’nin tekrar bisikletini istediğini, kendisinin yine vermek istemediğini ancak sanık ...’nin sesini yükseltip kendisini zorladığını, sanık ..."den çekindiği ve korktuğu için bisikletini vermek zorunda kaldığını, bu esnada bisikleti kaçırıp gitmeyeceğine ve geri getireceğine inanması için sanık ...’nin cep telefonunu kendisine verdiğini, yarım saat kadar bekledikten sonra sanık ...’nin sanık ... ile birlikte yanına geldiğini, sanık ..."ın daha önceden de başka çocuklardan para istediğini ve bıçak taşıdığını duyduğunu, daha sonra üçünün birlikte Gazi Okuluna döndüklerini, üç kişi birlikte bisiklete binemeyecekleri için kabul etmediğini ancak sanık ... "Otur lan şuraya!" dediği için kabul etmek zorunda kaldığını, sanık ...’nin kullandığı bisiklet ile Gazinin orada bulunan internet cafeye gittiklerini, daha sonra sanıkların bisikletini aldıklarını, 45 dakika kadar orada bekledikten sonra geri geldiklerinde sanık ...’nin kendisinden para istediğini, korktuğu için ona 50 kuruş verdiğini, tekrar bisikletle gidip üçüncü kez geldiklerinde kendisini ara sokağa çektiklerini, sanık ...’ın kendisine "Bisikletini veririz ancak bize para ver!" dediğini, korktuğu için sanık ..."a 1.50 TL verdiğini, sanık ...’nin de telefonunu iade ettiğini, şikâyetçi olmadığını ve davaya katılma talebinin bulunmadığını, karşılanmasını talep ettiği maddi zararının da bulunmadığını,
Şikâyetçi ... aşamalarda; torunu olan mağdurun velayetinin annesinde olduğunu, mağdur ile birlikte polis merkezine gittikleri için dosyada şikâyetçi olarak yer almış olabileceğini, mağdurun verdiği bilgiye göre; olay tarihinde mağdurun, annesini çalıştığı iş yerine elektrikli bisikleti ile bıraktıktan sonra okula giderken sanık ..."nin mağdurdan bisikletini isteyerek "İşim var bir yere gidip geleceğim." dediğini, mağdurun ise bisikletini vermek istemediğini, daha sonra sanık ...’nin mağdurun kullanmakta olduğu bisikletin arkasına binerek ortaparka kadar birlikte gittiklerini, oradan sonrasını sanık ...’nin sürdüğünü, mağdurun ise arkaya oturduğunu, birlikte İhsan Erturgut Okulunun oraya kadar gittiklerini, yarım saat kadar Okulun yakınında dolaştıklarını, bu esnada sanık ...’nin tekrar bisikleti mağdurdan istediğini, mağdurun bisikletini vermek istemediğini, sanık ...’nin sesini yükseltip zorladığı mağdurun sanık ..."den çekindiği ve korktuğu için bisikleti vermek zorunda kaldığını, bu esnada sanık ...’nin bisikleti kaçırıp gitmeyeceği ve geri getireceğine inanması için cep telefonunu mağdura verdiğini, mağdurun orada tek başına yarım saat kadar kaldığını, daha sonra sanık ...’nin sanık ... ile birlikte tekrar geldiğini, sanık ..."nin bir ay kadar önce mağduru boş bir sınıfa çekerek kendisine yumrukla vurduğunu ve yine para istemesi üzerine olay anında da zarar verebileceği düşüncesiyle korktuğu için zorluk çıkarmadan para verdiğini, sanık ...’ın daha önce de başka çocuklardan para istediğini ve bıçak taşıdığını duyduğunu, daha sonra üçünün tekrar Gazi Okuluna döndüklerini, mağdurun üç kişi birlikte bisiklete binilemeyeceği için kabul etmediğini, ancak sanık ...’nin "Otur lan şuraya!" demesi üzerine kabul etmek zorunda kaldığını, sanık ...’nin kullandığı bisiklet ile Gazinin orada bulunan internet cafeye gittiklerini, daha sonra sanıkların tekrar mağdurun bisikletini alarak gittiklerini, mağdur orada 45 dakika kadar bekledikten sonra gelen sanıklardan...’nin mağdurdan para istediğini, mağdurun da korktuğu için ona 50 Kuruş verdiğini, sanıkların tekrar bisiklete binip gittiklerini, üçüncü kez geldiklerinde ise mağduru ara sokağa çektiklerini, sanık ...’ın mağdura "Bisikletini veririz ancak bize para ver!" dediğini, mağdurun da korkarak sanık ...’a 1.5 TL verdiğini, ayrıca cep telefonunu sanık ...’ye iade ettiğini, mağduru korkutan, bisiklet ve para isteyerek tehdit eden sanıklardan şikâyetçi olmadığını, davaya katılma talebinin bulunmadığını, karşılanmasını talep ettiği maddi zararının olmadığını,
İfade etmişlerdir.
Sanık ... Cumhuriyet Başsavcılığında; sanık ...’nin arkadaşı olduğunu, mağduru ise tanımadığını, olay günü saat 08.30-09.00 sıralarında "Cyber Warrior" isimli internet cafede olduğunu, üzerinde okul kıyafeti olan sanık ..."nin mağdur ... ile birlikte mağdura ait elektrikli bisikletle internet cafeye geldiklerini, bisikleti mağdurun sürdüğünü, sanık ...’nin, yanında mağdurdan elektrikli bisikletini ödünç olarak istediğini, mağdurun da “Tamam... Abi!” diyerek sanık ...’den cep telefonunu isteyip “Siz gelene kadar ben senin telefonunda oyun oynayayım.” dediğini, sanık ...’nin de cep telefonunu mağdura verdiğini, sanık ... ile birlikte elektrikli bisiklete binerek sanık ..."nin evine gittiklerini, sanık ...’nin eve giderek okul kıyafetlerini çıkarıp normal elbiselerini giydiğini, tekrar elektrikli bisiklete binerek mağduru bıraktıkları internet cafenin önüne gittiklerini, sanık ...’nin bisikletini mağdura iade ettiğini, mağdurun da sanık ...’nin cep telefonunu verdiğini, zorla bisiklet alma ve mağdurdan zorla para isteme olayının olmadığını, o gün zaten cebinde 6,5 TL’si olduğunu, mağdurun neden bu şekilde ifade verdiğini bilmediğini, üç kişi aynı anda elektrikli bisiklete binmediklerini, esrar kullanmadığını ancak sigara içtiğini, şu anda okula gitmediğini,
Tutuklama talebiyle sevk edildiği Sulh Ceza Mahkemesinde; mağdurun elektrikli bisikletini sanık ..."ye, sanık ..."nin de cep telefonunu mağdura verdiğini, sanık ... ile birlikte bisiklete binerek ayrıldıktan 5 dakika sonra geri döndüklerini, sanık ...’nin cep telefonunu geri aldığını, bisikleti de mağdura iade ettiklerini, mağdurdan bisikleti zorla almadıklarını ve ondan para istemediklerini, kendisinin mağdur ile hiç konuşmadığını ve onu tanımadığını, bisiklete üç kişi binmediklerini,
Mahkemede; olay günü yanına gelen sanık ...’nin bali kullandığından dolayı kafasının güzel olduğunu, sanık ...’nin samimi arkadaşı olduğunu ve bali kullandığı zaman kendisine zararı olmadığını, bisiklete üç kişi binmediklerini,
Sanık ... Cumhuriyet Başsavcılığında; Gazi Ortaokulunda okuduğunu, mağduru okuldan tanıdığını, ikisinin de 8. sınıfa gittiklerini, olay günü okul kıyafetleriyle evden çıktığını ve eve gidip üzerini değiştirmesi gerektiğini, mağdurdan elektrikli bisikletini ödünç olarak istediğini, mağdurun da “Seni ben götüreyim.” dediğini, mağdurun kavgalı olduğu ... isimli bir çocukla İhsan Erturgut Okulunun önünde bulaşacak olduğunu, mağdurun kullandığı elektrikli bisiklet ile İhsan Erturgut Okulunun oraya gittiklerini, ... isimli çocuğun geldiğini, burada konuşarak barıştıklarını, kendisinin orada mağduru koruduğunu, mağdur ile birlikte gitmemiş olması hâlinde ...’ın mağduru döveceğini, mağdurun İhsan Erturgut Okulunun orada elektrikli bisikletini kendisine verdiğini, kendisinin de eve gidip üzerini değiştirdiğini, tekrar bisiklete binip, sanık ..."ı da yanına alarak mağdurun yanına gittiğini, sonra üçünün birlikte motora binerek Turgutlu Lisesinin yakınlarındaki "Cyber Warrior" isimli internet cafenin oraya gittiklerini, burada elektrikli bisikleti mağdura iade ettiğini, elektrikli bisikleti alırken mağdurun aklına yanlış bir şey gelmemesi için cep telefonunu ona rehin olarak bıraktığını, mağdurun cep telefonunu geri verdiğini, kendisinin de bisikleti iade ettiğini, mağdurun sanık ..."a 1,5 TL; kendisine de 50 kuruş vermediğini, mağdurdan para istemediklerini, herhangi bir şekilde zorlayarak veya korkutarak bisiklet alma ya da para isteme olayı olmadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini, mağdurun, hakkında neden şikâyetçi olduğunu bilmediğini, mağdur ile aralarında husumet bulunmadığını, sanık ...’ın okulu bıraktığını, esrar kullanıp kullanmadığını bilmediğini,
Mahkemede; olayın yaşandığı zamanlarda bali kullandığı için kafasının yerinde olmadığını, birisinden bir şey almışsa kafası yerine geldiği zaman olayı öğrendiğinde aldığı eşyayı gidip sahibine iade ettiğini, mağdurun bisikleti ile ilgili herhangi bir şey ya da mağdurdan para alıp almadığı hususunu hatırlamadığını, olay günü de bali çektiğini, savcılıkta ifade verdiği sırada kafasının yerinde olmadığını, kendisine okunan ifadelerini hatırlamadığını, orada bali kullandığını söylemediğini, olaydan bir gün sonra mağdura parasını iade ettiğini,
Savunmuşlardır.
5237 sayılı TCK"nın "Yağma" başlıklı 148. maddesinde; "Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmeye yer verilmiştir.
Madde gerekçesinde; "Madde metninde yağma suçunun temel şekli tanımlanmıştır. Hırsızlık suçunda olduğu gibi, yağma suçunda da, taşınır malın alınmasıyla ilgili olarak zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir. Ancak, hırsızlık suçundan farklı olarak, bu suçun oluşabilmesi için, mağdurun rızasının, cebir veya tehdit kullanılarak ortadan kaldırılması gerekir. Yağma suçu açısından tehdidin, kişiyi, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle yapılması gerekir. Yağma suçu, cebir kullanılarak da işlenebilir. Ancak bu cebrin, neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama boyutuna ulaşmaması gerekir.
Yağma suçunun tamamlanabilmesi için, kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya malın alınmasına karşı koymamalıdır. Bu bakımdan, kullanılan cebir veya tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir. Bu nitelikte olmayan bir cebir veya tehdit, sırf mağdurun normalden fazla ürkek olması nedeniyle, malı teslim etmeye veya alınmasına yöneltmişse, yağma suçundan söz edilemez ve fiilin hırsızlık olarak nitelendirilmesi gerekir." açıklamasına yer verilmiştir.
Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır.
Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan, birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuksal değerlerdir.
Yağma suçunun oluşabilmesi için, suça konu malın, elinde bulunduran kişiden cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle alınması veya mağdurun malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınması gerekir. Cebir ya da tehdit, bir kişiyi malını teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak amacıyla yapılmalıdır. Cebir ya da tehdidin belirtilen amaçla ve bu şekilde gerçekleştirilmesi, yağmayı mal varlığına karşı işlenen diğer suçlardan ayırmaktadır.
Failin mağdura yönelttiği cebir veya tehdidi, kendisi veya başkasına yarar sağlamak amacıyla malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya zorlamak amacıyla gerçekleştirmiş olması gerekir. Cebir veya tehdit ile malın alınması veya verilmesi arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Yağma suçunun oluşabilmesi için, baştan beri yağma amacıyla hareket eden failin, eylemin başında veya ortasında cebir veya tehdit kullanmasının bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan cebir veya tehdidi kullanmasıdır.
Yağma suçu, bir kişinin malını cebir veya tehdit kullanarak almak suretiyle işlenmiş sayılacağından, unsurları itibarıyla hem zilyetliğe, hem de kişi hürriyetine yönelik bir suçtur. Ancak kişi hürriyetine yönelen saldırı, mal aleyhine işlenen suçun gerçekleşmesi bakımından bir araç niteliğinde bulunduğundan, bu suç sonuç itibariyle "mal aleyhine" işlenen bir suçtur.
TCK’nın 149. maddesinin suç tarihinde yürürlükte bulunan şekline göre yağma suçunun nitelikli hâlleri arasında birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hali de sayılmış olup 6545 sayılı Kanun’un 64. maddesi ile yağma suçunun konut ve iş yerlerinin eklentilerinde işlenmesi hâli de diğer bir nitelikli hâl olarak Kanun maddesine eklenmiştir.
Uyuşmazlık konusu ile ilgili ikinci suç olan hırsızlık, TCK’nın 141. maddesinin 1. fıkrasında da; “Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alma” olarak tanımlanmıştır.
TCK’nın 141. maddesinin 1. fıkrasında sözü edilen zilyetlik kavramı 4721 sayılı Medeni Kanunumuzun 973. maddesinde; “Bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir.” şeklinde açıklanmış, asli ve fer"i zilyetlik ise aynı Kanun’un 974. maddesinde; “Zilyet, bir sınırlı aynî hak veya bir kişisel hakkın kurulmasını ya da kullanılmasını sağlamak için şeyi başkasına teslim ederse, bunların ikisi de zilyet olur. Bir şeyde malik sıfatıyla zilyet olan aslî zilyet, diğeri fer"î zilyettir” biçiminde tanımlanmıştır.
Hırsızlık suçu ile korunan hukuki yarar mülkiyet hakkı ile birlikte zilyetliktir. Kanun"da "zilyet" kelimesi ile "başkasına ait" olma kelimesi aynı anda kullanılmıştır. Bu şekilde kanun koyucu, iki farklı hukuki duruma aynı anda yer vererek hırsızlık suçunda zilyetlik ile mülkiyeti ayırmış, her ikisini de koruma altına almıştır. Zilyetliğin hukuka uygun ya da aykırı şekilde tesis edilmiş olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Bunun sonucu olarak malı çalarak zilyetliği ele geçiren kişinin elinden de malın çalınması hâlinde hırsızlık suçu oluşabilecektir.
Suçun maddi konusu ise başkasına ait taşınır maldır. Bu nedenle malın malikinin bu suçun faili olması mümkün değildir. Suçun mağduru ise malik olabileceği gibi zilyet de olabilir. Çalınan mal, malikin elinden alınmış ise mağdur, malın malikidir. Zilyedin elinden alınmışsa mağdur zilyet, malik ise suçtan zarar görendir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
24.02.2014 tarihinde sabah saatlerinde elektrikli bisikletiyle okula gelen mağdur ... ile karşılaşan sanık ...’nin “Bir işim var, bir yere gideceğim.” diyerek mağdurdan bisikletini istediği, mağdurun bu teklifi kabul etmemesine rağmen sanık ..."nin ısrar ettiği, bunun üzerine mağdurun "Ben götüreyim.” dediği ve sanık ... ile mağdurun birlikte İhsan Erturgut Ortaokuluna gittikleri, sanık ..."nin burada da mağdurdan bisikletini istediği, bisikletini vermek istemeyen mağdura “Ver lan!” diye bağırdığı, mağdurun korktuğu için bisikletini sanık ..."ye verdiği, buradan ayrılan sanık ...’nin daha sonra sanık ... ile birlikte geri döndüğü, sanıkların, mağdurun yanına gelerek para istedikleri, para vermek istemeyen mağdura para vermediği taktirde bisikletini geri vermeyeceklerini söyledikleri, bu durumdan korkan mağdurun cebinde bulunan 1.5 TL’yi sanık ...’a; 50 Kuruşu ise sanık ...’ye verdiği, bunun üzerine sanıkların elektrikli bisikleti mağdura iade ettikleri olayda; kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 26.02.2014 tarihli tutanakta; küçük yaştaki öğrencilerin kendilerinden para alan sanık ... hakkında korktukları için şikâyette bulunamadıklarına dair duyum alındığının, sanık ...’ın bu durumu alışkanlık hâline getirdiğinin, bununla ilgili olarak Turgutlu İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliğince sanık ... hakkında toplam 15 kez suça sürüklenen çocuk olarak işlem yapıldığının ve bu suçlardan 6 tanesinin zorla para ve cep telefonu alma olayları olduğunun belirtilmesi ve mağdurun; suça konu olaydan bir ay kadar önce sanık ...’nin kendisini boş bir sınıfa sokarak yumruk vurmak suretiyle para istediğini ancak yanında parası olmadığı için para vermediğini, olay günü bisikletini de vermek istememesine rağmen belalı bir tip olarak tanıdığı sanık ...’nin ısrar edip “Ver lan!” diye yüksek sesle konuşması üzerine korktuğundan dolayı verdiğini, bisiklete üç kişi binmek istememesine rağmen sanık ...’nin “Otur lan şuraya!” diyerek kendisini bisikletin arkasına zorla oturttuğunu, daha sonra sanıkların kendisinden para isteyip parayı vermediği taktirde bisikletini geri vermeyeceklerine dair kendisini korkuttuklarını, bu nedenle istemese de sanıklara cebindeki paraları verdiğini beyan etmesi karşısında; sanık ...’nin olayın başından beri mağdura karşı manevi cebir uyguladığının, bisikleti aldıktan sonra da diğer sanık ... ile birlikte hareket ederek çevrede belalı tipler olarak tanınmalarının etkisiyle mağdur üzerinde korku oluşturup, para vermediği taktirde bisikletini geri vermeyeceklerini belirterek mağduru mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacaklarından bahisle tehdit etmek suretiyle 2 TL’sini aldıklarının ve bu hâliyle sanıkların eylemlerinin bir bütün hâlinde nitelikli yağma suçunu oluşturduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan dört Ceza Genel Kurulu Üyesi; itirazın kabul edilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
SONUÇ :
Açıklanan nedenlerle,
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 16.03.2021 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.