Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/15894
Karar No: 2016/932
Karar Tarihi: 28.01.2016

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/15894 Esas 2016/932 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davalı, daha önceki bir boşanma davasında nafaka alamamıştı, ancak daha sonra nafaka tahsili için icra takibi başlattı. Ancak davalı, bu sırada başka biriyle evlendi ve bu durum nafakanın kendiliğinden kalkmasına neden oldu. Davacı, davalının icra takibi sürecini durdurmadığını ve nafaka ödemelerini sürdürdüğünü iddia etti ve nafakanın evlilik tarihinden itibaren kaldırılmasını talep etti. Mahkeme, davacının bu talebini kabul ederek nafakayı kaldırdı. Ancak davalı, kararı temyiz etti ve Yargıtay, davacının bu dava açmakta hiçbir hukuki yararının olmadığına ve davayı reddetmesi gerektiğine karar verdi. İlgili kanun maddesi TMK'nın 176/3.maddesidir ve bu maddede, bir nafakanın irat şeklinde ödenmesi durumunda, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi halinde nafakanın kendiliğinden sona ereceği belirtilmektedir.
3. Hukuk Dairesi         2015/15894 E.  ,  2016/932 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların boşandığını, boşanma ilamıyla birlikte davalı lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmediğini, davalının nafaka alacağını tahsil edebilmek için müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, davalının 2013 yılında evlendiğini, evlenmesine rağmen icra dosyasına bu hususta beyanda bulunmayarak nafakanın işlemesine neden olduğunu belirterek; yoksulluk nafakasının, davalının evlenme tarihinden itibaren kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin evlenmesiyle birlikte davacının nafaka yükümlülüğünün kendiliğinden ortadan kalktığını, davacının icra dairesine nüfus kaydı sunarak takibi durdurabilecekken eldeki davayı açtığını, bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını ayrıca mahkemenin davaya bakmaya görevli olmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
    Mahkemece; davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesinin davacıyı daha fazla mağdur edeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile yoksulluk nafakasının davalının evlenme tarih olan 07.11.2013 tarihinden itibaren kaldırılmasına, yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmiş, hüküm; davalı vekili tarafından temyiz etmiştir.
    Dava; nafaka alacaklısının evlenmesi nedenine dayalı olarak açılmış yoksulluk nafakasının kaldırılması istemine ilişkindir.
    Temyize konu uyuşmazlık; davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
    Bir davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için dava şartlarının mevcut olması gerekir. Yargılamanın ön inceleme aşamasında dava şartlarının incelenmesi ve dava şartlarının bulunmaması halinde tamamlanabilecek dava şartları hakkında bunların tamamlanması için gerekli kararların alınması; tamamlanma olanağı bulunmayan dava şartları var ise, davanın usulden reddi gerekir. (HMK. m.137/1)
    Hukuki yarar, davanın konusuna ilişkin dava şartlarındandır. Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Dava hakkı, hukuki yarar ile sınırlı olup, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması gerekir. (HMK m. 114/1-h)
    TMK"nın 176/3.maddesinde; irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi halinde kendiliğinden kalkacağı hükme bağlanmıştır.
    Tüm bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde; tarafların 16.12.2009 tarihinde kesinleşen ilamla boşandıkları, davalının nafaka alacağının tahsili için davacı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının 07.11.2013 tarihinde evlendiği, davaya konu edilen nafakanın davalının evlenme tarihi olan 07.11.2013 tarihi itibariyle kendiliğinden ortadan kalktığı, nafaka yükümlüsü davacının eldeki davayı 22.05.2014 günü açtığı, davacının icra dosyasına açacağı bir taleple icra takibinin evlenme tarihi itibariyle durdurulmasına yönelik karar alabileceği, talebi kabul edilmezse İcra Mahkemesine şikayet yoluna gidebileceği, bu bağlamda davacının eldeki davayı açmada hukuki yararının bulunmadığı açıktır.
    Hal böyle olunca mahkemece; yukarıda açıklanan esaslar gözetilerek, davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerekirken, anılan ilkeler gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi