Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/12034
Karar No: 2019/4139

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/12034 Esas 2019/4139 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2016/12034 E.  ,  2019/4139 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacı karşı davalı ... ve arkadaşları ile davalı-karşı davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Yörede 1983 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında ... köyü 941 parsel sayılı taşınmaz 7680 m² yüzölçümü ve meyvelik vasfıyla 939 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiş, bu tespite karşı gerçek kişilerin yaptığı itirazlar komisyon kararı ile reddedilmiş, muterizlerden ... tarafından kadastro mahkemesinde Hazineye karşı açılan dava sonucu mahkemenin 1985/699 E. -1987/103 K. sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın ... adına tapuya tesciline karar verildiği, hükmün kesinleşmesi üzerine taşınmazın 10/04/1989 tarihinde hükmen ... adına tescil edildiği, intikalle davacılar adına 1/2 eşit payla tescil edildiği anlaşılmıştır.
    Davacılar vekili 27/01/2016 havale tarihli dava dilekçesi ile; ... köyü, ... mevkii, 941 parsel sayılı 7.680,00 m² taşınmaz murisleri ..."den intikal ettiği, müvekkillerine ait taşınmazın meyvalık niteliğinde olup arzın zemininde orman vasfına ait tek bir ağaç bulunmamasına rağmen orman kadastro komisyonu tespitine binaen 08/11/2013 tarihinde taşınmazın 7.040,75 m²"lik kısmının ormana kaldığına dair tapu kaydına şerh konulduğu, müvekkillerine ait taşınmazın 1981 yılı öncesinde orman niteliğini kaybettiği, hiçbir şekilde orman arazisi niteliğinde olmadığı, müvekkillerinin arazisine bitişik olan birçok parselin 2/B kapsamında düşünülerek orman vasfına haiz olmadığı tespit edilmişken, orman vasfına haiz tek bir ağaç bulunmayan müvekkillerine ait taşınmaza ilişkin orman vasfı sınırlandırılması yapılmasının hukuka aykırı olduğu, haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkillerine ait taşınmazın orman olarak sınıflandırılmasına ilişkin orman kadastro komisyonu tespitinin iptaline ve tapu sicil kaydındaki orman şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Dava dilekçesi davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ olunmuş, davalı taraf savunmasında özetle davanın reddini savunmuş ve karşı dava talebinde bulunmuştur.
    Davalı vekilinin 08/02/2016 havale tarihli dilekçesi ile dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 941 parsel sayılı taşınmazın idarenin igili komisyonunca yapılan incelemede kısmen devlet ormanı olarak belirlenen taşınmazlardan olup, davanın reddi ile birlikte karşı davanın kabulü ve taşınmazın tapusunun iptali ile orman niteliği ile tapuya tesciline karar verilmesini, MK"nın 1010 maddeleri uyarınca karar kesinleşinceye kadar tapu kayıtları üzerine tedbir konulmasına, taşınmazın tapu kaydı üzerinde mevcut üçüncü kişi ya da kurumlar lehine mevcut tüm şerhlerin terkinine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı - karşı davalı ... ve arkadaşları ile davalı-karşı davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 1949 yılında keşinleşen orman kadastrosu, 01/07/2013 tarihinde ilan edilip kesinleşen, evvelce sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve sınırlaması yapılmış ormanlarda aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması, 1985 yılında kesinleşen arazi kadastrosu vardır.
    Dava, taşınmazda bulunan orman şerhinin silinmesi istemine, karşı dava ise tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
    Mahkemece; yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
    Şöyle ki; hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda, 341, 340, 339, 338 ve 337... OS hattına göre (A) harfli bölümünün 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdidinde orman sınırı içinde kaldığı ifade edilmiştir. Ancak, rapora ekli orman kadastro haritası orijinal renkleri taşımadığından ve siyah beyaz renkte, ayrıca OS noktalarının numaraları okunamayacak şekilde hazırlanmış olduğundan rapor denetlenememektedir.
    Ayrıca dava konusu taşınmazın tamamının eylemli orman olduğu belirtilmişse de taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yaşları da belirtilmemiş, dava konusu taşınmaz 939 parsele uygulanan tapunun miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilip, daha sonra gerçek kişi ve Hazine arasında görülen dava sonucu hükmen 1989 yılında tapuya kaydedildiği halde dayanak dava dosyası dosya içerisine alınmamış, taraflar açısından bağlayıcılığı tartışılmadan hüküm kurulmuştur.
    O halde; mahkemece daha önceki keşiflerde yer almamış üç uzman bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, 1949 ve 2013 yıllarında yapılan her iki orman kadastro haritası ve tutanaklar orijinal renklerde ve OS noktaları okunabilecek şekilde kadastro paftasının ölçeği ile eşitlenerek birbiri üzerine çakıştırılmalı, çevredeki 10-12 OS noktası görülebilecek şekilde, taşınmazın her iki orman kadastro haritasındaki konumu gösterilmeli, kesinleşmiş orman sınırları dışında kalsa dahi eylemli orman olduğu belirlenen bölüm ve bu bölümdeki ağaç yaşı, sayısı, dağılımı da krokide işaretlenip, raporda açıklanmalı, önceki hükme esas alınan rapora ekli 1958 tarihli memleket haritasında taşınmazın kısmen yeşil kısmen açık renkli alanda kaldığı bildirildiğine göre memleket haritasının dayandığı hava fotoğrafları üzerinde inceleme yapılarak taşınmazın üzerinde bulunan bitki örtüsünün niteliği belirlenmeli, ağaç yaşları ile memleket haritasının tarihi karşılaştırılmalı ve öncesi itibarıyla orman olmayan ve özel mülk olarak tapuda kayıtlı bir yerin sonradan çevreden gelen tohumlar yolu ile orman haline dönüşmesinin taşınmazı kamu malı haline getirmeyeceği düşünülmeli, taşınmazın dayanak hüküm dosyası dosya içerisine alınmalı, bundan sonra elde edilecek delillere göre karar verilmeli, gerçek kişinin açtığı davanın reddi halinde, reddedilen dava yönünden davalı konumunda olan Orman Yönetimi lehine de vekâlet ücretine hükmedilmelidir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükme yöneltilen tüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 18/06/2019 günü oy birliği ile karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi