20. Hukuk Dairesi 2014/5742 E. , 2014/10625 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... Köyü 101 ada 52 parsel sayılı 9.855,12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile ve 101 ada 57 parsel sayılı 2714,33 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu, 1962 yılı Toprak Tevzii Komisyonunca yapılan çalışmalarda, köydeki tüm taşınmazın Maliye Hazinesi adına tapulandığı, dava konusu taşınmazların Hazineye ait tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasıyla, tespitlerinin iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu 101 ada 52 parsel sayılı taşınmazın 8.823,26 m2"lik kısmının tespit gibi tesciline, 101 ada 52 parsel sayılı taşınmazın 1.031,86 m2"lik kısmının tespitinin iptali ile Hazine adına kayıt ve tesciline, dava konusu 101 ada 57 parsel sayılı taşınmazın 2.305,83 m2"lik kısmının tespit gibi tesciline, 101 ada 57 parsel sayılı taşınmazın 408,50 m2"lik kısmının tespitinin iptali ile Hazine adına kayıt ve tesciline, 101 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından taşınmazın zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden olmadığı gerekçesi ile temyiz edilmiş, hüküm Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2012/11493 E. - 2013/2069 K. sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kadastro hâkimi, düzenli sicil oluşturma ve infaza elverişli hüküm kurmak zorunda olduğundan, çekişmeli taşınmazların Hazine adına hangi kısımlarının tesciline karar verildiğinin, kararda açıkça gösterilmemiş olması ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen "Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen "Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri uyarınca davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmolunması usûl ve kanuna aykırıdır." gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü - kısmen reddine 101 ada 52 parsel sayılı taşınmazın ekli bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 8.823,26 m2"lik kısmının kadastro tespiti gibi kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 1.031,86 m2"lik kısmının ise kadastro tespitinin iptali ile aynı adanın son parsel numarası verilmek sureti ile Hazine adına kayıt ve tesciline, 101 ada 57 sayılı taşınmazın ekli fen bilirkişi raporunda (D) harfi ile gösterilen 2.305,83 m2"lik kısmının kadastro tespiti gibi kayıt ve tesciline, (A) harfi ile gösterilen 408,50 m2"lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde arazi kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve 17/01/2008-18/02/2008 tarihleri arasında ilân edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A madde gereğince davalı gerçek kişi onama harcı alınmasına yer olmadığına ve alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 16/12/2014 günü oy birliği ile karar verildi.