
Esas No: 2020/399
Karar No: 2021/132
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2020/399 Esas 2021/132 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : 7. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Asliye Ceza
İhracat kaçakçılığı suçundan sanıklar ... ve ..."ün beraatlerine ilişkin Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 16.01.2014 tarihli ve 1415-6 sayılı hükümlerin katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 01.11.2017 tarih ve 24687-8667 sayı ile;
""Sanık ..."nın ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti."nin ortağı ve aynı zamanda yetkilisi olduğu, sanık ..."ün ise firmanın gümrük müşaviri olduğu, ... Tek. Tas. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. isimli firma adına Halkalı Gümrük Müdürlüğü"ne tescilli 11.05.2009/EX195466 tarih ve sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyanın BİLGE sisteminde kırmızı hat kriterine göre fiziki muayene yapılmak üzere sevk işleminin yapıldığı, eşyanın teslim alınmış statüde gözüktüğü, ancak sanıkların kırmızı hatta yönlendirilen beyannamenin işlemlerinden vazgeçerek eşyayı muayeneye sunmadıkları, daha sonra aynı eşyalar için 12.05.2009/EX197378 tarih ve sayılı ihracat beyannamesi oluşturularak sarı hattan eşyaların kontrolü yaptırılmadan ihraç edildiğinin anlaşılması ile sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır.
Sanıklar aşamalardaki aynı yöndeki savunmalarında özetle; 11/05/2009 tarih EX195466 nolu gümrük çıkış beyannamesindeki eşyaların bayan etek olması gerekirken imalatçı firma tarafından bayan pantolonu olarak yanlış fatura edildiğini, bu durumu imalatçı firma yetkililerinin bildirmeleri üzerine faturanın değişmesinin gerektiğini, ancak ilk beyanname tescil edildiğinden düzeltme yapamadıklarını, bu nedenle düzeltilen faturaya göre 12/05/2009 tarihli gümrük çıkış beyannamesini yeniden düzenleyip tescil ettirdiklerini, bu eşyaların sarı hat kriterinden ihraç edildiğini, gümrüğü yanıltma ve ihracat kaçakçılığına teşebbüs kasıtlarının söz konusu olmadığını beyan etmiş iseler de; 11.05.2009/EX195466 tarih ve sayılı gümrük çıkış beyannamesinin onay işleminin yapılmasına müteakip kırmızı hatta düştüğü ve 4458 sayılı Gümrük Kanunun 64. maddesinde beyannamenin iptali konusunda "Madde 64-1. Gümrük İdareleri, beyan sahibinin talebi üzerine ve eşyanın yanlışlıkla beyanname konusu gümrük rejimine tabi tutulmasına veya beyan edildiği rejime tabi tutulmasının özel nedenlerle artık mümkün olmadığına ilişkin kanıtlayıcı belgeleri ibraz etmesi halinde, tescil edilmiş bir beyannameyi iptal ederek, gerektiğinde yeni bir rejim beyanında bulunulmasına izin verebilirler.
Ancak, gümrük idarelerince beyan sahibine eşyanın muayene edileceğinin bildirilmiş olduğu hallerde, muayenenin sonucu alınmadan beyannamenin iptaline ilişkin talep kabul edilmez.
5. Beyannamenin iptali, yürürlükteki cezai hükümlerin uygulanmasına engel oluşturmaz." ve keza Gümrük Yönetmeliği"nin 121/2. maddesi gereğince "Eşyanın teslimine kadar;
a) Eşyanın muayenesi için bilgisayar sistemi tarafından beyanın kontrolü türünün kırmızı olarak belirlenmesinden,
b) Beyan edilen eşyaya ilişkin bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden, önce beyannamede düzeltme yapılmasına izin verilir ve herhangi bir cezai işlem uygulanmaz." hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; Gümrük eşyasının muayene edileceğinin idarece beyan sahibine bildirilmesi halinde bu beyannamenin iptalinin talep edilemeyeceği, eşyanın kontrol türünün bilgisayar sistemi tarafından kırmızı hat olarak belirlenmesi halinde bu eşyanın fiziki muayenesinin zorunlu olduğu, eşyanın kontrol türünün kırmızı hat olarak belirtilmesi halinin beyan sahibine eşyanın fiziki olarak muayene edileceğinin bildirilmesi anlamına geldiği, böyle bir durumda muayene sonucu alınmadan beyannamenin iptaline ilişkin talebin kabul edilemeyeceği, beyannamenin iptalinin cezai hükümlerin uygulanmasına engel olmayacağı sonucuna varılmaktadır.
Somut olay ve bu hükümler değerlendirildiğinde; eşyanın kırmızı hatta düşmesi üzerine gümrük idaresinin sanıklara muayene için hazır bulundurmaları ihtarı yapma yükümlülüğü olmadığı ve eşyanın muayene için hazır edilmesi gerektiği ve eşyaların onay işlemine rağmen gümrükte baştan itibaren hazır bulundurulmadığı, eşyaların gümrüğe getirilmediği, bu suretle olmayan eşyayı ihraç etmeye teşebbüs ettikleri; sanıklar imalatçı firmanın yanlış fatura düzenlemesi sebebiyle iptal talebinde bulunduklarını ifade etmiş iseler de bu aşamadan sonra beyannamenin iptalinin mümkün olmadığı ve bu suretle sanıkların, olayın başından beri ihraç edilmemiş bir eşyayı ihraç edilmiş gibi göstererek haksız çıkar sağlama kastıyla hareket ettiklerinin kabulü gerektiği, sanıkların beyanname düzenleyerek idareye vermeleri ve beyannamenin tescilinin, atılı suçun icra hareketini oluşturduğu,
Ancak atılı kaçakçılık suçunun tamamlanması için öngörülen haksız çıkar elde edilemediği için eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı 5607 sayılı Kanunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 3. maddenin (18) fıkrasına göre: "Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış suç gibi cezalandırılır." hükmü gereğince sanıkların atılı suçtan cezalandırılmaları gerekirken dosya kapsamıyla örtüşmeyen gerekçeyle beraatlerine karar verilmesi,"" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu, Yerel Mahkemece 25.09.2018 tarih ve 530-631 sayı ile sanıkların anılan suçtan beraatlerine karar verilmiştir.
Hükümlerin katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 14.02.2019 tarih ve 19176-9591 sayı ile Yerel Mahkeme kararı eylemli uyma kabul edilmiş ve sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulması gerektiği şeklindeki gerekçeyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu Yerel Mahkemece 11.10.2019 tarih ve 170-539 sayı ile;
"" ...Halkalı Gümrük Müdürlüğü uygulamasına göre, fiziki şartlar nedeniyle henüz daha ihraç konusu malları taşıyan aracın gümrük sahasına girmesinden evvel hatta daha üretim aşamasında dahi gümrük işlemleri yapılıp hat kriteri belirlenebileceği, dolayısıyla, suça konu beyanname kapsamındaki malları taşıyan aracın gümrük sahasına girip bilahare kırmızı hat muayenesinden kaçtığına ilişkin bir tespit de yer almadığından yine yasalarımızda kırmızı hat kriterine düşen bir beyannameye konu malın muayeneye sunulmaması hali başlıbaşına suç tarihindeki 5607 sayılı yasanın 3/14. (halihazırda 3/9) maddesine muhalefet olarak görüleceğine ilişkin bir atıfta da bulunulmadığından, sanıkların savunmalarınını aksi ispatlanamadığından, malın, maddi hatalı suça konu o beyanname kapsamında ihracatından vazgeçilmiş olduğundan, bu durumda, ihracat rejimi hükümlerine tabi tutulmak üzere tescil edilen gümrük beyannamelerinin iptalinin 4458 sayılı yasanın 64 ve Gümrük Yönetmeliğinin 121 madde hükümlerine göre yapılması esas olmakla birlikte, ihracat eşyasının serbest dolaşımda bulunan eşya statüsüne haiz olması ve geçici depolama yerlerine konulmaksızın beyan edilebilmesi gibi munhasıran ihracat rejimine özgü nitelikler dikkate alındığında, Gümrük Yönetmeliğinin 127/3 ve 417. maddesine göre değerlendirme yapılması gerektiğinden, yine, 2009 takvim yılında 182 adet ihracat beyannamesi düzenlendiği, bu beyannameler arasında -suça konu tek bir beyanname hariç- teslim alınmış statüde beyanname bulunmadığı, 182 adet beyannameden 8 tanesinin iptal edilmiş, diğerleri kapanmış, sadece 1 adedi, yani suça konu olan teslim alınmış statüde görüldüğünden, işbu dosyaya konu ihracat beyannamesi haricinde diğer kırmızı hat muayenelerinde sorun çıkmadığından, bu çapta işlem yapan bir firmanın, aleyhe olumsuz bir tespit de olmaması karşısında, suça konu beyannameyi vergi kaçırmak için düzenlediğinin kabulü hakkaniyete uygun olmayacağından, suçun maddi ve manevi unsurları itibariyle oluşmadığı..."" şeklindeki gerekçesiyle bozma kararına direnerek önceki hükümler gibi sanıkların beraatlerine karar vermiştir.
Direnme kararına konu bu hükümlerin de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2020 tarihli ve 4040 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesiyle dosya 6763 sayılı Kanun"un 36. maddesiyle değişik CMK"nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 7. Ceza Dairesince 21.10.2020 tarih ve 2114-15157 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklara atılı ihracat kaçakçılığı suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
İstanbul Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tescilli 11.05.2009 tarihli ve EX195446 sayılı ihracat beyannamesinin sanık ... Lafçı’nın yetkilisi olduğu ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. adına işlem gördüğü ve gümrük müşaviri olan sanık ... tarafından tanzim edilip imzalanmak suretiyle işleme konulduğu, beyanname konusu eşyaların tedarikçi-ihracatçı sanık ... Lafçı’nın yetkilisi olduğu ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından piyasadan tedarik edildiği, gönderici/ihracatçının ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti., alıcı firmanın Henleys Clothing Limited olduğu, beyan sahibi/temsilcisinin ise Küresel Gümrük Müşavirliği Limited Şirketi ortağı ... olduğu, ürünlerin 247 kapta, 5561 adet %100 pamuklu dokuma bayan pantolonu, %100 pamuklu dokuma erkek pantolon olduğu;
İhracatı kırmızı hat kriterine tabi tutulan 11.05.2009 tarihli ve EX195446 sayılı beyannameye konu eşya için ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından Henleys Clothing Limited firması adına 247 kapta, 5561 adet %100 pamuklu dokuma bayan pantolonu, %100 pamuklu dokuma erkek pantolon için 014645 sayılı ve 07.05.2009 tarihli, 59.964.00 GBP meblağlı fatura düzenlendiği,
Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tescilli 12.05.2009 tarihli ve EX197378 sayılı ihracat beyannamesinin sanık ... Lafçı’nın yetkilisi olduğu ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. adına işlem gördüğü ve gümrük müşaviri sanık ... tarafından tanzim edilip imzalanmak suretiyle işleme konulduğu, beyanname konusu eşyaların tedarikçi-ihracatçı ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından piyasadan tedarik edildiği, gönderici/ihracatçının ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti., beyan sahibi/temsilcisinin Bilin Gümrük Müşavirliği Limited Şirketi, ihracata konu eşyanın ise 247 kapta, 5561 adet %100 pamuklu dokuma bayan etek, %100 pamuklu dokuma erkek pantolon olduğu;
İhracatı sarı hat kriterinden gerçekleşen 12.05.2009 tarihli ve EX197378 sayılı beyannameye konu eşya için ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından Henleys Clothing Limited firması adına, 247 kapta, 5561 adet %100 pamuklu dokuma bayan etek, %100 pamuklu dokuma erkek pantolon için 014657 sayılı ve 12.05.2009 tarihli, 59.964.00 GBP meblağlı fatura düzenlendiği,
Halkalı Gümrük Müdürlüğü tarafından iptal istemli 18.01.2012 tarihli dilekçeye istinaden yapılan incelemede; iptali talep edilen 11.05.2009 tarihli EX195446 sayılı gümrük çıkış beyannamesinin ""kırmızı hatta"", ""teslim alınmış"" statüde olduğu, aynı eşya için 12.05.2009 tarihli ve EX197378 sayılı gümrük çıkış beyannamesi ile sarı hat kriterlerinden ihracatın tamamlandığı ve gümrük çıkış beyannamesinin kapatıldığının tespit edildiği,
Gümrük İdaresince düzenlenen 26.03.2012 tarihli kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre; ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen 11.05.2009 tarihli ve EX195446 sayılı gümrük çıkış beyannamesinde gösterilen 5561 adet giyim eşyasının gümrüklenmiş değerinin 139.556.64 TL olduğu,
İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğünün 13.04.2012 tarihli suç duyurusunda;
İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünün 27.02.2012 tarihli ve 2245-4212 sayılı yazıları ile Halkalı Gümrük Müdürlüğünün 06.01.2012 tarihli ve 13648 sayılı yazılarında; Halkalı Gümrük Müdürlüğünce ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına tescilli ve onaylı 11.05.2009 tarihli ve EX195446 sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyaların 1000 rejiminde beyanda bulunulduğunu ve BİLGE sistemince kırmızı hatta işlem görmek üzere yönlendirildiğini, yükümlüsünden alınan 18.01.2012 tarihli ve 10386 sayılı dilekçelerinde; firmaları adına tescilli 11.05.2009 tarihli ve EX195446 sayılı gümrük çıkış beyannamesi muhteviyatı eşyaların fiili ihracatının gerçekleştirilmediğinden bahisle iptalinin talep edildiği, yapılan incelemede iptali talep edilen gümrük çıkış beyannamesinin “kırmızı hatta” ve “teslim alınmış” statüde bulunduğu, aynı eşya için 12.05.2009 tarihli ve EX197378 sayılı gümrük çıkış beyannamesi ile “sarı hat” kriterinden ihracatın gerçekleştirildiği ve gümrük çıkış beyannamesinin kapanmış statüde olduğu,
- Gümrük Müdürlüğünce ihracat beyannamesinin onaylanıp kırmızı hat kriterine göre muayene edileceğinin ihracatçıya bildirilmesinden sonra normal olarak eşya gümrüğe sunulup gümrükçe fiziken muayene edilmesi gerekirken; bu yapılmadan ihracatçı tarafından aynı eşya için yeni bir beyanname üretilip bilgisayar sistemi tarafından eşyanın gümrükçe muayene ve kontrol edilmeden işlem yapılan beyaz veya sarı hat beyanname kontrol seçeneklerinden birisine denk getirtilerek gümrük işlemlerinin tamamlanması nedeniyle, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu"nun 3. maddesinin 14. fıkrasında belirtilen suçun işlenme olasılığının kuvvetle muhtemel olması nedeniyle konunun soruşturulması gerektiğinin Bölge Müdürlüğünce, Halkalı Gümrük Müdürlüğüne bildirildiği;
- Sonuç olarak; Halkalı Gümrük Müdürlüğünce ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına tescilli 11.05.2009 tarihli ve EX195446 sayılı ihracat beyannamesi BİLGE sisteminde kırmızı hatta işlem görmek üzere yönlendirilmesine ve teslim alınmış statüde beklemesine rağmen beyanname muhteviyatı eşyalar muayeneye sunulmayıp aynı firma tarafından, aynı eşyalar için 12.05.2009 tarihli ve EX197378 sayılı ihracat beyannamesi tanzim edilerek sarı hattan eşyaların kontrolü sağlanmadan fiili ihracatının yapılması fiziki muayeneden kaçınma olarak tespit edildiğinden, eşyaların ihracatçısı ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi isimli firmanın ortağı ve yetkilisi sanık ... Lafçı’nın ve anılan firmanın gümrük işlemlerini yapan Gümrük Müşaviri ... isimli şahısların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/14, 3/4 ve 3/18. maddelerine muhalefet ettiği kanaati hasıl olduğunun belirtildiği,
25.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tescilli sanık ... Lafçı’nın yetkilisi olduğu ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına işlem gören 11.05.2009 tarihli ve EX195446 sayılı ihracat beyannamesinin sanık Gümrük Müşaviri ... tarafından tanzim edilip 54. hanesi imzalanmak suretiyle işleme konulduğu,
- İhracat beyannamesinin onaylanıp kırmızı hat kriterine göre muayene edileceğinin ihracatçıya bildirilmesinden sonra normal olarak eşya gümrüğe sunulup gümrükçe fiziken muayene edilmesi gerekirken, bu işlem yapılmayarak olay tarihinden sonra aynı eşyalar için yeni bir beyanname tanzim edilerek eşyaların muayeneden kaçınıldığı iddia edilse de dava konusu her iki beyannamenin incelenmesinde, eşya cinslerinin idarenin ihbar ettiği gibi aynı olmadığı, suça konu beyannamenin pantolon, ikinci açılan beyannamenin etek cinsi eşyaları ihtiva ettiğinin tespit edildiği; bunun sanık ifadeleri ile örtüştüğü;
- Beyanname konusu eşyaların yanlış veya başka bir şekilde eksik bildirilmesi nedeniyle bunun Gümrük İdaresi tarafından düzeltilmesinin mümkün olduğu, bunun için önce eşyaların gümrüğe getirtilip muayene edilmesinin gerektiği, sonra düzeltme iptal işlemi yapılabileceği, sanık ..."ün eşyayı gümrüğe getirme, durumunu belirleme, araştırma gibi görevi bulunmadığı, Gümrük Yönetmeliği"nin 113. maddesinde beyannamede yer alan bilgiler ile ibraz edilen belgelerin doğruluğundan sorumlu olduğu, belgelere göre yapılan beyanda yasal ihlalin olmadığı ... şeklinde görüş bildirdiği,
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Muratbey Hukuk Bürosu tarafından gönderilen 25.09.2018 havale tarihli yazısında; Gümrükler Genel Müdürlüğünün 24.01.2002 tarihli ve 2002/11 sayılı Bölge Müdürlük emrine istinaden, eşyanın muayeneye sunulmadan onay işlemine tabi tutulmaması gerekliliğinin fiziki alt yapı yetersizliği başta olmak üzere fiili imkânsızlıklar nedeniyle yerine getirilemediğinin, 4458 sayılı Gümrük Kanunu"nun 150. maddesinin dördüncü fıkrası hükmüyle Bakanlığa verilen yetki kapsamında uygun bulunduğunun belirtildiği göz önüne alınarak, eşyanın gümrük sahasına sokulmaksızın gümrük işlemleri yapılabildiğini, ilgili firma adına tescilli teslim alınmış statüdeki 11.05.2009 tarihli ve EX195446 sayılı ihracat beyannamesinin onay işleminin araç sahaya girdikten önce mi, sonra mı yapıldığı hususunda net bir tespitin olmadığını bununla birlikte söz konusu araçların gümrük sahasına fiilen girip girmediği tespitinin ancak beyannnameler ""çıkabilir"" statüye getirilip bir özet beyana bağlandığı aşamada yapılabilir olduğundan söz konusu araçların gümrük sahasına fiilen girip girmediği hususunda net bir bilgi verilemediği;
Anlaşılmaktadır.
Sanık ... aşamalarda; Küresel Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti. ünvanlı firmanın ortağı olduğunu, Halkalı Gümrük Müdürlüğünce ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına tescilli 11.05.2009 tarihli ve 195446 sayılı beyanname ile 12.05.2009 tarihli ve 197378 sayılı ihracat beyannamelerinin 54. hanesindeki isim ve imzanın kendisine ait olduğunu, bu beyannameyi kendisinin düzenleyip gümrüğe sunduğunu, Halkalı Gümrük Müdürlüğünce ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına tescilli 11.05.2009 tarihli ve 195446 sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyaların 1. kaleminde yer alan %100 pamuklu dokuma bayan etek cinsi eşyanın 07.05.2009 tarihli ve 014645 sayılı faturada yanlışlıkla %100 pamuklu dokuma bayan pantolon olarak yazıldığını, bu yanlışlığın 11.05.2009 tarihli ve 195446 sayılı ihracat beyannamesi açıldıktan sonra mal sahibi firma tarafından fark edildiğini ve müşavirlik firmasına durumun bildirildiğini, eşyaların acil gönderilmesi gerektiğinden ve beyannamede değişiklik yapmak da uzun süreceğinden yeni bir beyannname açıldığını, bu beyannamenin ise aynı firma adına tescilli 12.05.2009 tarihli ve 197378 sayılı beyanname olduğunu, bu beyannname ekinde yer alan 12.05.2009 tarihli ve 014657 sayılı fatura eşyaların 1. kaleminin %100 pamuklu dokuma bayan etek olarak düzeltildiğini, fatura kıymet ve miktarında herhangi bir değişiklik yapılmadığını, bu iki beyannname ve eklerinin birer suretini ibraz ettiğini, kendilerinin eşyaları muayeneden kaçırmak gibi bir niyetinin asla olmadığını, beyanname sahibi firmanın faturada yaptığı bir hatayı fark etmesi ve beyannamede değişiklik yapılması zaman alacağından eşyaların aracın çıkışına yetişmesi amacıyla yeni bir beyannname açıldığını, işlerin yoğunluğundan 11.05.2009 tarihli ve 195446 sayılı beyannanmenin iptali için başvuru yapmayı unuttuklarını, bu eşyaların alıcı firmada olduğunu düşündüğünü, müşavirlik firması olarak müşteriler ile sürekli iletişim hâlinde bulunduklarını ve onları işlemlerin durumu hakkında bilgilendirdiklerini, bu aşamada müşterilerle müşteri temsilcilerinin görüştüğünü, Halkalı Gümrük Müdürlüğünce ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına tescilli 11.05.2009 tarihli ve 195446 sayılı ihracat beyannnamesi ile ilgili olarak da firma ile gerekli yazışmaların yapıldığını, işlerinin yoğunluğundan bu beyannnamenin iptali için başvuru yapmayı unuttuklarını,
Sanık ... Lafçı aşamalarda; ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi ünvanlı firmanın ortağı olduğunu, Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tescilli 11.05.2009 tarihli ve 195446 sayılı ihracat beyannamesi ile 12.05.2009 tarihli ve 197378 sayılı ihracat beyannameleri ve muhteviyatı eşyaların firmalarına ait olduğunu, bu beyannameler ekinde bulunan 07.05.2009 tarihli ve 014645 sayılı fatura ile 12.05.2009 tarihli ve 014657 sayılı faturanın firmaları tarafından düzenlendiğini, firmalarının tedarikçi olduğunu, Halkalı Gümrük Müdürlüğünce firmaları adına tescilli 12.05.2009 tarihli ve 197378 sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyalar imalatçı firmadan kargo ile nakliyeci firmanın deposuna geldiğini, burada işlemleri tamamlandıktan sonra eşyaların yurt dışına gönderildiğini, nakliyeci firmanın Ekol Nakliyat firması olduğunu, firma adına tescilli 11.05.2009 tarihli gümrük çıkış beyannamesinin birinci kelemde yer alan %100 pamuklu dokuma bayan etek cinsi eşya, 07.05.2009 tarihli ve 014645 sayılı faturada yanlışlıkla %100 pamuklu dokuma bayan pantolon olarak yazıldığını görüp imalatçı firmanın kendilerine gönderdiği faturada eşyaların yanlış yazıldığını farkedip firmayı arayarak durumu bildirmeleri üzerine farkedildiğini, hatanın düzeltilmesi yönünde gümrük müşavirliğine bilgi verildiğini sonradan gümrük müşavirliklerinden öğrendikleri kadarıyla yeni bir beyanname açıldığını, bu beyannamenin de firmaları adına tescilli 12.05.2009 tarihli ve 197378 sayılı ihracat beyannamesi olduğunu, bu beyanname ekinde bulunan 12.05.2009 tarihli ve 014657 sayılı faturada yanlışlığın düzeltildiğinin görülebileceğini, eşyaların şu an müşterileri olan firmada olduğunu,
Savunmuşlardır.
Uyuşmazlığın isabetli bir çözüme kavuşturulabilmesi için, öncelikle sanıklara atılı ihracat kaçakçılığı suçuyla ilgili kanuni düzenlemeler ile suçun unsurları üzerinde durulması gerekmektedir.
Suç tarihi itibarıyla 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin14. fıkrası;
“İhracat gerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibi göstermek ya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik göstererek ilgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkar sağlayan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklinde iken, suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89. maddesiyle 9. fıkra; “İlgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak amacıyla ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi gösteren ya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik gösteren kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
Suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun’un 54. maddesiyle 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesi tüm fıkralarıyla birlikte yeniden düzenlenmiştir. Yapılan bu düzenlemeyle 3. maddenin önceki 14. fıkra hükmü, metinde hiçbir değişiklik yapılmadan 9. fıkra olarak aynen tekrar edilmiştir. Bu değişiklikten sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89. maddesiyle yeniden değiştirilerek son şeklini almıştır. Bu değişiklik gerekçesi şöyledir: “Dokuzuncu fıkrada yapılan değişiklikle, yararlanma söz konusu suç bakımından bir unsur olmaktan çıkarılmıştır. Fıkra metninde sayılan fiillerin yararlanmak amacıyla işlenmiş olması, söz konusu suçun tamamlanması için yeterli kabul edilmiştir.” Değişiklikten önceki hükme göre suçun tamamlanması için, fıkrada belirtilen hareketlerin yapılması sonucunda haksız yararlanmanın gerçekleşmesi gerekmekte idi. Bir başka anlatımla “yararlanma” suçun unsuru olarak kabul edilmekte idi. Ancak yapılan değişiklikle fıkrada belirtilen hareketlerin “yararlanma amacıyla” yapılmış olması suçun tamamlanması için yeterli olduğu kabul edilmiştir. Fıkrada tanımlanan suç, amaç suçuna dönüştürülmüştür. (Seyfettin Çilesiz, 6455 ve 6545 sayılı Kanunlarla Değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Açıklaması, Adalet Yayınevi, Ankara, 2016, s. 342.).
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89. maddesiyle yeniden kaleme alınan 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 9. fıkrasında sanık lehine değişiklik yapılmadığı ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 14. fıkrasında düzenlenen suçun unsurları yönünden sanık lehine olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanun’un 3. maddesinin 14. fıkrası hükümleri uyarınca uyuşmazlık konusu değerlendirilmiştir.
İhracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi göstermek veya ihracata konu malın, cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik göstererek ilgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkar sağlamak hareketleri bu suçun maddi unsurunu oluşturmaktadır.
Bu fıkrada iki ayrı suç tipine yer verilmektedir. Anılan suç iki ayrı hareketle işlenebilmekte olup seçimlik hareketlidir. Birinci suç tipinde;
1- İhracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi gösterilmiş olmalı ve bu şekilde,
2- İlgili Kanun hükümleri uyarınca teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkar sağlanmalıdır.
İkinci suç tipinde ise;
1- Gerçekleştirilen ihracata konu malın, cins, miktar, evsaf veya fiyatı değişik gösterilmeli ve bu şekilde,
2- İlgili Kanun hükümleri uyarınca teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkar sağlanmalıdır.
İhracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi göstermek hareketi gerçeği yansıtmayan beyanname ve eki belgelerin ya gümrük idaresine hiç gitmeden elektronik ortamda veya gümrük idaresine gidilerek verilmesi suretiyle gerçekleştirilebilir. Gerçekleştirilen ihracata konu malın, cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik göstermek hareketi ise gümrük idarelerine verilen gümrük çıkış beyannameleri veya ekli belgelerde gösterilmesi suretiyle yapılabilir.
Gümrük İdaresine beyanname vererek ihraç yapmaya yetkili herkes bu suçun faili olabilir.
Bu suçun manevi unsuru ise kasttır. İhracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi göstermek hareketi ya da ihracata konu eşyanın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik göstermek hareketi, ilgili kanun hükümleri uyarınca teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkar sağlamak amacıyla, bilerek ve istenerek yapılmalıdır.
Suç tarihi itibarıyla 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 18. fıkrası;
“Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır.” şeklinde iken, 11.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun’un 54. maddesiyle anılan fıkra, metinde hiçbir değişiklik yapılmadan 21. fıkra olarak aynen tekrar edilmiştir.
Bu suç teşebbüse elverişli bir suçtur. Suç teşebbüs aşamasında kalsa bile 18. fıkra hükmü uyarınca fail tamamlanmış gibi cezalandırılacaktır.
Gelinen bu aşamada 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliği’nde yer alan ilgili düzenlemeler üzerinde durulacaktır.
4458 sayılı Kanun’un “Diğer Hükümler” başlıklı 54. maddesi;
“Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak, Türkiye Gümrük Bölgesine getirildiği veya gümrük kontrolüne tabi tutulmadığı saptanan eşyaya, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile ilgili diğer kanun hükümleri uygulanır.” şeklinde düzenlenmiş olup Gümrük Kanunu hükümlerine aykırı olarak eşyanın gümrük bölgesine getirilmesi veya gümrük kontrolüne tabi tutulmaması durumunda 5607 sayılı Kanun hükümleri ile diğer kanun hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmiştir.
“Eşyanın Bir Gümrük Rejimine Tabi Tutulması” başlıklı 58. maddesi;
“1. Bir gümrük rejimine tabi tutulmak istenen eşya, bu rejime uygun şekilde yetkili gümrük idaresine beyan edilir.
2. İhracat, hariçte işleme, transit veya antrepo rejimi için beyan edilen serbest dolaşımda bulunan eşya, gümrüğe verilen beyannamenin tescilinden itibaren Türkiye Gümrük Bölgesinden çıkıncaya veya imha edilinceye ya da gümrük beyannamesi iptal edilinceye kadar gümrük gözetimi altında kalır.” şeklinde düzenlenmiş olup bir gümrük rejimine tabi tutulmak istenen eşyanın, bu rejime uygun şekilde yetkili gümrük idaresine beyan edileceği, gümrüğe verilen beyannamenin tescilinden, eşyanın Gümrük Bölgesinden çıkıncaya veya imha edilinceye ya da gümrük beyannamesi iptal edilinceye kadar gümrük gözetimi altında kalacağı kabul edilmiştir.
Aynı Kanun’un “Eşyanın Bir Gümrük Rejimine Tabi Tutulması” başlıklı 59. maddesi;
“1. Gümrük beyanı;
a) Yazılı olarak,
b) Bilgisayar veri işleme tekniği yoluyla,
c) Sözlü olarak,
d) Eşya sahibinin bu eşyayı bir gümrük rejimine tabi tutma isteğini ifade ettiği herhangi bir tasarruf yoluyla,
Yapılabilir.” şeklinde düzenlenmiş olup gümrük beyanı yazılı, sözlü, bilgisayar veri işleme tekniği veya bir eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutma isteğini ifade ettiği herhangi bir tasarruf yoluyla yapılabilmektedir.
“Normal Usul” başlıklı 60. maddesi;
“1. Yazılı beyan, 4 üncü fıkrada belirtilen beyanname ile yapılır. Bu beyannamenin eşyanın beyan edildiği gümrük rejimini düzenleyen hükümlerin uygulanması için gerekli bütün bilgileri ihtiva etmesi ve imzalanması gerekir.
2. a) Eşyanın beyan edildiği gümrük rejimini düzenleyen hükümlerin uygulanması için gerekli bütün belgeler beyannameye eklenir.
b) Gümrük beyanı bilgisayar veri işleme tekniği yoluyla yapıldığında gümrük idaresi beyannameye eklenmesi gereken belgelerin beyanname ile birlikte ibrazını istemeyebilir. Bu durumda söz konusu belgeler gümrük idaresi istediğinde ibraz edilmek üzere beyan sahibince muhafaza edilir.
3. Kazıntılı ve silintili beyannameler gümrük idarelerince kabul edilmez. Ancak, beyannameler hatalı yazının üzeri okunacak şekilde çizilerek yanına doğrusu yazılıp beyan sahibi tarafından imzalanarak ve tescil sırasında resmi mühürle mühürlenerek düzeltilir.
4. Gümrük işlemleri, şekil ve içeriği yönetmelikle belirlenen beyanname ve diğer belgelerle yapılmak zorundadır. Bu belgelerin basımı ve dağıtımına ilişkin usul ve esaslar Müsteşarlıkça belirlenir. Bilgisayar ortamında hazırlanan söz konusu belgelerin kabulüne Müsteşarlık yetkilidir.” şeklinde düzenlenmiş olup yazılı beyanın şekil ve içeriği yönetmelikle belirlenen beyanname ve diğer belgelerle yapılması gerektiği, kazıntılı ve silintili beyannamelerin idarece kabul edilemeyeceği, bu beyannamenin eşyanın beyan edildiği gümrük rejimini düzenleyen hükümlerin uygulanması için gerekli bütün bilgileri ihtiva etmesi ve imzalanması gerektiği kabul edilmiştir.
“Normal Usul” başlıklı 61. maddesi;
“60 ıncı maddede belirtilen şartlara uygun beyannameler, ait oldukları eşyanın gümrüğe sunulmuş olması halinde tescil edilir. Tescil işlemi, beyana ilişkin bilgilerin yerel alan ağı veya geniş alan ağı üzerinden gümrük bilgisayar sistemine girilerek sistem tarafından tescil tarihi ve sayısı verilmesini ya da beyanname veya beyanname hükmündeki belgenin üzerine mühür vurularak, sıra numarası ile tarih konulması ve bu beyannameye ait bilgilerin tescil defterine yazılmasını ifade eder.
2. Aksine hüküm bulunmadıkça, eşyanın beyan edildiği gümrük rejimine ilişkin tüm hükümlerin uygulanmasında esas alınacak tarih, beyannamenin tescil edildiği tarihtir.
3. Tescil edilmiş olan beyanname, ait olduğu eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağlar ve gümrük vergileri tahakkukuna esas tutulur.” şeklinde düzenlenmiş olup 60. maddede belirtilen şartlara uygun beyannamelerin, ait oldukları eşyanın gümrüğe sunulmuş olması hâlinde tescil edileceği, tescil işleminin ne şekilde yapılacağı, beyannamenin tescil tarihinin gümrük rejimine ilişkin tüm hükümlerin uygulanmasında esas alınacak tarih olduğunu, tescil edilmiş beyannamenin hangi yönlerden beyan sahibini bağladığı belirtilmiştir.
“Normal Usul” başlıklı 63. maddesi;
“Başka bir eşyanın beyanı sonucunu doğurmaması kaydıyla, beyan sahibinin talebi üzerine beyannamede yer alan bir veya daha fazla bilginin düzeltilmesine, gümrük idarelerince izin verilir. Ancak;
a) Beyan sahibine eşyanın muayene edileceğinin bildirilmesinden,
b) Söz konusu bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden,
c) 73 üncü madde hükümleri saklı kalmak üzere, eşyanın teslim edilmesinden,
sonra beyannamede düzeltme yapılmasına izin verilmez.” şeklinde düzenlenerek beyannamede düzeltme yapılabileceği öngörülmekle birlikte beyannamede düzeltme yapılarak başka eşya beyanında bulunulamayacağı, eşyanın muayene edileceğinin bildirilmesinden, beyannamedeki bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden ve 73. madde hükümleri saklı kalmak üzere eşyanın teslim edilmesinden sonra beyannamede düzeltme yapılamayacağı kabul edilmiştir.
“Normal Usul” başlıklı 64. maddesi;
“1. Gümrük idareleri, beyan sahibinin talebi üzerine ve eşyanın yanlışlıkla beyanname konusu gümrük rejimine tabi tutulmasına veya beyan edildiği rejime tabi tutulmasının özel nedenlerle artık mümkün olmadığına ilişkin kanıtlayıcı belgeleri ibraz etmesi halinde, tescil edilmiş bir beyannameyi iptal ederek, gerektiğinde yeni bir rejim beyanında bulunulmasına izin verebilirler.
Ancak, gümrük idarelerince beyan sahibine eşyanın muayene edileceğinin bildirilmiş olduğu hallerde, muayenenin sonucu alınmadan beyannamenin iptaline ilişkin talep kabul edilmez.
...
5. Beyannamenin iptali, yürürlükteki cezai hükümlerin uygulanmasına engel oluşturmaz.” hükmünü içermekte olup metinde beyannamenin iptal edilmesi için hangi koşulların oluşması gerektiği düzenlenmiştir. Tescil edilmiş bir beyannamenin Gümrük İdaresince iptal edilebilmesi için;
1- Beyan sahibinin iptal talebinde bulunması,
2- Eşyanın yanlışlıkla beyanname konusu gümrük rejimine tabi tutulması,
3- Eşyanın beyan edildiği rejime tabi tutulmasının özel nedenlerle artık mümkün olmaması,
4- Belirtilen sebeplerle ilgili olarak beyan sahibince kanıtlayıcı belgelerin ibraz edilmesi gerekmektedir.
Birinci fıkranın son cümlesinde ise belirtilen koşullar gerçekleşse dahi gümrük idarelerince beyan sahibine eşyanın muayene edileceğinin bildirilmiş olduğu hâllerde, muayenenin sonucu alınmadan beyannamenin iptaline ilişkin talebin kabul edilmeyeceği istisna olarak kabul edilmiştir. Öte yandan maddede kabul edilen iptal koşulları gerçekleşmiş olsun veya olmasın Gümrük İdaresince yapılan beyannamenin iptali, yürürlükteki cezai hükümlerin uygulanmasına engel oluşturmayacaktır.
“Normal Usul” başlıklı 65. maddesi;
“1. Gümrük idareleri, beyanın doğruluğunu araştırmak üzere;
a) Beyanname ile ilgili ve beyannameye ekli belgeleri kontrol edebilir ve beyannamenin içerdiği bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacı ile beyan sahibinden diğer belgeleri de vermesini isteyebilir,
b) Eşyayı muayene edebilir ve ayrıntılı muayene veya tahlil amacıyla numune alabilirler.
2. Beyanname kapsamı eşyanın muayene edilmesi halinde, muayene sonuçları, muayene edilmemesi halinde ise beyannamede yer alan bilgiler, eşyanın tabi olduğu gümrük rejimi hükümlerinin uygulanmasında esas alınır...” şeklinde düzenlenmiş olup madde metni Gümrük İdaresine beyanname ve ekindeki belgeleri kontrol edebilme, beyanname içeriğinin doğruluğunu araştırmak için beyan sahibinden başka belgeler isteyebilme, beyannameye konu eşyayı muayene edebilme ve tahlil amacıyla numune alabilme yetkisi tanımıştır. Beyannameye konu eşya muayene edilmiş ise muayene sonuçları, muayene edilmemiş ise beyannamede yer alan bilgilerin, eşyanın tabi olduğu gümrük rejimi hükümlerinin uygulanmasında esas alınacağı belirtilmiştir.
“İhracat Rejimi” başlıklı 150. maddesi;
“1. İhracat rejimi, serbest dolaşımda bulunan eşyanın ihraç amacıyla Türkiye Gümrük Bölgesi dışına çıkışına ilişkin hükümlerin uygulandığı rejimdir.
İhracat, ticaret politikası önlemleri ve gerektiği takdirde ihracat vergileri de dahil olmak üzere çıkış işlemlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasıyla gerçekleştirilir.
2. Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilecek eşya, ihracata ilişkin gümrük beyannamesi ile yetkili gümrük idaresine beyan edilir.
3. Türkiye Gümrük Bölgesinden çıkacak eşyanın gümrük beyannamesine tabi olmayacağı hal ve şartlar yönetmelikle belirlenir.
4. Müsteşarlık, gerektiğinde ihraç eşyasının cinsine, niteliklerine ve ihracatın özelliğine göre ihracatın daha kolay yapılmasını sağlayacak usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”,
“İhracat Rejimi” başlıklı 151. maddesi;
“İhraç eşyası, buna ilişkin gümrük beyannamesinin tescili sırasında bulunduğu durum ve niteliğini gümrük kontrolünden çıktığı sırada da aynen muhafaza etmesi ve bu haliyle Türkiye Gümrük Bölgesini terk etmesi koşuluyla fiilen ihraç edilmiş sayılır. Bu durumda, ihraç eşyası üzerindeki gümrük kontrolü sona erer.” hükümleriyle ihracat rejiminin ne olduğu, ihracatın nasıl gerçekleşeceği, ihracata ilişkin gümrük beyannamesi, beyannameye tabi olunmayan hâl ve şartlar, ihraç eşyasının fiilen ihraç edilmiş sayılması için gereken koşullar ile gümrük kontrolünün ne zaman sona ereceği düzenlenmiştir. Kanun’un 150. maddesinin dördüncü fıkrada ise gerektiğinde ihraç eşyasının cinsine, niteliklerine ve ihracatın özelliğine göre ihracatın daha kolay yapılmasını sağlayacak usul ve esasları belirlemeye Gümrük Müsteşarlığı yetkili kılınmıştır.
“Usulsüzlüklere İlişkin Cezalar “ başlıklı 241. maddesinin 1 ve 2. fıkraları;
“1. Bu Kanunda ayrı bir ceza tayin edilmiş haller saklı kalmak üzere, bu Kanuna ve bu Kanunda tanınan yetkilere dayanılarak çıkarılan ikincil düzenlemelerle getirilen hükümlere aykırı hareket edenlere söz konusu düzenlemelerde açıkça öngörülmüş olması kaydıyla altmış TL usulsüzlük cezası uygulanır.
2. 1 inci fıkrada belirtilen miktar, her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılır, bu hesaplamada 1,000,000 TL."sına kadar olan tutarlar dikkate alınmaz.” şeklinde düzenlenerek Gümrük Kanunu’nda ayrı bir ceza tayin edilmiş hâller saklı kalmak üzere, bu Kanuna ve bu Kanun’da tanınan yetkilere dayanılarak çıkarılan ikincil düzenlemelerle getirilen hükümlere aykırı hareket edenlere söz konusu düzenlemelerde açıkça öngörülmüş olması durumunda idari para cezası verileceği öngörülmüştür.
Gümrük Yönetmeliği’nin suç tarihinde yürürlükte bulunan “Beyannamede Düzeltme” başlıklı 121. maddesinin 2. fıkrası;
"Eşyanın teslimine kadar;
a) Eşyanın muayenesi için bilgisayar sistemi tarafından beyanın kontrolü türünün kırmızı hat olarak belirlenmesinden,
b) Muayenesi tamamlanmış eşya da dahil olmak üzere beyan edilen eşyaya ilişkin bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden,
önce beyannamede düzeltme yapılmasına izin verilir." şeklinde iken 07.02.2013 tarihli ve 28552 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren fıkra metni;
“Eşyanın teslimine kadar;
a) Eşyanın muayenesi için bilgisayar sistemi tarafından beyanın kontrolü türünün kırmızı hat olarak belirlenmesinden,
b) Beyan edilen eşyaya ilişkin bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden,
önce beyannamede düzeltme yapılmasına izin verilir ve herhangi bir cezai işlem uygulanmaz.” şeklinde değiştirilmiştir. Fıkra metninde eşyanın muayenesi için bilgisayar sistemi tarafından beyanın kontrolü türünün kırmızı hat olarak belirlenmesinden veya beyan edilen eşyaya ilişkin bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden sonra beyannamede düzeltme yapılmasına izin verilmeyeceği kabul edilmiştir.
“Eşyanın tesliminden önce beyannamenin iptali” başlıklı 123. maddesinin 1. fıkrası;
“Gümrük idarelerince Kanunun 64 üncü maddesi uyarınca iptal edilen beyannamede iptal işleminin gerekçesi gösterilir.” şeklinde düzenlenerek 64. maddesi uyarınca iptal edilen beyannamede iptal işleminin gerekçesinin gösterileceği belirtilmiştir.
“İhracat veya hariçte işleme rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin beyannamenin iptali” başlıklı 127. maddesi;
"(1) İhracat vergilerine, ithalat vergisinin geri ödenmesi başvurusuna, ihracat iadesine veya ihracata bağlı diğer önlemlere konu eşyanın beyan sahibinin 417 nci maddede belirtilen süreler içerisinde müracaat etmesi ve aşağıda sayılan koşulların tamamını yerine getirmesi halinde, gümrük idaresi ihracat veya hariçte işleme rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin beyannameyi iptal eder.
a) Beyanname konusu eşyanın gümrük bölgesini terk etmediğinin ihracata ilişkin işlemlerin yapıldığı gümrük idaresine belgelenmesi,
b) Beyanname ile birlikte, tescili sırasında sunulan diğer belgeleri ihracata ilişkin işlemlerin yapıldığı gümrük idaresine ibraz etmesi,
c) İhracat nedeniyle beyan sahibine sağlanan bütün hak ve menfaatlerin iade edildiğinin veya beyan sahibinin söz konusu hak ve menfaatlerden yararlandırılmaması için ilgili kurumlarca gerekli tedbirlerin alındığını ihracata ilişkin işlemlerin yapıldığı gümrük idaresine kanıtlaması,
ç) Gerekli olması halinde, beyanname konusu eşyanın durumuna uygun gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması.
(2) Beyannamenin iptali, ihracat lisansına veya beyanın tevsiki için ibraz edilen bütün belgelere ilişkin olarak yapılan işlemlerin de iptali sonucunu doğurur.
(3) Birinci fıkrada belirtilen eşya dışında kalan ihraç eşyasının gümrük bölgesini terk etmediğinin, beyan sahibi tarafından, 417 nci maddede belirtilen süreler içerisinde ihracata ilişkin işlemlerin yapıldığı gümrük idaresine bildirilmesi durumunda gümrük beyannamesi iptal edilmiş sayılır.
(4) Bu madde hükümleri yeniden ihraç eşyası için de uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. İhracat veya hariçte işleme rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin beyannamenin iptali için;
1- İhracat vergilerine, ithalat vergisinin geri ödenmesi başvurusuna, ihracat iadesine veya ihracata bağlı diğer önlemlere konu eşya olması,
2- Beyan sahibinin 417. maddede belirtilen süreler içerisinde müracaat etmesi,
3- Beyanname konusu eşyanın gümrük bölgesini terk etmediğinin ihracata ilişkin işlemlerin yapıldığı gümrük idaresine belgelenmesi,
4- Beyanname ile birlikte, tescili sırasında sunulan diğer belgeleri ihracata ilişkin işlemlerin yapıldığı gümrük idaresine ibraz etmesi,
5- İhracat nedeniyle beyan sahibine sağlanan bütün hak ve menfaatlerin iade edildiğinin veya beyan sahibinin söz konusu hak ve menfaatlerden yararlandırılmaması için ilgili kurumlarca gerekli tedbirlerin alındığını ihracata ilişkin işlemlerin yapıldığı gümrük idaresine kanıtlaması,
6- Gerekli olması hâlinde, beyanname konusu eşyanın durumuna uygun gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması,
Şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
“Beyanın Kontrolü” başlıklı 180. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları;
“(1) Beyanın kontrol türü ve kontrolle görevli memur, bilgisayar sistemi tarafından risk kriterlerine göre belirlenir.
(2) Kontrol türleri:
a) Kırmızı hat; eşyanın muayenesi ile birlikte belge kontrolünün de yapıldığı hattır.
b) Sarı hat; muayeneye gerek görülmeksizin eşyaya ait beyanname ve eklerinin doğruluğunun ve birbiriyle uygunluğunun kontrol edildiği hattır.
c) Mavi hat; ...
ç) Yeşil hat; ...” olarak düzenlenmiştir. Beyanın kontrol türü ve kontrolle görevli memurun bilgisayar sistemi tarafından risk kriterlerine göre belirlenmektedir. Kontrol türleri; kırmızı, sarı, mavi ve yeşil hat olarak ayrılmaktadır. Kırmızı hatta belge kontrolü ile birlikte eşyanın muayenesi de yapılmaktadır. Sarı hatta ise sadece beyanname ve eklerinin doğruluğu ve birbiriyle uygunluğu kontrol edilmekte olup ayrıca eşya muayenesi yapılmamaktadır.
“Geçici depolanan eşya” başlıklı 77. maddesinin birinci fıkrası;
“Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen serbest dolaşımda olmayan eşya gümrüğe sunulmasından sonra gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutuluncaya kadar geçici depolanan eşya statüsünde bulunur ve bu şekilde adlandırılır. Talep halinde ihracat eşyasının da bu kapsamda değerlendirilmesi mümkündür.”,
“Geçici depolama süresi ve takip edilmeyen beyannameler” başlıklı 417. maddesi;
“(1) 77 nci madde hükümleri uyarınca, ihracat veya yeniden ihracat amacıyla geçici depolama yerlerine konulması talep edilen eşya, buralarda bir ay kalabilir. Sözü edilen eşya ile ilgili olarak beyanname tescil edilip edilmediğine bakılmaksızın bu süre içinde ek süre talebinde bulunulması halinde, gümrük müdürlüklerince en çok üç aya kadar ek süre verilebilir.
(2) Bir aylık süre ve verilen ek süre içinde gümrük işlemleri bitirilerek yerinden kaldırılmayan eşya için gümrük yükümlüsüne tebligat yapılarak, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde eşyanın geçici depolama yerinden çıkarılması; aksi takdirde, bu eşyanın gümrüğe terk edilmiş sayılacağı bildirilir. Bu süre içinde de yerinden çıkarılmaması halinde eşya gümrüğe terk edilmiş sayılır ve tasfiye hükümlerine göre işlem yapılır. Bu eşyaya ilişkin olarak tescil edilmiş beyanname varsa iptal edilir.
(3) Geçici depolama yerlerine konulmaksızın ihraç edilecek eşyanın beyanname kapatma süresi iki aydır. Bu süre gümrük müdürlüklerince makul sebeplerle en çok iki ay uzatılabilir. Bu süreler içinde işlemleri tamamlanmayan beyannameler iptal edilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Yönetmelik"in 77. maddesi hükümleri uyarınca, ihracat veya yeniden ihracat amacıyla geçici depolama yerlerine konulması talep edilen eşyanın, buralarda bir ay kalabileceği, ek süre talebinde bulunulması hâlinde ise gümrük müdürlüklerince en çok üç aya kadar ek süre verilebileceği, geçici depolama yerlerine konulmaksızın ihraç edilecek eşyanın beyanname kapatma süresinin iki ay olduğu, bu sürenin makul sebeplerle en çok iki ay uzatılabileceği, bu süreler içinde işlemleri tamamlanmayan beyannamelerin ise iptal edileceği kabul edilmiştir.
Bu bilgiler ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tescilli 11.05.2009 tarihli ve EX195446 sayılı ihracat beyannamesinin sanık ...’nın yetkilisi olduğu ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına işlem gördüğü ve gümrük müşaviri sanık ... tarafından düzenlenip imzalanmak suretiyle işleme konulduğu, beyanname konusu eşyaların tedarikçi-ihracatçı sanık ..."ın yetkilisi olduğu ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından piyasadan tedarik edildiği; gönderici/ihracatçının ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi, alıcı firmanın Henleys Clothing Limited olduğu, beyan sahibi/temsilcisi Küresel Gümrük Müşavirliği Limited Şirketi firması ortağı ... olduğu, ürünlerin 247 kapta, 5561 adet %100 pamuklu dokuma bayan pantolonu, %100 pamuklu dokuma erkek pantolonu olduğu; ihracatı kırmızı hat kriterine tabi tutulan 11.05.2009 tarihli ve EX195446 sayılı beyannameye konu eşya için ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından Henleys Clothing Limited firması adına 247 kapta, 5561 adet %100 pamuklu dokuma bayan pantolonu, %100 pamuklu dokuma erkek pantolon için 014645 sayılı ve 07.05.2009 tarihli, 59.964.00 GBP meblağlı fatura düzenlendiği,
Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tescilli 12.05.2009 tarihli ve EX197378 sayılı ihracat beyannamesinin sanık ...’nın yetkilisi olduğu ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına işlem gördüğü ve gümrük müşaviri olan sanık ... tarafından tanzim edilip imzalanmak suretiyle işleme konulduğu, beyanname konusu eşyaların tedarikçi-ihracatçı ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından piyasadan tedarik edildiği, gönderici / ihracatçının ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi, beyan sahibi/temsilcisi Bilin Gümrük Müşavirliği Limited Şirketi, ihracata konu eşyanın ise 247 kapta, 5561 adet %100 pamuklu dokuma bayan etek, %100 pamuklu dokuma erkek pantolon olduğu, ihracatı sarı hat kriterinden gerçekleşen 12.05.2009 tarihli ve EX197378 sayılı beyannameye konu eşya için ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından Henleys Clothing Limited firması adına, 247 kapta, 5561 adet %100 pamuklu dokuma bayan etek, %100 pamuklu dokuma erkek pantolonu için 014657 sayılı ve 12.05.2009 tarihli, 59.964.00 GBP meblağlı fatura düzenlendiği,
Dava dışı Uğur Tekin tarafından, 18.01.2012 havale tarihli Halkalı Gümrük Müdürlüğüne hitaben düzenlenen iptal istemli dilekçede, 11.05.2009 tarihli ve EX195446 sayılı gümrük çıkış beyannamesinin iptali talebi üzerine yapılan incelemede; iptali istenen 11.05.2009 tarihli ve EX195446 sayılı gümrük çıkış beyannamesinin ""kırmızı hatta"" ve ""teslim alınmış"" statüde olduğu, aynı eşya için 12.05.2009 tarihli ve EX197378 sayılı gümrük çıkış beyannmesi ile sarı hat kriterlerinden ihracatın tamamlandığı ve gümrük çıkış beyannamesinin kapatıldığının tespit edildiği,
Gümrük İdaresince yapılan suç duyurusunda; Halkalı Gümrük Müdürlüğünce ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına tescilli 11.05.2009 tarihli ve EX195446 sayılı ihracat beyannamesi BİLGE sisteminde kırmızı hatta işlem görmek üzere yönlendirilmesine ve teslim alınmış statüde beklemesine rağmen beyanname muhteviyatı eşyalar muayeneye sunulmayıp, aynı firma tarafından aynı eşyalar için 12.05.2009 tarihli ve EX197378 sayılı ihracat beyannamesi tanzim edilerek sarı hattan eşyaların kontrolü sağlanmadan fiili ihracatının yapılması, fiziki muayeneden kaçınma olarak tespit edildiğinden, eşyaların ihracatçısı ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi isimli firmanın ortağı ve yetkilisi sanık ... Lafçı’nın ve firmanın gümrük işlemlerini yapan gümrük müşaviri ... isimli şahısların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/14, 3/4 ve 3/18. maddelerine muhalefet etmek suretiyle ihracat kaçakçılığı suçunu işlediğinden bahisle sanıklar hakkında kamu davası açıldığı anlaşılan olayda;
Gümrük Kanunu’nun 63, 64, 65. maddeleri ile Gümrük Yönetmeliği’nin 121 ve 180. maddelerine göre; gümrük eşyasının muayene edileceğinin idarece beyan sahibine bildirilmesi hâlinde bu beyannamenin iptalinin talep edilemeyeceği, eşyanın kontrol türünün bilgisayar sistemi tarafından kırmızı hat olarak belirlenmesi durumunda bu eşyanın fiziki muayenesinin zorunlu olduğu, eşyanın kontrol türünün kırmızı hat olarak belirtilmesi hâlinin beyan sahibine eşyanın fiziki olarak muayene edileceğinin bildirilmesi anlamına geldiği, böyle bir durumda muayene sonucu alınmadan beyannamenin iptaline ilişkin talebin kabul edilemeyeceği, beyannamenin iptalinin cezai hükümlerin uygulanmasına engel olmayacağı, kaldı ki beyan sahibine eşyanın muayene edileceğinin bildirildiği durumlarda beyannamede düzeltme dahi yapılamayacağı, bu bakımdan Gümrük Kanunu’nda, kontrol türünün kırmızı hat olarak belirlendiği hâllerde eşyanın muayene edilmesinin mutlak surette arandığı, öte yandan eşyanın tabi olduğu gümrük rejimi hükümlerinin uygulanmasında esas alınacak kriterin de eşyanın muayene edilip edilmemesine göre belirlendiği, eşya muayene edilirse muayene sonuçlarının, muayene edilmezse beyannamede yer alan bilgilerin esas alınacağının kabul edildiği, sistem tarafından kırmızı hat olarak belirlenen kontrol türünün beyannamenin düzeltilmesi, iptali, gümrük rejimi hükümlerinin belirlenmesinde belirleyici rol oynadığı anlaşılmaktadır.
Tescil edilmiş bir beyannamenin Gümrük İdaresince iptal edilebilmesi için beyan sahibinin iptal talebinde bulunması, eşyanın yanlışlıkla beyanname konusu gümrük rejimine tabi tutulması, eşyanın beyan edildiği rejime tabi tutulmasının özel nedenlerle artık mümkün olmaması, belirtilen sebeplerle ilgili olarak beyan sahibince kanıtlayıcı belgelerin ibraz edilmesi, gümrük idarelerince beyan sahibine eşyanın muayene edileceğinin bildirilmemesi gerekmekte olup Gümrük İdaresince beyannameye konu eşyanın muayenesi yapılmadan mevzuata aykırı şekilde beyannamenin iptali durumunda dahi yürürlükteki cezai hükümlerin uygulanmasına engel oluşturmamaktadır. Beyannameye konu eşyaların fiziki muayenesi yapılmadan beyannamenin iptali durumunda dahi yürürlükteki cezai hükümlerin uygulanmasına engel bulunmadığı hususu dikkate alındığında, somut olayda beyannameye konu eşyaların fiziki muayenesi yapılmadan ibraz edilen 18.01.2012 tarihli iptal talepli dilekçe üzerinde ayırt edici unsurlar bulunmadığı gibi, iptali talep edilen 11.05.2009 tarihli ve EX195446 sayılı gümrük çıkış beyannamesi ve eki faturada eşyanın cinsinin yanlış yazıldığına dair kanıtlayıcı belgeler ibraz edilmediği ve Gümrük Yönetmeliği"nin 417/3. maddesinde belirtilen ""2 aylık"" yasal beyanname kapatma süresinden sonra iptal talebinde bulunulduğu,
Öte yandan ihraç konusu eşyaya ilişkin beyannamenin iptali için Gümrük Kanunu’nun 127. maddesinde belirtilen tüm şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Anılan maddede ihracat nedeniyle beyan sahibine sağlanan bütün hak ve menfaatlerin iade edildiğinin veya beyan sahibinin söz konusu hak ve menfaatlerden yararlandırılmaması için ilgili kurumlarca gerekli tedbirlerin alındığını ihracata ilişkin işlemlerin yapıldığı gümrük idaresine kanıtlaması ve beyanname konusu eşyanın gümrük bölgesini terk etmediğinin ihracata ilişkin işlemlerin yapıldığı gümrük idaresine belgelenmesi şartlarının arandığı, somut olayda ise 11.05.2009 tarihli ve EX195446 sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyalar gümrük bölgesine hiç getirilmediği gibi hak ve menfaatlerin iade edilmesi veya bu hak ve menfaatlerden yararlandırılmaması için gerekli tedbirlerin alındığının kanıtlanmadığı anlaşıldığından bu maddede belirtilen koşulların da oluşmadığı anlaşılmıştır.
Kontrol türünün kırmızı hat olarak belirlenmesi, ihracat beyannamesinin iptal koşullarının anılan maddeler uyarınca oluşmaması, beyannamenin iptal edilmesinin cezai hükümlerin uygulanmasına engel oluşturmaması ve ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyaların gümrük bölgesine hiç getirilmemesi hususları dikkate alındığında; beyan sahibi tarafından ihracat beyannamesine konu eşyanın gümrük bölgesine getirilmesinin fiziki imkânsızlıklar sebebiyle Gümrük İdaresince istenmemesi veya Gümrük Kanunu’nun 417. maddesinde belirtilen süreler içerisinde geçici depolama yerlerine konulmaksızın beyan edilen eşyaya ait tamamlanmayan beyannamelerin iptal edilebilmesine ilişkin hükümlerin somut olayda uygulanamayacağı belirlenmiştir.
Sonuç olarak ... Tekstil Tasarım Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına tescilli ve onaylı 11.05.2009 tarihli ve EX195446 sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyalar 1000 rejiminde beyanda bulunulması ve "BİLGE" sistemince kırmızı hatta işlem görmek üzere yönlendirilmesi sebebiyle gümrük idaresince eşyanın fiziki olarak muayene zorunluluğunun doğduğu, bu muayenenin yapılması için eşyanın sanıklar tarafından gümrük idaresine sunulması gerektiği, sanıkların yaptıkları iş gereği bu hususu bilecek durumda olduğu, buna karşılık sanıkların, eşyanın kırmızı hata düştüğünü bildikleri ve yasal olarak mümkün olmadığı hâlde yaklaşık iki yıl üç ay sonra beyannamenin iptali talebinde bulundukları ve eşyayı gümrük sahasına muayene için getirtmedikleri, sanıkların olayın başından beri ihraç edilmemiş bir eşyayı ihraç edilmiş gibi göstererek haksız çıkar sağlama kastıyla hareket ettiği, Gümrük Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca bu Kanun hükümlerine aykırı olarak eşyanın gümrük kontrolüne tabi tutulmadığı, bu hâliyle sanıklara 5607 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, ihracat beyannamesi düzenlenerek Gümrük İdaresine verilmesi ile beyannamenin tescili işlemlerinin atılı suçun icrai hareketini oluşturduğu, ancak olay tarihinde atılı kaçakçılık suçunun tamamlanması için öngörülen haksız çıkar elde edilemediği için eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, 5607 sayılı Kanun"un suç tarihinde yürürlükte bulunan 3. maddesinin 18. fıkrasına göre; sanıkların eyleminin teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış suç gibi cezalandırılması gerektiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların üzerine atılı suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 14. fıkrasında düzenlenen ve ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi göstererek ilgili Kanun hükümleri uyarınca teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkar sağlamak şeklinde tanımlanan ihracat kaçakçılığı suçunun unsurları itibarıyla oluştuğu kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükümlerinin, sanıklara atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğu gözetilmeden beraatlerine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu Üyeleri ..., ... ve ...;
""5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3. maddesinin 9. Fıkrasında; "ilgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak amacıyla ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi gösteren ya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik gösteren kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır." şeklinde düzenlenen, gerek öğretide gerekse uygulamada "hayali ihracat" olarak tanımlanan suça ilişkin genel değerlendirmeler.
5607 sayılı Kanunun 3/9. maddesinde düzenlenen hayali ihracat suçu kanun koyucu tarafından seçimlik hareketli bir suç olarak düzenlenmiştir. Birinci seçimlik hareket ihracat gerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibi göstermek; ikinci seçimlik hareket ise gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf ve fiyatını değişik göstermektir. Ayrıca, kanun metninde bu seçimlik hareketlerin teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak amacıyla yapılması gerektiği ifade edilerek, suçun menfaat elde etmek özel kastıyla işlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Dönmezer, hayali ihracatı şu şekilde tanımlamaktadır: "Devletin, ihracatı teşvik maksadıyla gerçek ihracatçıya temin ettiği döviz karşılığı esas tutularak belirli bir oran dairesinde sübvansiyonda bulunacağı hususundaki kurallardan yararlanıp fiilen ihracat yapmamasına veya resmi mercilere bildirdiğinden farklı nitelik ve nevide mal ihraç etmiş olmasına rağmen, hak etmediği miktarda sübvansiyon sağlamaya, uygulamada hayali ihracat denilmiştir. Demek oluyor ki, hayali ihracat denilen olay aslında hak edilmemiş bir devlet yardımının hileli yol ile temininden ibarettir." (-Sulhi Dönmezer ve ... ile bir söyleşi, Ceza Hukuku açısından hayali ihracaat- Dış ticarette Durum Dergisi- Kasım/Aralık/1989 sayı.19.s.27-28. Nakleden: Karakaş, s.151/153) Hayali ihracatta amaç vergi kaçırmaktır. Bu yolla işletmeler büyük miktarlarda KDV iadesi alabilmektedirler. (Konuya ilişkin ayrıntılı örnekler için bkz. Bayraktar, Ahmet, Türkiye’de Muhasebe Hileleri Tarihi, Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi, Edirne 2007, s.103 vd.)
Uygulamada hayali ihracat yöntemleri şu şekilde karşımıza çıkmaktadır:
-Sahte ihracat, ihracat yapılmadığı halde belge üzerinde yapılmış gibi gösterilerek haksız çıkar sağlanması.
-Ticari değeri bulunmayan malın ihracı, ihraç edilen mal yerine kırpıntı, hurdanın ihraç edilmesi.
-Fiyat şişirmek, malın fiyatı yüksek gösterilerek malın gerçek fiyatına göre saptanan parasal iadeden yüksek kar sağlamak.
-Malı farklı göstermek, parasal iadenin farklılığı nedeniyle islenmemiş mal islenmiş gibi gösterilerek çıkar sağlamak.
-Malın miktarının yüksek gösterilmesi, beyannamede malın miktarı yüksek gösterilerek ihraç edilmeyen miktar yönüyle de haksız çıkar sağlamak.
-Dahilde işleme rejimine aykırılık, mal fabrikadan alınıp iç piyasada satılarak hayali belge ile ihraç edilmiş gibi gösterilmek suretiyle çıkar sağlamak.
-Kaliteli mal yurt dışından getirilip, yerine kalitesiz mal ihraç edilmek suretiyle iç piyasada kaliteli getirilen malı ileri sürülerek rant sağlamak. vs.( Günay s.122)
Doktrinde bu hareketin Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında yer almaması gerektiği, bu durumun bir kaçakçılık niteliği taşımadığı haklı olarak ifade edilmektedir. Burada, varsa evrakta sahtecilik, yalan beyanda bulunma ve dolandırıcılık suçlarının varlığından bahsedilebilecektir. Nitekim burada ya yurt dışına mal çıkarılırken yanlış beyanda bulunulmakta ya da yurt dışına hiç mal çıkartılmamaktadır.
Bu suçla korunan hukuksal yararı devletin vergilendirme yetkisi ve hâkimiyet hakkı olarak belirleyebiliriz. Yapılan fiille yetkililerin iradeleri fesada uğratılmaktadır. Bu şekilde ödemesi gereken vergileri ödememekte ve devletin kontrol yetkisi kapsamına tecavüz etmektedir. Bu düzenleme ile katma değer vergisi iadesi ve ihracata sağlanan her türlü gizli veya açık destek ödemelerinden haksız biçimde yararlanılmasının önüne geçilmek istendiği ifade edilmektedir. (4 Ertuğrul. s.85.)
Suçun faili ihracat gerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibi göstermek ya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik göstererek ilgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkar sağlayan herkes olabilecektir.
Kanun koyucu fıkra kapsamında cezalandırılabilirlik açısından da bir sınırlama getirmiştir. Bu kapsamda beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece 27.10.1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır. Bu kapsamda fail hakkında Gümrük Kanunu çerçevesinde idari işlemler yapılacak cezai sorumluluk söz konusu olmayacaktır. Yüzde onu aşan bir farklılık bulunması durumunda da Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri uygulama alanı bulacaktır.
Fıkra kapsamında belirlenen fiillerin gerçekleştirilmesi temel olarak sahte belge kullanılmak suretiyle gerçekleştirilebileceği için fail ayrıca TCK. kapsamında belgede sahtecilikten dolayı sorumlu tutulacaktır (Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu m.4/5). İhracat gerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibi gösterilmesi ya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik gösterilmesi fiillerinin neticesi haksız kazanç elde edilmesi şeklinde karşımıza çıkmaktadır.
Hayali ihracat suçu kasten işlenebilen suç niteliği taşımaktadır. Diğer suçlarda olduğu gibi burada da taksirle işlenmesi cezalandırılmadığı için failin kastı aranacaktır. Ancak burada aranan kast özel kast niteliği taşımaktadır. Fıkra metnine bakıldığı zaman her iki seçimlik hareket açısından da failin haksız çıkar sağlaması şartı aranmaktadır. Bu çerçevede haksız çıkar elde etmeye yönelik kastı bulunmayan failin bu suçtan dolayı sorumluluğu yoktur. Yani failin fiili gerçekleştirirken haksız çıkar elde etme kastının olması gerekmektedir. (Günay, s.123.)
Suçun özel görünüş şekillerinden teşebbüs hususu da değerlendirilecek olursa, suçun neticesi fıkrada haksız çıkar elde etmek olarak belirlenmiştir. Bu çerçevede failin haksız çıkarı elde edememesi durumunda hareketinin teşebbüs aşamasında kaldığını ifade etmemiz mümkündür. Benzer şekilde gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik gösteren kişinin hareketi de ilgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak suretiyle haksız kazanç elde etmediği müddetçe teşebbüs aşamasında kalmış olacaktır. Ancak, TCK’nin 35. maddesinde suçun teşebbüs aşamasında kalması halinde ceza indirimi öngörüldüğü halde; Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/21. maddesi uyarınca eylem teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile faile suç tamamlanmış gibi ceza verilecektir.
Suça genel bir bakıştan sonra somut olay değerlendirilecek olursa;
Sanıklar hakkında; ... Tek. Tas. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. isimli firma adına Halkalı Gümrük Müdürlüğü"ne tescilli 11.05.2009/EX195466 tarih ve sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyanın %100 pamuklu dokuma erkek pantolon EA Denim bayan pantolon cinsi eşya olarak beyan edildiği, bu beyanname konusu ihracat eşyasının BİLGE sisteminde kırmızı hat kriterine göre fiziki muayene yapılmak üzere sevk işleminin yapıldığı, teslim alınmış statüde gözüktüğü, ancak şüphelilerin kırmızı hatta yönlendirilen beyannamenin işlemlerinden vazgeçerek muayeneye sunmadıkları, daha sonra aynı eşyalar için 12.05.2009/EX197378 tarih ve sayılı ihracat beyannamesi oluşturarak sarı hattan eşyaların kontrolü yapılmadan gönderdikleri, ... Tekstil firması adına tescilli beyanname muhteviyatı eşyanın toplam gümrüklenmiş değerinin 139.556,64 TL olduğunun belirlendiği, böylece şüphelilerin ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyayı muayeneden kaçırmak suretiyle 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda iddianame düzenlenerek kamu davası açılmıştır.
Sanıklara atılı eylem; ihracat beyannameleri kırmızı hatta düştükten sonra eşyanın muayenesini yaptırmamak suretiyle hayali ihracat suçuna teşebbüs etmek olarak nitelendirilmiştir.
Olayımızda, sanıkların ihracat yapmak amacıyla 11.05.2009 tarihinde "ihracat beyannamesi" verdikleri, bu beyannamenin tescil işleminden sonra "kırmızı hatta" düştüğü, beyannamede 3 kalemden oluşan eşyalardan birinci kalemdeki eşyaların bayan etek olması gerekirken bayan pantolonu olarak yanlış fatura ibraz edildiği, bu durumu ihracatçı firma yetkililerinin bildirmeleri üzerine faturada gerekli düzeltme işlemi yapılarak yeni bir gümrük beyannamesi düzenleyip tescil ettirdikleri, gümrük sahasına getirilmeyen eşyaların sanıklar tarafından muayeneye hazır bulundurulmadığı, bu beyannamenin de sarı hatta düşmesini müteakip eşyaların ihracat işlemini gerçekleştirdikleri, kırmızı hatta düşen bir ihracat beyannamesine konu eşyanın muayene işlemine tabi tutulmadan ihracatının gerçekleşmeyeceği, muayene işlemi yapılmadan beyannamenin iptalinin de söz konusu olamayacağı, sanık ... Lafçı’nın yetkilisi olduğu firma tarafından 2009 yılında 182 adet ihracat beyannamesi verildiği, bu beyannamelerden 8 adedinin iptal edildiği, 1 adedinin teslim alınmış diğerlerinin ise kapanmış durumda olduğu, suça konu beyanname hariç kırmızı hatta düşenlerin muayenelerinin yapıldığı, geri kalan beyannamelerin tamamının kapanmış olduğu ve ilgili şirketin suça konu ihracat beyannamesine dayalı işlem için herhangi bir vergi iadesi talebinin bulunmadığı konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
Suça konu olayda tartışma konusu: kırmızı hatta düşen bir ihracat beyannamesine konu eşyanın hazır edilmeyerek muayene işleminin yaptırılmamasının, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3/9. maddesinde düzenlenen, doktrinde "hayali ihracat" olarak adlandırılan suçun icrai hareketleri kapsamında değerlendirilip, suçun teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek, sanığın yukarıda anılan Kanunun 3/9. maddesi uyarınca cezalandırılıp cezalandırılamayacağı noktasındadır.
Bir kişinin kırmızı hatta düşmüş ihracata konu eşyayı muayene işleminden kaçırması için; eşyanın ya hiç olmaması ya da cins, miktar, evsaf veya fiyatına ilişkin bilgilerde farklılıklar bulunması, bunun da muayene işlemi sırasında ortaya çıkmasının istenmemesi gerekir.
Oysa, 111.05.2009 tarih ve EX/195466 sayılı beyannameli suça konu eşyanın fatura bilgilerinde yapılan değişiklikten sonra bu kez 12.05.2009 tarihli ve EX/197378 sayılı beyanname numaralı sarı hat üzerinden ihracat gerçekleştirilmiştir.
5607 sayılı Kanunun 3/9. fıkrasında düzenlenen hayali ihracat suçunda maddi unsur; sahte ihracat, ihracat yapılmadığı halde belge üzerinde yapılmış gibi gösterilerek haksız çıkar sağlanması; ticari değeri bulunmayan malın ihracı, ihraç edilen mal yerine kırpıntı, hurdanın ihraç edilmesi; fiyat şişirmek, malın fiyatı yüksek gösterilerek malın gerçek fiyatına göre saptanan parasal iadeden yüksek kar sağlamak; malı farklı göstermek, parasal iadenin farklılığı nedeniyle islenmemiş mal islenmiş gibi gösterilerek çıkar sağlamak; malın miktarının yüksek gösterilmesi, beyannamede malın miktarı yüksek gösterilerek ihraç edilmeyen miktar yönüyle de haksız çıkar sağlamak; dahilde işleme rejimine aykırılık, mal fabrikadan alınıp iç piyasada satılarak hayali belge ile ihraç edilmiş gibi gösterilmek suretiyle çıkar sağlamak ve kaliteli mal yurt dışından getirilip, yerine kalitesiz mal ihraç edilmek suretiyle iç piyasada kaliteli getirilen malı ileri sürülerek rant sağlamak gibi bir takım eylemlerle ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi göstermek ya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik göstermektir.
5607 sayılı Kaçakçılık Kanununun 3/9. maddesinde suçun oluşması için iki seçimlik hareket öngörülmüştür. Birinci seçimlik hareket; ihracat gerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibi gösterme olup, suç bu halde ancak sahte bir takım belge ve bilgilere dayalı olarak gerçekleşir ki bu ihtimalin olayımızda gerçekleşme imkanı bulunmamaktadır. İkinci seçimlik hareket ise; gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik göstermek suretiyle teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmaktır.
Olayımızda olsa olsa ikinci seçimlik hareketlere bağlı olarak atılı suçun işlenmiş olma ihtimali düşünülebilir. Ancak, öncelikle sanık ya da sanıkların haksız menfaat temin etmek amacıyla, hileli ve sahte bir takım işlemlerle ihraç edilen malın cins, miktar, evsaf veya fiyatı konusu değişik göstermek suretiyle ihracat işlemi gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bunun için de sanıkların gümrük beyannamesinin ekinde sundukları belgelerdeki eşyaya ilişkin bilgiler ile ihracata konu eşyalar arasında farklılıklar olması ve bunun da hileli ve sahte bir takım işlemlerle gizlenmesi suretiyle ihracatın gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; 2009 yılında toplam 182 adet ihracat beyannamesi veren, bu beyannamelerden sadece suça konu kırmızı hatta düşen beyannamede görülen 139.556,64 TL değerindeki eşyayı muayeneye hazır etmeyen ... firmasının yönetim kurulu başkanı, ortağı ve gümrük müşaviri olan sanıkların sahte bir takım belgeler düzenlemek suretiyle gerçekte olmayan malları varmış gibi gösterdikleri ya da eşyaların cins, miktar, evsaf ve fiyatı konusunda gerçeğe aykırı bilgiler verdikleri konusunda dosyaya yansıyan her hangi bir bilgi, belge ve tespit bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle, dosya kapsamında hayali ihracat suçunun gerçekleşeceğine dair somut bir delil yer almamaktadır. Mahkemece de bu yönde değerlendirme yapılarak beraat kararı verilmiştir. Oysa Yüksek 7. Ceza Dairesi, sanıkların şirketinin gümrük müşaviri aracılığı ile verdiği gümrük beyannamesinin kırmızı hatta düşmesi ve bu beyannameye konu malların da muayene işlemine hazır edilmemesi ile suçun icrai hareketlerinin başladığını kabul ederek, 5607 sayılı Yasanın 3/21 maddesindeki teşebbüsün tamamlanmış suç gibi cezalandırılacağı yönündeki düzenlemeye paralel olarak anılan Kanunun 3/9. maddede düzenlenen hayali ihracat suçunun gerçekleştiği sonucuna varmıştır. Ancak, bir suça teşebbüsten söz edebilmek için failin kastettiği suçun icrai hareketlerine elverişli araçlarla başlaması gerekmektedir. Teşebbüsün maddi unsuru, icra hareketlerine elverişli hareketlerle başlanılmış olmasıdır. Araç elverişli değilse icraya başlanmış olmayacaktır. Gümrük mevzuatı ihracatı yapılacak malların beyanname verildiği esnada gümrükte hazır edilmesini aramadığından, hayali ihracat suçunun elverişli icrai hareketlerinin başladığından bahsedebilmek için en azından suça konu malların gümrük sahasında hazır bulunmasından sonra, muayenelerinin gündeme gelmesini müteakip sanıklar tarafından muayeneden kaçırmak amacıyla gümrük sahasından çıkarılmaya çalışılması gerekmektedir. Sanıkların sahte ve gerçeğe aykırı bir takım eylem ve işlemlerle hayali ihracat suçunu işlemeye kalktıklarına dair herhangi bir delil olmadan ya da bu yönde bir delil ortaya konmadan, eylemleri ışığında kastlarının atılı suçu işlemeye yönelik olduğu somut delillerle değerlendirilmeden, sadece ihracat beyannamesinin kırmızı hatta düşmesini hayali ihracat suçunun elverişli hareketi kabul edilerek atılı suçun teşebbüs aşamasına geldiğinin kabulünün mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
Ayrıca, hayali ihracat suçu, bir takım vergi iadelerinden faydalanmak suretiyle haksız kazanç temini için yapıldığından, bu suçun failleri çoğu kez gerçek bir ticari faaliyette bulunmamaktadırlar. Bu amaçla kurdukları şirketlerin her hangi bir mal ve emtia üretmeleri de söz konusu olmamaktadır. Çoğu eylem ve işlemleri sadece kağıt üzerinde olup, amaç sahte evraklarla Devleti dolandırarak haksız menfaat temin etmektir. Bu hususlar da dikkate alındığında; dosya kapsamına göre ciddi bir ciroya sahip bir şirketin 2009 yılında verdiği 182 adet ihracat beyannamesinden sadece suça konu gümrük beyannamesine konu ihracat işleminde, kırmızı hatta düşen beyannameye konu eşyanın muayene hazır edilmemesinden hareketle, ortaya başkaca bir delil konmadan, sanıkların teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak amacıyla hayali ihracat özel kastıyla hareket ettikleri yönündeki kabule de katılmak mümkün görülmemiştir.
Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerle; somut olayda hayali ihracat suçunun maddi ve manevi unsurunun gerçekleşmediği"" düşüncesiyle,
Çoğunluk görüşüne katılmayan üç Ceza Genel Kurulu Üyesi de; "sanıklara atılı ihracat kaçakçılığı suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı," görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1- Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2019 tarihli ve 170-539 sayılı direnme kararına konu hükümlerinin, sanıklara atılı ihracat kaçakçılığı suçunun unsurları itibarıyla oluştuğu gözetilmeden beraatlerine karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 09.03.2021 tarihinde yapılan birinci müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından 23.03.2021 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.