
Esas No: 2014/12337
Karar No: 2014/12337
Karar Tarihi: 7/3/2019
Anayasa Mahkemesinin bu kararı bireysel başvuru kararı olup kişisel veri içerme ihtimali bulunmaktadır. Her ne kadar yayınlamakta yasal bir sakınca bulunmasa da bunun kişilere zarar verme ihtimali karşısında bu kararı yayınlamıyoruz.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
ÖZGÜR ÖZDEMİR VE NEVZAT GÖRENLİ BAŞVURUSU |
(Başvuru Numarası: 2014/12337) |
|
Karar Tarihi: 7/3/2019 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Engin YILDIRIM |
Üyeler |
: |
Recep KÖMÜRCÜ |
|
|
Rıdvan GÜLEÇ |
|
|
Recai AKYEL |
|
|
Yıldız SEFERİNOĞLU |
Raportör Yrd. |
: |
Tuğba YILDIZ |
Başvurucular |
: |
1. Özgür ÖZDEMİR |
|
|
2. Nevzat GÖRENLİ |
Vekili |
: |
Av. Güray GÜNEŞ |
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, uzman erbaş sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin
iptali istemiyle açılan davada delilleri sunma ve inceletme noktasında
dezavantajlı konuma düşme nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği
iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvurular muhtelif tarihlerde yapılmıştır.
3. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan
ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin
Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. 2014/16959 sayılı başvurunun konu bakımından benzer nitelikte
olması nedeniyle 2014/12337 sayılı başvuru ile birleştirilmesine ve incelemenin
bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına
(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmesine gerek olmadığını
belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar
özetle şöyledir:
8. Başvurucular, farklı tarihlerde yaklaşık iki yıl süreli uzman
erbaş sözleşmesi imzalamak suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) göreve
başlamıştır. Başvurucuların sözleşme süresinin bitimi 31/12/2012
tarihidir.
9. Başvuruculardan Özgür Özdemir 20/12/2012
tarihli, Nevzat Görenli 30/11/2012 tarihli yazı ile
uzman erbaş sözleşmelerinin uzatılması amacıyla sağlık raporunu almak üzere
askerî hastaneye sevk edilmiştir.
10. Hastanelerde yapılan muayene sonucunda başvuruculardan;
- Özgür Özdemir"e mitral
kapak yetmezliği teşhisi konularak 25/12/2012
tarihli rapor ile hakkında "TSK da
görev yapamaz." kararı verilmiştir. Başvurucu 27/12/2012 tarihinde sağlık raporuna itiraz etmiş, itiraz
sonucu hakkında 30/1/2013 tarihli raporla "Piyade uzman erbaşlığa devam eder." kararı verilmiştir.
- Nevzat Görenli"ye ise karaciğer enzim yüksekliği ve sol skafoid kırığı teşhisi
konulmuş, ileri tetkik ve tedavi için 7/12/2012
tarihli yazıyla Gülhane Askerî Tıp Akademisine (GATA) başvurucunun sevkine
karar verilmiştir. GATA tarafından 20/12/2012 tarihli
raporla başvurucuya hepastatoz
tanısı konularak bir ay hava değişimi kararı verilmiştir. Bu raporda
başvurucunun uzman erbaşlığa elverişliliği yönünde değerlendirme yapılmamıştır.
Başvurucu, sağlık durumunu belirtir rapor almak için tekrar talepte bulunmuş; 2/1/2013 tarihli sağlık raporuylahakkında
"Uzman erbaş olur."
kararı verilmiştir.
11. Başvurucuların bağlı bulunduğu komutanlıklar tarafından 31/12/2012 tarihli kararlarla sözleşme süresinin bitim
tarihine kadar sağlık raporu alamadıkları ve sözleşme yenileme şartlarını
sağlayamadıkları gerekçeleriyle sözleşmeleri feshedilmiştir.
12. Başvurucular, belirtilen raporlar (bkz. § 10) üzerine
sözleşmelerinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle Askeri Yüksek
İdare Mahkemesinde (AYİM) dava açmışlardır.
13. AYİM Başsavcılığı; sağlık raporuna
itiraz sürecinin sonuçlanması beklenmeksizinbaşvurucuların
ilişiğinin hatalı bir biçimde erken kesildiğini, daha sonradan aksi yönde
düzenlenen raporlar karşısında geçerliliğini yitiren rapora ve hava değişimi
kararı verilmesi üzerine öngörülemeyen bir süre kaybı nedeniyle idareye sağlık
raporunun verilememesine istinaden tesis edilen ilişik kesme işleminin hukuka
aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını belirtmiştir.
14. Millî Savunma Bakanlığının (MSB) dava dosyasına sunduğu
savunma dilekçesinin ilgili kısmında aşağıda belirtilen hususlara yer
verilmiştir:
"...
Kara Kuvvetleri Uzman Erbaş Yönergesi"nin üçüncü bölüm üçüncü kısım "sözleşme
yenilemede/uzatmada uygulanacak esaslar" başlıklı beşinci maddesinin ilgili
kısmı şöyledir;
...
(1) Taahhüt ettiği sürenin bitimine en az üç
ay (özellikle sağlık işlemlerinin zamanında tamamlanabilmesi için 4 ila 5 ay
önceden de dilekçe verilerek işlemler başlatılabilir) kala (yurtdışı geçicigöreve gidecek uzman erbaşlar için altı ay kala), kaç
yıl daha hizmet süresini uzatmak istediğine dair dilekçe ile müracaat etmiş
olmak,
...
Altıncı bölüm, altıncı madde c fıkrası
"Sözleşme uzatmak maksadıyla alınan sağlık/ön raporun olumsuz olması ve anılan
rapora personelin itiraz (Raporun tebliğinden sonra 30 (otuz) gün içinde)
etmesi halinde, itiraz dilekçesini ön raporun alınmasını müteakip en kısa
zamanda ilk amirine verir, sıralı makamlar itiraz dilekçelerini, sağlık ön
raporunun fotokopisi ile birlikte vakit geçirmeksizin MSB.lığı
(Sağlık Daire Bşk,.lığı
dikkatine)"na gönderirler." ve ç fıkrası "itiraz
edilen raporlara yapılacak işlemler ve ön raporun alınması sözleşme süresinin
bitimine kadar sonuçlandırılır. Sözleşme
bitim tarihine kadar işlemlerin sonuçlanmaması halinde,personel sözleşme şartlarını yerine
getirememiş sayılır ve sözleşme bitim tarihi itibari ile sözleşmesi feshedilir."
hükmünü amirdir.
...
Dosyasında mevcut bulunan belgelere
bakıldığında personelin sözleşme bitim tarihinden evvel idareye süresi
içerisinde bir başvurusunun olmadığı, böylesine önemli bir konuyu ikinci planda
tutmak suretiyle bu konuda hiçbir şekilde birliğine süresi içerisinde başvuruda
bulunmadığı görülmektedir..." (Vurgulamalar MSB tarafından yapılmıştır.)
15. AYİM Birinci Dairesi ara kararla başvurucuların görev yerlerine,sözleşmelerinin bitimine
en az üç ay kala müracaatlarına engel olabilecek makul bir mazeretlerinin veya
görev yaptıkları birlik içinde müracaatlarını engelleyecek bir görev, izin
durumunun olup olmadığını sormuş; Komutanlığın cevap yazısında da
başvurucuların sözleşmesinin uzatılması için yazılı müracaatlarının olmadığı,
müracaat etmeleri gereken tarihlerde de görev durumlarının bulunmadığı,
başvuruculardan Nevzat Görenli"nin sağlık raporu
işlemlerini başlatmak yerine 2/11/2012 ile 30/11/2012 tarihleri arasında izne
gitmeyi tercih ettiği, sonrasında 30/11/2012 tarihli sözlü müracaat üzerine
askerî hastaneye sevk edildiği belirtilmiştir.
16. AYİM Birinci Dairesi 25/2/2014
tarihli kararlarıyla davaların reddine karar vermiştir. Karar gerekçesinde;
başvurucuların 20/9/2005 tarihli ve 25942 sayılı Resmî
Gazete"de yayımlanan Uzman Erbaş Yönetmeliği"nin 12.
maddesi gereğince sözleşmelerinin bitimine en az üç ay kala yani en geç
31/9/2012 tarihinde müracaat ederek sözleşmelerini yenilemek istediklerini
dilekçe ile beyan etmeleri gerektiği ancak başvurucuların üç ay önceden bir
müracaatının olmadığı ve müracaatlarına engel olabilecek makul bir
mazeretlerinin de bulunmadığı, ara kararla (bkz. § 15) da bu durumun teyit
edildiği belirtilmiştir. Bu duruma göre başvurucuların
sözleşmesinin bitimine bir ay kala ilk kez rapor almak için müracaat ettiği ve
sözleşme süresinin bitiminde TSK"da görev yapabilecek sağlık niteliklerini haiz
olduğuna ilişkin raporu birliğine veremedikleri, başvurucuların sözleşmesinin
yenilenmesi için gerekli sorumlulukları yerine getirmediği, idare tarafından
sözleşmenin yenilenmemesi işleminde herhangi bir takdir hatası bulunmadığı ve
işlemlerin tüm unsurlarıyla hukuka uygun olduğu ifade edilmiştir.
17. Karar düzeltme talepleri AYİM Birinci Dairesi tarafından
reddedilmiştir.
18. Kararların başvurucular vekiline tebliğ edilmesinden sonra
süresi içinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.
19. Başvurucular 19/2/2015 tarihinde ek
beyan dilekçesi sunmuştur. Dilekçelerinde yargılamanın
bitiminden sonra Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim Doktrin Komutanlığınca emir
yayımlandığını ve bu emirle TSK Personelinin Sağlık Muayene Yönergesi"nin
güncelleştirildiğini, bunun sözleşme yenileme işlemlerinde esas alınmak üzere
daha önce alınan sağlık raporlarının geçerlilik tarihi ile ilgili belirsizlik
yaşanmasından kaynaklandığını, bu sebeple Yönerge"nin
üçüncü bölüm üçüncü maddesinde "Uzman
erbaşların sözleşme yenileme raporları, alındığı tarihten itibaren üç yıl
süreyle geçerlidir." hükmünün yer aldığı ve bu kapsamda Yönerge"nin yürürlük tarihinden önce alınan raporların da
geçerlilik süresinin üç yıl uygulanacağının bildirildiğini ifade etmişlerdir. İlgili
Yönerge uyarınca göreve başlarken aldıkları sağlık raporunun sözleşme bitim
tarihi olan 31/12/2012 tarihinde de geçerli olduğunu,
dolayısıyla sağlık raporu almalarına dahi gerek olmadığını, TSK"dan
ilişiklerinin haksız olarak kesildiğini iddia etmişlerdir.
IV. İLGİLİ HUKUK
20. 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı
Uzman Erbaş Kanunu"nun 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
""Uzman erbaşlar; iki yıldan az, beş yıldan
fazla olmamak şartıyla sözleşme yaparak göreve başlar ve Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler. (Değişik ikinci cümle: 19/6/2010-6000/26
md.) Bunlardan;
a) İstihdam edildikleri kadronun görev
özelliklerine göre sınıf ve branşları ile ilgili
sağlık nitelikleri uygun olanların,
...
müteakip sözleşmeleri, bir yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla azami kırkbeş yaşına girdikleri yıla kadar uzatılabilir""
21. Uzman Erbaş Yönetmeliği"nin 12. maddesinin ilgili kısımları
şöyledir:
""Uzman erbaşlar, sözleşme süresinin bitiminde
terhis edilirler. Bunlardan sözleşmelerinin yenilenmesini isteyenlerin
istekleri, müteakip sözleşme süreleri bir yıldan az, beş yıldan fazla olmamak
kaydıyla, aşağıdaki şartlar altında kabul edilir:
a) Taahhüt ettiği sürenin bitimine en az üç ay kala (yurt dışı geçici göreve gidecek
uzman erbaşlar için altı ay kala) hizmet süresini uzatmak istediğine dair bir dilekçe ile müracaat etmiş olmak,
..."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
22. Mahkemenin 7/3/2019 tarihinde
yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Çelişmeli Yargılama ve
Silahların Eşitliği İlkelerinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucuların
İddiaları
23. Başvurucular, karar gerekçesinde bahsi geçen ara karar ve
cevap yazısının taraflarına tebliğ edilmediğini ve bu hususlara ilişkin
görüşlerinin alınmadığını ileri sürerek Anayasa"nın 36. maddesinde düzenlenen
adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
2. Değerlendirme
24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan
hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini
kendisi takdir eder (Tahir Canan,
B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun
iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamında çelişmeli yargılama ve silahların
eşitliği ilkeleri yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
25. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın
yürütülebilmesi için silahların eşitliği
ve çelişmeli yargılama ilkeleri
ışığında taraflara iddialarını sunma hususunda uygun olanakların sağlanması
şarttır. Taraflara tanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunma ve
inceletme noktasında da uygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamda
delillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsizlik iddialarının da
yargılamanın bütünü ışığında değerlendirilmesi gerekir (Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt
Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., B. No: 2013/1213,
4/12/2013, § 27).
26. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usul
hakları bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin
diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını
makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına
gelir (Yaşasın Aslan, B. No:
2013/1134, 16/5/2013, § 32).
27. Adil yargılanma hakkının unsurlarından olan çelişmeli yargılama
ilkesi taraflara dava dosyası hakkında bilgi sahibi olma ve yorum yapma
hakkının tanınmasını ve bu nedenle tarafların yargılamanın bütününe aktif
olarak katılmasını gerektirmektedir. Bu anlamda mahkemece tarafların
dinlenilmemesi, taraflara delillere karşı çıkma imkânı verilmemesi yargılama
faaliyetinin hakkaniyete aykırı hâle gelmesine neden olabilecektir (Abdullah Özen, B. No: 2013/4424, 6/3/2014, § 21).
28. Ceza davaları ile medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin
davaların usul kuralları da dâhil olmak üzere yargılamanın tüm aşamalarında
silahların eşitliği ilkesi ve çelişmeli yargılama hakkının güvence altına
alınarak adil yargılanma hakkının korunması hukuk devleti olmanın bir
gereğidir. Asıl kural tarafların eşit şartlarda yargılamaya katılımının
sağlanması, gösterdikleri kanıtlardan ve sundukları görüşlerden bilgi sahibi
olması ve bunlarla ilgili görüşlerini bildirebilme imkânının kendilerine
verilmesi olup kamu güvenliği, şahitlerin korunması, soruşturma usullerinin
gizli tutulması gibi bazı istisnaların yargılama usulünde yer alması mümkündür.
Bu durumda dahi verilmeyen veya karartılan bilgi ve belgelere karşı ilgiliye,
mahkemeye itirazda bulunabilme imkânının tanınması adil yargılanmanın garanti
altına alınması için bir gerekliliktir (Taylan
Özgür Tor, B. No: 2013/2454, 12/3/2015, §
43).
29. Somut olayda başvurucuların uzman
erbaş sözleşmesinin yenilenmemesi nedeniyle açtığı davada AYİM, ara kararla
başvurucuların sözleşme süresinin yenilemeleri gereken zamanda müracaatlarına
engel, makul sayılabilecek bir mazeretlerinin veya görev yaptıkları birlik
içinde zamanında müracaatlarına mâni teşkil edebilecek bir görev veya izin
durumlarının olup olmadığının bildirilmesini istemiş; Komutanlık cevap
yazısında başvurucuların sözleşmesinin uzatılması için yazılı müracaatının
olmadığının, müracaat edilmesi gereken tarihlerde de görev durumlarının
bulunmadığının belirtilmesi üzerine de davanın reddine karar verilmiştir. Başvurucular her ne kadar bu ara
karar ve cevap yazısının kendilerine tebliğ edilmediğini ileri sürmekte ise de
başvuru formu ekinde yer alan belgelerden başvurucuların ara kararın
içeriğinden nihai kararla birlikte bilgi sahibi olduğu, itirazlarını karar
düzeltme aşamasında ileri sürebildiği ve bu itirazların değerlendirilerek
talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
30. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul
edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez
olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Yargılamanın Sonucu
İtibarıyla Adil Olmadığına İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
31. Başvuruculardan;
- Özgür
Özdemir sözleşme yenileme sürecinde Hakkâri"de görevde olduğunu,
göreve devam edecek ve sözleşmesini yenilemeyecek olan kişilerle komutanın
görüşme yaptığını, kendisiyle aynı konumda olanların fikrini aldığını, sözleşme
yenilemeyecek olsa sağlık raporu talebinde de bulunmayacağını, kendisinin de
birlikteki bütün personel gibi bölgedeki terör faaliyetleri nedeniyle sağlık
raporu almaya geç gönderildiğini iddia etmiştir. Ayrıca üç ay öncesinde başvurmuş
olsa dahi neticede sözleşme süresinin bitimine sağlık raporunun yetişmeyeceğini
çünkü raporun çıkmasının itiraz süreleri de dâhil edilince ve bulunduğu
koşullar da dikkate alındığında uzun süreceğini ifade etmiştir. Askerî
hastanenin kusurundan kaynaklı hatalı rapor verildiğini ve sonuç olarak da askerliğe elverişlidir raporu aldığını
ancak bu hususların mahkemece incelenmediğini belirtmiştir.
- Nevzat Görenli 2/11/2012
ile 30/11/2012 tarihleri arasında izinde olduğuna ilişkin bilgilendirmenin
yanlış olduğunu, kendisinin 1/11/2012 tarihinde (20+4) günlük izne ayrıldığını,
26/11/2012 tarihinde izinin bittiğini, izin bitiminden sonra sağlam raporu
almak için talepte bulunduğunu ancak dört gün sevk için bekletildiğini, bu
süreçte gecikme olmasaydı sağlık raporunuzamanında
teslim edebileceğini, idarenin hatalı işlemleri nedeniyle rapor alma sürecinin
uzadığını ve dolayısıyla sözleşme süreci bitmeden raporunu teslim edemediğini
ifade etmiştir. Başvurucu, askerî hastaneye sağlık raporu almak için sevk
edilmişken hastanenin rapor vermek yerine kendisini GATA"ya sevk ettiğini eğer
rapor verilseydi sağlam raporunu zamanında teslim edebileceğini belirtmiştir.
- Başvurucular, Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan hukuka
aykırı verilen kararlar nedeniyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini
iddia etmişlerdir.
2. Değerlendirme
32. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında kanun
yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda
incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava
konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin
değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile
uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki
hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).
33. Adil yargılanma hakkı bireylere dava sonucunda verilen
kararın değil yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletme
imkânı verir. Bu nedenle bireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkin
şikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun yargılama sürecinde haklarına
saygı gösterilmediğine, bu çerçevede yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu
deliller ve görüşler hakkında bilgi sahibi olamadığı veya bunlara etkili bir
şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi delillerini ve iddialarını
sunamadığı ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının
derece mahkemesi tarafından dinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğu gibi
mahkeme kararının oluşumuna sebep olan unsurlardan değerlendirmeye alınmamış
eksiklik, ihmal ya da açık keyfîliğe ilişkin bir
bilgi ya da belge sunmuş olması gerekir (Naci
Karakoç, B. No: 2013/2767, 2/10/2013, §
22).
34. Somut olaylara ilişkin başvurucuların iddiaları
değerlendirilerek derece mahkemesince karar verilmiştir. Karar gerekçesinde
(bkz. § 16) AYİM, ilgili mevzuata atıf yaparak başvurucuların geçerli mazereti
olmaksızın sözleşmelerinin bitme tarihinden en az üç ay öncesinde sağlık raporu
alma sürecini de düşünerek başvurması gerekirken başvurucuların sözleşme
bitiminden üç ay önce böyle bir başvurularının olmadığını vurgulamıştır. Anılan
karar, karar düzeltme aşamasından da geçerek kesinleşmiştir.
35. Başvurucular tarafından ileri sürülen iddialar, derece
mahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına
ilişkin olup mahkeme kararında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate
alındığında ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu
anlaşılmaktadır.
36. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da diğer kabul
edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez
olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin
ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça
dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkin
iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle
KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 7/3/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.