19. Hukuk Dairesi 2016/10010 E. , 2018/309 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl itirazın iptali, birleşen menfi tespit davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükümlerin asıl davacı, birleşen davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı, birleşen davalı vekili Av. ... ile davalılar, birleşen davacı vekili Av. ... gelmiş olduğundan duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Asıl davada; davacı vekili, taraflar arasında araç alım satımı konusunda anlaşma yapıldığını, bu sözleşmede davacının satıcı olduğunu, davalıların sözleşme gereği toplam 96.000,00 TL ödeme yapmayı taahhüt ettiklerini, bu ödemeler için toplam 36 adet bononun davalılar tarafından tanzim edilerek davacıya verildiğini, bono bedellerinin ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine iki adet takip başlatıldığını, davalıların bu takiplerden 2012/916 esas sayılı takibe itiraz ettiklerini iddia ederek iş bu takibe yönelik itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Birleşen davada; davacı vekili, davalının asıl davaya konu 2012/916 esas sayılı takip dosyasında 14 adet bonoya dayalı olarak davacı hakkında takip başlattığını, davacının bonolarda kefil olduğunu, ancak davacı hakkında borçlu sıfatı ile takip başlatıldığını, zamanaşımına uğramış senetlerle davacı hakkında takibe girişildiğini, zira araç satış sözleşmesinin yapılmasının üzerinden 6 yıl geçtiğini, adi sözleşme ile satışı yapılan aracın 3. bir kişiye devrinin yapıldığını, borcun bedelsiz kaldığını iddia ederek davacının 2012/916 esas sayılı takip dosyasına konu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, senetlerin ve takibin iptaline, davalı aleyhine % 20 oranında kötü niyetli takip tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davalara konu bonoların verilmesine sebep araç satış sözleşmesinin adi yazılı şekilde yapıldığı ve bu sebeple geçerli olmadığı, geçersiz satış sözleşmesine konu aracın araç maliki ...’a vekaleten ... tarafından noterde tanzim olunan sözleşme ile dava dışı ...’e satıldığı, davacının geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tanzim edilen bonolardan dolayı davalılardan bir alacağının bulunmadığı, aynı gerekçelerle birleşen dosya davacısının, asıl dosya davacısına 2012/916 esas sayılı takibe konu senetlerden dolayı bir borcunun bulunmadığı, bununla birlikte taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunması sebebiyle, kötü niyet tazminatının istenilmesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davacının ... 37. İcra Müdürlüğü’nün 2012/916 esas sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl ve birleşen davalardaki tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı, birleşen davalı vekilince temyiz edilmiştir.
(1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı, birleşen davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2)Birleşen davaya konu alacakla ilgili olarak, asıl dosya davacısı, birleşen dosya davalısı ..., asıl dosya davalıları ... ile ... aleyhine ... 37. İcra Müdürlüğü’nün 2012/916 esas sayılı dosyası ile takip başlatmış, bu takipte çıkarılan ödeme emrine takip borçluları olan asıl dosya davalıları ... ile ... itiraz etmişlerdir. Takip borçlularının itirazı üzerine asıl dosya davacısı, birleşen dosya davalısı ... tarafından 10.07.2012 tarihinde asıl dava olarak itirazın iptali davası açılmıştır. İtirazın iptali davasının açılmasından sonra 05.10.2012 tarihinde ise, asıl dosya davalısı, birleşen dosya davacısı ... tarafından aynı alacakla ilgili asıl dosya davacısı aleyhine menfi tespit davası açılmıştır.
Bir davada hukuki yararın bulunması dava şartıdır. Somut olayda, daha önce açılıp görülen itirazın iptali davasında davalı olarak borçlu olmadığını savunma imkanına sahip olan asıl dosya davalısı, birleşen dosya davacısı ...’un asıl dava olarak itirazın iptali davası açılmasından sonra, asıl dosya davacısı aleyhine menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.
Mahkemece birleşen davaya yönelik açıklanan bu yön gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca davacı, birleşen dosya davalısı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı-birleşen dosya davalısı ... yararına takdiren 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı, birleşen dosya davacısı ...’dan alınarak, davacı-birleşen dosya davalısı ...’e ödenmesine, peşin harcın istek halinde davacı-birleşen dava davalısına iadesine, 01/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.