Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/17869
Karar No: 2013/16467
Karar Tarihi: 21.11.2013

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2013/17869 Esas 2013/16467 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2013/17869 E.  ,  2013/16467 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL

    Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

    -KARAR-

    Dava; paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
    Mahkemece; davalılardan ... ve ... bakımından elatmanın önlenmesine, ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne, diğer davalı ... bakımından ise davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
    Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; dava konusu 213 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda davacı ve davalılardan ... ve ..."ın mirasbırakanı ..."ın kayıt maliki oldukları, elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazda davacı ile davalılardan ... ve ... dışında dava dışı paydaşların da bulunduğu, diğer davalı ..."ın ise kayıttan ve mülkiyetten kaynaklı bir hakkının olmadığı, çekişmeli taşınmaz bakımından ... Sulh 2. Hukuk Mahkemesinde 03/04/2009 tarih, 2008/592 Esas, 2009/263 Karar sayılı ilamla ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Davacı dava dilekçesinde; paylı mülkiyet üzere olan taşınmazda davalıların haklı ve geçerli bir neden olmaksızın taşınmazın tamamını tarım yapmak suretiyle kullandıklarını, taşınmazdan yararlanmasına olanak tanımadıklarını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
    Hemen belirtilmelidir ki ; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şüyuun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
    Öte yandan; yurdumuzda sosyal ekonomik nedenlerle kırsal kesimlerden kentlere aşırı akım, nüfus çoğalması, büyük mesken ve işyeri ihtiyacı nedeniyle hızlı yapılaşma karşısında görevli mercilerin aciz kalmaları veya çeşitli nedenlerle göz yummaları sonucu, izinsiz, ruhsatsız, resmi kayıtlara bağlanmayan büyük yerleşim alanları oluştuğu, bu arada paylı taşınmazların tapuda resmi ifrazları yapılmadan paydaşlar arasında haricen veya fiilen taksim edilip üzerlerine büyük mahalleler hatta beldeler yapıldığı bir gerçektir.
    Bilindiği üzere; 4721 sayılı Medeni Kanunu"nun 706, 6098 sayılı Borçlar Kanunu"nun 237. (BK"nın 213. ), Tapu Kanunu"nun 26. maddeleri hilafına tapulu taşınmazlarda harici veya fiili taksim ile payların mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamaz.
    Ne var ki, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmiş yada fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemsel olarak ( fiilen) bağımsız bu oluşumun tapuda yapılacak resmi taksime veya şüyuun satış suretiyle giderilmesine yahut o yerde bir imar uygulaması yapılmasına kadar korunması, "ahde vefa" kuralının yanında Medeni Kanunun 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralının da bir gereğidir. Aksi halde, pek çok kimse zarar görecek toplum düzeyi ve barışı bozulacaktır.
    O halde, paydaşlar arasındaki elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planın olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanılmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi Türk Medeni Kanunu"nun müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmelidir.
    Somut olayda; davaya konu tarla vasıflı taşınmazın tamamının, paydaş olan davalılar ... ve ... ile kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı olmayan davalı ... tarafından kullanıldığı, paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesinin bulunmadığı ayrıca fiili kullanma biçiminin de oluşmadığı, bir kısım paydaşlar tarafından ve parsel bazında yapılan paylaşımın bağlayıcı olmadığı belirlenerek elatmanın önlenmesine karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak çekişmeli taşınmazda davalılardan ... ve ..."ın paydaş olduğu, diğer davalı ..."ın ise, İİK." nun 276/son maddesi hükmü uyarınca, paydaş olan eşine teb"an kullandığı gözetildiğinde davanın davacının payı oranında kabul edilmesine karar verilmesi gerekirken davalılardan ... ve ... bakımından mutlak elatmanın önlenmesine, diğer davalı ... bakımından ise davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
    Öte yandan: kural olarak ecrimisil isteğini içeren davalarda talep olması halinde, bilirkişi tarafından her yıl için saptanan ecrimisil miktarına, tahakkuk tarihleri olan dönem sonlarından itibaren yasal oranda işleyecek kademeli faize hükmedilmesi gerektiğinde kuşku yoktur. Kademeli faiz talebi yoksa yalnızca faiz talep edilmiş ise dava tarihinden itibaren yasal faize hükmolunabilir.
    Bu durumda; davacı dava dilekçesinde, ecrimisile ilişkin işlemiş faiz talebini de açıkça belirttiğine göre her dönem için tahakkuk eden ecrimisile dönem sonundan itibaren işleyecek kademeli faize de hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili şeklinde hüküm kurulmuş olması da doğru değildir.
    Hal böyle olunca; çekişme konusu taşınmaza davalıların paya vaki elatmasının önlenmesine ve her yıl için saptanan ecrimisil miktarına, tahakkuk tarihleri olan dönem sonlarından itibaren yasal oranda işleyecek kademeli faize hükmedilmesi için karar bozulmalıdır.
    Tarafların temyiz itirazları değinilen yönleri itibariyle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi