Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/21286
Karar No: 2014/17608
Karar Tarihi: 16.09.2014

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2013/21286 Esas 2014/17608 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı işçi, davalı işverenin işyerinde geçirdiği çalışmalarının tespiti için dava açmıştır. Mahkeme, davacının 11.04.2009 - 11.02.2010 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar vermiştir. Ancak, davalılar temyiz etmiştir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi ise dosyadaki eksiklikleri giderilmesi gerektiğini belirterek, davacının çalışma süresinin doğru bir şekilde ortaya konulması için hastane belgelerinin ve diğer bordro tanıklarının dinlenilmesi gerektiğini ifade etmiştir. 21. Hukuk Dairesi, kanunda özel bir yöntem öngörülmemesi sebebiyle resmi belge ve yazılı delillerin bulunmamasının istemin reddine neden olmayacağını belirtmiştir. 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi de bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmediği için somut bilgilere dayanarak sonuca gitmek mümkündür. Kısacası, mahkemece, yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Kanun Maddeleri: 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10. maddesi.
21. Hukuk Dairesi         2013/21286 E.  ,  2014/17608 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi
    TARİHİ : 12/09/2013
    NUMARASI : 2011/458-2013/394

    Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

    K A R A R

    Dava; davacının davalı işyerinde 01.02.2009 – 11.02.2010 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının 11.04.2009 – 11.02.2010 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmiştir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işyerinde aşçı ve yemek servisi elemanı olarak çalıştığını beyan eden davacı adına davalı işyerince düzenlenen 11.02.2010 tarihli işe giriş bildirgesi ve davalı Kurum"a 11.02.2010 – 10.07.2011 tarihleri arasında bildirilen çalışma bulunduğu, davacının 21.03.2009 – 13.04.2009 tarihleri arasında dava dışı İ.. Özel Eğitim Kurumları işyerinde çalışmasının bulunduğu, davalı işyerinin 15.10.2005 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, davacının 18.04.2009 tarihinde davalı şirkete ait araç ile yemek dağıtımına giderken büyük kazanlardan birinin üzerine düştüğünü ve yaralandığını iddia ettiği, bu olay ile ilgili davalı Kurum"da iş kazası kaydı bulunmadığı ve davacının Cumhuriyet Savcılığı"na suç duyurusunda bulunduğu, soruşturma aşamasında alınan ifadesinde işyeri sahibinin oğlunun kazayı doğruladığı, davacının bir haftalık deneme süresi içerisindeyken kazanın olduğunu beyan ettiği, ancak ifadesinde kaza tarihine ilişkin beyan bulunmadığı, davacının dava dışı İ.. Özel Eğitim Kurumundaki son işten çıkışının 13.04.2009 tarihi olduğu, kaza sırasında araçta şoför olan kişinin de 11.11.2009 tarihli ifadesinde kazanın 2-3 ay önce olduğunu beyan ettiği, ancak dosya içerisinde söz konusu kazaya ilişkin hastane raporlarının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
    Uyuşmazlık; somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
    506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555,5.2.2003 gün 2003/21-35-64,15.10.2003 gün 2003/21-634-572,3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 10.11.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
    Somut olayda; davacının dava dışı işyerindeki çalışmaları 13.04.2009 tarihinde bitmesine rağmen davacının davalı işyerindeki çalışmalarının 11.04.2009 tarihinden başlatılması hatalıdır. Bunun yanısıra; davacının geçirmiş olduğu kazaya ilişkin hastane dosyasının incelenmemesi, her ne kadar dinlenilen tanıklar davacının 2009 yılında çalışmaya başladığını beyan etmişlerse de diğer bordro tanıkları dinlenilmeden ve davacının çalışmaya başladığı tarih net olarak ortaya konulmadan, ayrıca davacı tanıklarının beyanlarında davacının 1 ay kadar çalışmadığını beyan etmelerine rağmen bu husus araştırılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
    Mahkemece yapılacak iş; davacıdan, 18.04.2009 tarihinde geçirmiş olduğu kaza sonrası gittiği hastane sorularak bu hastaneden kazaya ve davacının tedavisine ilişkin belgeleri istemek, dosyada mevcut bordrolarda isimleri bulunan kişiler arasından re"sen seçilecek diğer bordro tanıklarını dinlemek ve davacının davalı yanında geçen çalışma süresini hiç bir tereddüte mahal bırakmayacak derecede ortaya koyarak sonuca gitmekten ibarettir.
    Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan A.. T.."ne iadesine, 16.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi