Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2019/614
Karar No: 2021/199

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/614 Esas 2021/199 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2019/614 E.  ,  2021/199 K.

    "İçtihat Metni"


    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Ceza Dairesi
    Sayısı : 3342-3394

    Nitelikli kasten öldürme suçundan sanıklar ..., ... ve ..."in TCK"nın 82/1-a, 62/1, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin ... 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 11.07.2017 tarihli ve 117-294 sayılı resen istinafa tabi hükümlere yönelik sanık ... ve müdafisi ile sanıklar ...ve ... müdafileri tarafından da istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 29.12.2017 tarih ve 3342-3394 sayı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
    Bu kararın da sanık ... ve müdafisi ile sanıklar ...ve ... müdafileri tarafından temyiz edilmesi dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 12.03.2019 tarih, 203-1487 sayı ve oy çokluğuyla temyiz itirazlarının esastan reddine karar verilmiş,
    Daire Başkanı ... ile Daire Üyesi ...; "Ölen ... hakkında düzenlenen 10.10.2014 tarihli otopsi raporunda, 18.07.2014 tarihinde öldüğü bildirilen şahısta kanda alkol bulunmadığı, sistematik toksikolojik analiz yapıldığı, sistematikteki maddelerin bulunmadığı, kişinin kalp damar hastalığı sonucu öldüğünün bildirildiği,
    Kabul ve gerekçede ise, ölene verildiği belirtilen ilaçların bilinmemesi, standart toksikolojik analizde taranan maddeler dışında bir ilacın verilmiş olmasının mümkün olduğunun belirtilmesi, kalp krizinin verildiği belirtilen ilaçlar yüzünden veya kişide mevcut kronik kalp hastalığına bağlı ani kardiyak ölüm sonucu olup olmadığının tıbben ayrımının yapılamayacağının kabul edilmesi, sanık ...’ın ilk ifadesinde; ölene verdiklerini söylediği Rixper ve Zyzapin’in sakinleştirici; Unisom’un uyku ilacı oldukları ve ayrıca Viagra ilacı verdikleri, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 06.04.2017 tarihli raporunda, kişinin ölümünün, ölene verildiği bildirilen ilaçların yan etkileri sonucu ani kardiyak ölüme bağlı olarak meydana gelmiş olabileceği gibi kişide mevcut kronik kalp hastalığına bağlı ani kardiyak ölüm sonucu da meydana gelmiş olabileceği, bu iki mekanizma arasında tıbbi ayrım yapılamayacağının bildirilmesi ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde;
    Ölen ...’ın ölümünün kendisinde mevcut kronik kalp hastalığının verilen ilaçların etkisi ve tetiklemesi olmaksızın meydana gelmesinin mümkün ve muhtemel bulunması, bu nedenle sanıkların fiili ile ölüm arasında kesin olarak nedensellik bağının kurulamaması karşısında, nitelikli öldürme suçundan sanıklar ..., ... ve ...’ın beraatlerine karar verilmesi gerektiği" görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 12.09.2019 tarih ve 20950 sayı ile;
    "...Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan ‘in dubio pro reo’ yani ‘kuşkudan sanık yararlanır’ kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. O hâlde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilmesinin tek yolu da budur. Dosya içerisindeki bilgi, belge ve tanık anlatımları karşısında sanıkların aşamalardaki savunmaları da göz önünde bulundurulduğunda; sanıkların yüklenen suçu işlediği konusunda kuvvetli bir şüphenin oluştuğu, şüpheden sanık yararlanır evrensel ilkesi uyarınca, şüphenin sanıklar lehine yorumlanması gerektiği, dolayısıyla sanıkların yüklenen suçtan beraatlarına karar verilmesi gerektiği" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
    5271 sayılı CMK"nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 11.11.2019 tarih, 3528-4801 sayı ve oy çokluğuyla itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçuna yardım etmeden verilen beraat kararı istinaf edilmeksizin; sanık ... hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan verilen beraat kararı Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince bu karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi suretiyle kesinleşmiş, sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan verilen mahkûmiyet hükmü Özel Dairece bozulmuş olup itirazın kapsamına göre inceleme, sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan verilen mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire çoğunluğuyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklar ..., ... ve ..."nun eylemleriyle ...’in ölümü arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, bu bağlamda sanıklara atılı nitelikli kasten öldürme suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin olup,
    Uyuşmazlığın esasına geçilmeden önce Ceza Genel Kurulu Başkanınca öncelikle sanıklar hakkında eksik araştırmayla hüküm kurulup kurulmadığının değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmüş ve uyuşmazlık konusu bu şekilde ele alınmıştır.
    İncelenen dosya kapsamından;
    18.07.2014 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında; aynı tarihte saat 01.00 sıralarında Tece Polis Merkezince kalp rahatsızlığı olan bir şahsın cesedinin Özel Ortadoğu Hastanesinde olduğu, ölümün ilgili sağlık personelince normal ölüm olarak bildirildiği fakat ölenin kızının otopsi talebinde bulunduğunun ihbar edilmesi üzerine otopsi işlemine başlanıldığı, 175 cm boylarında, 110 kg ağırlığında, esmer tenli ve kısa kırçıl saçlı erkek cesedinde, burnun ön alt kısmında her iki burun deliği dış kenarlarında cilt sıyrıkları, her iki el sırtında ve sağ dirsek iç kenarında peteşiyal kanama tespit edildiği, cesette başkaca darp cebir izine, delici kesici, ateşli silah yaralanmasına rastlanılmadığı, cesedin kesin ölüm sebebinin sağlıklı olarak tespiti için klasik otopsi yapılmasına karar verildiği ifadelerine yer verildiği,
    18.07.2014 tarihinde saat 05.15"te düzenlenen olay yeri görgü ve tespit tutanağında; 17.07.2014 tarihinde saat 23.00 sıralarında Ortadoğu Hastanesinde eks olan ..."in ölümüyle ilgili 18.07.2014 tarihinde saat 04.45 sıralarında ..."in yaşadığı ... Mahallesi, Florya Sitesi"ndeki evine gidildiği, yatak odasındaki yatağın üzerinde bulunan kırmızı renk örtünün baş tarafının kırışık olarak görüldüğü, evin diğer kısımlarının normal olduğu, olayla ilgili başkaca bir emareye rastlanılmadığının belirtildiği,
    Özel ... Ortadoğu Hastanesinin 17.07.2014 tarihli ve 321203 sayılı hasta epikrizinde; 112 tarafından haber verilerek kardiyak arrest olarak getirilen ...’de solunum, nabız ve kalp tepe atımının olmadığı, hastanın entübe edilmiş olduğu, tansiyon alınamadığı, siyanotik görünümde olduğu, getirildiğinde 112 tarafından kalp masajı yapılmakta olduğu, pupiller fiks dilate olan hastanın hemen resüsitasyon odasına alındığı, monitörize edildiği, nabız ve tansiyon alınamadığı, 112 ekiplerinin başlamış olduğu resüsitasyona devam edildiği, bu esnada damar yolu açıldığı, resüsitasyon yapılmakta iken akciğerlerden yoğun sekresyonu gelen hastanın aspire edildiği, her 3-5 dakikada bir ampul adrenalin (toplamda 15 adet) yapıldığı, 2 ampul atropin yapıldığı, kan gazında asidozu olan ve oksijensiz kalan hastaya aralıklarla toplamda 20 ampul sodyum bikarbonat yapıldığı, resüsitasyon sırasında 3 adet 500 cc izotonik mayi verildiği, 45 dakika boyunca yapılan kardiyopulmoner resüsitasyona cevap vermeyen hastanın eks kabul edildi, kardiyak arrest olarak tanımlandığının belirtildiği,
    ... Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezince 13.07.2014 tarihinde düzenlenen hasta klinik seyir evrakında; hâlsizlik şikâyetiyle acil servise başvurup geldiğinde hipotansif (düşük tansiyon) olan ...’in, D-DİMER (kandaki pıhtılaşmayı ölçen test) dâhil tetkiklerine göre, herhangi bir patolojisi olmadığı, hidrasyon (su, sıvı desteği) sonucu rahatladığı, kardiak enzimleri ve EKG"si normal olduğu, önerilerle taburcu edildiğinin yazılı olduğu,
    ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesince düzenlenen 23.09.2014 tarihli raporda; iç organlarda salisilatlar, barbütüratlar, fenotiyazinler, prazolon türevleri, benzodiazepinler, TCA, insektisitler, kanda ve idrarda ise amfetaminler, barbütüratlar, benzoziazepinler, esrar, opiatlar ve metabolitler, kokain ve metabolitler ile TCA’nın (sadece idrarda) arandığı, kanda alkol (etanol, metanol) bulunmadığı, sistematik toksikolojik analiz yapıldığı, sistematikteki maddelerin bulunmadığının belirtildiği,
    ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi Histopatolojik Tetkik Şubesince düzenlenen 01.10.2014 tarihli raporda; koroner arterde, makroskopik incelemede lümeni ileri derecede daraltıcı özellikte, kalsifiye aterom plakları ve stent izlendiği, kalsifikasyon nedeni ile mikroskopik inceleme yapılamadığı, kalpte hafif derecede perivasküler ve interstisyel fibrozis, konjesyon, akciğerlerde ödem, konjesyon, hemosiderin yüklü makrofajlar ve antrakozis, karaciğerde ileri derecede makro ve mikroveziküler yağlanma, böbrekte kronik pyelonefritis bulguları ve konjesyon, beyin, beyincik ve beyin sapında konjesyon izlendiği ifadelerine yer verildiği,
    ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesince düzenlenen 10.10.2014 tarihli otopsi raporunda; 175 cm boyunda, 70 yaşında, 100-110 kg ağırlığında, kırlaşmış siyah saçlı, kahverengi gözlü erkek cesedinde; burundan mukuslu sekresyon geldiği, sağ kol ve sağ el sırtında ekimozlu iğne izleri olduğunun görüldüğü, dış muayenede travmatik lezyon, saçlı deri altında ekimoz hematom görülmediği, kafatası kubbe kemikleri ve her iki temporal adale grubunun sağlam olduğu, beyin-beyincik yüzeyi ve kesitlerinde konjesyon ve ödem haricinde patoloji görülmediği, kafatası kaide kemiklerinin sağlam olduğu; sternum 3. kot seviyesinde tıbbi müdahaleye bağlı ekimozlu kırık, sağda 2-4. kotlarda, solda seri hâlde ekimozlu kırıklar olduğu, her iki göğüs boşluğunda 400"er cc seröz sıvı bulunduğu, her iki akciğer yüzeyinin antrakoze, ödemli görünümde olup kesitlerinde ileri derecede ödem saptandığı, koroner damar lümeni sağda başlangıç segmentinde bir alanda ileri derecede tıkalı ve kalsifıye olduğu, sol koroner damarların hafif-orta düzeyde tıkalı bulunduğu, myokard kesitlerinde nedbe görülmediği, aortta yaygın aterom plakları mevcut olduğu; batında abdominal kavite içinde serbest sıvı-kan görülmediği, karaciğer yüzeyinin düzgün görünümde olup kesitlerinde özellik görülmediği, dalak ve her iki böbreğin normal anatomik yer ve pozisyonlarında olup yüzey ve kesitlerinde birkaç adet içi berrak sıvı, kistik yapı görüldüğü, midede az miktarda yarı sindirilmiş gıda içeriğinin mevcut olduğu; otopsi sırasında alınan örneklerin toksikolojik analizlerinde kanda alkol (Etanol, metanol) bulunmadığı, sistematik toksikolojik analiz yapıldığı, sistematikteki maddelerin (uyutucu-uyuşturucu maddeler dâhil) bulunmadığının bildirildiği; otopsi sırasında alınan iç organ parçalarının histopatolojik tetkikinde koroner arter lümeni ileri derecede daraltıcı özellikte, kalsifiye aterom plakları ve stent izlendiği, kalsifikasyon nedeni ile mikroskopik inceleme yapılamadığı, kalpte hafif derecede perivasküler ve interstisyel fibrozis, konjesyon izlendiği, akciğerlerde ödem, konjesyon, hemosiderin yüklü makrofajlar, antrakozis izlendiği, karaciğerde ileri derecede makro ve mikroveziküler yağlanma izlendiği, böbrekte kronik pyelonefritis bulguları, konjesyon izlendiği, beyinde, beyincikte ve beyin sapında konjesyon izlendiğinin kayıtlı olduğu; sonuç olarak ..."nin kalp damar hastalığı sonucu öldüğü kanaatininin bildirildiği,
    Dosya içerisinde örneği bulunan vekâletname ve tapu kayıtlarından;
    ... 7. Noterliğince düzenlenen ve 20.06.2014 tarihine kadar geçerli olduğu belirtilen 05.06.2014 tarihli düzenleme şeklinde vekâletnamede; ..."in, vekil olarak tayin ettiği sanık ..."ya, ... ili, ilçeleri ve köyleri hudutları dâhilinde bulunan tüm gayrimenkullerinin satışı ve satın alma dâhil geniş bir tasarruf yetkisi ile T.C. hudutları dâhilinde hâlen mevcut bulunan ve bundan sonra mevcut olacak bilumum bankalar ile özel finans kurumlarında hesap açmaya ve hesaplardan dilediği miktarda gerek Türk parası gerekse döviz olarak para çekme yetkisi verildiği,
    ... 11. Noterliğince düzenlenen ve 30.06.2014 tarihine kadar geçerli olduğu belirtilen 12.06.2014 tarihli düzenleme şeklinde vekâletnamede; ..."in, vekil olarak tayin ettiği sanık ..."ya, Türkiye Cumhuriyeti hudutları dâhilinde bulunan bilumum gayrimenkullerinin satışı ve satın alma dâhil geniş bir tasarruf yetkisi verdiği,
    ... 11. Noterliğince düzenlenen 12.06.2014 tarihli süresiz vekâletnamede; ..."in, vekil olarak tayin ettiği sanık ..."ya, Türkiye Cumhuriyeti hudutları dâhilinde bulunan bilumum gayrimenkullerinin kiraya verilmesi, abonelik iptali, dava açma, T.C. hudutları dahilinde hâlen mevcut bulunan ve bundan sonra mevcut olacak bilumum bankalar ile özel finans kurumlarında hesap açmaya ve hesaplardan dilediği miktarda gerek Türk parası gerekse döviz olarak para çekme yetkisi verdiği, ..."in akli melekelerinin yerinde olduğuna ilişkin Özel Duygu Tıp Merkezince düzenlenmiş 12.06.2014 tarihli raporun vekâletnameye dayanak teşkil ettiği,
    Mezitli Tapu Müdürlüğünce 17.06.2014 tarihinde düzenlenen taşınmaz satışına ilişkin resmî senette; Tece Mahallesindeki bir sitenin H Blok, 6. katında bulunan 17 numaralı mesken niteliğindeki taşınmazın, ..."e vekâleten sanık ... tarafından, sanık ..."un eşi olan ... adına satış suretiyle devrinin gerçekleştiği, ... adına inceleme kapsamı dışındaki sanık ..."in vekâlet ettiğinin yazılı olduğu,
    Mezitli Tapu Müdürlüğünce 23.12.2015 tarihli yazısı ekinde gönderilen tapu kayıtlarına göre; ..."e ait olup 18.06.2014 tarihlerinde satış yoluyla sanık ..."un eşi olan ..."ya intikal eden Tece Mahallesi"ndeki bir sitenin H Blok 4. katında bulunan 10 numaralı dairenin 18.12.2014 tarihinde ... isimli bir kişiye satış yoluyla devredildiği,
    ... Tapu Müdürlüğünün 25.12.2015 tarihli yazısı ekinde gönderilen tapu kayıtlarına göre; ..."in Kocasinan ilçesi, ... Mahallesi"nde bulunan mesken niteliğindeki iki katlı bahçeli kâgir ev üzerinde sahip olduğu 1/4 hissesinin 27.06.2014 tarihinde satış yoluyla sanık ..."nın eşi olan ..."ya intikal ettiği; yine Kocasinan ilçesi, Yeşilmahalle Mahallesi"nde bulunan maktul ..."e ait olan kâgir ev ve arsasının 06.06.2014 tarihinde satış yoluyla sanık ..."nın eşi olan ..."ya intikal ettiğinin, aynı yerin 19.09.2014 tarihinde satış yoluyla ..."a intikal ettiği,
    ... Tapu ve Kadastro 11. Bölge Müdürlüğünün 25.12.2015 tarihli yazısı ekinde gönderilen tapu kayıtlarına göre; ..."e ait Talas Mahallesinde bulunan mesken niteliğindeki 36 numaralı bağımsız bölümün 10.06.2014 tarihinde satış yoluyla sanık ..."nın eşi olan ..."ya intikal ettiği, aynı yerin 22.07.2014 tarihinde satış yoluyla ..."e, 05.08.2014 tarihinde de yine satış yoluyla ..."ya intikal ettiği,
    VakıfBank tarafından gönderilen ..."in banka hesabındaki hesap hareketlerine dair 18.08.2014 tarihli yazıda; 18.07.2014 tarihinde saat 01.25"te maktulün hesabına SSK emekli maaş ödemesi olarak 1.473,04 TL yatırıldığı ve bakiyenin 315,14 TL olduğu, aynı tarihte saat 08.27"de ... Şubesine ait ATM"den 1.500 TL para çekildiği ve bakiyenin -1.184,86 TL"ye düştüğünün yazılı olduğu,
    Özel ... Hastanesince sanık ... hakkında 22.03.2015 tarihinde düzenlenen epikriz raporunda; düşme sonucunda başında ... ve şişlik, bulantı, kusma, boyun ağrısı, hareketlerde zorlanma şikâyetleri ile acil polikliniğe gelen hastanın yapılan muayenesinde damar yolu açılarak müşahede altına alındığı, uygun medikal tedavisi verildiği, takibi sürecinde şikâyetlerinde rahatlama görülmesi üzerine önerilerle taburcu edildiğinin belirtildiği,
    Erciyes Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezince sanık ... hakkında 23.03.2015 tarihinde düzenlenen epikriz raporunda; yüzüstü düşen hastanın acil servise götürüldüğü, hastanın genel durumunun iyi, şuurunun açık, oryante koopere olduğu, ekses ve üfürüm olmadığı, dinlenmekle akciğer seslerinin doğal olduğu, beyin cerrahi tarafından 24 saat takip önerilen hastanın takipte problemi olmayınca beyin cerrahi poliklinik kontrolü önerisiyle taburcu edildiği ifadelerine yer verildiği,
    15.06.2015 tarihli ihbar tutanağında; Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğine gelen ...’ın ... ili, Mezitli bölgesinde meydana gelen bir cinayet olayı ile ilgili ihbarda bulunmak istediğini beyan etmesi üzerine, ... isimli daha önceden tanıdığı şahsın iş yerine gelerek ... numaralı telefonu kullanan ... ile bir iş yaptıklarını ve bu iş karşılığında bir menfaat elde ettiklerini, daha sonrasında ...’nın azmettirmesi ile kendisini tanımadığı kişilerce dövülerek darbedildiğini, olayın sebebini sorduğunda, ...’in “İşin içinde cinayet olduğunu, kendisini satar korkusu ile kendisini dövdürterek gözdağı verdiğini, bu işin içinden nasıl çıkacağını bilmediğini" söylemesi ve konuyu ... Asayiş Cinayet Büro Amiri ...’ın yanına giderek paylaşmak istediğini beyan etmesi üzerine, bu olayla ilgili elinde bulunan tüm bilgi ve belgeleri getirmesinin söylendiği, bunun üzerine ...’ın ...’e ait ... numaralı telefonu arayarak WhatsApp programı üzerinden aldığını beyan ettiği 18 Nisan 2015 tarihli saat 14.19"da 2 dakika 50 saniyelik, 28 saniyelik ve saat 14.21"de 2 dakika 50 saniyelik 3 adet itiraf videosunu rızasıyla görevlilere gösterdiği, “Söz konusu videolarda ihbarda bulunan bayanın ölen ...’in imam nikâhlı eşi ... olduğunu, olayın 17 Temmuz 2014 tarihinde ... ili, Mezitli, Tece,... Sitesi H Blok Kat: 6 adresinde meydana geldiğini, olay yerine ... ile maktul ...’in oğlu ile birlikte gittiklerini, ...’i belirtilen adreste ölü olarak bulduklarını, maktul ...’e Ortadoğu Özel Hastanesinde müdahale edildiğini, bu videoları ve diğer bilgileri ...’in kendisi ile paylaştığını” beyan ederek, söz konusu 3 adet itiraf videosunu ve yine ...’in olayı kendisine anlattığını gösteren (6) adet videoyu ... numaralı telefonundan rızası ile teslim ettiğinin belirtildiği,
    08.07.2015 tarihli CD çözüm inceleme tutanağında;
    “..."nun yaptığı konuşmanın birinci, ikinci ve üçüncü video içerik incelemeleri;
    CD-01-) Ben ... bu CD"yi kimsenin etkisi ve baskısı olmadan hazırladım. ... adında dolandırıcı beni maddi ve manevi sıkıntıya koydu ve koyduğu için bunları anlatmak istedim. ..."yı babamın miras arsasından dolayı ki orası 9 hisse müteahhit konumunda, kendini arsayla ilgileneceğini söyleyerekten tanıttı. İyi bir fiyata satacağını söyledi. Hisse sahipleri razı geldi hepsinin imzasını aldı, müşteri buldu, yalanla dolanla satışa sundu. Bu arada eşimle, imam nikâhlı eşimle "Beni tanıştır" diye teklifte bulundu. Ben de tanıştırdım, eşimle görüştürdüm. 500 m2 arsasını bir ev yapsın diye verdi eşim. ... İnşaat diye sözde plan proje çizdi, getirdi. Eşim de inandı ve bu arada babamın miras arsası olan tarlanın bütün vekâletini alarak sattı. Bana 55.000 TL"ye satıldı dedi bana fakat kendisi o parayı aldı, kimseye vermedi parasını, bana da bir kâğıt getirerekten şurayı imzala "55.000 TL"yi aldım" diyerekten diye imza attırdı, bana da vermedi para ki hisse sahiplerine verim, akrabalarım beni dolandırıcı olarak biliyor, hepsi küs "Paramızı ver sen yedin" diyor ve cenazemize hiç kimse gelmedi bu şerefsizin yüzünden. Bana sürekli hakaretlerde bulunuyor akrabalarım, bu arada sürekli bana yaklaşmaya çalıştı, amacı 55.000 TL"ye imza attırmakmış, maşa olarak kullanmakmış, benim düşman sahibi olmamla yanıma kâr kaldı ve sürekli bu arada bana asılmalar, bana "Canım, aşkım, sana iyi bir hayat sunacağım" mesaj çekmeler, "Şimdi durumum iyi değil, bana bileziklerini ver", On milyar param vardı, onu almış, telefonumu.
    CD-02-) Yüksüğümü her şeyimi aldı, ben zannettim gönül bağı var, ama yanılmışım, ben de ister istemez buna cevap verdim, sadece duygusal olarak başka hiç bir şekilde yaklaşmasına müsaade etmedim ve bu arada zaten kendisi götüreceklerini götürmüş benden, beni kullanaraktan da eşime yaklaşmaya çalışmış, arsanın parasını aldı ama ben hâlâ dolandırıldığımı anlamadım, ta ki ..."e gelene kadar eşime davet etmesini, davet etmemesini söyledim, ama bu mikroba çok güvendi, bileziklerimi istedim vermedi, zamanı var dedi, birkaç ay bende dursun dedi, biz eşimle ..."e gittik. ...ve arkadaşları geldi. ..."deki arsanın eşimin olan inşaatın başladığını ve imza gerektiğini söyledi, eşimle tapuya, notere gitmişler vekâletini almış, imza attırmış, imzasını kullanmış, evler gitmiş, bankadan paralar gitmiş ve sonra bana ilaç verdi, bunu kahvesine koy diye, bende ne yapmaya çalışıyorsun dediğimde "Korkma ben katil değilim öldürmeyeceğim, öldürmek istesem arabamla çarpar kaza süsü verirdim, sadece rahatlayacak, uyku verecek belki biraz unutkanlık olacak" diye beni kandırarak iki, üç, dört artırtarak ilaç verdirdi ve ben de korkarak eşime bir zarar gelmesin veya hatta böyle bir cinayet olmasın eşimi kayıp etmeyim korkusuyla verdim. Zararsız olacağını zannederekten ve vefatından sonra cenazesine geldi köye çocuklarını suçladı, saldırdı sözlü olaraktan "Siz öldürdünüz babanızı, babanızın suçlusu sizsiniz, özellikle ..., madde bağımlısı olduğu için sen öldürdün babanı" diyerekten çocuğun üstüne yürümeye başladı, akrabalar sakinleştirdi ve cenaze dağıldıktan sonra ki zaten ilerleyen zamanlarda bütün evlerinin kirasını bunun aldığı ve artık evlerin sahibi benim diyerekten bütün kiralara, evlere, paralara kondu
    CD-03-) Ve cenaze dağıldıktan sonra ki zaten ilerleyen zamanlarda bütün evlerinin kirasını bunun aldığı ve artık evlerin sahibi benim diyerekten bütün kiralara, evlere, paralara kondu belli etti yani kendini.
    W001 Numaralı CD Çözümü
    X şahıs: Anlat bakalım
    Kayda alınan şahıs: Bunlar vekâleti aldıktan sonra, bunların malları kaçırmak için beni aradılar hesabında ne kadar parası varsa alabilmek için adamın önce telefon numarasına ulaşılmaması lazımdı telefon numarasını falan iptal ettirdi başka bir telefon numarasına geçittirdi bunların da bankadan haberi yok bankanın da haberi olmadığı için elindeki vekâleti meşru oldu çünkü adamı arayacaklardı adamı aramadılar arayamadılar daha doğrusu telefonuna ulaşamadıkları için elindeki vekâlet geçerli olduğu için paralarını hiç etti bu vekâlet sayesinde adamın paralarını çekti aldı
    X Şahıs: Bu süreçte adamın başka nasıl (anlaşılmıyor)
    Kayda alınan şahıs: Bu süreçte bi de adam içeride zaten kadın da güvenmesini sağlıyor ..." ya çünkü vadedilmiş iyi kötü bir şeyler var kadına iyi kötü bir şeyler var vadetmiş "Canım cicim işte sana ayrı ev açacağım" gibi bir şeyler vadetmiş bu vaatlerinden sonra herhangi bir sey olup olmadığını bilmiyorum ama kadına da verdiği herhangi bir şey yok kadınla da bizzatihi görüşüyorum yüz yüze de artı kadının sıtkı sıyrılmış bu durumdan ötürü yiyecek ekmeğe muhtaç yani
    X şahıs: İçerde ajan derken bunun yani
    Kayda alınan şahıs: "Canım cicim" diyor ya sevgilisi ya güya onun öyle zannediyor kendini sevgilisi falan zannediyor bu şekilde de "Canım cicim" diye diye içerdeki işte "Ev alacağım bark alacağım veya ayrı bir ev açacağım sana şöyle yaşayacaksın böyle yasayacaksın" diye güzel güzel laflar söylemiş bunları ne yapmış kadına bir şeyleri vadetmis bu vaatlerinden dolayı da artık boş tabi kadına bir de şey demiş "Artık ben burda işlemleri hâllederken hiçbir şekilde ..."in ayakta olmaması lazım" yani kadına da uyku ilaçları falan verdiriyor kadın uyku haplarını alıyor ondan sonra yemeğine katmak vasıtası ile içeceğine katmak vasıtası ile işte en son oğlunun psikoterapi ilaçları var böyle madde bağımlısı oğlu vardı onun madde bağımlılığından kurtulsun diye kullandığı psikoterapi ilaçları var o ilaçları az vereceği yerde bu sefer 9-10 tane birlikte veriyor en son o gün işte
    X şahıs: ... mı yaptırıyor kadına?
    Kayda alınan şahıs: Kadına "Yemeğine ilaçlarını falan kat bu dönem zarfında beni kocan aramasın yani herhangi bir şey yapmasın" demiş çünkü adam sık sık ...’ya çok güvendiği için çok sevdiği için "Arsam ne oldu bilmem ney ne oldu" falan diye fotoğraf bekliyor bilmem ne bekliyor arsaya çünkü tabela asacaktı bilmem ne yapacaktı onları falan bekliyor bu sözleşmeleri böyle yapacak sözde ondan sonra bunların hiçbiri aşılmadığı için tabi bu adamın ayakta durmaması lazım ki bunları kurcalamasın ve parayı rahatlıkla içeriye girim istiyor parayı kendi cebine hesabına aktaracak
    Kayda alınan şahıs: Zannedersem ...’nın gösterdiği kadarı ile çıktı ilaç yüklenmesi çıktığı ortada yalnız bu oğlunun ilacı olduğu için oğlunun kullandığı ilaç olduğu için fazla da kurcalamadılar zannedersem olayı mevzuyu aile tarafından
    X şahıs: Ama normalde bu cinayet
    Kayda alınan şahıs: He bunun emrini memrini veren bu şekle getiren veya işte bilerek veya isteyerek istemeyerek de olsa bu emri veren yemeklerine ilaçları katmasını söyleyen ... kadın da bunu söylüyor zaten kendi ağzından
    X şahıs: Peki bu adam öldükten sonra sizle görüşmesi nasıl oldu ..."nın?
    Kayda alınan şahıs: ...’nın adam öldükten sonra görüşmesi nasıl oldu bu işlerin içerisindeyim girdik çıktık baya bir şey oldu sonra bu olayın aydınlatılmasında bilmem ne edilmesinde falan filan yardımcı olur mu olmaz mı bilmiyorum ama içerdeyken bu ..., ..., ben, bir de ... bir yerde oturduk toplandık. Tevatır diye bir kafeterya var ..."nın evinin karşısında orada oturduk bu olayı kendi aramızda bile konuşulmaması ondan sonra bilmem ne herhangi bir kimseye bu işlerin resmî boyutu bitene kadar bu olayların resmî boyutu bitene kadar herhangi bir şekilde çünkü elinde bir sürü evrak var bilmem ne var adam bizatihi ortakmış gibi gösteriyor veya her şeyine sahipmiş gibi gösteriyor bu olay bitene kadar hiçbir şekilde kenri aramızda dahi konuşmayacaktık
    X şahıs: Konuşursanız ne olacak?
    Kayda alınan şahıs: Konuşursak ne olacak konuşursak neymiş biz çeteden bilmem neyden 32 yıl yargılanırmışız bilmem ne yaparmışız falan filan bu tarz şeylerden bahsetti ondan sonra neyse biz kendimizden bile korkuyorduk yani bu mevzuyu
    X şahıs: Peki sen bunları niye bize anlatıyon bunları peki ne oldu da anlatıyon?
    Kayda alınan şahıs: ... ben ... ile de bir kere görüştüm zaten dedim böyle böyle sıkıntılarım var bilmem nelerim var çünkü kendi sıkıntılarını bilmem nelerini konuşmuş bildiğimizde bir sey var kendilerinin anlattığı ondan sonra "Bunları ben vicdan azabı duyduğum için anlatacağım" dedim bilmem ney falan filan herhangi bir şey olursa rahatlıkla anlatacağımı söyledim söyledikten sonra ağzımda falan izi vardır abi beni (eli ile çene kısmını gösteriyor) bir kumpasa getirdi dövdü dövdürdü
    X şahıs: hee kimler?
    Kayda alınan şahıs: Yanında ... ile ne ..."du ... diye bir tane çocuk var ... zannedersem eski boksör geldi işte bana iki tane yumruk vurdu ondan sonrasını hatırlamıyorum kafa travması geçirdim fakülte hastanesinde bir gün acilde müşahede altında yattım
    X şahıs: Peki neden şikâyetçi olmadın polise?
    Kayda alınan şahıs: Ya şimdi bunu olduktan sonra şikâyetçi olmama durumu şeyden kaynaklanıyor yani herhangi bir resmî tutar dalım yok bilmem neyim yok ... da bu şekilde bir kumpas kurdu yarın bir gün tehditlerde savuruyor tabi.
    W003 Numaralı CD Çözümü
    Kayda alınan şahıs: Sonra aldığı evrak ile şeyi kendi üzerine evi alamıyor zannedersem de aldığı evrakla aldığı evrakla evlerini falan veya bütün mal varlığını şunu bunu hepsini eşinin üzerine geçiriyor ..."nın eşinin üzerine geçiriyor
    X şahıs: Peki adam ilaçla derken adam durumu nasıl sonuçlandı yani?
    Kayda alınan şahıs: Adamın durumu nasıl sonuçlandı adam en son 9 tane ilacı aldıktan sonra falan aldıktan sonra başı dönmüş çocuğu ile birlikte sahilde çay içiyormuş başı dönmüş sabah vermiş herhâlde ilacı yemeğe katmak sureti ile veya çaya katmak sureti ile saat 3 gibi 4 gibi falan 3-4 gibi adam şeyde ..."de kusuyor yattığı yerde kusmaya başlıyor bilinci kapalı tabi ilaç aldığı için kusuyor kustuktan sonra kustuğu bilinçsiz bir şekilde yattığı için (elleri ve vücudu ile gösteriyor) idrak edemiyor akciğerlerine kaçırıyor akciğerlerine kaçırdıktan sonra olduğu yerde yatağının üzerinde kendi odasında yatağında üzerinde vefat ediyor
    X şahıs: Yani adam cinayete kurban gidiyor yani
    Kayda alınan şahıs: Yani bir nevi öyle yani taksirle bilmem neyle adam öldürmeye girer ben de o sırada oğluyla beraber şeydeyim sahil kenarındayım sonra yarım saat geçiyor geçmiyor yani ölmüş falan yarım saat geçiyor geçmiyor eve gidiyok oğlu ile beraber oğlu bir bağır babama noldu falan filan ağzında köpükler geliyor diye kusmaya başlamış bilmem ney falan ben de sağlık memuruyum zaten koştum ağzını falan sildim ondan sonra kusmuk boğazını falan filan suni teneffüs yaptım kalp masajı yapmaya başladım oğluna söyledim 112"yi arasın diye 112"yi aradı ondan sonra adama kalp masajı şu bu derken 112 geldi ben anestezi teknisyeniyim zaten ağzındaki hortumu ben soktum yani enstalasyon tüpü diyorlar onu ben soktum havalanmasını falan sağladım sonra yarım saat 45 dakika sonra bu işleri bitirdiler adamı aldılar hastaneye götürdük ney o Ortadoğu Hastanesine hastaneye gittik hastaneye gittikten sonra baya bir müdahale ettik normalde 40-45 dakika müdahale edilmesi lazım ben orada benim yakınım olduğu için anestezi teknisyeni olduğum için müdahale ettiler bir buçuk saate yakın kalp masajı yaptılar geri döndürmek için elimizde ne geliyorsa bizzatihi ben de yaptım ama adam vefat etti kalbi dönüyor gibi oluyordu ancak olmadı adam öldü daha sonra çocukları ile otopsisi yapıldı
    WA007 numaralı CD çözümü
    Kayda alınan şahıs: Bir gün sana olmaz çoluğuna çocuğuna olur
    X şahıs: Peki baygın hâldeyken yani sandalyede baygın hâlde iken sana söylediklerini bilmiyor musun?
    Kayda alınan şahıs: Ben baygınken bana ne söylediklerini bilmiyom da yok elini öptürmüş yok bilmem ne alnıma sigara basmış telefonumdan kendi telefonuna mesajlar çekmiş
    X şahıs: Ne çekmiş mesala
    Kayda alınan şahıs: Benim avradıma dahi pezevenk gecenin beşinde benim telefonumdan benim hattımın üzerinden benim avradıma dahi mesaj çekiyor yok seni seviyorum bilmem ne yapıyorum şöyledir böyledir falan diye benim avradımla ilişki durumu da ne ise bilmiyorum da o ayrı konu
    X şahıs: Ne tür mesajlar göndermiş olabilir ki yani kendini şey çıkarmak haklı çıkarmak için mi?
    Kayda alınan şahıs: Kendini haklı çıkartmak için beni tehditvari mesajlar göndermiş olabilir bilmem ne bilmiyorum benim telefonumdan kendine mesaj gönderiyor gece saat
    X şahıs: Peki bunları bize niye anlatıyon?
    Kayda alınan şahıs: Can güvenliğim tehlikede hem bundan dolayı hem de bu mevzudan dolayı çok büyük vicdan azabı duyuyorum ne bileyim böyle bu adamlar herhangi bir şekilde karşıma gelirlerse
    X şahıs: Yani sonuçta bir cinayet olduğu için senin de cinayet olabileceğin için mi?
    Kayda alınan şahıs: Cinayet var yani bunu konuşabileceğimi ya da anlatabileceğimi falan biliyorlar vesaire yarın bir gün beni öldürmek zorunda da yani belki de amaçları öldürmekti ben her dediklerini o gün bilinçsiz bir şekilde eyvallah dediysem yani ne derlerse he dedim çünkü benim sadece tek isteğim var oradan canlı çıkmak başka bir sev yok
    X şahıs: Raporların hâlen mevcut değil mi sende?
    Kayda alınan şahıs: Dört günlük bir rapor aldım çünkü işe falanda gitmem lazımdı elim yüzüm şişti kafam iki kat oldu nerdeyse dudağımın burası (gösteriyor) parçalandı
    X şahıs: Tamam sana vicdanen gününde olduğu için bu olayı da anlatınca herhangi bir şey korktuğun için mi bize geldin?
    Kayda alınan şahıs: Ya hem bu olaydan dolayı korktum hem de adalet neyse adalet yerini busun abi şeyinde değilim adaletin kestiği parmak acımaz şeyinde değilim yani bu olayın maddi olarak zaten her türlü cezasını ben çektim ..."ya zaten kendi cebimden bile çıkarıp para verdim yani her türlü şeyde destek oluyom falan sonuçta bir şey kazanacak olduktan sonra kazanırsak beraber yeriz çünkü kardeşim diyordu bilmem ne diyordu çok sevdiği bir adamdım sözde ama
    X şahıs: Yani seni bu işin içerisinde
    Kayda alınan şahıs: Beni öldürmeye öldürmeye çalışmıştı ben ölümle yüz yüze geldim yani bilincimi kaybettim kafa tranvası geçirdim
    X şahıs: Yani bu her türlü işlemleri yani kendisinin haklı çıkacağını yani bu olaydan sıyrılacağım ve sizin bundan dolayı yani sizi bu olayın içine çektiği için konuşmayacağınızı bildiği için mi böyle yapmış
    Kayda alınan şahıs: Ya bu he yani büyük ihtimal ile bu bizi sindirmeye çalışmak yani bunları sindirirsem yıldırırsam bilmem ne yaparsam falan filan bu işin içerisinde tereyağından kıl çeker gibi sıyrılmış olurum ondan sonra bu süreç zarfında zaten ..."la beni birbirimize düşürmeler bilmem ne yani ölüm korkusu var
    WA000 numaralı CD çözümü
    X şahıs: Paravan bir şirket yani
    Kayda alınan şahıs: Paravan bir şirket daha önceden ... bu işi yapmış zaten de batmış bu şirket
    X şahıs: Batmış yani inşaat ile herhangi bir şekli durumu yok yani niyet o değil
    Kayda alınan şahıs: Niyet o değil tabi yani inşaat yapabilmek için bilmem ne yapabilmek için adam bayağı bir sey lazım. Hasbelkader bunlar tanıştılar bilmem ne yaptılar daha sonra bunun şeyin ne diyorlar havaalanı değil de diğer yolun adı neydi emniyeti geçtikten sonra dümdüz gidiyon işte o yolun üzerinde bir tane arsası var bu arsanın içerisinde iki tane gecekondu var o gecekonduların yıkılıp 500 m2"ydi arsası bunun yıkılıp yerine bina dikecekler sözde oranın gittim sözde ölçümünü felan yaptık sağına soluna ne çekiliyorsa çektik vs falan filan adamın evine gittiğimiz zaman biz buraya inşaat ruhsatı alabilmemiz için bilmem ney için falan iki tane boş kağıt imzaladı adam sonra inşaat ruhsatı alabilmek veya bu adamın işlerini yürütebilmek için inşaatı sanki ... yapacakmış gibi ..."ya vekâlet vermesi istendi A"dan Z"ye bütün vekâletler verildi bi kere vekâlet verildi vekâletten sonra da sey oldu bu vekâletten sonra da bütün hesaplarına bakıldı vs hesap açıldı toplamda bu adamda ... de dâhil olmak üzere ..."deki evleri ondan sonra ..."deki evleri olmak üzere toplamda beş tane vekâlet alındı beşinde de vardım hemen hemen hepsinde de vardım orda şey diye vekâletlerimizi para alma para çekme ondan sonra su bu arsa alış satışı bilmem ne adına her türlü yani bütün yani her şey vardı bir aylık mıydı iki aylık mıydı öyle süreli vekâlet süresi dolmak üzereyken ..."e geldi ..."de bir daha vekâlet aldı hatta kasası masası varsa bilmem neyi varsa onları da açabilelim diye her türlü şeyi vekâleti aldık ben orada okudum vekâleti ..."e de okudum zaten kasası falan varsa onları da açabilmek için para çekebilme yetkisi bilmem ne falan filan bunların vekâletini aldı adam beş tane vekâlet verince ister istemez adam beş tane vekâlet resmî bir şekilde
    WA0020 numaralı CD çözümünde
    Kayda alınan şahıs: Asla ve bi kepçe muhabbeti ile bir kadın ile tanıştık kepçe götüreceğiz arsalarına orada define arayacaklardı bilmem ney falan filan biz de bu olayı tamam dedik 150-200 lira fazlası ile alalım harçlığımız çıkar bir saat diye götürdük götürdüğümüz zaman işte kadın gurbetçiymis öyle bir şey falan olduğunu söyledi gurbetten dolayı öyle bir şey eşinin gurbetçi falan olduğunu söyledi bu arada kadında para var diyerek onun yaşlılığından hemen bir diyalog kurmuşlar samimi de bir diyalog zannedersem flört gibi veya aşık mı derler sevgili mi desek o tarz bir diyalog kurmuşlar kurduktan sonra neyse kepçe işi falan bitti define aradık çıkmadı bir şey de çıkmadı ondan sonra tanıştık ordan 150-200 TL para aldık kendi aramızda 2-3 kişi paylaştık ..., ben, ... paylaştık paylaştıktan sonra aradan zaman geçti kadınla bunlar arayı buldular bilmem ne yaptılar, kadının kocasının gurbetçi olduğunu
    X şahıs: Kadının kocası resmî nikâhlı mı yoksa imam nikâhlı mıydı
    Kayda alınan şahıs: İmam nikâhlı abi resmî nikâh yok resmî nikâhlı falan değil adam zaten 73-75 yaşlarında ama diri bir adam kadında 45-50 yaşlarında bir kadın ... isimli biri ondan sonra bu ... isimli bayan ile arayı buldu ilişkiyi falan düzeltti bilmem ney yaptı falan ben de kadının sağlık memuru olduğum için kadının babası rahatsızdı cilt kanseri falan olmuş bunlar pansuman yapmaya gelip gidiyordu yani iyiydi o şekilde aramız iyiydi herhangi bir şeyimiz yoktu neyse ben buna pansuman falan yaparken bunlar arayı iyice pişirmisler bilmem ne yapmışlar ondan sonra art niyetli düşüncelere sahip oldular dediler "Kadının kocasını silkelesek ne kadar çıkar" dediler kadının kocasına da ...y"ı biz ... ile birlikte müteahhit olarak tanıştırdık kocasına ..."e
    X şahıs: yani bu tezgâhı şey diye kurdunuz (anlaşılmıyor) adamda para sızdırmak için değil mi?
    Kayda alınan şahıs: Para sızdırmak için değil ev bark yapacak bilmem ney yapacak falan diye tezgâh ben öyle zannediyordum da daha sonradan anlaşılıyor zaten ben o şekilde girdim ondan sonra ev yapacak bark yapacak bilmem ne yapacak ne yapacak ondan da kâr sağlayacaktık burdan tezgâh buydu
    X şahıs: Şirket var mıydı ortada
    Kayda alınan şahıs: Ortada şirket yok da fason bir şirket daha önceden kullanmış oldukları bir şirket vardı bunların ... İnşaat diye ... Yapı İnşaat diye bu zannedersem İl Sağlık Müdürlüğünün karşısında bi binada İl Sağlık Müdürlüğünün direkt karşısındaki binada,
    Şeklinde beyanların, samimi itirafların olduğu görülmesi üzerine bu hususta CD inceleme tutanağı tarafımızdan tanzim edilerek imza altına alınmıştır.” şeklinde ibarelerin bulunduğu,
    Sanık ... müdafisi tarafından Mahkemeye ibraz edilen 25.12.2015 havale tarihli belgelerden “İbra Ederim” başlıklı, sağ alt köşesinde ...’in adı, TC kimlik numarası ve altında imza bulunan evrakta; “İşbu yukarıdaki 5 adet taşınmazın satışını veya devrini yapan ...’dan bu taşınmazlar ile ilgili herhangi bir hak ve alacağım kalmamıştır. Ayrıca ...’nın devir işlemi ya da satış işlemi gerçekleştirdiği 1., 2., 3. şahısların hiçbirinden de bir hak ve alacağım yoktur... Banka hesaplarından çekilen paraların hepsi tarafıma nakden elden teslim edilmiş olup ...’dan bir hak ve alacağım kalmamıştır. İşbu ibraname 6.07.2014 de imzalanmıştır” şeklinde ibarelerinin yer aldığı, sağ alt köşesinde ...’nun adı ve altında imza bulunan bilgisayar çıktısında ise; “...Bana ...a bu kişiler adına komplo kuralım ben ...ı ayarladım onun yanında yalan yanlış bişeyler söleyip onurun sesini kayıt edicem dedi onura sanki bu işi kendisine yaptırtmış gibi bir kayıt yapacağını söyledi ve benimde bir cd de abdullahı ... ... ve bana zehirletti diğer bir kayıt yapmamı teklif etti, ben kimseye iftira atamayacağımı söledim daha sonra beni oğlum geylaniye zarar vereceğini torunlarımı kaçırtacağını söledi. ben kabul etmedim......yaşlının ...in vefatı ile ilgili uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. ... bu iftiramı ne olur affet ben günlerdir acı çekiyorum evlatlarımla tehdit ediyorlar emniyet de onlarınmış oraya da gidemiyorum. Bana ya da aileme bir şey olursa ne olur bunu emniyete teslim et” şeklinde ibarelerinin yazılı olduğu,
    Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 08.06.2016 tarihli raporunda; 17.07.2014 günü kahvesine ilaç katıldığı iddia edilen ve evinde fenalaşarak kaldırıldığı hastanede öldüğü bildirilen ... adına düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler birlikte değerlendirildiğinde; otopside dış muayenesinde travmatik değişim tanımlanmadığı, iç muayenede kafatasında kırık, kafa içi kanama, beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, iç organ ve büyük damar yaralanması tarif edilmediği dikkate alındığında kişinin travmatik tesirle öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı; otopsisinde alınan doku örneklerinin Kimya İhtisas Dairesinde yapılan tetkiklerinde aranan toksik maddelerin bulunmamış olduğu bildirilmiş olmakla birlikte kişiye verildiği iddia edilen ilaçların otopsi esnasında bilinmemesi, Kimya İhtisas Dairesinde de sistematik toksikolojik analiz yapılması, sistematik incelemede kişiye verildiği iddia edilen ilaçların etkenlerinin bulunamayabileceği, aradan geçen süre nedeniyle otopside alınan doku örneklerinin imha edilmiş olması nedeniyle yeniden inceleme de yapılamayacağı ancak adli dosyada kayıtlı belgelerde kişinin; 17.07.2014 tarihinde kahvesine ilaç katıldığı iddia edildiği, evinde fenalaşarak 112 ile Özel ... Ortadoğu Hastanesine götürüldüğü, hastaneye getirildiğinde solunumu olmadığı, entübe edilmiş olduğu, nabız, kalp tepe atımı, tansiyon alınamadığı, resüsitasyona devam edildiği ancak yanıt alınamayarak eks kabul edildiği, otopsisinde dış muayenede, travmatik lezyon görülmediği, iç muayenede, beyin-beyinciğin 1.486 gr tartıldığı, beyin-beyincik yüzeyi ve kesitlerinde konjesyon ve ödem haricinde patoloji görülmediği, ağız-boğaz-boyun bölgenin yumuşak dokuları, organları kemik ve kıkırdak yapıları normal olduğu, sağ akciğerin 1.051 gr, sol akciğerin 886 gr tartıldığı, her iki akciğer yüzeyi antrakoze, ödemli görünümde olup, kesitlerinde ileri derecede ödem saptandığı, kalbin 509 gr tartıldığı, koroner damar lümeni sağda başlangıç segmentinde bir alanda ileri derecede tıkalı ve kalsifiye, sol koroner damarlar hafif-orta düzeyde tıkalı bulunduğu, aortta yaygın aterom plakları mevcut olduğu, batın içinde serbest sıvı kan görülmediği, otopsi sırasında alınan organ parçalarının histopatolojik incelemesinde; koroner arterde makroskopik incelemede lümeni ileri derecede daraltıcı özellikte, kalsifiye aterom plakları ve stent izlendiği, kalsifikasyon nedeni ile mikroskopik inceleme yapılamadığı, kalpte hafif derecede perivasküler ve interstisyel fibrozis, konjesyon izlendiği, akciğerlerde ödem, konjesyon, hemosiderin yüklü makrofajlar, antrakozis izlendiği, karaciğerde ileri derecede makro ve mikroveziküler yağlanma izlendiği dikkate alındığında, kronik kalp damar hastalığı bulunan kişinin ölümünün ifadelerde belirtildiği şekilde, kişiye verildiği bildirilen ilaçların yan etkileri sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiğinin mütalaa olunduğu,
    Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 06.04.2017 tarihli raporunda; 17.07.2014 günü kahvesine ilaç katıldığı iddia edilen ve evinde fenalaşarak kaldırıldığı hastanede öldüğü bildirilen ... adına düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan verilerin Genel Kurulca yeniden değerlendirilmesinde, adli dosyada kayıtlı bilgiler ve tıbbi belgeler ile yapılan otopsisinde elde edilen verilere göre otopside alınan doku örneklerinin Kimya İhtisas Dairesinde yapılan tetkiklerinde aranan toksik maddelerin bulunmamış olduğu bildirilmiş olmakla birlikte kişiye verildiği iddia edilen ilaçların otopsi esnasında bilinmemesi, Kimya İhtisas Dairesinde de sistematik toksikolojik analiz yapılması, yapılan sistematik incelemede kişiye verildiği iddia edilen ilaçların etkenlerinin bulunamayabileceği, aradan geçen süre nedeniyle otopside alınan doku örneklerinin imha edilmiş olması nedeniyle yeniden inceleme de yapılamayacağı ancak adli dosyada kayıtlı belgelerde kişinin 17.07.2014 tarihinde kahvesine ilaç katıldığı iddia edildiği, evinde fenalaşarak 112 ile Özel ... Ortadoğu Hastanesine götürüldüğü, hastaneye getirildiğinde solunumun olmadığı, entübe edilmiş olduğu, nabız, kalp tepe atımı, tansiyon alınamadığı, resüsitasyona devam edildiği ancak yanıt alınamayarak eks kabul edildiği, otopsisinde dış muayenede, travmatik lezyon görülmediği, iç muayenede, beyin-beyinciğin 1.486 gr tartıldığı, beyin-beyincik yüzeyi ve kesitlerinde konjesyon ve ödem haricinde patoloji görülmediği, ağız-boğaz-boyun bölgenin yumuşak dokuları, organları kemik ve kıkırdak yapıları normal olduğu, sağ akciğerin 1.051 gr, sol akciğerin 886 gr tartıldığı, her iki akciğer yüzeyinin antrakoze, ödemli görünümde olup kesitlerinde ileri derecede ödem saptandığı, kalbin 509 gr tartıldığı, koroner damar lümeni sağda başlangıç segmentinde bir alanda ileri derecede tıkalı ve kalsifiye, sol koroner damarlar hafif-orta düzeyde tıkalı bulunduğu, aortta yaygın aterom plakları mevcut olduğu, batın içinde serbest sıvı kan görülmediği, otopsi sırasında alınan organ parçalarının histopatolojik incelemesinde; koroner arterde makroskopik incelemede lümeni ileri derecede daraltıcı özellikte, kalsifiye aterom plakları ve stent izlendiği, kalsifikasyon nedeni ile mikroskopik inceleme yapılamadığı, kalpte hafif derecede perivasküler ve interstisyel fibrozis, konjesyon izlendiği, akciğerlerde ödem, konjesyon, hemosiderin yüklü makrofajlar, antrakozis izlendiği, karaciğerde ileri derecede makro ve mikroveziküler yağlanma izlendiği dikkate alındığında; kişinin ölümünün ifadelerde verildiği bildirilen ilaçların yan etkileri sonucu ani kardiyak ölüme bağlı olarak meydana gelmiş olabileceği gibi, kişide mevcut olan kronik kalp hastalığına bağlı ani kardiyak ölüm sonucu da meydana gelmiş olabileceği, bu iki mekanizma arasında tıbben ayrım yapılamadığı, olayın adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olacağının mütalaa olunduğu,
    Sanık ... müdafi Av. ... tarafından dosyaya ibraz edilen Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalında görevli 3 öğretim üyesi tarafından düzenlenen bilimsel mütalaada; otopside alınan biyolojik örneklerde (kan, idrar ve doku örneklerinde) ifadelerde kişiye verildiği belirtilen kimyasal maddelerin saptanmamış olduğunun görüldüğü, bu durumun örneklerin cihaza verilmeden önce hazırlanmasında (ekstraksiyonu), cihazda analizinde ve analiz sonucunun yorumlanmasında hatalar olması ya da biyolojik örneklerde bu maddelerin olmaması nedeniyle olduğu; ifadelerde, ölen kişinin ölümden bir gece önce sildenafil almış olabileceğinin belirtildiği, bu ilacın alındığına dair kesin bir bilgi olmadığı gibi toksikolojik analizde de ifadelerde belirtilen diğer maddeler gibi bu maddenin de saptanmadığı, ancak kalp damar hastalığı olan yaşlı bireylerde, literatürde bu maddeye bağlı kardiyak kökenli ölüm olabileceğinin bildirildiği; ifadelerde geçen diğer bir ilaç olan Unisom (Doksilamin maddesi içermektedir) adlı ilacın öldürücü dozunun 25-250 mg/kg olduğu, öldürücü doz için 25 mg"lik tabletlerden (otopsi raporunda ortalama 100 kg ağırlığında olduğu belirtilen) kişiye en az 100 adet verilmesi gerektiği ancak ifadelerde çelişkiler olmakla birlikte vefat edene maksimum 9 tablet ilaç verildiği belirtildiğinden direkt bu maddeye bağlı entoksikasyondan bahsetmenin sağlıklı bir yorum olmayacağı; Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 08.06.2016 tarihli raporunda belirtilen "kronik kalp damar hastalığı bulunan kişinin ölümünün ifadelerde belirtildiği şekilde, kişiye verildiği bildirilen ilaçların yan etkileri sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği" tanısının zorlamalı bir tanı olduğu, kişinin hangi ilacın yan etkisi sonucu ölmüş olduğunun belirtilmediği, ayrıca toksikolojik analizde herhangi bir ilaca ait madde bulunamadığı, bu nedenle yer yer reddedildiği görülen ifadelerde belirtilen ilaçların yan etkilerine bağlı bir ölümün oluştuğunu söylemenin tıbbi dayanağının olmadığı; ATK ... Grup Başkanlığında yapılan otopside herhangi bir travmatik lezyon saptanmadığı, alınan organ örneklerinin histopatolojik incelenmesinde "koroner arterde makroskopik incelemede lümeni ileri derecede daraltıcı özellikle, kalsifiye aterom plakları ve stent izlendiği, kalsifikasyon nedeni ile mikroskopik inceleme yapılamadığı, kalpte hafif derecede perivasküler ve interstisyel fibrozis, konjesyon izlendiği"nin belirtildiği, toksikolojik analizlerinde entoksikasyona yol açan bir madde saptanmadığı bildirildiğine göre, histopatolojik bulguları ile kişinin ölüm nedeninin, ATK ... Grup Başkanlığının da belirttiği gibi kalp-damar hastalığının sonucu oluştuğunun kabulü gerektiğinin belirtildiği,
    Sanık ... müdafi Av. ... tarafından dosyaya ibraz edilen ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü Bağımlılık ve Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı tarafından düzenlenen uzman bilimsel görüşünde; konuyla ilgili Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 08.06.2016 tarihli raporunda belirtilen "Karaciğerde ileri derecede makro ve mikroveziküler yağlanma izlendiği dikkate alındığında kronik kalp damar hastalığı bulunan kişinin ölümünün ifadelerde belirtildiği şekilde, kişiye verildiği bildirilen ilaçların yan etkileri sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği" seklindeki görüşüne katılmadıkları, bu görüşün adli toksikoloji alanı bilimsel standartlarına göre uygun olmadığı, yapılan otopside zehirlenmeye bağlı tanı koydurucu patolojik değişiklikler tanımlanmadığından ve analizlerde maddelere rastlanılmadığından kişinin ölümünün ATK 1. İhtisas Kurulunca belirtildiği üzere “İlaçların yan etkileri sonucu meydana gelmiş” olamayacağı; Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 06.04.2017 tarihli raporunda “Kişide mevcut olan kronik kalp hastalığına bağlı ani kardiyak ölüm sonucunda meydana gelmiş olabileceği...” görüşünde belirtilen bu bölüm ve Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 19.12.2016 tarihli bilimsel mütalaasının da belirttiği üzere kişinin ölümünün kullanıldığı öne sürülen ilaçların yan etkilerine bağlı olmadığı, kalp damar hastalığına bağlı olduğu; Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 06.04.2017 tarihli raporunda belirtilen "Kişinin ölümünün ifadelerde verildiği bildirilen ilaçların yan etkileri sonucu ani kardiyak ölüme bağlı olarak meydana gelmiş olabileceği gibi, kişide mevcut olan kronik kalp hastalığına bağlı ani kardiyak ölüm sonucu da meydana gelmiş olabileceği, bu iki mekanizma arasında tıbben ayrım yapılamadığı, olayın adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olacağı" şeklindeki görüşte belirtilen adli tahkikat yapılması talebinin tıbbi bilirkişilik gerektiren bir konu için önerildiği, kanıta dayalı tıp ilkelerine göre kişinin zehirlenme sonucu ölmüş olduğunun söylenemeyeceği ayrıca bu durumun sadece adli tahkikatla aydınlatılabilecek bir konu olmadığı; ilaç veya madde zehirlenmesi olduğunu gösteren olay yerinden elde edilmiş bir tıbbi kanıt sunulamadığı; cesedin dış muayenesinde, otopsisinde ve histopatolojik incelemelerinde herhangi bir zehirlenmeyi gösteren karaciğer ve diğer iç organ hasarına rastlanmadığı; sadece karaciğer yağlanmasının (makro-mikro vezikuler yağlanma) tek başına zehirlenmeyi gösteren bir bulgu olmadığı, kişinin kilosu ve kronik kalp hastalığının da bu yağlanmaya yol açabileceği; kişinin ölmeden önce kullanmış olabileceği belirtilen (Rixper=risperidone, Zyprexa=olanzapin ve Unisom=doxylamine) ilaçlarının beşeri ürün olduğu, ülkemizde Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan otospiler sonrası yapılan sistematik toksikolojik analizlerde bu maddelerin rutin olarak tarandığı (özellikle LCMSMS ve GC/MS yöntemi ile) ve raporlandığı, kan, idrar, safra gibi vücut sıvılarından, iç organ ve mide içeriğinden analiz yapıldığının bilindiği, bu olayda ise kan ve iç organlardan analiz yapıldığı kabul edildiğinde, ölümünden önce bu ilaçların alındığına dair yeterli ve kesin tıbbi kanıt bulunmadığı; kullanıldığı öne sürülen Unisom ilacının alerji ilacı olduğu, zehirlemek için uygun ilaç olmadığı, zehirlemek amacıyla Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 19.12.2016 tarihli bilimsel mütalaasında da belirtildiği üzere "Unisom" ilacının onlarca adet kullanılması gerektiği, diğer ilaçların da ifadelerde belirtildiği üzere kişi tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, kötüye kullanımı hâlinde bile bu ilaçların birbiriyle etkileşiminin sınırlı olduğu, birkaç fazla dozla kişide ölüme yol açabilecek nitelikte olmadıkları; kişinin kullandığı öne sürülen Vega 100 isimli bitkisel olarak kabul edilen ürünün içinde 100 mg sildenafil olduğunun bildirildiği ancak internet sayfasından ilgili ticari siteye ulaşıldığında ayrıntılı bilgiye ulaşılamadığı, ilaç kategorisinde olmadığından Sağlık Bakanlığının onayının bulunmadığı ancak Viagra ilacıyla aynı etken madde olan sidenafil içeren bu maddenin de sistematik toksikolojik analizde arandığı ve bulunmadığı, ölümde hangi ilaçların ne tür yan etkisi olduğu gibi gerekçe ve bilimsel dayanak belirtilmediğinden ... Adli Tıp Grup Başkanlığının otopsi sonucunda bildirildiği üzere ölümün kalp damar hastalığını sonucu olarak verilmesinin bilimsel olarak uygun yaklaşım olacağı görüşünün bildirildiği,
    Sanık ... müdafi Av. ... tarafından dosyaya ibraz edilen Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Başkanı, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi tarafından düzenlenen hukuki mütalaada; olayda sanık ..."un maktulü öldürmekte hiçbir menfaatinin bulunmadığı, dosya içinde yer alan diğer sanık ve tanık beyanlarına göre sanık ...’un olay sırasında olay yerinde dahi olmadığı, dolayısıyla eylem üzerinde müşterek bir hâkimiyetinden söz edilemeyeceği, iddianamede azmettirme ile ilgili bir değerlendirmenin de yer almadığı, bununla birlikte azmettirme bakımından yapılacak bir değerlendirmede bu hususun sübuta ermediği ve somut olaya çok da uygun olmadığı, adli tıp raporlarının ortak özelliklerinin müteveffanın kanında olayda sözü edilen ilaçların bulunamadığından ittifakla söz etmiş olmaları olduğu ancak 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu kanda toksik madde olmamasına rağmen ölümün ilaçların yan etkisi olabileceğini; Adli Tıp Kurumu ise ölüm nedeninin ilaçlar mı yoksa kalp rahatsızlığı mı olduğunun tespit edilemediği yönünde rapor vermiş ve konunun hukuki soruşturma ile ispatlanabileceği sonucuna varıldığının bildirildiği, dolayısıyla olayda sanık veya sanıkların maktule bir ilaç verip vermediklerinin belirsiz olduğu, olayda kullanıldığı ifade edilen ilaçla ilgili değerlendirmelerde sanık beyanları (özellikle sanık ...’ın beyanları) esas alınmış olup bunların da kendi içinde çelişkili olduğu, kaldı ki hiçbir adli tıp raporunda (Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 08.06.2016 tarihli raporu hariç, ki o raporda da gerekçe ve sonucun birbirine uymadığı) ölümün bu ilaç/ilaçlara bağlı olarak gerçekleştiğine ilişkin mutlak ve kesin bir değerlendirme yapılmadığı, bir an için olayda iddia edilen ilaçların kullanıldığı kabul edilse dahi ölüm neticesinin bunun sonucu olarak meydana geldiği hukuken ispatlanabilir bir şekilde ortaya konamadığı, olayda verilen adli tıp raporları değerlendirildiğinde raporların hiçbirisinde müteveffanın kanında toksik madde, sanıkların kahveye koyduklarını belirttikleri ilaçların izine rastlanmadığı, yukarıda tartışılan iki rapor zehirlenme ihtimalinden söz etse de, sadece bir ihtimali dile getirmekte kesin bir dille kanda kalp hastalığını tetikleyecek bir madde bulunduğunu ifade etmedikleri, dolayısıyla olayda ispatlanmış en temel nokta zehirlenme iddiasının sübuta ermediği, böyle bir durumda mahkûmiyet kararı verilmesi mümkün olmadığı, vicdani delil sisteminin geçerli olduğu CMK"da bütün delillerin serbestçe değerlendirildiği, bu nedenle sanığın kendi aleyhindeki beyanının (ikrarı) tek başına mahkûmiyet gerekçesi olamayacağının belirtildiği,
    Anlaşılmaktadır.
    Katılan ... 18.07.2014 tarihinde otopsi sırasında kimlik tanığı olarak; “Bana göstermiş olduğunuz ceset babam ...’e aittir. Benim babam birkaç gündür rahatsızdı. Bugün saat 17.00 sıralarında babamın hayat arkadaşı ... çöpü dökmek için evden ayrılmış, arkasından da kapı çarpılmış, cereyandan olabilir. Daha sonra bizim evde misafir olarak bulunan ... Bey benim yanımdayken ... abla ... Bey’e telefon açtı ‘Anahtarım yok eve giremiyorum’ dedi. Ben eve doğru gittim, yukarı çıktım, yatak odasına babama bakmaya gittim. Babam yatakta duruyordu, gözleri açıktı, ağzından köpük geliyordu ve nefes almıyordu. Ben heyecanla aşağıya indim. Misafirimiz ... Bey sağlıkçıdır. O telefonla konuşuyordu, ona durumu haber verdim, hemen yukarı çıkıp babama kendisi ilk yardımda bulundu. Ben 112’yi aradım, daha sonra onlar da müdahale ettiler ve Ortadoğu Hastanesine getirdiler. Olay bu şekilde olmuştur. Babamın neden nasıl öldüğü konusunda görgüm bundan ibarettir.”,
    Savcılıkta 12.08.2014 tarihinde; “12.08.2014 tarihli şikâyet dilekçesini ben verdim. 17.07.2014 tarihinde babam ... vefat etti. Babam vefat etmeden bir gün önce ... isimli şahıs beni Mezitli ... Tıp Merkezine götürdü ve psikolojik ilaçlar almamı sağladı. Ben ilaçların etkisiyle uyutmakla beraber hâlsiz düştüm. ..., babam vefat etmeden 2 gün önce işi çıktığı için ..."ya gitmesi gerektiğini söyledi fakat ben babamın vefatından sonra şahsın ..."ya gittiğine inanmaya başladım. Babam vefat ettiği gün ... hava almak için beni dışarıya çıkardı. Saat 17.00 sıralarında ... Hanım ..."i aradı. Kapının rüzgârın etkisiyle kapandığını, dışarıda kaldığını söyledi. Ben bir saat önce evden ..."le çıktığımda sağlıklı olan babamın ben kapıyı açmak için yöneldiğimde yatak odasında yatağın üzerinde ağzından köpükler çıkıyordu ve burnu kanıyordu, gözleri de açıktı. ... babamın gayriresmî eşidir. ..., ..., ... ve ..."i daha önceden tanımıyorum. Babamla ortak iş yapacaklarını söylediler sadece. Babamın vefat ettiğini görünce ben ablamı arayarak bilgi verdim ve ablam Anamur"dan ...’e geldi. Ablam otopsi yapılmasını istediğinde ... ve ... isimli şahıslar otopsi yapılmasına gerek olmadığını söylediler. ..."nın Facebook sayfasında isim vermeden ekranına benim arkamdan ‘Havlayan köpekler, benim yokluğumu fırsat bilip bazı işler karıştırmaya çalışıyorlar, yatcaz kalkcaz yatcaz kalkcaz hop ordayız, yakında belediye ekipleriyle ordayız" yazarak bu yazıları paylaşıyor. Babam vefat ettikten sonra ...’ye gitiğimde ... ile buluştum. Bana ‘Boşuna uğraşma mahkemeyle yoksa reddi miras çıkar, boşuna uğraşırsınız’ dedi. Ben veraset ilamını aldıktan sonra şahısların neden telaşlandıklarına daha çok anlam verdim çünkü şahıslardan ..."nın eşi ... ..."nın üzerine babam vefat etmeden bir ay önce 2"si ..."de 4’ü de ..."de olmak üzere 6 gayrimenkulü devretmiş. Babam ... bu şahıslarla iş yapacağı için ...’ya ..."deki işlerini yürütmesi için vekâlet verdiğini düşünüyorum çünkü babam ..."de ..."nın eşi üzerine devredilen gayrimenkullerin yerine ... ile birlikte 4 katlı bir bina dikeceğini ve ..."nın kendisine yardımcı olacağını söylemişti. Babam muhtemelen ..."ya ..."deki işlerini yürütmesi için vekâlet verdi ve ... bu vekâletnameyi kötüye kullandı. Çünkü devir işlemlerinin tek bir noterden yapıldığını öğrendim. Devir işlemleri ... 7. Noterliğinden yapılmış. Ben ayrıca ... 7. Noterliğinde yapılan devir işlemleri esnasında kullanılan imzaların incelenmesini istiyorum. Babamın neden bu evleri ... ..."ya devrettiğini anlayamadım. Bu nedenlerle babamın ölümünün doğal olmadığını ve babamın üzerinde bulunan mal varlıklarına el koymak için isimlerini verdiğim ..., ..., ..., ... ve ... tarafından babamın ölümünün plandığını düşünüyorum. Ben ..., ..., ... ve ... , ... isimli şahıslardan şikâyetçiyim.”,
    Mahkemede; “2014 yılının Haziran ayında babam bana telefon açarak ‘Türkiye’de benimle yaşamak ister misin? 3 kişi ile tanıştım. Onlarla birlikte iş yaparsın, onlarla da tanışmak ister misin?" dedi. Ben de kabul ettim ve Türkiye"ye geldim, babam bana sanıklardan ..."nın telefon numarasını verdi. ..."un bana uçak bileti ve harçlık göndereceğini söyledi. Ben de sanıklardan ..."u arayarak konuştum. Kendisi bana uçak bileti ve 300 Euro gönderdi. 17 Haziran"da Türkiye"ye geldim. Babam "Yarın bu şahıslar gelecek ve seninle tanışacaklar" dedi. Bunların 3 kardeş olduğunu ve babalarının şirketlerini yönettiğini söyledi. Babam kendisinin 4 katlı bina yaptıracağını ve bunun başında kalmamı söyledi. Ertesi gün sanıklar gelmedi. Aradan 2 hafta geçtikten sonra ..., ..."ın hamile eşi, ... ve ... geldiler. Orada bu şahısların kardeş olmadığını gördüm. Ben bu şahısları o güne kadar tanımıyordum ancak bana çok samimi davranmışlardı. Ben sanıklara "Ben size nasıl yardımcı olabilirim" dedim. Türkçe okuma ve yazma sorunu yaşadığımı da söyledim. Bunun üzerine "Biz sana yardımcı oluruz" dediler. Ben hep ..."de kaldım. ...ve ..."ı çok yakından tanımıyordum ancak babam ölmeden önce sanıklardan ... ile samimiyet kurdum. ... Bey ile sırlarımı paylaştım. Hayattan tat alamadığımı söyledim. Sanık ... de anestezi uzmanı olduğu ve tıp konusunda bilgi sahibi olduğu için bana yardımcı olmak maksadıyla "Seni psikoloğa götüreyim" dedi. Babamın ölümünden bir gün önce ben ve ... çarşıya çıktık. ... bu esnada bir köpek için hap aradı. Daha sonra ... yanıma gelerek "Tamam, gidelim" dedi. Forum civarında bir doktora gittik ancak doktorun ismini hatırlamıyorum. Oradan randevu alamadık, daha sonra ... Tıp Merkezi"ne giderek burada bir doktoru 1 saat bekledik. Doktora da ..."e anlattıklarımı anlattım. Doktora mutlu olmadığımı, hayattan tat alamadığımı söyledim. Benim ifade edemediğim yerleri ... tamamladı. Doktor bana 2 tane hap yazdı. Haplardan birinin adını "Rixper" idi. Diğer ilacın ismini hatırlamıyorum. Bu ilaçların beni mutlu edeceğini söyledi. Doktor bu hapları ‘6 hafta kullan geri gel’ dedi. Ancak doktor beni muayene etmedi. O gün eve gider gitmez haptan bir tane aldım, hap hemen etkisini gösterdi. Ben ilacı kullandıktan sonra çok hâlsizleştim, parmağımı kıpırdatmak bile bana zor geldi, hayatımda hiç düşünmediğim şekilde intihar etmek gibi düşünceler geldi aklıma. Bunun arkasından uyku hapı alarak yattım uyudum. Ertesi gün yani babamın ölüm günü yine sabah bu haplardan bir tane aldım. Mutfağa girdim, mutfakta babamın eşi ... vardı ve bana aşırı bir şekilde ilgi gösterdi. ‘Kahve, çay ister misin, ne yemek yapayım?" dedi. Sanık ..."ın bu davranışı benim tuhafıma gitmişti, babam bu esnada kahvaltı yapıyordu. Ben yine hapın etkisi ile hâlsizleşmeye başladım. Ben de ..."e ‘Bu nasıl hap?’ diye sordum. ‘Doktorun söylediğinin tam tersi etkiler gösteriyor, doktor zaten beni muayene de etmedi’ dedim. ... de ‘Senin bünyenin alışması lazım bu hapa, bu bir günde olan bir şey değil’ dedi. Ben de ..."e bu hapı bir daha kullanmayacağımı söyledim. ... de bana şaka olarak ‘Ben sana bu ilaçları aldırmasını bilirim’ dedi. Ben de kendisine şaka olarak ‘İstersen dene’ dedim. Sinirlenerek yatak odasına gittim ve yattım, çok hâlsizdim, aradan birkaç saat geçti, saat 16.00 civarıydı, akşama doğru babam odaya girdi. Sanık ..."in bana şaka olarak bu ilaçları aldırmasını bilirim söyleminden sonra ben de ona söylediğim "İstersen dene" sözünü sinirli bir şekilde söyleyerek oradan ayrıldım. Mutfaktan balkona bir geçiş vardır. Kendi yatak odama geçtim. Saat 16.00 gibi babam odama geldi, ‘Oğlum ben galiba yine hastalanacağım, hâlsizim’ dedi. Bir hafta önce de yine babamın hâlsizliği vardı ve hastaneye götürmüştük. Bu kez babam yine bana hâlsiz olduğunu, hastalanacağını söyledi. Ben de bu esnada çok hâlsizdim, mücadele edemedim, hapın etkisi yüzünden. Babam da ‘Tamam oğlum’ dedi ve oturma odasına geri döndü. Bu sırada yatak odama ... girdi. ‘... kalk, denize doğru gidelim, temiz hava al’ dedi. Ben de üşenerek ‘Tamam’ dedim ve yavaş yavaş kalktım. Kıpırdanmam biraz uzun sürdü, yatak odasından oturma odasına geçtik, babam oturma odasında idi, kanepede oturuyordu ve sürekli gözlerini açıp kapatıyordu, kafası yukarı doğru değildi, sadece gözleri yukarı doğru bakıyordu. Ben de babama ‘Neyin var, iyi misin?’ dedim, sonra babam ‘Oğlum gözlerimi açamıyorum, zorlanıyorum’ dedi. Ben de babama ‘Sahile gidelim, birlikte dolaşalım’ dedim. Babam ‘Siz gidin, ben evde kalacağım, uyuyacağım’ dedi. Babam buradan yatak odasına gitti. Bu sırada ... da oturma odasındaydı. Ben de babamı yalnız bırakmak istemedim, dışarıya çıkmamaya karar verdim. ... ‘Sen çık, babanın yanında ben varım’ dedi, ..."le siteden çıktık, sahile doğru gittik, sahilde dolaştık, çay içilen yerde oturduk, çay içtik, aradan 45 dakika geçtikten sonra ..."in telefonu çaldı. Benim telefonum yanımda yoktu. ... ...’i aramış. ... hanım çöp atmaya çıkmış, anahtarı da yanına almamış, kapıyı dayamış geri dönerken kapı çarpılmış, anahtar olmadığı için içeri girememiş. İki anahtar vardı, biri bende biri ..."da idi. ... eve giremediğini söyledi, Ben bu esnada şaşırdım, 4 hafta bu evde kaldım, bu sürede çöpü ben döktüm. ..."ın neden bu esnada çöp dökmeye çıktığını babamı yalnız bıraktığını anlamadım. Biz ... ile kalktık ve siteye döndük. Dış kapının önünde ... kendisine telefon geldiğini söyledi, ‘Sen çık ben geliyorum’ dedi. ... yoktu, kapı kapalı idi, ben de babama bakmak için yatak odasına gittim. Yatak odasının kapısı açıktı, aralıktan babama baktım, babamın ayakları yerde, dizleri bükülmüş, üst vücudu da yatakta idi. Babamın yüzü tavana bakıyordu. ‘Baba’ diye seslendim. Babamın karnı şişip inmiyordu, nefes almıyordu, babamın gözleri açıktı, burnundan kan akmış ve ağzının kenarında beyaz köpük vardı, ağzı açık hâlde idi. ‘Baba’ diye bağırdım ve dokundum, korkumdan döndüm ve hemen dışarı koştum. ... kapının önünde hâlâ telefonla konuşuyordu. Ben de ..."e ‘Babama bir şeyler oluyor’ dedim. ...’le birlikte babamın yanına koştuk, ... de babama ilk yardım yaptı. ... havluyu ıslatıp babamın yüzünü sildi, sonra nefes verdi ve kalp masajı yaptı. Ben de oturma odasındaki masanın üzerinde bulunan babamın telefonunu aldım, 112’yi aradım, ambulans çağırdım, adres verdim, telefonu ..."e verdim. ... telefonla anestezi uzmanı olduğunu söyledi. Sonra ambulansın geldiğini söyledi. Dışarı koştum, sitenin dış kapısını çıktım, ambulansı yönetmek amacıyla 4. kattan sitenin kapısına çıkmam 10 dakika sürmedi, hemen ambulans geldi, ambulanstan bana elime birkaç şey verdiler. 4. kata çıkacağımızı söyledim. Ambulansta bir bay bir bayan geldi, ben de babamın durmunu gelen görevlilere anlattım, eve çıktık, ..."ın evde olduğunu gördüm, ... aynı zamanda ağlıyordu, ambulansla gelen bay bayan ve ... yatak odasına girdiler ve kapıyı çarptılar. O esnada babamı canlandırmaya mı çalışıyorlardı bilmiyorum, ... da kanepede oturuyordu, ağlıyordu, ablamı aramak aklıma geldi. Ablam o gün Anamur"da idi. Telefonda ablamla Almanca konuştuk. Babamın kötü olduğunu söyledim. Ablam da ‘Hemen geliyoruz’ dedi ve telefonu kapattı. Kapı açıldı, ‘Hemen acil hastaneye götürmemiz gerekiyor’ dediler. Babamı asansörle aşağı indirdiler, ambulansa aldılar. Aşağıda birden bire ...’ın oğlu ...’yi gördüm. Sanki bizi bekliyormuş gibi aşağıdaydı. Ben de ambulansın peşine takıldım. Hastanede babamı aldıkları odaya ... de girdi. Biz ..."la babama müdahale edilen odanın kapsının önünde bekledik. Yarım saat, 45 dakika sürdü, doktor dışarı çıktı, ‘Başınız sağolsun, bir şey yapamadık’ dedi. Doktor babamın neden öldüğünü söylemedi. ‘Belki kalp krizi olmuş olabilir’ dedi. Ben de ‘Kalp krizinde ağızdan köpük çıkmaz, ağzında köpük vardı’ dedim. Doktor da bana ‘Bir şey söyleyemem’ dedi. Ben bu sırada hâlâ hapın etkisi altındaydım. Akşam saat 18.00 olmuştu, ilacın etkisi yavaş yavaş gitmişti, hastane etrafında dolaşıyordum, o esnada amcamın eşi de geldi, ... da orada oturuyordu, dışarıda kafeteryada ... doktorlarla konuşuyordu, bu esnada birden bire ...ve ... geldi. ‘İşimiz var’ diye beni haftalardır bekletmişlerdi ancak babamın öldüğü gün kaç dakika içerisinde ...’den buraya geldiklerine hayret ettim. Ben ..."ın ...’da olduğunu biliyordum, çünkü daha önce ... bize ..."den ...’ya gideceğini söyleyerek vedalaşmıştı. Bu esnada ablam Anamur"dan yeni gelmemişti, ...ve ... bana sarıldılar ve‘Başın sağolsun’ dediler, ben böyle bir ilgiyi ablamdan, akrabamdan beklerdim, bu durum tuhafıma gitti, sonuçta bu insanlar tanımadığım kişilerdi. ...hastanenin içine girerek morgta babamı görmek istedi. Dışarıda da ... bana ‘Babanı Talas"ta gömeceğiz’ dedi. Ben böyle bir şeyle ilk defa karşılaştığım için ağzımdan bir şey çıkmadı. O sırada ablam ve eniştem geldiler. Ablamla sarıldık, ağlaştık, birbirimize ‘Başımız sağolsun’ dedik. Ablam bu esnada bu 3 kişiyi ilk defa görüyordu. Bu kişiler ablama ve enişteme de ‘Başınız sağolsun’ dediler. Ondan sonra yine bana döndüler, ablam da ‘Olayın bana nasıl olduğunu anlat’ dedi, Ablama her şeyi anlattım. Gece olmuştu, Florya sitesine geri döndük... ...’ın oğlu da evdeydi. Evde yabancı insanlar da vardı. Bu esnada evde ..., ..., ..., ... ve ...’ın oğlu vardı. ...beni arka balkona götürdü, ‘Kardeşim babanın vasiyeti bende, babanın 200 bin Euro parası vardı, bunun 150 bin Eurosu sana kalıyor ve 50 bin Eurosunu da Atatürk Vakfı’na bağışladı. Evler de bana kaldı’ dedi. Ben o sırada şaşırdım ve ‘Sen müteahhit misin, avukat mısın?’ diye sordum. ‘Daha önce babamın arsasına 4 katlı bina yapacağını söylemiştin, şimdi de babamın vasiyetinden konuşuyorsun’ dedim. ‘Biz babanı çoktan beri tanırız, biz bu işleri de yaparız’ dedi. ...bana bunları anlatırken ..."ın oğlu da sürekli yatak odasına girip çıkıyordu, ben de sinirlenip ......’ye ‘Bir şey mi arıyorsun?’ diye sordum. Benim ..."ın oğlu ile hiçbir bağlantım yoktur. O sırada ablam babamın telefonundan beni aradı, ambulansı aradıktan sonra babamın telefonu benim cebimde kaldı. Daha doğrusu ambulansı aramak için babamın telefonunu aldıktan sonra bırakmadım, bende kaldı. ...ile konuşurken ablam aramıştı, ben de ..."a ‘Müsaade eder misin?’ dedim, kalktım babamın yaatak odasına geçtim, ben ablamla konuşurken sürekli odaya ... girip çıkıyordu, ben de ...’ye yüksek sesle ‘Ablamla konuşuyorum, burayı terk eder misin?’ dedim, ... de bana ‘Mutfağın balkonunda oturuyorlar, seni çağırıyorlar’ dedi. Ben de ‘Kim çağırırsa çağırsın umrumda değil şu an ablamla konuşuyorum’ dedim ve kapıyı kapattım. Telefonda ablamın arkadaşı bana derhâl o evi terk et dedi. Ben de mutfağa geçtim ancak bana bu söylenenleri söylemedim. Ben gideceğimi söyledim. ... ‘Ben de geleceğim’ dedi. ... da ‘Ayıp ediyorsun, biz aile değil miyiz?’ dedi. Ben de Viranşehir’de bir ailemin olduğunu söyledim ve ablamın evine geçtim. Ablamla birlikte hastaneye gittik, otopsi talebinde bulunduk, ...’ya gittik, babamın otopsisi yapıldı, ..."den de hep beraber ...’ye gittik, babamı üniversite hastanesinde morga bıraktık. Babamın vefatından bir gün sonra gece saat 02.00 veya 03.00 gibi ..."ın oğlu bana telefon açtı. Bana derken babamın telefonundan aradı, bana telefonda ‘Neden babanıza otopsi yaptırıyorsunuz?’ diye bağırdı, ‘Doktor kalp krizi olduğunu söylemedi mi?’ dedi. Ben de ‘Sen kimsin sana neden cevap vereceğim’ dedim ve telefonu kapattım. Babamı gömdük. Bir gün sonra babamın Talas’taki evine giderek pasaportunu almak istedim, o evde ..., ... ve ... vardı. Ben, ablam, ...ve ... bir odaya gittik. Ablam bunlara sordu, ‘Siz kimsiniz?’ dedi, onlar da ‘Biz babanı yıllardır tanırız, babanın vasiyeti bizde, bütün malları bizde, bize iki hafta verin bütün malları dağıtacağız’ dediler. Bunu söylerken de ... ‘Boşuna veraset ilamı çıkartmayın, babanızın bütün malları, paraları, gayrimenkulleri bizde, veraset ilamı çıkarmayın, iki hafta bekleyin, dağıtacağız’ diye söyledi, ‘Uğraşırsanız borçlu çıkarsınız’ dedi. Bizim kullanıdığımız arabayı istedi, biz de ...’e döneceğimizi söyledik. ‘Tamam alın arabayı, nasıl olsa araba da bize ait’ dedi. Evden çıkarken eniştem soy isimlerini sordu, ben daha önce bu şahısların soy isimlerini bilmiyordum. Bu konuşmalar esnasında eniştem sanıklara ‘Niye siz?’ şeklinde bir soru sordu. ... da ‘Demek ki siz ...’e iyi evlatlık yapamadınız, biz sizden daha iyi evlatlık yaptık’ dedi. Ablam ve eniştemle birlikte ..."e gittik. Ablam ve eniştem ..."de kaldı, ben de tekrar ..."ye döndüm. ..."de kaldığım süre içerisinde iki sefer dışarıda ... ile buluştuk. İlk seferinde ...yanlızdı. Benim yanımda amcam ve iki kuzenim vardı. Benim babam kimseye malını mülkünü vermez, vekâletini vermez diye merak etmiştim. İlk buluşmada ...bana ‘Sen merak etme, biz bütün malları dağıtacağız, sana 150 bin Euro ve evler kalacak. Kalan parayla da baban ... Felahiye’de kardeşileri için büyük bir ev yaptırmak istiyor’ dedi. Atatürk Vakfı"na da bağışlamak istediğini söylediğini inkâr etti. İkinci buluşmada ...babamın telefonundan beni aradı, ‘... gel bu işi bitirelim’ dedi. Bu görüşmede bir şey ilgimi çekmişti. İlk görüşmede ...bana ‘İtediğin yerde buluşalım’ demişti, ikinci görülmede ısrarla ‘... Kafede buluşalım’ dedi. Benim için nerede buluşacağımız fark etmiyordu. ... ...’de mafyaların buluştuğu kafedir. ... amcamı alarak ...’ya gittik. Burada ..., ...ve ... üçü aynı masada oturuyorlardı. ...bizden bir iki gün daha süre istedi, bir saat önce telefonda ‘Bu işi bitirelim’ diyen adam bizden bir iki gün daha süre istedi. ... amcam da bu sırada ...’a ‘...Bey siz malları dağıtacaksınız, ancak biz malları araştırdık, ama malları, evleri, paraları siz üzerinize çekmişsiniz’ dedi. Ben bu iki haftalık süreç içerisinde veraset ilamı çıkardım ve araştırma yaptım. Talas’taki büyük evi ...üzerine almış ve eşine devretmiş, bunun üzerine ...konuyu değiştirdi ve ‘... olay başka, aslında babanın bize borcu var’ dedi. Ben de sebebini sordum. ‘Babanın bize 200 bin Euro borcu var’ dedi. Ben de ‘Babam sizden neden borç alsın’ dedim. ‘Biz o parayı geri istiyoruz, hani bana 150 bin Euro para kalacaktı’ dedim. ‘Ben senin babanın öleceğini nereden bileyim’ dedi. Babamın 3 emekli maaşı vardı, biri Almanya’da, biri Türkiye’de, böyle bir insan istediği her bankadan kredi çekebilir, ...’dan para alması çok saçmaydı. Babam hayatta böyle bir para almaz, babamın ...’dan borç alıp vermesi hususu da babamın ölümünden sonra ortaya çıkmıştır. Burada ben babamın cinayet nedeniyle öldüğünden emin oldum. Amcam ve ben bu masadan kalktık, gittik ve ondan sonra ben kontağı kestim. ..., ..., ..., ... ve ...’ın oğlu o günden sonra beni sürekli telefondan aradılar. Hiçbirisine cevap vermedim. ...bana ..."deki ilk buluşmamızda ‘Babana otopsi yapılırsa ... görevden atılır’ dedi. Ben de ..."in işten atılmasının umrumda olmadığını söyledim. Ben ...’le malları hiçbir zaman konuşmadım, sadece ...’la konuştum. Ben ...’le babamın öldüğü gün sahile gitmiştim. Bu esnada ... babama herhangi bir şey vermedi, sabah da evdeydim. O esnada da ..."in bir şey verdiğini görmedim. ..., ... ve ..."u suçlamak için ablamdan veya benden para istemedi. Bu yönde ... ile bir görüşmem olmamıştır. İlaç benim vücudumu uyuşturdu, beynimi uyuşturmadı, bu sebeple ayrıntıları hatırlıyorum. Babamla aramda bir borç alışverişi olmuştur. Bana 2011 yılında senet vermiştir. Ben Almanya"da başka bir eve taşınacağım için babamdan depozito için para istedim, babam da bana 5.000 Euro para verdi, ben de senet imzaladım. Babam reçete olmadan başklarının ilacını kullanmazdı, babam sağlığına düşkün bir insandı, asla başka insanların hapını kullanmazdı. Babamı ölümünden bir hafta önce rahatsızlandığında bir hastaneye götürmüştük, tepede bulunan bir hastaneye götürdük, Tıp Fakültesi Hastanesi olabilir. Burada babamın tahlilleri yapıldı, kanı alındı ve serum verildi. Ambulansta ve hastanede müdahale sırasında babamın ağzında köpük ya da kan yoktu.”,
    ... 18.07.2014 tarihinde Kollukta bilgi alma tutanağında; “17.07.2014 günü benim Anamur’da bulunduğum sırada kardeşim ... beni telefonla arayarak babam ...’ın vefat ettiğini söyledi. Babam ... ve ...’den misafir olarak gelen ... Bey ve kardeşim ... ile birlikte Tece ... Mahallesinde bulunan adreste bulunuyorlardı. Annem 2005 yılında vefat etti ve babam nikâhsız olarak 2005’ten beri ... ile birlikte kalıyor. Babamın maddi durumu ve mal varlığı iyidir. ...’de 3, ...’de 2, Almanya’da 1 dairesi ve bankada miktarını bilmediğim parası mevcuttur. 1 yıl kadar önce babamın ...’a miktarını bilmediğim mal varlığını ölünce miras olarak kalacağı şeklinde resmî karar almış. Babamı en son 1 hafla kadar önce gördüm ve sağlığı yerindeydi ve herhangi bir sağlık sorunu yoktu.”,
    Savcılıkta 12.08.2014 tarihinde; “...Hastanede hayatımda hiç görmediğim 3 şahısla karşılaştım. Aynı zamanda babamın hayat arkadaşı ve kardeşim ... de oradaydı. O şahıslar bana benim ismimle hitap edip "... Hanım başınız sağolsun’ dediler. Ben de şahıslara ‘Siz kimsiniz?’ dedim. Onlar da ‘Biz babanın iş ortaklarıyız’ dediler fakat yaşları çok gençti. Babamın emekli olduğunu ve hiçbir iş yapmadığını ve hiçbir şeye de ihtiyacı olmadığını, onlarla nasıl bir iş yaptıklarını sordum. ‘Orasını karıştırmayın, bunlar önemli değil, defin işlemleriyle biz uğraşıyoruz, babanıza ... Talas"ta yer ayarladık oraya gömeceğiz’ dedi. Ben de kendilerine ‘Siz babamı sahipsiz mi sanıyorsunuz, ben kızıyım, babamın nereye defnedileceğine ben karar veririm’ dedim. Bu şahıslarla bir daha muhatap olmadım. Kardeşime olayı ayrıntılı bir şekilde anlatmasını söyledim. Babamın defninden bir gün sonra ..."de bu şahıslardan ..., ..."le babamın hayat arkadaşının ..., Talas semtindeki evinde karşılaştım. Bu şahıslar ‘15 gün herhangi bir işlem yapmayacaksınız, 15 gün sonra bir araya geleceğiz, babanızın bütün vasiyeti bizde, babanızın vasiyeti gereği babanızın mal varlığını 3 kardeş arasında paylaştıracağız’ dediler. Ben de ‘Siz kim oluyorsunuz, noter misiniz, avukat mısınız?’ dedim. Hakkımı hukuki yollardan arayacağımı, gayrimeşru işlere girmeyeceğimi söyledim. Onlar da bana ‘Boşuna yorulursunuz, size borç çıkarttırırız, siz de reddi miras yapmak zorunda kalırsınız’ dediler. Ben de ‘Sizi tanımıyorum, size güvenmiyorum’ dedim ve gittim. ... 7. Noterliğinde babama birkaç tane vekâletname yapılmış. 7. Noterlikle ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatta bulunmadık ama en kısa zamanda müracaatta bulunacağım. Babamın kandırılarak vekâletinin alındığını, alınan bu vekâletin kötüye kullanılıp mal varlığının devrinin ve satışınını bu vekâletle yapıldığını ve yine bankalardaki parasının da bu vekâletle alındığını düşünüyorum”,
    Mahkemede; “Babama ..."ın çok genç olması ve annemin evinde olmaları sebebiyle darıldım. ‘Senin paran için birlikte oluyor"" diye kendisine söyledim. Hatta ..."ı eşyayla birlikte evden çıkarttım. Babam da onunla gitti. Ben babamla 5 yıl konuşmadım. Sonra biz ..."ten ..."e tayin olduk, bu arada eşim meşhur Ergenekon davasında tutuksuz yargılanıyordu. Babamı arayarak ‘Davanın akıbeti belli olmaz, bana bir şey olur da içeri girersem kızın ve torunun sana emanet’ deyince barıştık. Baktım hâlâ ... ile "Madem babam mutlu, gerisi beni ilgilendirmez" diye görüşmeye devam ettim. O esnada babam ... tapudaki işlemlerde kendisine yardım eden iki kişiden bahsetti. Onların ...ve ... olduğunu anladım. Babam onları çok iyi insanlar olarak anlatıyordu. Daha sonra babamı kahvede otururken görmüşler, yardım edilecek bir şey var mı diye sormuşlar. Emniyet müdürü olan bir tanıdığımızın açığa alınmasından kaynaklı olarak yeniden işe başlaması için ..."dan ricacı olduk. ...da yardımcı olacağını söyledi. Babam da iyice güvenmeye başladı. Hatta bu kişinin göreve başladığını öğrenince babam bize ‘Bak gördün mü kızım adamlar sözünü tutuyor’ şeklinde güven içeren sözler kullandı. Daha sonra kardeşim ..."i Türkiye’de işe sokabileceklerini, dil bilmesinden dolayı de işe yerleştirebileceklerini söylemişler, kardeşim de bu yüzden Türkiye’ye geldi. Babam bu insanlara güvenir hâle gelmişti, bu şahısların babamın üzerindeki gayrimenkulleri nasıl devraldıklarını bilmiyorum ama kandırıldığını düşünüyorum. Kardeşim ..., ..., ... ve Venharı"ın oğlu ..."deki yazlıklarında kalırken ... kardeşime depresyon ilacı vermiş. O da kardeşime ağır gelmiş, kullanmayıp atmasını söyledim. Daha sonra da ... onu denize çıkarıp rahatlamasını istemiş, ..."le birlikte ... çıkmışlar. Sonra ... telefon açıp kapının arkasından kapandığını ve dışarıda kaldığını söyleyip ...’in gelmesini söylemiş. ... de gittiğinde kapı kapalıymış, kapıyı açtığında babam evde yalnızmış, ... da yokmuş, 20 dakika sonra alt komşudan gelmiş ve bu esnada babama baktığında ayakları yere sarkmış şekilde ağzında köpük, burnunda kan ve gözleri açık bir şekilde duruyormuş, hemen ...’i çağırmış. ... gelir gelmez ‘Sen 112’yi ara’ diye ...’e söylemiş. Babama suni teneffüs yapar gibi ağzındaki köpüğü ve kanı silmiş, ambulansla ...’le gitmişler. Ben hastaneye geldiğimde karşıma 3 sanık çıktı, baş sağlığı dileyip babamın öleceği mezara kadar ayarladıklarını söylediler. Şok oldum. Babamın ölüm nedenini sorduğumda "Doktor kalp krizi dedi" diye söylediler. Ben de ‘Bunu nereden çıkardınız?’ deyince, ‘Oğlu söyledi’ dedi. Ben oğlunun öyle bir şey söylemediğini söyleyince beyan üzerine düzenlendiğini, gerçeğin ancak otopsiyle öğrenilebileceğini söyledi. Daha sonra otopsiyi takip ettik. Babamı ..."de köyüne gömdük. ... ‘Baban ölmeden bize vasiyet etti. 15 gün sonra malları paylaştıracağız’ dedi. Ben ‘Siz kim oluyorsunuz?" dedim ama kardeşim ... inandı. Babamın arabasını almak istediler, kardeşim gittiğinde de ‘Borcunuz var’ dediler. Ben babamın öldürüldüğünü, örtbas edildiğini düşünüyorum, bu olaylarda ... da 3 sanık da işin içindedir. ... da babam öldükten sonra yaklaşık 44 bin Euro"luk senedi icraya koydu. Biz de mirası reddettiğimiz için ödemedik”,
    Tanık ... Kollukta 22.12.2015 tarihinde; “Babam 2015 yılı yaz aylarında vefat etti. Babam ve annem yaklaşık 12-13 yıl öncesinde resmî olarak boşanmışlardı. Annem ... babamdan boşandıktan 3-4 yıl sonra ... ile imam nikâhlı olarak yaşamaya başladı. ... beni kabul etmedi. 2008-2009 yılları idi, ayrı yaşamaya başladım. Annemle ikametinde görüşmeye devam ediyorduk... ...’de çalıştığım dönemlerde annem ... bana ‘...’in 3 kişi ile tanıştığını, bu şahıslardan ...’nın kendisini müteahhit olarak, yanında da ... ve ... isimli şahıslarla tanıştığını, bu şahısların ..., Yeşil Mahalle’de bulunan 2 adet müstakil evini inşaat yapmak ve karşılığında daireler vermek üzere ...’den istediklerini" söyledi. Hatta annemin ailesinden kalan ... Mahrumlar mevkisinde bulunan arsanın satış işlemleri için vekâletini almışlar. Aldıkları bu arsanın karşılığında herhangi bir ödeme yapmadıkları için annemin akrabaları ile arası açıldı ve bu konu ile ilgili adli makamlarda annem ifade verdi. Bu şahıslarla ben de tanıştım, benim yanıma gelip gitmeye başladılar. ...’ın bu şahıslara vekâlet verip vermediğini bilmiyorum ancak ... öldükten sonra sağlık memuru olarak çalıştığını bildiğim ... beni arayarak konuşmak istediğini söyledi. Buluşup yaptığımız görüşmede ... isimli şahsa büyük bir kin duyuyordu, ‘Ne olursa olsun ben bunu öldüreceğim’ dedi. Ben de ‘Bu şahıslarla aran çok iyiydi ne oldu da aranız bozuldu?’ şeklinde sorduğumda, ‘... üzerinden 750.000 veya 1 trilyon para kazandık. Bana 60.000 TL vereceklerdi, vermediler. ...ve ... beni bir yere kapatıp tanımadığım bir şahsa dövdürdüler’ dedi. ...’ın üzerinden nasıl para kaldırdıklarını sormadım. ... de herhangi bir şey anlatmadı. ...’ın öldüğü dönemde ben ... ilinde bulunuyordum, öldüğü gün annem beni arayarak ‘... amcan rahatsızlandı, ambulans ile ... Hastanesine götürüyoruz’ dedi. Ben de kendisine sakin olmasını, benim kendilerinin yanına geleceğimi söyledim. Hastaneye gitmek üzere yola çıktım ve annemi aradığımda annem ‘... amcanı kaybettik’ dedi. Hastaneye yanlarına gittim. Ertesi günün sabahı annem polise ifade verdi ancak annem ve ... ile birlikte aynı evde kalan ... ve ... polise herhangi bir ifade vermediler. ... tahminime göre bir ay, ... ise iki haftadır aynı evde kalıyorlardı. ... defnedildikten sonra annem ..."ye ablamların yanına geldi. Ben ...’de bulunuyordum. Bir gün ... ...’e geldi. ...’e ait ...’de bulunan evlerin satışını yapacağını benden kendisine emlakçı bulmam yönünde yardım etmemi istedi. Bende ‘...’ın çocukları var, satılacaksa onlar satar’ dediğimde, bana cep telefonundan WhatsApp uygulaması üzerinden ...’un kendisine göndermiş olduğu mesajı gösterdi. Mesajda bir adet tapu kağıdı fotoğrafı bulunuyordu. Tapuda ...’ın ..., Florya Sitesi’ndeki 11. blok, 6. katta bulunan dairesinin ...’un eşinin üzerinde olduğu gözüküyordu. ‘Nasıl oldu bu abi?’ dediğimde ‘..."ın Almanya"daki oğlu ... borcu nedeni ile tefecilerden büyük miktarda para almış, ödeyemeyince buraya gelmiş, ... da bizden 300.000 TL aldı ve oğluna verdi. Biz de bu paranın karşılığında bazı gayrimenkullerini aldık’ dedi. Ben ..."ı Nota isimli emlakçıya götürdüm ancak anlaşamadılar. Bunun haricinde ... ile satış konusunda herhangi bir yere gitmedim. Daha sonraki günlerde annem ..."e döndü. Anneannemlerin yanında kalmaya başladı. Bir gün ..., ..., ... ve ..."un eşi geldiler. Bizimle akşam yemeği yediler. Geceyi bizde geçirdiler. Sabah kahvaltıdan sonra ..."un eşi evde kaldı diğerleri çıktılar ancak ne sebeple çıktıklarını bilmiyorum. Bu şahıslar çıktıktan bir müddet sonra ben ..."a mesaj göndererek ‘Daha önceki iş tekliflerini reddederek sizin yanınızda çalışmak istemiyorum’ dedim. Benim mesajımdan 10 dakika sonra ...geldi eşi aşağı inmişti, anneanneme harçlık yapması için 300 TL para verdi, bu sırada ... içeri girdi ve bana saldırarak ‘Senin artistliğin kime?’ şeklinde söylemde bulundu. Ben ..."ın bana saldırması nedeniyle polise müracaatta bulundum. Polis geldi ve aramızdaki bu konu ile ilgili görüştük ancak şikâyet olmadığı için polisler gitti. Şahıslar da ayrıldılar. Annem ..."ye taşınmak istediğinden ben ev bulmak üzere ..."ye geldim. ... il merkezinde kiralık ev bulduktan sonra annemi de buraya taşıdım ve ..."de ikamet etmeye başladık. Annem 16.11.2015 tarihinde ... isimli bir şahıs ile resmî olarak evlendi. Annem ve benim üzerime herhangi bir gayrimenkul yoktur. ...’tan ne annemin ne de benim üzerime herhangi bir gayrimenkul geçmemiştir.”,
    Kollukta 23.12.2015 tarihinde; “Olayla ilgili olarak tüm bildiklerimi kendi rızam ile üzerime hiçbir baskı olmadan açıklamada bulunmak istiyorum... Tanıdığım kadarı ile ... çok pinti biri idi, çocuklarını sevmezdi. Yine çocuklarından ikisinin Almaya’da olduğunu birinin ise ..."de yaşadığını söylemişti. Yine hesap kitap işlerini çok sorar ve araştırırdı, ondan sonra para vermesi gerekirse verirdi. Benim öğrendiğim kadarı ile ...’ın ... ili, Mezitli ilçesi, Tece ... Mahallesi, Florya Sitesinde 2 adet evi vardı, bunun dışında yine ..., Şirinevler Mahallesi’nde 2 katlı dubleks bahçeli evi, yine ..., Yeşil Mahalle’de arka arkaya ayrı ayrı müstakil 2 evi ve ..., Talas, Anayurt Mahallesi’nde ... Apartmanında 1 dairesi vardı. Ayrıca ... Almanya"dan emekli olduğu gibi Türkiye"de de emekli idi. Maddi olarak durumu iyiydi. Bildiğim kadarı ile yine Ziraat Bankası ve Garanti Bankası ile çalışırdı... ...’de yaşayıp çalışmaya başladıktan sonra ..., ölümünden yaklaşık 3 ay kadar önce beni telefonla arayarak ‘Oğlum ..."de benim tanışmış olduğum ... İnşaat adı altında müteahhitlik yapan ... isimli arkadaşım var. Gel buraya bunun yanında çalış’ dedi. Ben de ...’ye dönmeden önce internet üzerinden bu şirketi araştırdım, ancak şirketi bulamayınca ...’ye gitmekten vazgeçtim, zaten bu görüşmemizden 3 hafta sonra annem ve ... tatil için ..."e geldiler ve kalmaya başladılar. Annemlerin gelmesinden bir veya iki gün sonra annemin bana müteahhit olarak söylediği ..., yanında bulunun ... ve ... ile birlikte tek araba ile ... iline gelmiş olduklarını söyledi. Evlerine giderek bu misafirlerle sabah kahvaltısında tanıştım. ...bana müteahhit olduğunu, Talas Anayurt’ta şirketinin bulunduğunu ayrıca ... amcanın ..., Yeşil Mahallede’ki 2 ayrı müstakil evini yıkıp 4 katlı bina yapacağını ve arsa karşılığında daireler vereceğini, bu şekilde ... ile anlaşma yaptığını söyledi. Bu şekilde anlatması benim biraz tuhafıma gitmişti çünkü hiç ismi geçmeyen ...isimli şahsın birden müteahhit olarak ortaya çıktığını, bunu annemin tanıdığını ve ayrıca ...’ın bu şahsı sevmesi beni biraz rahatsız etti. O esnada annem ile ...da oldukça iyiydiler çünkü birbirleri ile anlaşarak konuşuyorlardı, ama aralarında bir duygusal yaklaşım ben fark etmedim, mesafeli konuşuyorlardı. Annem ile ... bu şekilde 2-3 ay kadar daha ..."de yaşarken ..., ... ve ... isimli şahıslar ara ara ..."e ...’ın yanına gelip gittiklerini gördüm. Son olarak ... ölmeden bir hafta önce ... ile ... ..."e gelerek ...’ın evinde kalmaya başladılar. Bu arada ...’in Almanya"da bulunan oğlu ... de yaklaşık bir aydır ..."e tatile gelmişti. Annem bana ..."in Almanya"da başının belada olduğunu, mafyaya borcu olmasından dolayı Türkiye"ye geldiğini söyledi. ...’ın öldüğü gün annem beni arayarak ve ağlayarak ...’ın rahatsızlandığını ve hastaneye kaldırıldığını söyledi. Kendisinin o esnada çöpü dökmek için dışarı çıkmış olduğunu, evde ise ... ile ..."in olduğunu, ambulansla hastaneye kaldırıldığını söyledi. Ben de kendisine sakin olmasını söyleyerek yanlarına gittim. Bu arada ... olaydan iki gün işim var diyerek ..."ya gitmişti. Ben de hastaneye gittiğimde ... ölmüştü. Bu arada 3 saat içinde ... ile ...birlikte hastaneye geldiler ve baş sağlığı dilediler. O gece ..., ... ile ... beklemeden çıkıp ..."ye gittiler. Ertesi gün ise cenazeyi annem, ... ile birlikte ...’nin Felahiye ilçesinde, köyüne götürerek defnettiler. ... ölmeden önce gayet sağlıklıydı, denize girerdi, güneşlenirdi, sporunu yapardı, herhangi bir kalp rahatsızlığı yoktu, ilaç kullanıp kullanmadığını bilmiyorum ancak ilaç kullandığına hiç şahit olmadım. Benim gördüğüm kadarıyla yaşına rağmen oldukça sağlıklı birisi idi. Ani ölümü beni rahatsız etmişti, tüm bu olaylar birkaç ay içerisinde ..., ... ve ..." in bu aile içine girmesi ile başlayarak bitti. Bu cenaze işlemlerinden iki hafta sonra ... beni telefonla arayarak ..."e geleceğini, ölen ...’ın ..."deki yazlık evlerini satacağını söyleyerek benden tanıdık emlakçı bulmamı istedi. Ben de bunun üzerine ..."a ‘Bu adam öldü, benim bildiğim kadarı ile tek mirasçılar çocuklarıdır, sizinle ne alakası var, kimin evlerini satıyorsunuz?’ dediğimde, ... bana ...’ın oğlu ..."in Almaya"da başının mafya ile belada olduğunu, bundan dolayı ..."un ...’a 300 milyar borç verdiğini, bu borç para karşılığında ise ...’ın ... ve ..."de bulunan tüm mallarının tapularını ...’un eşi ...’ya geçtiğini, bundan dolayı ..."deki malları sattıklarını, şimdi de ..."deki evlerin satımı için kendisinde vekâlet bulunduğunu, onun için benden satma konusunda yardım istediğini söyledi, hatta satıştan dolayı bana 300-400 TL harçlık vereceğini söyledi, ben de bunun üzerine Fecebook"ta bulunan ... ... isimli sayfamdan ...’a ait ancak ..."ya geçmiş olduğu söylenen ve ayrıca satmak için kendisinde vekâlet bulunan ... adına ‘... TECEDE SATILIK YAZLIK (FLORYA SAHİL SİTESİ 6.KAT ... MANZARALI) İRTİBAT ...’ şeklinde ilan verdim. Devamında 2 gün içinde evlere ayrı ayrı müşteri çıktı, tapuda evleri ... devredemeyince bu sefer ..."e ..., eşi ... ve ... birlikte gelerek bu 2 evi sattılar. Bildiğim kadarıyla birini 55 milyara, diğerini ise 60 milyara sattılar ve giderken de ...anneaneme 300 TL harçlık vererek gittiler. Yaptığım araştırmalarda, bu şahıslardan ...’un müteahhit olmadığını, hatta ..."in bir hastanede sağlıkçı olarak çalıştığını, ..."ın ise herhangi bir işi gücü bulunmadığını öğrendim. Bu şahısların dolandırıcı olduklarını düşündüğümden ...’ın birlikte çalışma teklifini kabul etmediğime dair mesaj göndermiştim. Bundan dolayı o esnada karşılaşınca ... bana yumruk atarak saldırıp darbetmişti, ‘Senin artistliğin kime lan’ diyerek beni darbtmişti ve ...da 300 TL parayı benim yerime anneanneme vermişti. Bu olayların devamında ..."ye giderek bir kiralık ev buldum ve sonra annemi ve anneanmemgili de götürdüm, burada annem ..."a ‘Bu işler nedir, bu adamlar hayatımıza girdi ve 2-3 ay içerisinde hiç rahatsızlığı bulunmayan ... aniden rahatsızlık geçirerek öldü, sonra bu şahsa ait tüm mallar ne hikmet ise bu şahısların ellerine geçti ve tüm bu malları bu şahıslar satarak paraları aldılar, benim yaptığım araştırmalarda bu şahıslar müteahhit falan değil bunlar dolandırıcı, ne iştir anne?’ dedim. O da bana ‘Oğlum daha önce ... benden ... Mahlumlar bölgesinde bulunan hisseli arasaya inşaat yapacağını söyleyerek benden vekâlet istedi. Ben de tüm akrabalarımdan izin alarak bu ...’a vekalet verdim ancak ...burayı 60 milyara satmış, parayı da vermeyince akrabalar bana düşman oldu, sen dolandırıcısın dediler. Bunun dışında ayrıca 2 veya 3 adet kalın altın bileziğimizi de aldı, parasını verdi, oğlum bunlar gerçekten dolandırıcıdırlar’ dedi. Bana ..."in ölümü hakkında ise detaylı bir bilgi vermedi. ..., ..., ... ve ... tarafından ...’e ilaç verilerek öldürülmüş olduğunu, yani kalp krizi geçirmesi adı altında zehirlediklerini ve devamında ise kandırarak almış oldukları tapulu evleri satarak malların üzerine konuklarını düşünmekteyim. Bunu destekleyici en önemli husus ise annemi de bu şekilde dolandırarak malları elinden almalarıdır. Benim bu cinayet olayı ile bir ilgim ve alakam yoktur. Anlattığım bu hususların tamamı doğrudur. Bu şahısları annem ve bizim şikâyet etmemizin sebebi ise annem bana bu şahısların tehlikeli insanlar olduklarını, her yerde adamlarının bulunduğunu, şikâyet durumunda ölümle tehdit ettiklerinden dolayı ve elimizde de kesin bir kanıt bulunmadığından dolayı şikâyete bulunamadık. ...’ın ölümü olayında annemin bir kusurunun olup olmadığını ise bilmiyorum, olmadığından da eminim.”,
    Mahkemede; “Ben olay sırasında Florya Sitesi’nin karşısında bulunan Alize Sitesi’nde ikametimde bulunuyordum. Olay anının görmedim ancak duyduğum kadarıyla sanık ... müteahhittir, diğer sanıklar ... ve ..."la birlikte maktulün yanına gelerek maktulün sahip olduğu 3 dairenin yıkılıp yerine yeni bina yapılması konusunda anlaşma yapmaya çalışmışlar. Maktulden genel vekâletname almışlar. Olay günü evde ..., ... ve annem ile maktul bulunmaktaymış. Sanık ... annemi maktulü zehirlemesi konusunda tehdit etmiştir. Bunun üzerine annem maktulün neskafesine zehir koyduğunu duydum. Maktulün neskafesine zehir koyduktan sonra annem çöp atmaya çıkmış, evde ... ve ... bulunmaktaymış. ... sağlık mensubudur, maktule müdahale etmiş, daha sonra maktul hayatını kaybetti. Maktul öldükten 2 hafta sonra sanık ... maktulün mallarını eşinin üzerine geçirmiştir. Eklemek istediğim bir husus vardır, ölüm olayından 1,5 sene sonra sanık ... benim iş yerime geldi ve benimle konuşmak istediğini söyledi ancak ben kendisiyle konuşmak istemedim. Daha sonra annemi tehdit ederek konuşmalarını silah zoruyla kayıt altına almışlar.”,
    İnceleme dışı sanık ... Kollukta 22.12.2015 tarihinde; “... benim resmî nikâhlı eşim olur. Kendisi ile 2008 yılından beri evliyim. Bana sormuş olduğunuz ... isimli şahsı hiç tanımam ve kendisini hiç görmedim. İsmini daha önce duydum, eşim ...ile iş ilişkileri nedeniyle ismini duyardım. Eşim ...’un anlatmasına göre adı geçen ...’ın eşim ...’la 2011 yılından başlayarak dostluklarının bulunduğunu, birlikte ticaret yapmaya başladıklarını biliyordum ancak ticari ilişkilerinin detayı hakkında bilgim yoktur. Hatırladığım kadarıyla tam tarihini bilmiyorum ama 2014 yılı yaz aylarında ...’de ikametimizde bulunduğumuz bir akşam eşime gelen bir telefonda ...’ın kalp krizi sonucu öldüğünü öğrendik. ... ve ... isimli şahısları eşimin arkadaşları olmasından dolayı 2013 veya 2014 yılından beri tanırım. Kendileriyle eşim dışarda görüşürler. Aralarında arkadaşlık bağının ne kadar olduğunu bilmiyorum ancak son dönemde eşimin her ikisi ile de 2015 yılı kış aylarının başından beri hiç görüşmediğini biliyorum. ... ile eşimin nadiren mesaj yoluyla görüştüklerini biliyorum. Bir araya geldiklerini sanmıyorum. Eşim bu şahıslar ile görüşmüş olsaydı bilgim olurdu ancak eşim bana görüştüğünü söylememiş de olabilir. ...’le hiç görüşmediklerini, aralarında bir kırgınlık olduğunu, ...’in eşime iftira attığını, ...’ın ölümüyle ilgili asılsız iddiaları nedeni ile bu şahıs hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu biliyorum. Bu konuyla ilgili eşimin davası hâlen devam etmektedir. ... isimli bayanı tanımıyorum. Eşim ...normalde ziraat mühendisidir ancak bir dönem peyzaj, inşaat gibi işleri yapmıştı, son dönemde gayrimenkul alım satımı işleri yapmaktadır. ... isimli şahsın gayrimenkul işleri ile eşimin ilgilenip ilgilenmediğini bilmiyorum. Eşimin ... ilinde kendisinin konusu olan işleri takip edip etmediğini bilmiyorum. Eşim ile ... 2011 yılından itibaren dostluklarının başladığını ve 2013 yılından itibaren de iş ile alakalı görüştüklerini biliyorum. ...’ın ne şekilde ve kimler tarafından öldürüldüğünü biliniyorum.”,
    Mahkemede; “Benim olay hakkında bilgim de yoktur, olayla ilgim de yoktur. Eşim aldığı gayrimenkulleri üzerime yaptırmak istedi, ben de kabul ettim, daha sonra borçları ödedikten sonra paraya çevireceğini söyledi, bu şekilde daha önce de yapmıştır.”,
    Tanık ... Kollukta ve Mahkemede; “Yaklaşık 4-5 yıl kadar önce iş yerime yatak baza almak için ... ve eşi ... isimli bayan alışveriş yaptılar. Tanışıklığım bu şekilde oldu. 2 yıl kadar önce eşimi kaybettim. 2014 yılının 9 veya 10. ayında ben iş yerimde iken ... isimli bayan alışveriş yapmak için iş yerime geldi. İlk önce tanımadım ancak daha sonra kendisi bana ...’ın eşi olduğunu, ..."ın öldüğünü söyledi. Kendisini bu şekilde tanıdım devamında ben de kendisine eşimin öldüğünü söyledim telefonla arkadaşlık yapabilir miyiz diye kendisine teklif sundum, o da benim teklifimi kabul etti ve ilerleyen zamanlarda ailemizle de tanıştırdık ve evlilik olayı 16.11.2015 tarihinde resmî olarak gerçekleşti... Ben ... ile evlendikten sonra kendisiyle geçmişi ile ilgili konuşmalarımız oldu. Bana ... ile evli olduklarında ..."ın bir arkadaşının tavsiyesi üzerine isimlerini ...ve ... olarak söylediği kişiler tarafından noterden vekâletname aldıklarını ...’ın üzerine bulunan malları dolandırıcılık suretiyle aldıklarını, devamında kendisinin babadan kalma bir arsasını da bu şahıslara kaptırdığını ve bu şahısların yine kendisini de dolandırdığını anlattı. Hatta bana eşi ..."ın ölüm olayında bazı sorunlar olduğunu ölüm raporunun gelmesini beklediğini anlattı. "Başkasından duyma benden duy" demişti. Bana bir gün otopsi raporuna benzer bir şey getirdi. Burada normal ölüm, kalp krizi geçirdiği yazıyordu... Kendisinin bu olayda herhangi bir rolünün olup olmadığını bilmiyorum, bana eşim ... eski eşi ..."ın cinsel ilişki esnasında uyarıcı kullandığını anlatmıştı ve yine kalp ile ilgili bazı sorunlarının olduğunu anlattı. Ben de kendisini "Bu konuları benim yanımda konuşma" diye uyarmıştım",
    Tanık ... ... Mahkemede; “Benim olayın oluşuna ilişkin görgüye dayalı herhangi bir bilgim yoktur. Sanıklardan ..."ı tanırım. Samimiyetimiz vardır. Eşime telefon almak için ...’ye gittik. ...’ın oğlu bize yardımcı olmak için kendi sattığı telefonu eşime almak istedi, aldı da. Biz köye gittiğimizde, telefonun içinde bazı mesajlar okudum. Daha sonra ..."ya ait olduğunu öğrendiğim numara ile sanıklardan ..."ın mesajlarını okudum. Mesajları sildim ancak ..."un numarasını aklımda tuttum. Telefonuma kaydettim ancak numarayı şu an söyleyemem. ..., amcamın hanımı olduğu için utandım ve numaranın kime ait olduğunu araştırma gereği duydum. Mesajlar iki sevgili arasında gönderilen mesajlar gibiydi. Söz konusu telefonu maktul ..."in ölümünden 6-7 ay önce satın almıştım”,
    Bilimsel mütalaa veren Ahmet Hila Mahkemede tanık olarak; “Dosyayı incelediğimde bu kişinin toksikolojik zehirlenme nedeniyle öldüğünü görmedim. Ölüm nedeni bize göre kişideki kalp hastalığından dolayı meydana gelmiştir. Eğer bir kişi bu toksikolojik zehirlenme nedeniyle ölmüşse testlerde çıkacaktır. Dosyada böyle bir rapor olduğunu görmedim. Adli tıpın raporunu da inceledim. ... 1. İhtisas Kurulu, kişinin toksikolojik analizinde bir şey bulunamadığını, verildiği iddia edilen bu ilaçların yan etkisi ile ölebileceğini belirtilmiştir. Böyle bir iddia vardır, olabilir gibi bir yorum tıbbi bir yorum değildir. Kişinin toksikolojik analizlerinde bir madde saptanmıyorsa patolojik nedenlere dayalı olarak bir sonuç yazılmalıdır. Viagranın alındıktan sonra kişilerde kardiyak nedenlerle ölüm vakaları gösterdiği mevcuttur. Viagranın ertesi gün kanında bulunuyor olması gerekirdi. Uyutucu ilacın yan etkilerinde kalp krizi etkileri belirtilmemektedir. Bu ilacın öldürmesi için çok yüksek dozda alınması gerekir. Ancak viagraya bağlı kalp krizi nedeniyle ölüm olabilir. Viagra tansiyon ilacıyla kullanılamaz. Viagra ile Ünisom"un birlikte kullanılmaması yönünde hiçbir yayın okumadım. Otopsi sırasında daha önceden bize bilgi gelmez, genel bir tarama yapılır, aynı kuruma bir daha görüş sorulduğu zaman yeniden aynı görüş çıkabilir. Uyku ilacının öldürmesi için 100 kilo olan birisinin 100 tane alması, 70 kilo olan kişinin 70 tane alması gerekir. Bunları aynı anda alması gerekir.”,
    İnceleme dışı sanık ... 24.12.2015 tarihinde Kollukta, tutuklanması talebiyle sevk edildiği Sulh Ceza Hâkimliğinde ve Mahkemede benzer şekilde; “2011 yılı sonunda ...’yla tanıştım, kendisi bana müteahhit olduğunu söyledi. Hatta ..., Yoğun ... İl Sağlık Müdürlüğü karşısında ... Yapı İnşaat adı altında bir ofisi vardı. Birkaç kez buraya gittim ve 6-7 ay içerisinde ...ile görüşmelerimiz neticesinde samimi olduk. Daha sonra 2013 yılının sonlarına doğru ...bana inşaat işiyle ilgili ... isminde ortağının olduğunu söyledi. Hatta bu şahsın yılın belli aylarında yurt dışında, belli aylarında ...’de ve bazı aylarında ise ...’de yaşadığını söyledi. 2014 yılı Şubat veya Mart ayları içerisinde yani eşimin 4 aylık hamilelik döneminde ...beni ...’la bir çay bahçesinde tanıştırdı. Tanışma esnasında bir de yine ... ve birlikte yaşadığı eşi ... ile arkadaşları olduğunu söyledikleri ...’i de tanıştırdılar. Bu şahıs da ... isimli bayanın babasının pansuman işlerini yapıyormuş. Develi Hastanesinde sağlık memuru olarak çalıştığını söyledi. Burada konuşmalar sırasında ..., ...’de bir arsasının olduğunu, burayı satmak istediğini ..."a söyledi. ...da satabileceğini söyledi... Bu olaydan yaklaşık olarak 15-20 gün sonrası yine ...beni telefonla arayarak ortağı ...’ın ..., Yeşil Mahallede bulunan 2 ayrı müstakil evini satın aldığını söyleyerek bundan dolayı yanına çağırdı. Otobüsle ..."un yanına gittim, burada ...bana yanında bulunan ‘... ile ...’ı arabana al, aracı sen kullan, Talas Ziraat bankasına götür, burada Tapunun harcını yatıracaklar’ dedi. ..."in o anda yanımızda olup olmadığını şu anda tam olarak hatırlamıyorum. Beni bu şahıslarla göndermesinin sebebi ise o esnada ..."un eşi ...’nın da yanlarında olmasıydı, bundan dolayı beni gönderdi, sonra bu şahıslar bankaya tapu harcını yatırıp geldiler. Ben de araçları ile kendilerini evlerine götürdüm bıraktım. Harç yatırılan makbuzu ise ..."a götürüp verdim. Bu satış işlemlerinden dolayı aralarında ne kadar para hususunun konuşulduğunu ben bilmiyorum. Benim ise bu şahıslara yardım etmemin sebebi ...abi benim aile dostum olduğu içindir. Bu satış olayından yaklaşık bir hafta 10 gün kadar sonra yine ...bana yüz yüze iken ...’ın eşi ..."ın ... iline gittiklerini, kendisinin ise bir iş için ..."e gideceğini, ... ile görüşeceğini söyleyerek ‘Sen de gelir misin?’ dedi. Ben de çocuklarımla giderim hesabı yaptım, ancak eşim kabul etmeyince ...’e ...ve ...’le birlikte gittik. ...’ın ölümünden 1,5 ay kadar önce gibiydi. Tece Camisi yanında ... ile eşi ... araçları ile gelerek bizleri alıp evlerine götürdüler. Kendi araçlarını ... kullanmaktaydı. ... dayı gördüğüm kadarı ile sağlıklı ve dinç birisiydi. Evlerine gittik. Kahvaltı sonrası ..., ... amca, ... ve ... ile birlikte evden çıkarak bir notere gittik. Burada ... amca ile ...arasında bir iş için vekâlet yazdıracaklarını söylediler ve vekâlet yapıldıktan sonra çıktık. Akşama doğru tekrar evlerine gittik ve kalmadan o gece akşam saat 21.00 sıralarında ...’ye geçtik. ...ile ... arasında tanıdığım süre içerisinde kesinlikle bir yakın arkadaşlık hususuna hiç denk gelmedim, aralarında özel konuşmaları da duymadım. 2014 Haziran ayı ortalarında eşim hamilelikten dolayı rahatsızlandı ve sıcak bir yere gitmemiz gerektiğini doktor söylediği için ve ... ablada da bizi ..."e davet ettiği için ... ve ..., beni ve eşimi de alarak ..."e bizi tatile getirdiler. ... dayının evinde bir gece kaldık, hatta bizi Cennet Cehennem Vadisine gezdirmeye götürdüler. Eşim de sıcaktan rahatsız olduğu için bir gün sonra hemen ..."ye döndük. Bu tanışıklıktan dolayı ... dayı ile samimi oldum benim de daha önceden memuriyet hayatım olduğundan beni ...’de belediyeye işe koyabileceğini söylemişti. Bana ..."ye geldiğimde telefon açarak ‘Evrakı tamamla gönder veya görmek isterlerse gel’ dedi ben de evrakımı tamamlamaya çalıştım ...da bana ‘Eğer evrakını tamamladıysan ... oraya tatile gidecek o götürsün’ dedi. Ancak ... ..."e gitmişti. Yaklaşık 10-15 gün sonra ... abla beni telefonla aradı ancak telefona oğlu ... konuştu bana ‘Ben ...abiye ulaşamıyorum babamı acil hastaneye kaldırdılar ..."a ulaş’ dedi. Durumu ..."a anlattım, ...telefonla görüştü, bana ‘Benim acil olarak ..."e gitmem gerekiyor ..."ı hastaneye kaldırmışlar’ dedi. Ben de kendisine ‘O kadar yolu tek gitme ben yanında geleyim’ dedim ve birlikte ..."e gittik. Hastaneye geldik. Burada ...’ın öldüğünü öğrendik. Burada ..., ... dayının kızı, oğlu ... ve damadı vardı. Daha sonra eve gittik, ben yola çıkacaktım. ...ve ...’le birlikte ...’ye gittik, cenaze defnedildi ancak ben cenazeye katılmadım. Bu olaydan 15-20 gün sonra ...bana eşinin ..."e ev satışından dolayı gitmesi gerektiğini, küçük çocuk olduğundan gelemediğini söyleyerek ‘Sana vekâlet verirse yengen adına vekâlet alır mısın?” dedi. Ben de kabul ettim. ..."e geldim. Tapu Müdürlüğüne gittim. Burada ... dayıya ait 2 dairenin ...’nın vekâletiyle ...’ya satılması için bana vekâlet vermişlerdi. Ben de bu işlemi gerçekleştirdim. Bu olaydan sonra ..."ın oğlu olan ve ...’de tanıdığım ... beni aradı ve ‘Evler boş duruyor ben kiraya vereyim mi?’ dedi. Ben de ..."la görüştüm. O da bana evleri satacağını söyledi. ‘... ile görüş müşteri bulursa satarım, harçlığını da veririm’ dedi. Bunun üzerine ... bu iki dairenin satışı için Facebook’tan ilan vermiş. Daha sonra ...’de bir müşteri bulundu. Bu müşteri ile birlikte ..., eşi ... ile birlikte ..."e geldik ve evi bu şahsa sattılar. İkinci evin satışını bilmiyorum. Bu olaylardan 3-4 ay sonra ...bana ‘Bu evlerin alımından dolayı ... dayının çocukları beni dolandırıcılıktan mahkemeye verdiler’ dedi. Beni ilgilendirmediği için önemsemedim. Benim hiç menfaatim olmadı, ben kimseyi dolandırmadım. Malları ... üzerine aldı nasıl aldığını da bilmiyorum. ...’i dövmedim. Benim yanımda böyle bir şey olmadı.”,
    Şeklinde İfade vermişlerdir.
    Sanık ... 18.07.2014 tarihli Kollukta; “... ile nikâhsız olarak 2005 yılından beri yaşıyorum. Daha önce anjiyo olmuş ve kalp damarlarına stent takılmıştı. 2-3 gün önce Anamur’a gittik ve denize girdik. ... ve yol yorgunluğu mevcuttu. 2-3 gündür sağlık durumu iyi değildi. Oğlu ... ve ...’de ikamet eden ... Bey’le hastahaneye götürdüler ve serum vererek taburcu etmişlerdi. Son 2 gündür oğlunun kullanmış olduğu Rixper 3 mg ve Zyzapin isimli sakinleştirici ilaçları kullandı. Ayrıca 15 gündür uyku problemi için Unisom ve 2 haftadan beri son 7 gün 2’şer tablet olmak üzere Vega 100 isimli viagra ilaçlarını reçetesiz olarak kullandı. Sağlığında yalnızca ... Talas’taki evi öldüğünde bana kalması için resmî vasiyeti vardı. 17.07.2014 tarihinde akşam saatlerinde oğlu ... ile ... sabah yürüyüşe gittiler. Ben de çöp atmak için evden ayrıldım evin anahtarını da bulamadığım için kapıda kaldım. Denizler de anahtar olduğu için telefon açarak kapıda kaldığımı söyledim. O sırada komşum ... Hanım’a 20 dakika kadar gittim. ... ve ... eve gelmişler ve ...’ın öldüğünü söylediler, eve geldim. ... sağlık görevlisi olduğu için suni teneffüs yaptı. Hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı. Soy ismini bilmediğim ... Bey ertesi gün çalıştığı iş yerinde olması gerektiği için saat 00.00 sıralarında ...’ye gitti.”,
    23.12.2015 tarihinde Kollukta ve tutuklanması talebiyle sevk edildiği Sulh Ceza Hâkimliğinde müdafi eşliğinde benzer şekilde; “...’in öldürülmesi olayıyla ilgili Avukatım ... huzurunda okunarak bilgi sahibi oldum, tüm bildiklerimi ve yaşadıklarımı doğru olarak anlatmak istiyorum... ... isimli şahısla evlenmek amacıyla tanıştım. Kendisi Almanya"dan ve Türkiye’den emekliydi, ayrıca onun da iki kızı, bir oğlu vardı. Bu çocuklardan ... ve ... Almanya"da, ... ise Mersinde Mezitli"de yaşıyordu. ... ile ilk nişan yaptık ve aramızda 22 yaş farkı vardı ancak dinç ve sağlıklı bir insandı... Eşimin benim öğrendiğim kadarıyla ..."de Florya Sitesi’nde 6 ve 4. katlarda 2 dairesi vardı. Bunlardan biri kiradaydı diğeri ise kendimize aitti. Biz de bu arada ...’de Talas Anayurt"ta bulunan ... Apartmanı"nda oturmaktaydık. Bu dairede yine eşim ..."a aitti. Bu dairelerin haricinde ayrıca ..."a ait ... Şirinevler Mahallesinde iki katlı dubleks müstakil ev vardı, yine ... Anayurt Mahallesi’nde bir dairesi vardı, bir de ... Yeşil Mahalle’de müstakil ayrı ayrı iki adet evi vardı. Bunların tamamı kiradaydı, benim hatırladığım kadarıyla kiraya verdiği evlerden yaklaşık olarak 700 TL aylık geliri vardı. Türkiye"deki emeklilik maşı 1.300 TL idi. Almanya"dan ise ne kadar emekli maaşı aldığını bilmiyorum ancak birkaç kez aramızda konuşurken bana aylık 1000 Euro maaş aldığını söylemişti. Çok güzel bir yaşantımız, altımızda arabamız vardı. Yazları ..."e tatile geliyorduk, burada 1 ila 3 ay arasında tatil yapardık. Kendisine çok iyi bakar, sağılığına önem verir, spor, yürüyüş yapar ve denize girerdi. Yediğine içtiğine dikkat ederdi. Ayrıca bir de eşim pinti bir insandı, harcadıklarının hesabını yazar çizerdi, kolay kolay harcama yapmazdı. Eşim ...’ın ölümünden yaklaşık 1 yıl kadar önce ...’de bana ve 9 ayrı akrabama ait ... Mahrumlar’da bulunan yeri bir müteahhite verme konuşmamız geçti. Bunun üzerine yine bir tanıdığımızın vasıtasıyla ... isimli kişi ile ben tanıştım. Bu şahıs ilk önce tek başına gelerek arsaya baktı ve bana ve eşim ..."a kendisinin tanıdığı bir müteahhitin bulunduğunu, onun daha iyi anlayacağını söyleyerek ... isimli şahsın ismini verdi. ... bana bu arsayı satacağını ve arsanın değerinin 90.000 TL civarında olduğunu ancak bunu satabilmek için yetkinin resmî olarak kendisine verilmesi gerektiğini söyledi. Ben de arsanın varisleri olduğunu söyledim. O da bana ‘Varislerden imza al gel ben satış yapar paranızı veririm’ dedi. Hatta kendisinin bu satıştan dolayı para almayacağını söyledi. Ben de varislerle görüştüm bana inanmadılar. 9 varis ile birlikte ... ile buluşarak sonradan tapuya gittik. Burada varislerden biri ‘Abi istersen sen 60.000 TL ver sana kalsın’ deyince o da ‘Benim arsalarım çok gerek yok ben sizin adınıza satar paranızı veririm’ dedi ve imzaları vererek devrini gerçekleştirdik. 1 hafta sonrada arsayı 60.000 TL’ye sattığını öğrendik. Parayı istememe rağmen ‘Paranın üzerine bir bardak su iç giden gitti. O akrabaların ona layık değildi. Sen layıksın. Bu parayla sana ev alırım, döşerim, sana bakarım, kocan yaşlı birlikte yaşarız’ diyerek bana kur yapmaya başladı. Ben de akrabalarım bana kin güttükleri için bu şahıstan paramı almak için onun teklifini kabul ettim. Bana bu arada sürekli olarak telefonda ‘Aşkım cicim, seni seviyorum. Hayatımız güzel olacak’ diyerek beni oyalıyordu. Bu arada ...’la konuşurken ..."un eşim ...’la ... Yeşil Mahalle’deki müstakil evin olduğu arsaya bina yaptırma konusunda anlaştıklarını, üç katlı dairenin üçünün de bize vereceğini eşimin de gönlünden ne koparsa ..."a vereceğini söyledi. Ben de bunun üzerine eşim ..."a ‘Bak bu işlere girme ben paramı alamadım. Ben paramı alayım bu üç katlı ev işini hallederiz’ dedim. Sonrasında ...sürekli olarak aile içine girmek için bana cinsel anlamda kur yaparak benimle birlikte olmak isteğini söylüyordu. Eşimin ölümünden yaklaşık bir ay kadar önce babamın rahatsızlığından dolayı eşim, annem ve babam ile birlikte ..."e geldik. Biz burada kalırken bir ay sonra ... ve yanında ... ile ...’i eşim ... ..."e çağırmış. Bizim eve geldiler. Evde eşim bunlarla Yeşil Mahalle’deki arsa işini konuştu ve bir noterde ..."a işlem yapması için vekâlet verdi. Aynı gün çıkıp gittiler. 20 gün sonra ..., ... ve ..."ın eşi bizde bir gün kaldılar. Bizde kaldığı zaman ... eşi ile sahile denize gittiler. Eşim ... da evde odada gazete okurken ...mutfakta yanıma geldi ve bana sarılarak yine güzel sözler söyleyerek beni öptü ve benimle birlikte olmak istediğini söyledi. Ben bunu kabul etmedim ve kendisine ‘Senin gibi dolandırıcı ile işim olamaz niye paramı vermiyorsun’ dedim. O da bana ‘Her şeyin bir zamanı var o para hiçbir şey değil sana ev alacağım dayayıp döşeyeceğim sana bakacağım’ dedi. Ben de kendisine evimin olduğunu ve hayatımın iyi olduğunu söyleyince beni tehdit ederek ‘Bu yaşantıyı sana dar ederim dediklerimi yapmazsan’ dedi. Ben de kendisine ‘Ne yapacaksın?’ deyince bana ‘Yapınca görürsün. Benim kötü niyetim yok. Öldürmek istesem ...’a arabayla çarpar öldürürüm. Sen sadece sana ..."le göndereceğim ilaçları kahvesine koyacaksın. O da zamanla beyin şoku yaşayacak. Yaptıklarını hatırlamayacak.’ dedi. Ben de bunu yapamayacağımı söyleyince ‘Sen alışıksın yapacaksın’ dedi ve hatta ‘Sen hasta bakmaya alışıksın’ diyerek çıkıp gittiler. Bu arada eşim ..., Almanya’da oturan oğlu ...’i arayarak ‘Yanıma gel sana iş buldum tanıştıracağım adamlar var’ dedi. O da çıkıp geldi. Eşimin ölümünden 3 veya 4 gün önce ...’den ... ve ... ..."e yanımıza geldiler. Evde otururken ... mutfakta yanıma gelerek ‘...’la sen konuşmuşsun. Eşin ..."a vereceğin ilaçları getirdim. Ben zaten sağlıkçıyım hiçbir şey olmaz.’ dedi ve bana sade kahve yapmamı söyledi. Bu arada kendisi bana gösterdiği mavi renkli ismini şu an hatırladığım Unisom isimli ilacın 2 tanesini kırarak kavanozla ezerek toz hâline getirdi ve daha sonra eşimin kahvesine koyarak karıştırdı ve eşime götürmemi söyledi. Ben de tehdit edildiğim için ve korkumdan bu kahveyi götürerek eşime verdim. O da bunu içti. Hatta ... de yanındaydı. Ertesi gün yine sabah ... bana aynı şekilde 2 hapı kırarak kahveye koydu ve yine eşime verdim ancak eşim kitap okuduğu için bir yudum aldı daha sonra acı diyerek içmedi ben de götürüp döktüm. Eşimin öldüğü günün sabahı yine ... bana 1 tane ilacı ezerek kahveye koydu götürdüm eşim içti durumu çok iyiydi sağlığı iyiydi. Kahvaltı yaptık bu arada saat 09.30 gibiydi. Eşime ‘Sen spor yapmayı seversin niye yürüşe çıkmıyorsun?’ dediğimde bana hâlinin olmadığını söyledi ve evden çıkmadı. ... ise sürekli olarak kendi odasında oturduğu için benim ve ..."in yaptıklarından haberi yoktu. Hatta ... rahatsız olmasından dolayı doktorun kendisine vermiş olduğu ilaçları kullandığından dolayı bir sersemlik, hâlsizlik vardı. Zaten ..., ..."i Özel İMC Hastanesine götürerek ilaç almıştı. ... eşimin yanında iken ben çöpleri dökmek için evden çıktım çöpe attım. Bu arada saat 11.00 ile 12.00 gibi olmuştu. Çöp dönüşü anahtar üzerimde olmadığı için kapıyı çalıp zile bastım ancak açan olmadı. Sonra 4. katta oturan komşumuz ..."nın evine gittim ve kapıyı açamadığımı söyledim. O da bana ‘Sana bir kola pet veriyim git aç’ dedi. Ben de kapıya zorladım ancak açamadım, sonra tekrar ..."nın yanına geldim ve ..."nın telefonundan ..."i aradım ve eve çağırdım, bana 15-20 dakikaya geleceklerini söylediler. Ben de bunun üzerine komşumda bekledim. ... ve ... birlikte gelip eve girmişler ve ... beni telefonla arayarak ‘Abla gel babam kötü durumda’ dedi. Ben de bunun üzerine hemen komşudan kalkarak eve geçtim. İçeri girip eşimin yanına yatak odasına girdiğimde eşim yatağın üzerinde yatıyordu. ..."in ise eşimin yanında bir eli ile burnunu sıktığını, eşimin ağzına ise hatırladığım kadarı ile sarı renkli bir bez kapatmış olduğunu gördüm. Bana suni teneffüs yaptığını söyledi. Ben de ‘Bez ne alaka’ deyince kustuğundan dolayı bezi koyduğunu söyledi. Hatta eşimin ağzından beyaz köpükler gelmekteydi. Sonra bana eşimin kalp atışları var dedi. ...’e de ‘Ambulans çağır, korkma ben sağlıkçıyım gereğini yapıyorum’ dedi. 5-10 dakika içerisinde ambulans geldi ve eşimi alarak Özel Ortadoğu Hastanesine götürdüler. ... ambulansla gitti, biz de ...’le arabayla hastaneye gittik ancak hastanede eşimin kurtarılamadığını söylediler. Aradan bir saat geçmeden ..."de olmadığını bildiğim ... ve ... geldiler. Onları görünce şaşırdım. Bana olayı duymaları ile birlikte ...’den geldiklerini söylediler. Ben şaşırınca bana zaten yolda olduklarını, sabahtan eşimin kendilerini aradığını, bundan dolayı yolda olduklarını söylemişlerdi. Doktorlar bize eşimin kustuğunu yutarak boğularak ölmüş olabileceğini, beyin kanaması geçirmiş olabileceğini söylediler ve daha sonra olay Cumhuriyet Savcılığına intikal ederek otopsi yapıldı. Akşam oldu evde toplandık. Bu arada ..., ... bir şey söylemeden ..."den çıkıp gittiler. Bana da sakinleştirici yapıldığı için sersemlemiştim ve bundan dolayı ..., ... ve ..."ya herhangi bir çıkış konuşmam olmamıştı. Ertesi gün cenaze için ... Felahiye"ye gideceğinden eşimin Vakıfbank’ta bulunan hesabından şifresini bildiğim kartıyla 1.200 TL çektim. Cenaze arabasıyla ... ile ...’ye gittik ve orada cenazeyi defnettik. Daha sonra bu şahıslar eşimin kahvesine ilaçların katılması olayı ile ilgili beni ve çocuklarımı tehdit etmelerinden dolayı bu konu ile ilgili verdiğim ifadeler içeriğinde bu durumu izah edemedim. Aradan 2 gün geçmeden ...’de eşim ... ile oturduğumuz eve ...yanında bir adamla geldi. Bana bu evi yanında gelen şahsa sattığını ve 3 gün içerisinde evi boşaltmam gerektiğini söyledi. Ben de ‘Sen evi nasıl satarsın?’ dediğimde ..."ın ölmeden önce evi kendisine sattığını ve evi boşaltmamı söyledi. Ben de 15 gün süre istedim. 15 gün sonra tekrar beni aradığında bu kez ...bana eşim ..."a ait ..."deki 2 evi de sattığını ve eşyayı almam gerektiğini söyledi. Ben de çok şaşırdım. Bana ‘Hiçbir yere şikâyet edemezsin eşin bu evleri kendi rızası ile verdi’ demişti. Aradan 5 ay geçtikten sonra ... beni aradı ve kendisiyle buluştuk. Kendisini gördüğümde ağzının gözünün mor olduğunu gördüm. Kendisini ..."un bu hâle getirttiğini söyledi. ‘Bana bak dediklerime inanmazsan benim başıma gelenlerin aynısı senin de başına gelir’ dedi. Ayrıca ‘Bana bak bu adamlar o kadar malın üzerine kondular yaklaşık 1 tirilyon parayı aldılar diye duydum, ben bu yaptıklarımdan pişman olduğum için sen de bu olayın başında bu işe girmek istemediğin için ve bizi maşa olarak kullandıkları için en azından senin arsanın parasını kurtaralım, eşinin nasıl ve ne için öldürüldüğünü kameraya kaydederek bunlardan paralarımızı alalım" dedi. Beni şu an yerini tam olarak hatırlamadığım bir stüdyoya götürdü. Yanında da birkaç adam vardı bu esnada avukatım huzurunda bilgisayar ortamında açmış olduğunuz CD’deki görüntülü konuşma bana ait ve konuşan kişi de benim. CD’deki konuşmalarımın tamamı doğru. Sadece eşime o zaman ..."in aracılığı ile toplam 5 adet ilaç verdik. Diğer 5 adedini ise çöpe atmıştım. Benim haricimde ..."in ayrıca eşime verdiği bir ilaç olup olmadığını bilmiyorum. Hatta olay günü ben evden çıkarken ... eşimin yanındaydı. Eşimin oğlu ... odada uyuyordu. Sabahtan zaten bir adet ilaç kırarak ezerek kahve ile eşime vermiştik. Onun dışında ..."in verdiği bir ilaç varsa bilmiyorum. Bu CD’deki konuşma içerikleri bittikten sonra CD’yi ... aldı sonra ne yaptığını bilmiyorum. Yine sizlerin eline nasıl geçtiğini bilmiyorum ben olayın tüm oluş gelişme ve sonuç şekliyle anlattım, ayrıca yukarıda söylemeyi unuttum, eşimin ölümünden 3-4 ay öncesinde kalp rahatsızlığı nedeni ile ilaçlar kullanıyordu, kullandığı bu ilaçlarda stent takıldığı için onları koruma amaçlıydı. Ayrıca eşim benimle cinsel ilişkiye girmek için de yaş itibarıyla Viagra kullanıyordu. Ölmeden bir gün öncesi akşam benimle ilişkiye girmek istedi ancak ben kadın rahatsızlığımdan dolayı kabul etmemiştim. O gün de ben görmedim ancak bir tane içmiş. Eşimin öldürülmesi olayını ..., ... ve ... planlamıştır. Beni de bu işe tehdit ederek ortak ettiler. Eşimin mallarının ..."un eşi ... ...’nın üzerine nasıl devredildiğini bilmiyorum. Ben yaptıklarımdan pişmanım. Eşim günahını dahi kimseye vermezken tüm mallarını nasıl ...’nın hanımına devrettiğini merak ediyordum. Ayrıca Oğlum ...’nin bu şahıslarla hiçbir ilişkisi yoktur. Ayrıca eşim ... ölmeden yaklaşık olarak 4 yıl önce aramızda resmî nikâh olmadığından bir avukat aracılığıyla 45.000 Euroluk bir senet imzalayıp ...’de bir avukata verdi. Eşimin ölümünden sonra bu paranın çocukları tarafından tarafıma verileceği yazmaktaydı. Bu senet hâlen avukatta bulunmaktadır.”
    Mahkemede; “Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Kesinlikle benim ...ve diğer iki şahısla anlaşarak eşimi öldürmem söz konusu değildir... ..., ...ve ... sık sık geldiler ve eşimi dolandırdılar. Bana da baskı kurarak benden 50.000 TL"lik senet ve para aldığıma dair belge aldılar. Benim kesinlikle ...ile herhangi bir gönül ilişkim olmadı. Mutlu bir evliliğim vardı. Daha sonra bizim ..."deki yazlığımıza geldiler. Hesaplarda bir karışıklık olduğunu, eşimin üzülmesini istemediklerini, bu yüzden de uyku ilacı vermek istediklerini söylediler. ... bana eşimin kahvesine koymam üzere 6 tane bir hap verdi. Onu uyutacağını söyledi. Bu arada ben yapmak istemediğimi söyledim. Beni de korkuttular. Ben de kahveye koyacağım diyerek hapları aldım ve 5 tanesini pencereden attım. Daha sonra ben kahveyi getirdim ve ... benden hapların kutusunu istedi. Ben 1 tanesi dolu diğerlerini boş şekilde ona gösterdim ancak bu şekilde inandı. Daha sonra ..."le onun kendi aralarında konuştuklarını duydum, ... ..."a talimat verip duruyordu, hapların nasıl konacağıyla ilgili. Ben o tarihlerde ameliyatlıydım, çok hareket edemiyordum. Sabah kalktığımda eşim kahve istedi. ... ‘Ben yaparım’ dedi. Eşim de ‘O misafir sen yap’ dedi. Ben kahve yaptım, kahveye o esnada ... ilaç attı. Daha sonra da ben içeride iken çıktığımda eşimin kahveyi içtiğini gördüm. Kimin yaptığını sorduğumda ‘... yaptı’ dedi. Ben de kahveyi döktüm. Benim anladığım kadarıyla benim görmediğim zamanlarda eşime kahveyle ilaç içirmişler. Ben konuştuklarını duyuyordum ancak kendi hayatımdan da endişe ediyordum. Ben eşimin 10 yıl ekmeğini yedim, çok iyi bir hayatımız vardı, kesinlikle onu öldürmek gibi bir niyetim olmadı. Eşimi bu 3 şahıs öldürdü, kesinlikle eşimi öldürme niyetim olmamıştır. Suçlamaları reddediyorum. Bu üç şahıs tarafından kandırıldık, dolandırıldık. Eşim vefat ettikten sonra öğrendiğim kadarıyla ...1 trilyon kadar mal varlığını eşinin üzerine geçirmiş. ... bir gün benle buluşmak istedi ve buluştuk. ...tarafından dövdürüldüğünü, intikam almak istediğini, bana ait arsayı alabileceğini söyledi. Ben de karışmak istemedim. Daha sonra belinde silah olan 2 kişi ile birlikte ... beni bir stüdyoya götürdü. Burada kayıt yaptılar. Bana tehditle o kayıtlarda geçen sözleri söylettirdiler. Kesinlikle doğru değildir. Tamamen can korkusu ile olmuştur. Beni kaçıranlardan birinin adını ... Uluçayır olarak hatırlıyorum. Ben içeride iken kahve içmek istemiş eşim, ..."den talep etmiş. Ben geldiğimde sadece servisleri yaptım, ben eşimin bütün hizmetlerini yapıyordum, ilaçlarını elimle veriyordum. Ben ..."in ilaç verdiğini görmedim, ..."a telefonla söylediğini duydum, o yüzden bu şekilde yorum yapıyorum. Bilgisayarda ve elle yazılmış 2 ayrı yazıyı ..."a ben verdim ancak içeriği bana ait değildir. Ben korkutularak imzaladım. Beni ... korkuttuğu için o şekilde imzalayıp verdim.”,
    Sanık ... 24.12.2015 tarihinde Kollukta ve tutuklanması talebiyle sevk edildiği Sulh Ceza Hâkimliğinde benzer şekilde; “5 yıldır Develi Devlet Hastanesi ameliyathane bölümünde anestezi teknikeri olarak çalışırım. 9-10 yıllık memuriyet hayatım vardır. 2008 yılında evlendiğim eşimden 2014 yılında boşandım. 2 çocuğum vardır. Boşandıktan sonra bir çıkmaza düştüm ve iş harici zamanlarımda mahallemizde bulunan kahvelere takılmaya başladım. İşim de vardiya usulüydü. Aylık 180 saatlik çalışma şekli vardı. Diğer zamanlarım boş geçiyordu. Ailemden de ayrıldığım için kahvelerde yeni arkadaşlar edindim ve 2014 yılının Mart veya Nisan ayı içerisinde kahvede ... isimli şahısla tanıştım. Birlikte zaman geçirmeye başladım. Birinde kendisi rahatsızdı serum takmak için evine gittim. Ziyarete ismini o sıra öğrendiğim ... isimli şahıs da geldi ve kendisiyle tanıştım. Üçümüz takılmaya başladık. ...bana ... ile birlikte inşaat işi yaptıklarını söyledi hatta bana iş yaptıkları birkaç yeri de gösterdiler. ...görünüş tarzı ile BMW marka bir araca biniyordu. Herkese kendisini müteahhit olarak tanıtıyordu. ... zaten ..."un yanında tüm işlerini yapardı, beni de soran arkadaşlara sağlık memuru olduğumu ve kendi adamları olduğumu söylüyordu. Bu tanışıklığımızın 1 ay sonrasında arkadaşım ... aynı mahallerde oturan ... isimli bayanın arazisinin olduğunu ve arazisinde de gömü olduğunu burayı kazacağımızı söyledi. Daha sonra bir kepçe ayarlayarak bu bayanın arazisine gittik buraya ... da geldi burada ..., ... ve ...’la birlikte bahçeyi kazdık ancak bir şey çıkmadı. Bu şekilde yine sağlıkçı olduğumdan ..."la da samimi oldum. ... bana babasının cilt kanseri olmasından dolayı pansuman yapmamı söyleyerek evine çağırdı. Bu nedenle evlerine de gidip gelmeye başladım. Bu arada kazı olayından sonra arkadaşım ...ile ..."ın aralarında da duygusal arkadaşlık yaptıklarını anladım çünkü birbirlerine canım cicim, aşkım gibi sözler sarf ediyorlardı. Bu olayların devamında ...ve ... ile birlikte ..."ın birlikte yaşadığı ...’in yanına gittik, burada ... ...’e müteahhit olduğunu söyleyince ... de ..."de Yeşil Mahalle’de bulunan müstakil evlerini yıkıp yerine yeni 2,5 katlı bir ev yapma planı olduğunu söyledi. Bundan dolayı da ...kendisi müteahhit olduğu için uygun bir fiyata yapabileceğini söyledi. Aradan bir hafta geçmeden ..., plan proje getirerek ..."e gösterdi ve ..."den genel vekâletname aldı. Hatta bu vekâletten önce ..., ..., ... ve ben kafede oturup çay içerken ..., ..."a ‘..."ı silkelesek ne kadar parası çıkar?’ diye sorunca ... da ‘600-700.000 TL bulur’ demişti. Bu konuşmanın devamında parayı duyunca ... ile daha samimi olmaya ve gidip gelmeye başladı. Hatta kısa sürede ...’in tüm yerleriyle ilgili 5 tane ayrı ayrı genel vekâletname aldı. Ayrıca bunun yanında 2 tane de dilekçe bahanesiyle ...’e boş kâğıt imzalattı. ...ve ... birbirleriyle oldukça samimi oldular. Hatta ... oğlu ..."i ‘Almanya’dan çağırayım gelsin yanınızda çalışsın’ gibi bir şeyler anlatmaya başladı. ......’tan genel vekâlet aldığı için ismini bilmediğim bir banka şubesinden ...’ın hesabından hatırladığım kadarıyla 20.000 Euro çekmiş. Paranın çekilmesiyle banka da ..."a telefon açarak bilgi vermiş. Bu bilgi vermesi üzerine de ... ile ...görüşmüş ancak ......"ı inşaatlara başladığına dair ikna etmişti. Ancak ortada inşaat yoktu. Hatta devamında ...bankalar bu şekilde ..."a ulaşmasın diye Almanya ile rahat ve ucuz görüşmesi için ...’ın numarasını değiştirdi. Tüm bu işlemlerin devamında ben de artık ..."un müteahhit olduğunu düşünerek hareket etmeye başladım. Çünkü bu vekâlet aldığı yerlere inşaat yaparsa yanında alım satım işleri getir götür, bekçilik gibi işler yaparak ek bir gelir elde ederim düşüncesine girerek ..."a destek vermeye çalıştım. Bu arada bu konuşmalardan bir iki hafta sonra ...’ın oğlu ... Almanya"dan geldi. Bu sırada ise ... ve eşi ...’la ..."e gelip Florya Sitesi’ndeki evine geldiler. Ben de 2-3 günde bir ...’la telefonda görüşürdüm. Genel olarak sağlık durumu iyiydi. ..."e gitmeden önce ise ..."ın evinde ve dışarıda muhabbet ederken bana prostat rahatsızlığı olduğunu söyledi. Hatta bu rahatsızlığının cinselliğini bitirdiği için tedavisinin olup olmadığını sağlıkçı olduğum için sormuştu. Bunun dışında uyurken nefesi kesildiğini ve alet kullandığını söyledi. Bunun haricinde ne tür işler yapabileceğini bana sormuştu. Ben de zaten yoğun bakımda anestezi teknikeri olduğum ve ameliyathanede çalıştığım için kendisine uyku ile ilgili KBB doktorunu önerdim. Prostat ile ilgili de bir üroloji uzmanıyla görüştüm. Bu arada ...’ın kullandığı ilaçları da gördüm. İlaçların içerisinde koraspirin, ismini bilmediğim 2 tane de küçük tansiyon ilacı vardı. Onun dışında 100’lük mavi renkli Viagra hap gördüm. Hatta ...’a ‘Yaşın 74-75 bunlar sana sıkıntı yapar, kalbinle ilgili ve tansiyonla ilgili sıkıntı yaşarsın’ diyerek tavsiyede bulundum. Kendisi ..."e gidince beni davet etti. Bu daveti ölümünden 10-15 gün kadar önceydi. Buraya ..., ... ve ..."ın eşiyle birlikte gittik. Yazlık evde 2-3 gün kaldık. ..., ... ve eşi ile birlikte Mersinden ...’ye gittiler. Ben burada kaldım. Oğlu ..."e yardımcı olmaya çalıştım. Hatta oğlu ..."i ...’de birkaç hastaneye götürdüm. Gittik, sorunlarını anlattık. Sağlıkçı da olduğum için madde bağımlılığı sorunundan kurtulması amacıyla ... Hastanesinde tedavi amaçlı 2 ilaç yazıldı. Bu ilaçları aldıktan sonra ..., sabah akşam evde uyumaya başladı. Bu arada ... yalnız kalınca ikimiz birlikte kahveye gidiyorduk, sahile yüzmeye gidiyorduk. Her ne kadar yaşı 74-75 olsa da yürüyüşünde, yüzmesinde bir sıkıntı yoktu. ... ...’ye eşini bıraktıktan sona tekrar ..."e geldi ve bizimle kalmaya başladı. Bu arada ...’ı kulak rahatsızlığından dolayı ... ve oğlu ... ile birlikte Üniversite Hastanesine götürdük. 1-2 ilaç verildi. Acilde bir saat müşahede altında kaldı, aldık geri getirdik. Sonra ... gitti. Toplam 10 gün ... dayı ile kaldığım süre içerisinde, ... bana her sabah saat 06.00 sıralarında Türk kahvesi içtiğini bana söyledi. Bundan dolayı hatta öğlenden sonra da 1-2 kez Türk kahvesi içtiğimiz oldu. Birinde ben balkonda sabah uzanmış vaziyette iken mutfakta ..."ı gördüm. ..."ın sanki sarımsak dövme aleti ile bir şeyleri dövdüğünü ve tak tak diye ses geldiğini duydum ve devamında yatak odasında yatan ... dayıya kahve götürdüğünü gördüm. Zaten ... bana her sabah yatak odasına kahve götürdüğünü söylemişti. O gün kahve içiminden sonra ... dayı gün boyu uyudu. Benim tuhafıma gitti. Bu iki gün boyunca sürdü. Bu arada ... sürekli yiyecek ve kahvesini yatak odasına götürüyordu. Bu olayların devamında ..."ye gitmek için otogara gittim, bilet alacaktım, hatta gitmeden önce ... dayı oğlu ..."i yanınızda götürün demişti. Otogara gittim ancak bilet almadan geri geldim. Bunun sebebi de hangi saatte gideceğime karar verememiştim. Çünkü birkaç otobüs olduğu için ve oğlunun da gelip gideceği saati bilmediğim için almadım ve geri eve geldim. Ertesi gün yani olayın olduğu günün sabahı kahvaltı yaptık. Muhtemelen her sabah kahve içitiği için ... kahve vermiştir. Saat 10.00-11.00 sıralarında ben ve ... evden dolaşmak için sahile çıktık. Biz çıkarken ... mutfakta yemek işleriyle uğraştığını biliyorum. En son tam olarak da evde olup olmadığını hatırlamıyorum. Biz ... ile sahilde dolaştık. 2-3 saat geçtikten sonra ... beni cepten aradı. Bana ‘Evin anahtarı yok. Ziline bastım ... açmadı, rüzgâr kapıyı kapatmış anahtarı getirin siz geldiğinizde bana haber ve ben komşudayım’ dedi. Sonra eve geldik , ... eve çıktı ben de bakkala gitmiştim ..."in bağırmasıyla ben de içeri eve girdim. ..."in merdivenlerden indiğini gördüm. Hemen eve girip yatak odasında bulunan ... dayının yanına gittim. ... dayı yatak odasında sırtüstü bir ayağı da katlanmış vaziyette olduğunu, ağzından ve burnundan kola, köpük kusmuğu geldiğini gördüm. İlk önce bir çarşaf aldım ağzını sildim. Bu arada ... da odaya gelmişti kendisinden bir bez istedim. O da bana banyodan beyaz bir havlu verdi. Ben de bu havlu ile ağzını yüzünü sildim. Bir elimle ... dayının burnunu kapattım ve havlu ile ağzını kapatarak suni teneffüs yaptım. ..."e de ‘112’yi çağır’ dedim. Yaklaşık 10-15 dakika ... dayıya kalp masajı ve suni teneffüs yaptım. 112 geldikten sonra kendilerine benim de sağlıkçı olmam üzerine ağzından hortum uzatarak entibasyon (solunum açma yolu) yaptım. Bu arada prastisyen hekim vardı. Benim yaptıklarım doğru olduğu için o da yardımcı oldu. Daha sonra hastayı Ortadoğu Hastanesine götürdük. Ambulansta ben de vardım. Hastanede müdahale edildi ancak ... 1 saat 15 dakika sonra öldü. Bu arada ..."ın oğlu, ..."u aradı. Saat 15.00 veya 16.00 gibiydi. 4 saat sonra ...ile ... geldiler. misafirlerle ilgilenildi. Gece saat 02.00 veya 03.00 gibi ...ve ...’la birlikte ..."un aracıyla ...’ye gittik. Mezar işleri ile uğraştık ve hatta ..."de otopsi istendi ve otopsi yapıldı. ..." de defin işlemi yapıldı. Bu işlemler bittikten sonra ..., ... ve ...’la bir araya geldik. ...bu işin sıkıntılı olduğunu ve dava süreçlerinin yaşanacağını belirterek ‘Bu konu ile ilgili sağda solda konuşmayın. Hatta dava sonuçlandıktan sonra tekrar bir araya gelir oturur konuşuruz ne yapılıp gerekecekse ben gerekeni yaparım’ dedi. Benim 40-50 bin TL borcumun olduğunu söyledim. Bana ‘Bunu hallederim’ dedi. Hatta bana ‘Benim yarım kalan davalık işlerim var bu parayı da sana veririm’ dedi. Ben de ..."un yarım kalan bir çevre düzenleme işini arkadaşlarına yaptırdım 4-5 bin TL masraf yaptım. Yaptığım sözleşmeden dolayı sanki tüm iş bana aitmiş gibi 17.000 icra takibi çıktı maaşımdan kesilmeye başlandı. Bu olaydan dolayı ...ile tartıştık. Beni ..., ... ve Savaş isimli şahıs yumrukla darbettiler. Hatta ... boksörmüş bu darp olayından dolayı hastanede bir gün acilde yattım. Bir iki ay görüşmedik. Yukarıda söylemeyi unuttum. ... ölmeden önce ..., ..."a benim de bulunduğum bir ortamda ‘Bu adam ayağa kalkmayacak, bankaya falan gitmeyecek, bundan dolayı sürekli uyku ilacı vereceksin’ demişti. ... da benim ..."de kaldığım süre içerisinde her ne kadar ben görmesem de hazırladığı kahvelere ilaç katıp veriyordu. Kesinlikle ben kahveye ilacı ezerek katıp vermedim. Veren ..."dır. Darbedilmemden önce ise ...ve ... bu olaydan dolayı yani ... ölümü ve eline geçen vekâletnamelerden dolayı ...’in yakınları tarafından davalık olduğunu, 1-2 Trilyon para aldığını bu paradan dolayı da davalık olduğunu söyleyince ben, ‘Davan da, paran da batsın. Ben vicdan azabı çekiyorum’ dememle beni bu üçü darbetmişti. Bu söylediklerim kesinlikle iftira değildir. Bire bir benim yanımda geçen vakıf olduğum olaylardır. Bana bilgisayar ortamında dijital olarak göstermiş olduğunuz video görüntüsündeki kişi benim konuşmalar bana aittir. Hatırladığım kadarıyla bu CD içeriğindeki konuşmalarımızın tamamı doğrudur. Bu CD"yi hazırlamamızın sebebi ise ... beni ve ..."ı ölümle tehdit etmişti. Bundan dolayı bu işten kurtulmak amacıyla ben ...’de yakinen tanıdığım ... isimli oto yıkama işi yapan kişinin yanına gittim, olayları anlattım ve yardım etmesini istedim. Bu anlattıklarımı kendisi CD’ye çekti ve yine ..."ın konuşmalarını da bir fotoğrafçı stüdyosunda çekti. Bu CD’deki ... ve benim anlattığım olaylar doğru olan sözlerdir. Bu CD"yi ... aldı sonra ne yaptığını bilmiyorum. Buradan da sizin elinize nasıl geçtiğini bilmiyorum. Ayrıca ... ‘Bu CD’yi polise vereyim mi?’ dedi, Ben de ‘Ver, benim korkum yok’ demiştim. Benim ...’in öldürülmesi olayıyla ilgili ve tüm servetinin ele geçirilmesiyle ilgili söyleyeceklerim bunlardan ibarettir. Bu olayı tamammen hazırlayıp gerçekleştiren ... ve ..."tir. ... ile beni ise tehdit aracılığı ile kullandılar. Şu ana kadar bu olaydan dolayı ..."dan herhangi bir para almadım. Ben bu yaşanan olaylardan çok pişmanım.”,
    Mahkemede; “Suçlamayı kabul etmem... ... zaten kendisi uyku ilacı kullanan biridir, düzenli olarak kullanıyordu, benim kendisine öldürmek amacıyla bir ilaç vermem söz konusu değildir. Ayrıca bir ilacı kahvede kaynattığın zaman yüzde doksan etkisini kaybeder. Ben sağlıkçıyım, böyle bir şey yapacak olsam direkt yapardım ancak yapmadım... Bu olaydan sonra ..., ..., ... ve ... adlı kişiler beni darbettiler. Anladığım kadarıyla ......"e ulaşmaya çalıştığım için beni dövdüler... ..."e gelip ...’ın evinde 7 gün kaldım. ...ve ... 1 gece kalıp döndüler. 7 gün boyunca ..."ın oğluna ve ..."ın oğluna yardımcı oldum. Bu esnada ...ile ..."ın ticareti hakkında hiçbir şey konuşmadım. Kesinlikle ben iddia edilen gibi uyku ilacı kullanarak ..."ın ölümüne sebebiyet vermedim. Söz konusu CD"yi çekip bana veren de ..."dır. Benim çektiğim itiraf CD"si dayaktan sonra olduğu için açıkçası abartarak ve ..."la ..."a kin duyduğum için beyanda bulundum. ..."ın ölümüne ... ve ..."un sebep olduğunu düşünmüyorum. Zaten sağlık problemleri vardı. Ben dayak yememden dolayı bu şekilde bir yol izledim, suçsuzum, beraatimi istiyorum. ... 100’lük dediğimiz Viegra ilacı ve Çin’den gelen ejderha resmi olan cinsel gücü güçlendirici hap kullanıyordu. Tansiyon ilacı yoktu. Kalp için sulandırıcı olarak aspirin kullanıyordu ayrıca kulak iltihapı vardı. Bununla ilgili ilaçlar kullanıyordu. ..."a ilaç kullanımı ya da kahvesine ilaç katması hususunda bir talimat vermedim, bu husus tamamen yalandır. ..."ın beyanları tamamen kendisini kurtarıp başkalarını suçlamaktır. Tutuklandığım güne kadar ... numaralı telefonu kullanıyordum, ..."a hitaben yazılmış ve ‘Ölümü ... ile birlikte sana yıkacağız ‘ şeklindeki mesaj bana ait değildir. Benim telefondan atılabilmiş olabilir, ama bunun benim dövüldüğüm gün kendi telefonumdan atıldığını düşünüyorum. Ben bu mesajlar çekilirken baygındım. Hatta benim adıma eski eşimle de WhatsApp’tan yazışıldığını hissettim. Bu olaydan kendilerini kurtarmak için yapıldığını düşünüyorum. ..."ı ülkü ocaklarından tanırım, samimiyetimiz yoktur. ..."a dayak yediğimi ve nedenlerini anlattım. Beni hastaneye getiren şahıs ...’dır, kendisi darbetmiştir. ..."dan korktuğum için bu olayları ..."a anlattığım doğrudur. ..."tan yardım istediğim de doğrudur. ... da bunları arayıp konuşmuş, o yüzden mesajı bunları bildikleri için çektiklerini düşünüyorum. Ayrıca ..., ... ile ağabeyinden dolayı husumetli olduğunu biliyorum. Mesaj içeriklerinde geçen ..."in kızının para teklif ettiği olayı yalandır, böyle bir olay olmamıştır. Çünkü zaten mesajı da ben çekmedim, içeriği de doğru değildir.",
    Sanık ... ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyetçi olarak müracaat ettiğinde 17.04.2015 tarihinde alıan ifadesinde; “Dilekçemde belirtmiş olduğum gibi ... benim eski ortağım olur. ... 17.07.2014 tarihinde kalp krizi sonucu vefat etti. Şikâyetçi olduğum ..., ..."ın kızı, ... imam nikâhlı eski eşi, ... ailelerinin sağlık pansumanlarını yapan sağlık memuru olur. ..., ..."e 100.000 TL karşılığında babası ..."ı benim öldürttüğümü söylemesini istemiş. ... de hayatında ailevi ve ekonomik çok sorunu bulunup kaybedecek bir şeyi bulunmadığından 21.03.2015 günü saat 20.38"de kullandığım ... numaralı telefonuma kendi kullandığı ... numaralı telefonundan ‘Senin ananı s...cem ...yaslı ... şahinin kızı ... ile işbirliği içindeyim babasının ölümünü sana yıkmak istiyor babasıda ölürken ben orda olduğum için ...bamı öldürttü dersen bana yüz bin lira para vereceğini söyledi malum kusura bakma ben çok sıkışığım garanti bankasdan evliyken kredi çekmiştim eşimin imzasını istemişlerdi bende eşimin yerine sahte evrak düzenledim ve bankaya verdim dilek bunu öğrendi ve beni tehdit ediyor bu krediyi kapamam lazım bende seni bu yüzden tehdit etme gereği duydum ... yalan ifadem için bana 100 TL veriyor eğer sen vermezsen bana hiç bir alakan olmamana rağmen ... şahini senin öldürttüğünü söylicem çamur at izi kalsın ha ha" içerikli mesaj gönderdi. (Müştekinin telefonu rızası ile alınıp incelendiğinde belirtilen mesajın olduğu görüldü telefon müştekiye iade edildi.) ... da Kartal Bulvarı’nda ... Oto Yıkama isimli iş yerinin sahibi olur. Kendisini tanımam fakat ..."in telefonundan tam olarak hatırlamadığım bir tarihte beni arayarak ‘Benim adım ..., ... ile ..."in itiraflarını iş yerinde çektim bu kasede sahip olmak istiyorsan 300.000 TL"yi bir hafta içinde hazırla yok eğer polise gitmeyi düşünüyorsan CD"leri polise biz verir çocuğunu kaçırırız yine başın belaya girer" diyerek tehdit etti. Benim ve ailemin başına bir iş gelirse bu şahıslar sorumludur. Belirttiğim şekilde beni tehdit eden şahıslardan şikâyetçiyim cezalandırılmalarını istiyorum. Şu ana kadar benim hakkımda herhangi bir yere şikâyette veya ihbarda bulunmadılar”,

    Kollukta ve 24.12.2015 tarihinde tutuklanması talebiyle sevk edildiği Sulh Ceza Hâkimliğinde benzer şekilde; “Ziraat mühendisiyim ancak inşaat işleri, ev alım satımı, çevre düzenleme ve peyzaj işleri ile uğraşırım. 2013 yılına kadar ...’de ... İnşaat isimli iş yerim vardı. Ayrıca bir de ... İnşaat adı altında bir ofis vardı. Bu ofislerin ikisi de benim adıma kayıtlı değildi, resmî giderlerine ortak değildim ancak iç giderlerine ortaktım. Bu iki firma da ... isimli şahsın adına kayıtlıdır. Geçimimi bu söylediğim işlerle sağlarım ayrıca ailemin ekonomik durumu iyidir. Adıma kayıtlı iki aracım vardı ikisini de sattım, biri BMW marka diğeri ise Ford marka aracım vardı. ... isimli şahısla 2011 yılı veya 2012 yılında ...’de belediyede tanışmıştım. Kendisine işlemlerinde yardımcı oldum. Bana 100 Euro verdi. ‘Ben bu parayı çocuklarıma vermem havada kapar’ dedi ve bu görüşmemizden sonra samimiyetimiz oldu. Normal yaşından 2 yaş küçük yazılmıştır. 2014 yılına kadar herhangi bir ticari ilişkimiz olmadı. Bu süre zarfında kendisi ile görüşmem var. Anlattığı kadarıyla ... hanım eşidir. Çocuklarını tanırım ancak şahsen görüşmem o yıla kadar olmadı. 2014 yılından sonra ticarete başlamamızın sebebi olarak ...’in rahmetli olan ve maliyecelik yapan kardeşi ile benim babamın da maliyeci olmasından arkadaş olmalarıdır. Benim de kendisine belediyede yardımcı olmamdan dolayı bir yakınlık oldu bu süre içerisinde de bana ailevi meselesini anlattı. Eşi ..."ın cüzdanından zaman zaman para çaldığını, çocukları ... ve ..."nın kendisini dolandırdığını ve ..."nın kocası olan ...tarafından dolandırıldığını ve yine Altunay"a borç para verdiğini ancak alamadığını, haciz olayına maruz kaldığını, ...’ın emekli olması için kendisine yalvardığını daha sonra haczi kaldırttığını anllattı. ...’ın vefat eden ilk eşinden sonra ... ilinde ... Semti"nde Şirinevler"de bir eve ... ile birlikte yerleşmişler. Oğlu ..., kızı ... ve damadı ...bu evi basarak kendisini ve eşi ..."ı darbedip evden attıklarını ve buna o bölgedeki insanların şahit olduğunu bana anlattı. Benim kendisine karşılıksız yaptığım yardımdan dolayı parayla ilgili işlerle sürekli beni aramaya başladı. Ben de kendisine yardımcı olmaya başladım. Bu arada ikimiz ticarete başlayarak benim emlak alım satım işini birlikte yapmaya karar verdik ve kâr ortağı olduk. Bana 2014 yılı Mayıs ayında yurt dışındaki oğlu ..." den artık bıktığını sürekli olarak Almanya"daki evine hacizler getirdiğini, her Almanya’ya gidişinde evindeki eşyanın oğlu ... tarafından haciz sebebiyle satıldığını ve evi boş bulduğundan dolayı üzerine bulunan kayıtlı tüm mal varlığını kimseye hissettirmeden satmak istediğini bana söyledi. Bu konuşma ikimiz arasında geçti. Kendisi inanç olarak farklı kişiliğe sahipti, insan ilişkilerine önem verirdi. Dürüstlüğe önem verirdi, dini kavramlara inanmazdı, benimle de kâr amaçlı ortak iş yaptığımızdan ve kazandırdığımdan dolayı bana güveni vardı. Bundan dolayı benden başka çevresindeki kişilere güvenmezdi. Bana oğlu ..."i Almanya"dan getirmek istediğini oğlu ile kızı ... arasındaki kendi hakkındaki düşüncelerini öğrenmek istiyordu. Hatta ..."in Türkiye’ye geliş gidiş işlemlerini benim yapmamı söyledi. Ben de bu işlemlerini yaptım. Almanya"ya havaalanına kadar gidecek parası olmadığı için Western Union bankasında hatırladığım kadarıyla 200 veya 250 Euro karşılığında bilet aldım. Bu arada ... ..."e daha gelmemişti. ... amca birlikte yaşadığı eşi ..."ın bir ameliyatı olduğunu, bundan dolayı ..."e gitmesinin gerektiğini söyledi ancak gitmeden ve oğlu ... de gelmeden önce yukarıda belirttiğim gibi daha önceden ... dayı malları elden çıkartacağı için kendisinin ... ilindeki Florya Sitesi"ndeki 2 dairesi, ... Şirinevler’de 2 katlı müstakil evini, ... Anayurt Mahallesi’ndeki 1 adet dairesini ve ... Yeşil Mahalle’deki ayrı ayrı 2 müstakil evinin karşılığı olarak şu an hatırlamadığım bir meblağ karşılığında anlaştık ve kendisine şu an hatırladığım kadarıyla 250-300 milyara yakın nakit para verdim ama ben kendisinden evlere ait tapuları almadım. Hatta o gün beni tekrar telefonla aradı, bana ‘Bu devirde baba oğula güvenmez. Tek kalemde tüm parayı bana verdin, bu imtihanı da geçtin’ dedi. (Benim ..."e vermiş olduğum para miktarına ilişkin ibranamesi vardır ve mahkemeye de sunulmuştur). Bu aramızdaki anlaşmalarla ilgili ikimizin dışında kimsenin bilgisi yoktur. Kendisi henüz ..."e gitmeden ve oğlu gelmeden ve ... Hanım’ın ameliyatından önce tapu işlemlerini uzun süreceğinden ve kendisininde rahatsız olduğundan bana gitmeden önce kendisinden satın aldığım mallarla ilgili ..."de noterden aldığım vekâletnamelerle 3 veya 4 ayrı ayrı vekâleti bana verdi. Yine gitmeden önce ölen ilk eşinden kalan ortak hesabının olduğunu, çocuklarının da eşinin ölmesinden dolayı bu hesaptaki paraları tarumar ettiğini söyledi. Yine kendisinin Vakıfbank"ta ... ilindeki şubede 90 veya 100 bin Eoru’sunun olduğunu bu parayı da ..."e geldiğim zaman çekip getirmemi istedi, ayrıca bana bankadan para çekmem için vekâlet vermişti. Ben bankadaki hesabından şu an miktarını hatırlamıyorum para çektikten sonra beni telefonla aradı kendisinin ... Vakıfbank Şubesi"nde olduğunu ve bana tüm parayı neden çekmediğimi söyledi ve tüm hesabı kapatmamı söyledi. Ben de ikinci kez geri kalan parayı ..."den çektim. Ayrıca yukarıda söylemeyi unuttum ilk taşınmazını bana sattığında tapu harç parasını kendisi yatırmıştır. Hatta ben kendisini bankaya bıraktım harcı yatırması için tapuya geçtim. Sonra tapu işlemleri yetişmediği için ‘...vekâletleri al beni uğraştırma ne yapıyorsan yap’ dedi. Hatta dekontları bende mevcuttur. Bu işlemlere ... de şahit oldu, para alıp verdiğimizi görmedi ancak işlemlerden haberi vardır. ..."ı o sıra ben de çağırmış olabilirim. ... isimli şahıs benim ailece görüştüğüm birisidir, ondan dolayı o gün çağırmış olabilirim. Bu arada ben ve ... dayı tapu işleri ile uğraşırken eşi ... Hanım da babasından kalma mallarının tereke üzerinden intikal işlemlerini benim yapmamı rica etti. Ben de ... dayının gözüne baktım, bana ‘Yok’ dedi. Sonra ‘Ben sana öyle söyledim ama sen bizim işleri karıştırmadan bir sefer yardımcı ol’ dedi. Ben de bunun üzerine bu söylenen ... Mahrumlar bölgesinde bulunan 3.500 metrekare arsaya bir müşteri buldum. Arsa hisseli olduğu için ... adına toplandı, sonra ... üzerinden ya da babası üzerinden satış yaptım, parasını da şu anda tam olarak hatırlamıyorum miktarını alıp ... Hanım’a teslim ettim. Bu süreçte ise ... ile tanıştım. Kendisinin ..."ın aile sağlıkçıları olduğunu öğrendim. Sağlık memuruymuş, ilk etapta sempatik geldi. Hatta eşinden boşanmış olduğunu, iki çocuğunun bulunduğunu gördüğüm için ..."a acıma hissi oluştu. Biz de eşi ile birleşmesi yönünde telkinde bulunduk. O sıra ... amca ile de takılmaktaydı, ... amca da ..."in eşinden ayrı olduğu için acıma sempatisi duymaktaydı, beraber tatile falan gidip gelmekteydiler, tam olarak nereye gidip geldiklerini bilmiyorum. ...’in ölümünden bir ay kadar önce ..."de idi. Ben ise ... ilindeydim. Birkaç kez ...’de bankadan çektiğim paraları getirip kendisine teslim ettim. Bu sırada çok mutsuzdu, ben yanına tek gelmiştim, geldiğimde ... dayının yanında eşi ..., oğlu ..., ... ve ...’ın olduğunu gördüm. Bu arada ... ile ... arkadaş olmuşlardı, benden önce ikisi ..."e ... dayının yanına gelip evinde kalıyorlarmış. Bu arada ..."ın ..."de olmasının sebebi ben değilim. ... dayı ..."ın işi olmadığından dolayı ‘Yanıma gel bu sitenin güvenlik ve yöneticiliğini sen yaparsın, burda da kalırsın’ demiş. Hatta ... birkaç kez eşi ile birlikte ... dayının yanında kalmışlar. Birinde ben kendilerini getirdim, birinde ise kendileri gelmişler. Ben paraları çekip ... dayının yanına ..."e geldiğimde hâlsiz olduğunu gördüm. Anamur"a gideceğini söyledi. Kızının yanına gideceğini ve hatta oğlu ..."i yanında götürüp kızı ile yüzleşeceğini söyledi. Ben de kendisine ‘Oraya gidip boşu boşuna üzülme gel ...’ye gidelim’ dedim. O ise kabul etmedi. Ben ..."ye gittim, kedisi ise Anamur"a gitmiş burada damadı ...tarafından şiddete maruz kalmış, ayrıca bir gün denize girdiklerinde damadının, eşi ... ile konuştuklarında ‘Ölse de paralarını yesek’ dediğini ... duymuş. Bunu da bana ... söyledi. ..."a da ... söylemiş. Sonra ..."e gelmişler. Ben olayın olduğu gün 17.07.2014 günü ben ...’de arabamı yıkatırken sabahına ... dayı ile telefonla birkaç kez görüşmüştüm, hatta konuşurken bana ‘Ya sen gel ya da ben geleyim’ gibi bir şeyler söylemişti. Hatta kendisine ‘Sağlık durumun nasıl?’ diye sordum. Bana ‘İyiyim fena değilim’ demişti. Akşam üzeri oto yıkamada bulunduğum sırada beni ... aradı ve kendisini ...’in aradığını söyleyerek babası ..."ın hastanede olduğu veya öldüğü gibi bir şeyler söylemiş. ... bana bu olayı söyleyince ben hemen telefonla ..."i aradım. Çünkü ..."in ...’de yanlarında olduğunu biliyordum. ... amcanın durumunun iyi olmadığını acil gelmemi söyledi. Ben de büyüğüm olduğu için arabama binerek ... ile birlikte ..."e geldik. Özel Yenişehir Hastanesine gittik ancak tam olarak da bilmiyorum hastanenin adını, burada ...’ in vefat ettiğini öğrendim. Ben hastaneye girdiğimde ..., ..., ..., ... ve ...’ı gördüm. Tahmini akşamüzeri 20.00 sıralarıydı 2-2.5 saate ...’den ...’e geldim. Burada ... Almanca bir şeyler konuşuyordu. ..."e sordum ... de bana kendisinin binanın dışında gezdiği sırada ..."in babası ...’i evde yatak odasında bulduğunu söyledi. Kalp masajı yapıp hastaneye kaldırmışlar. Bana bildiğini bu şekilde anlattı, devamında eve geldik, evde ..., ... ve ..."in babasının odasında eşyalarını karıştırdıklarını ve gizli kapaklı işler yaptıklarını görünce ben de rahatsız oldum kendilerine ‘Bir hoca çağıralım’ dedim ...da ‘Bizim Allah ile aramızda özel bir bağlantı var hocaya gerek yok’ dedi. ‘Siz bilirsiniz’ diyerek kenara çekildim. Bu arada ... Hanım bana ‘Yardımcı ol cenazeyi ...’ye götüreceğim’ dedi. ... üzgündü, ... ise onu sakinleştirmeye çalışıyordu. Ben de ‘... bana düşen bir şey var mı?’ dedim. O da ‘Yok’ dedi. Ben ..."e gelmeden önce eşim bana çabuk git gel demişti. Hatta ..."e gelmeden de sağlıklı bir bilgi alamadım ... bana ... babasını bıçakladığını söyledi. Hatta bunu ..."dan duymuş. Ben de ... dayının başına ne geldiğini tam olarak öğrenmek için telefon trafiği hızlanmıştı. ...’ye ... ve ... ile birlikte döndük. Daha sonra cenazeye gittim. Cenazeye ..., ..."ın damadı ve ...’le birlikte katıldık. Biz gittiğimizde cenaze kalkmıştı, tekrar evimize döndük. Bir hafta içerisinde ..."a ... ve ...’deki evleri boşaltmasını söyledim. Çünkü ben satın almıştım. Bunun üzerine ... ağlamaya başladı ortada kaldığını söyledi. Ben de kendisine ‘Yapacak bir şey yok’ demim. ‘Resmî eşi olsaydın ... amca bir şeyler düşünürdü demek ki sana değer vermemiş’ dedim. Bu arada cenaze evinde ..., ... ve ..., bana babalarından miras kaldığı için beni evden kovdular. Ben de evden çıktım. Onların malları benim aldığımdan haberleri yoktu ayrıca yine benim malları aldığımı ... ve ... bilmiyordu ancak noter işlerini bilebilirler, evleri satın alıp almadığımı bilmiyorlardı. Vekâletnameler bende olduğu için ben de ... amca ölmeden önce bunları ... amcanın bilgisi doğrultusunda tapuları kendi üzerime satış yapamadığımdan dolayı eşim ... ...’ya devretmiştim. Eşim bunların hiçbirini tanımaz. Eşime alış vekâletini ... adına çıkarttım. Eşim adına ...’deki tapu işlemlerini ..., ... ile birlikte ölmeden önce yapmışlardır. Çünkü ... amca yaşarken ..."deki evleri kredi çekerek yapmıştır. Tapuda kredili olduğu ve devir yapılamadığı için ... dayı işlem yaptığı bankanın kapanmasından dolayı kendisi işlemlerinin devrini bizzat Halk Bankasına giderek ipotekleri kaldırarak işlemleri eşimin adına bizzat kendisi yapmıştır. Eşimden satış vekâletleri aldım. ...’deki evleri bir ay içerisinde tek başıma gelerek miktarını hatırlamadığım değerde sattım. Daha sonra da birinin dava süreci olduğundan onu da daha sonra sattım. ..."dekileri ise hemen sattım. Satmamın sebebi ise ... amcanın ölmesinden dolayı ... dayıya olan saygımdan dolayı sattım. Çünkü tüm nakit paramı harcamıştım. Bu paralar da eşimden dostumdan topladığım paralardı. Tüm bu anlattığım işlemler yani ... dayı yaşarken 2014 yılı Mayıs ayında vekâletnameleri almıştım ve 22 Haziran"a kadar hepsini satmıştım bu işlemler ölmeden önce olmuştu. ... dayının ani ölümü bende şüphe uyandırdı ve ... Cumhuriyet Başsavcılığına ..., ..., ... ve ... hakkında şikâyetçi oldum. Şikâyetçi olmamın sebebi ise ... amca öldükten sonra ve malları da benim olduğundan ..., ..., ... ve bir de bunların bir adamı aracılığıyla haber gönderdiler. ... benim cep telefonumdan ve Facebook üzerinden mesaj atarak ...’nın kendisine 100 Milyar teklif ettiğini, ‘Eğer 300 Milyar ...’dan almazsan kendisine iftira atarak şantaj yaparız bundan dolayı da bizle birlikte hareket et’ dediğini öğrendim. Hatta ... bana mesaj atarak ‘Eğer sen bu parayı vermez isen ben ... ile bir olurum ...’i öldürdüğün şekilde iftira atarım’ dedi. Hatta bununla ilgili yani şantajla ilgili ... Cumhuriyet Savcılığında dava devam etmektedir. Benim ...’in ölümü olayında ilk başta ben şüphe sezmedim ancak bu şahısların bana karşı bu şekilde birleşip şantaj yapmalarından dolayı ... dayının ölümü olayı ile ilgili bir şüphe oluştu. Muhtemelen bana karşı kullanacakları ve iftira atacakları bir husus olmalı ki bunlar bana bu şekilde iftira attıklarından şikâyetçiyim. Benim ...’in ölüm olayı ile ilgili bir ilgim yoktur. Ayrıca ... ölmeden önce bana 120 milyarlık senet verdi çünkü para vermiştim. Para vermemin sebebi ise ‘120 bin TL getir’ demişti. Ben bu paraları da ne yaptığını bilmiyorum. ... dayıya ölmeden önce 350- 400 bin TL ve 90 bin Euro vermiştim. Bu paraların da ne olduğunu şu an bilmiyorum. Ayrıca şu anda aklıma geldi. ..."nun kendi el yazısı olduğunu düşünmüş olduğum bir mektup aldım. Bu mektupta ..."in telefonla bana şantaj yaptığı hususlarla bire bir örtüştüğü, ... ile işbirliği içerisinde oldukları, ..."nın ..."in ve kendisinin de istemeyerekten ekonomik anlamda mağdur ettiğim için bana hazırlanan iftiranın göstergesidir.”,
    Mahkemede; “Suçlamayı kabul etmem. Maktulle iş ilişkim vardı. Kendisinden Talas"taki oturduğu evi, Yeşil Mahalle’deki gecekondunun tamamını, ..."deki taşınmazın da 4’te 1 hissesini aldım. Ayrıca ... Tece"deki 2 yazlığı aldım, bunların karşılığı olan 280.000 TL"yi nakden elden kendisine verdim. Ben suç konusu paramı herhangi bir banka kurumundan çekmedim. Ailemin ekonomik yardımları ile topladım. Gayrimenkul işi ile uğraştığım için nakit para bulunduruyorum. Sonra bu işte de o parayı kullandım. Ayrıca emniyetteki ifadem aynen doğrudur, tekrar ediyorum. ..."in çocukları şu an timsah göz yaşları döküyorlar. Siz bir baba düşünün ki evladına senetle para veriyor. Bir baba düşünün ki yurt dışındaki evinin bütün masraflarını benim aracılığımla gönderiyor. Ayrıca Western Union Bankası aracılığı ile ..."e para gönderdim ancak kendisi bu paraları evin harcamalarında kullanmamış. Ancak ... ..."in kocası yani ..."ın damadı kendisine ‘Oğluna yedireceğine biraz da bana yedirsin’ demiştir. Ayrıca çocukları ..."a karşı sürekli şiddet kullanmıştır. 2005 yılında eşi öldüğünde eşinin üzerine yaptığı mal varlıkları çocuklarına kalınca onlardan bu mal varlıklarını istiyor ancak alamıyor. Türkiye"ye dönüş yaptığında ..."deki evinde otururken çocukları tarafından ... ve ... dışarı atılıyor. Ben size şu an böyle bir ailenin tablosunu çizdim. ... ile olan hukukumuz çok iyi olduğu için paraya ihtiyacı olduğundan yukarıda anlattığım evleri bana sattı. Ben de uygun fiyatlı olduğundan aldım. Anladığım kadarıyla oğlu yurt dışında ... adına yüklü miktarlarda borç almış. Ancak ..."in haberi yoktu. Bu yüzden bu satışı gerçekleştirdiğini düşünüyorum. Ailesinde göremediği ilgi ve alakayı bende gördüğü için beni tercih etmiştir. ..."ın beyanında geçen ..."in bana talimat verdiği ifadesi tamamen yalandır. Ben o anda zaten ...’deydim, ..."de değildim. ... arada 10-15 gün gidip ..."in evinde kalıyordu. Ben ilk olarak ..."i tanıdım. Daha sonra ..."ı ben olmadığımda onun işlerini yürütmesi için tanıştırdım. Ben ..."le ... hanım aracılığı ile tanıştım, tanıştırırken de kendisini aile sağlıkçısı olduğunu, babasının pansumanlarını yaptığını söyledi. Ayrıca ..."le de görüştüğünü orada öğrendim. ..."in vefat ettiğini ... aracılığı ile öğrendim. O sırada ben ...’deydim. ... da Kayserde idi. ..."ı ..."ın oğlu ... telefonla aramış. ... bana durumu anlattı, bir kavgadan bahsetti, daha sonra eve geçtim. Evde eşimin yanında ... ile görüştük. Kalp krizi ile öldüğünü orada söyledi. Benim bu olayla yakından uzaktan bir ilgim yoktur. Benim söz konusu gayrimenkulleri eşime devretmemdeki amacım da alacak verecek meselesi olduğunda haciz konulmasın, işlerim aksamasın diye böyle bir tedbire başvurdum. Başka bir amacım yoktu. Maktulün ölümünden sonra ..."ı arayarak taşınmazları boşaltmasını söyledim. O da bana ..."ın kendisine ev bıraktığını söyledi. Daha sonra ben de bunu noterden aldığımı, benimle bir ilgisi olmadığını, tahliyesini istedim. Maktulün çocukları benimle yapılan ticareti bilmedikleri için daha sonra tapuda bildikleri taşınmazları araştırıp satıldığını öğrenince bana karşı suç duyurusunda bulundular ve eşime karşı dava açtılar. Ayrıca bana karşı ...’nin ülkücü camiasının ileri gelenlerini tehdit olarak gönderdiler. Kesinlikle ben kimsenin ölümüne neden olacak bir işlem yapmadım. Kimseye talimat vermedim, kimseyi dolandırmadım, herşey ticari olarak gerçekleştirdiğim işlemlerdir, ..."in sağlığında rızası ile yapılan işlemlerdir, beraatimi talep ediyorum”
    Şeklinde savunmada bulunmuşlardır.
    TCK’nın 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kasıt, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir.
    İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemde failin kastının öldürmeye yönelik mi yoksa yaralama mı olduğunun; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır.
    Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir.
    Uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturulabilmesi için “nedensellik bağı” kavramı üzerinde durulması gerekmektedir.
    "Neden" kavramı, Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğünde; "Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep" şeklinde, "neden olmak" ise "bir şeyin olmasına veya ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak" biçiminde tanımlanmaktadır. Buradan hareketle "nedensellik" kavramı, neden sonuç ilişkisi ya da sonuç ile bu sonuca neden olan olgu veya durum arasındaki bağlantı olarak açıklanabilir.
    Nedensellik bağı, 5237 sayılı TCK"nun hazırlanmasında esas alınan suç teorisinde, “kanunda tanımlanmış bir haksızlık” olarak öngörülen suçtan failin sorumlu tutulabilmesi için gerekli olan, maddi, manevi ve hukuka aykırılık unsurlarından maddi unsur içerisinde yer almaktadır.
    Neticeli tüm suçlar bakımından araştırılması gerekli olan "nedensellik bağı", ceza hukukunda, bu kavramın mahiyeti gereği, suçun kanuni tanımında neticeye yer verilmiş olması hâlinde failin fiili ile netice arasında sebep-sonuç ilişkisini kuran bir bağ anlamına gelmektedir. Failin yapmak veya yapmamak şeklindeki eylemi sonucunda dış dünyada bir zarar veya tehlikenin meydana gelmiş olması hâlinde nedensellik söz konusu olacaktır. Doğaldır ki yapılan her hareket dış dünyada bir veya birden fazla neticeye sebebiyet verebilir ancak dış dünyada vuku bulan her netice değil suçun kanuni tanımında belirtilmiş olan netice nazara alınacaktır. Nedensellik bağı ile ilgili olarak Türk Ceza Kanunu"nda genel bir hükme yer verilmemekle birlikte, bazı suç tiplerinin temel şeklinde yahut nitelikli veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinde; "neden olmak" (TCK"nın 83/3, 85, 86, 87 ve 89. maddeleri vb.), "sebebiyet vermek" (TCK"nın 162 ve 173. maddeleri) veya "sonucunda" (TCK"nın 87/4, 90/5, 91/8 ve 95/4. maddeleri vb.) gibi ibarelere yer verilerek nedensellik bağı vurgulanmıştır (Mahmut Koca-İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, Adalet Yayınevi, ... 2014, 7. Bası, s.121; Berrin Akbulut, Türk Ceza Kanunu ile Kabahatler Kanununun Genel Hükümlerinin Yaptırım Hükümleri Dışında Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi, Adalet Yayınevi, ... 2010, s.235 vd.).

    Nedensellik bağına ilişkin 5237 sayılı TCK"da genel bir hüküm bulunmamakta olup konu öğreti ve uygulamaya bırakılmıştır. Öğretide nedensellik bağı çeşitli teorilerle açıklanmaktadır. Öğretide hakim olan şart (şartların eşitliği ya da doğal nedensellik) teorisinde; netice bir çok şartın bir bütün oluşturarak meydana gelmesiyle oluştuğundan ve bunlardan birisinin bulunmaması neticenin gerçekleşmesini engelleyeceğinden, bu şartlardan birisini gerçekleştiren failin hareketi ile gerçekleşen netice arasında nedensellik bağı vardır. Uygun sebep (kuralcı nedensellik) teorisinde; bir hareket ile netice arasında nedensellik bağının bulunduğunun kabul edilebilmesi için, hareketin o neticeyi meydana getirmeye uygun bir hareket olması gerekmektedir. Objektif isnadiyet teorisinde ise; şart teorisi anlamında hareketinin verdiği netice, ancak hareketin suçun konusu üzerinde hukuken tasvip edilmeyen bir tehlike veya risk yaratması ve kendini tipik olan neticeye yansıtması hâlinde objektif olarak faile yükletilebilir (Mahmut Koca-İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, Adalet Yayınevi, ... 2014, 7. Bası, s.123-131; Nur Centel-Hamide Zafer-Özlem Çakmut, Türk Ceza Hukukuna Giriş, Beta Yayınevi, ... 2014, 8. Bası, s.256-268; M.Emin Artuk-Ahmet Gökcen-A.Caner Yenidünya, Adalet Yayınevi, ... 2014, 8. Bası, s.250-258, 262-267; Berrin Akbulut, Tıp Ceza Hukukunda Nedensellik Bağı, Tıp Ceza Hukukunun Güncel Sorunları Konulu Türk-Alman Tıp Hukuku Sempozyumu, Türkiye Barolar Birliği Yayınları, 2008, s. 222-234) Bununla birlikte objektif isnadiyet teorisinin bir nedensellik teorisi olmayıp bir değerlendirme teorisi olduğu da öğretide belirtilmektedir.(Veli ... Özbek, TCK ... Şerhi, Yeni Türk Ceza Kanunun Anlamı, Seçkin Yayınevi, ... 2006, 3. bası, s.321.).
    Nedensellik bağı, öğretideki görüşlere göre hukuki bir kavram değil mantıki (Nur Centel-Hamide Zafer-Özlem Çakmut, Türk Ceza Hukukuna Giriş, Beta Yayınevi, ... 2014, 8. Bası, s.255.) ya da doğal bir olgudur (İzzet Özgenç, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, Seçkin Yayınevi, ... 2014, 10. Bası, s.171-173.). Bu anlamda, dış dünyada gerçekleşen sonuç ile bu sonucu doğuran sebep arasındaki nedensellik bağı doğa bilimleri bağlamında değerlendirilmeli ve hayat tecrübelerimizle mantığımıza göre belirlenmelidir. Nedensellik bağının doğal olarak belirlenmesi icrai suçlar bakımından geçerlidir, zira ihmali suçlarda farklılık söz konusudur.
    Gelinen bu aşamada “tasarlayarak öldürme”, "taksirle ölüme neden olma" ve "kasten yaralama sonucu ölüme neden olma" suçları üzerinde de durulması gerekmektedir.
    Kasten öldürme suçu 5237 sayılı TCK’nın 81. maddesinde; “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır" şeklinde düzenlenmiş,
    "Nitelikli hâller" başlıklı 82. maddesinde;
    "(1) Kasten öldürme suçunun;
    a) Tasarlayarak,
    ...İşlenmesi hâlinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır" düzenlemesiyle de tasarlayarak öldürme, kasten öldürme suçunun nitelikli hâlleri arasında sayılmıştır.
    Gerek madde metninde, gerekse gerekçesinde "tasarlama" kavramının tanımına yer verilmemiş, bu konunun açıklığa kavuşturulması, öğreti ve yargısal kararlara bırakılmıştır. Öğretide tasarlamayı açıklama bakımından "soğukkanlılık" ve "planlama teorisi" olarak iki görüş ileri sürülmüştür. Soğukkanlılık teorisine göre, tasarlayarak öldüren şahısta bir soğukkanlılık gözlenmektedir. Bu kişinin başkasını öldürürken hiç heyecan duymamış olması, ondaki ruhsal kötülüğü göstermektedir. Ayrıca fail, öldürme kararını önceden almış olmasına, araya zaman girmiş olmasına karşın, soğukkanlılığını korumuş ve bu karardan vazgeçmemiştir. Planlama teorisine göre ise, tasarlama ile işlenen öldürme suçlarında, suç, önceden kararlaştırılmış, hazırlanmış ve planlanmıştır. Bu hazırlık, pusu kurmak, mağduru ya da maktulü bulmak, hile ile öldüreceği yere getirmek şeklinde olabilecektir. Burada fail, önceden aldığı suç işleme kararını gerçekleştirmek için suçta kullanacağı araçları seçip, temin etmekte ve bu suçu nasıl işleyeceği konusunda plan yapmaktadır.
    765 sayılı TCK’nın yürürlükte olduğu dönemde, Ceza Genel Kurulunun 09.07.2002 tarihli ve 138-301 sayılı ile 03.12.2002 tarihli ve 247-414 sayılı kararlarıyla; "Failin bir kimseye karşı bir suçu işlemeye sebatla ve koşulsuz olarak karar vermesi, suçu işlemeden önce soğukkanlı bir şekilde düşündükten sonra ulaştığı ruhsal sükûnete rağmen kararından vazgeçmeyip ısrarla ve bu akış içerisinde fiilini icraya başlaması hâlinde tasarlamadan söz edilebilir. Tasarlama hâlinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte, ancak tasarladığı suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi fakat bir başka nedenle ve ani bir kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının ne zaman alındığı ve eylemin ne zaman işlendiği mevcut kanıtlarla saptanmalı, suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı araştırılmalıdır" sonucuna ulaşılmıştır.
    Yerleşik yargısal kararlarda kabul edildiği ve tereddütsüz bir şekilde uygulandığı üzere, tasarlamadan söz edilebilmesi için; "Failin, bir kimsenin vücut bütünlüğü veya yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başlaması ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu dâhilinde icra etmesi" gerekmektedir. Nitekim Ceza Genel Kurulunun 16.04.2013 tarihli ve 3-144 sayılı, 26.06.2012 tarihli ve 67-258 sayılı, 12.06.2012 tarihli ve 560-227 sayılı, 25.01.2011 tarihli ve 122-7 sayılı, 16.02.2010 tarihli ve 251-25 sayılı, 02.02.2010 tarihli ve 239-14 sayılı, 15.12.2009 tarihli ve 200-290 sayılı, 03.10.2006 tarihli ve 30-210 sayılı, 13.11.2001 tarihli ve 239-247 sayılı ile 28.04.1998 tarihli ve 117-155 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
    Tasarlama hâlinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında sükûnetle düşünebilmeye yetecek kadar bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte ve suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi ve fakat bir başka nedenle ve bir başka ani kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının hangi düzeydeki eylem için ve ne zaman alındığı ile eylemin şarta bağlı olmayan bu kararlılıktan ne kadar zaman geçtikten sonra işlendiği mevcut delillerle belirlenmeli, suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı değerlendirme konusu yapılmalıdır.
    5237 sayılı TCK"nın hazırlanmasında esas alınan suç teorisinde "kanunda tanımlanmış haksızlık" olarak ifade edilen suç; kural olarak ancak kastla, kanunda açıkça gösterilen hallerde ise taksirle de işlenebilir. İstisnai bir kusurluluk şekli olan taksirde, failin cezalandırılabilmesi için mutlaka kanunda açık bir düzenleme bulunması gerekmektedir.
    5237 sayılı TCK’nın 22/2. maddesinde taksir; “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın, suçun yasal tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir” şeklinde tanımlanmıştır. Toplumsal yaşamda belli faaliyetlerde bulunan kimselerin başkalarına zarar vermemek için birtakım önlemler alma ve bazı davranış kurallarına uyma zorunlulukları bulunmaktadır. Bu kurallar toplum olarak yaşama mecburiyetinden doğabileceği gibi, Devletin müdahalesiyle de ortaya çıkabilmektedir. Taksirli suç, bu kuralların ihlal edilmesi sonucu belirmekte, fail; dikkatli, tedbirli ve öngörülü davranmamış olduğu için cezalandırılmaktadır. Bu bakımdan sorumluluğun nedeni, öngörebilme imkân ve ödevinin varlığına rağmen, sonuca iradi bir hareketle neden olmaktan kaynaklanmaktadır.
    Ceza Genel Kurulunun birçok kararında vurgulandığı ve öğretide de benimsendiği üzere taksirli suçlarda aranması gereken hususlar;
    1- Fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması,
    2- Hareketin iradi olması,
    3- Sonucun istenmemesi,
    4- Hareket ile sonuç arasında nedensellik bağının bulunması,
    5- Sonucun öngörülebilir olmasına rağmen öngörülmemiş olması,
    Şeklinde kabul edilmektedir.
    TCK"nın “Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” başlıklı 87. maddesinin 4. fıkrası ise suç ve karar tarihindeki hâli ile;
    “Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde sekiz yıldan oniki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise oniki yıldan onaltı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur”, şeklinde iken 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürülüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle, bu fıkrada yer alan “onaltı” ibaresi “onsekiz” şeklinde değiştirilmiş, TCK’nın 87. maddesinin 4. fıkrası “Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde sekiz yıldan oniki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
    Konuya ilişkin TCK"nın 87. maddesinin gerekçesinde ise; “Dördüncü fıkrada, kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmiş olması hâline ilişkin hükme yer verilmiştir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış bu kasten yaralama hâllerinde, failin bu ağır neticeden sorumlu tutulabilmesi için, ‘Genel Hükümler Kitabı’nda yer alan netice sebebiyle ağırlaşmış suçlara ilişkin hükümler, burada da geçerlidir” açıklamasına yer verilmiştir.
    765 sayılı TCK’da objektif sorumluluk esasına dayanan düzenlemelere yer verilmiş iken, 5237 sayılı TCK’da objektif sorumluluk esası benimsenmemiştir. Suçu, “kanunda tanımlanmış bir haksızlık” olarak öngören yeni suç teorisinde, bir hareketi yapan kişi, bu hareketin tüm sonuçlarından her şartta sorumlu tutulmamakta, bir başka anlatımla “kusursuz sorumluluk” terk edilmiş olmaktadır (İzzet Özgenç, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 8. Bası, s.161.).
    765 sayılı TCK’daki objektif sorumluluk esasının yerine 5237 sayılı TCK’da haksızlığın bir gerçekleştirilme şekli olarak kast-taksir kombinasyonuna, yani netice sebebiyle ağırlaşmış suçlara yer verilmiştir. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümü için, 5237 sayılı TCK’nın hazırlanmasında esas alınan suç teorisinde, suçun manevi unsurları arasında gösterilen kast-taksir kombinasyonu, yani netice sebebiyle ağırlaşmış suç üzerinde durulmalıdır.
    5237 sayılı TCK’nın “Netice sebebiyle ağırlaşmış suç” başlıklı 23. maddesi;
    “(1) Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi halinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir” şeklindedir.
    Buna göre; failin gerçekleştirdiği bir eylemde, kastettiğinden daha ağır veya başka bir sonucun meydana gelmesi hâlinde, sorumlu tutulabilmesi için netice bakımından en azından taksirle hareket etmiş olmasının kabulü gerekmektedir. Fail, bu sonucun meydana gelmesinden taksirle bile sorumlu tutulamıyorsa, objektif sorumluluğun kaldırılmasının doğal bir sonucu olarak, sadece nedensellik bağının bulunuyor olması, neticeden sorumlu tutulması için yeterli olmayacaktır.
    Öğretide, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçun, gerçek neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç ve görünüşte ya da gerçek olmayan neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç olarak iki farklı şeklinin bulunduğu kabul edilmektedir. Gerçek neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda, failin hareketi sonucunda kastettiğinden daha ağır bir netice ortaya çıkmakta olup, gerçekleşen aşırı netice dolayısıyla bağımsız bir suç tipi ortaya çıkmaktadır. Örneğin, yaralama suçunda mağdurun ölmesi, gerçek neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hâlidir. Görünüşte neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda ise, failin hareketi sonucunda suçun oluşması için aranan neticeden başka, niteliği de farklı olan daha ağır bir netice ortaya çıkmakta olup, gerçekleşen aşırı netice dolayısıyla temel suç niteliği aynı kalmakla beraber yalnızca ceza ağırlaştırılmaktadır. Örneğin, cinsel saldırı suçunda mağdurun bitkisel hayata girmesi, görünüşte neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hâlidir (Hamide Zafer, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Beta Yayınevi, 5. Bası, ... 2015, s. 286 vd; ... Emin Artuk, Ahmet Gökcen, A.Caner Yenidünya, TCK Şerhi, Turhan Kitabevi, ... 2009, c 3, s. 2484 vd.).
    5237 sayılı TCK’nın 23. maddesinde düzenlenmiş bulunan neticesi sebebiyle ağırlaşmış suça ilişkin genel kuralın, özel hükümler arasında kendisine yer bulduğu maddelerin başında gelen TCK’nın 87. maddenin 4. fıkrasına göre, gerçekleştirilen kasten yaralama eylemi TCK’nın 86. maddesinin 1. fıkrası veya 1. fıkrası ile birlikte 3. fıkrası kapsamında bulunur ve bunun sonucunda da ölüm meydana gelirse, en azından taksirle hareket etmiş olmak şartıyla faile belirtilen cezaların verileceği öngörülmektedir.
    Kasten yaralama sonucu mağdurun ölmesine ilişkin TCK"nın 87. maddesinin 4. fıkrasının uygulanması için;
    a- Failin yaralama kastı ile hareket etmesi,
    b- Mağdurun TCK’nın 86. maddesinin birinci fıkrası kapsamında yaralanmış olması veya 86. maddenin birinci fıkrası kapsamındaki yaralama fiilinin üçüncü fıkra da ihlal edilmek suretiyle gerçekleştirilmesi,
    c- Failin eylemi ile arasında illiyet bağı bulunacak şekilde mağdurun ölmesi,
    d- Failin meydana gelen ölüm sonucuna ilişkin en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması,
    Şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
    Buna göre, fail mağduru yaralamak amacıyla hareket etmeli, mağdurun yaralanacağını bilmeli ve bu sonucu istemelidir. Bununla birlikte fail mağdurun yaralanmasını değil de, ölmesini istemiş ve ölüm meydana gelmiş ise bu durumda kasten öldürmeden sorumlu tutulacaktır.
    Madde metnine göre faile verilecek ceza belirlenirken kasten yaralama suçunun düzenlendiği TCK"nın 86. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarına yollama yapılmıştır. O hâlde, mağdurun basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek dereceden daha ağır şekilde yaralanması gerekmektedir. Anılan maddenin 2. fıkrasında karşılığını bulan basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde meydana gelen yaralamalarda 87. maddenin 4. fıkrası uygulanamayacaktır.
    Üçüncü şart olarak mağdurun ölmesi ve failin eylemi ile mağdurun ölümü arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerekir.
    Son olarak, failin meydana gelen bu ölüm sonucundan, en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması gerekir.
    Diğer yandan, 5237 sayılı TCK’nın “Kasten öldürme” başlığı altında 81. maddesinde düzenlenen suçun manevi unsuru öldürme kastı iken, 87. maddesinin 4. fıkrasına düzenlenen yaralama sonucunda ölüme neden olma suçunun manevi unsuru yaralama kastıdır. O hâlde, kasten öldürme suçu ile kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçu arasındaki ayırıcı kriterlerden en önemlisi manevi unsur farklılığı olacaktır. Suçun vasıflandırılması için failin kastının öldürmeye mi, yoksa yaralamaya mı yönelik olduğu büyük önem taşımaktadır.
    Öte yandan Ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda kanuna ve usulüne uygun olarak toplanan delilerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmektir. Gerek 1412 sayılı CMUK, gerekse 5271 sayılı CMK; adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur.
    Bu açıklamalar ışığında sanıklar hakkında eksik araştırmayla hükümler kurulup kurulmadığına ilişkin uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
    1944 doğumlu olup Almanya ve Türkiye’den emekli olan ...’in, ilk eşinin ölümü üzerine yaklaşık 10 yıldır 1967 doğumlu sanık ... ile ...’de birlikte yaşadığı, ... ve ...’de gayrimenkulleri ile banka hesaplarında parası bulunan, ekonomik durumu oldukça iyi olan ...’in kalp rahatsızlığı sebebiyle kendisine stent takılmış olduğu, sanık ..."ın suç tarihinden yaklaşık bir yıl önce ... Mahrumlar’da bulunan kendisi ile birlikte 9 akrabasına ait bir arsayı müteahhite verme arayışına girdiği, arsayı 90.000 TL’ye satacağını hatta satıştan para almayacağını söyleyen sanık ... ile bu şekilde tanıştıkları, bu vesileyle sanık ...’un ... ile de tanıştığı, sanık ... ve 9 yakınına tapuda söz konusu taşınmazın satış işlemini yaptıran ..."un satış bedelini ... ile yakınlarına ödemediği, ..."a bir kâğıt imzalatarak ödemeden kurtulduğu, ... ile bu şekilde yakınlaşan sanık ..."un, ... ile gizlice gönül ilişkisine girdiği, kendisine çeşitli vaatlerde bulunduğu, kendisini müteahhit olarak tanıtan sanık ...’un inceleme dışı sanık ...’la birlikte hareket ettiği, esasen anestezi teknisyeni olan sanık ..."in de diğer sanıklar ...ve ... ile arkadaş olup birlikte hareket ettiği, ..."in ..."ın cilt kanseri olan babasının pansumanını yapması sebebi ile ayrıca ... ile tanışıklığı olduğu, kendisini müteahhit olarak tanıtan ...ve beraberindeki ... ile ..."ın ... Kocasinan ilçesi, Yeşil Mahalle"deki içerisinde ev bulunan arsaya inşaat yapma hususunda görüşmeye başladıkları, sanıklar ..., ...ve ...’in birlikte hareket ederek ...’in mal varlığını elde etmek için çalışmaya başladıkları ve bu kapsamda bir kafede oturdukları, ...’un ...’a “...’ı silkelesek ne kadar parası çıkar?” diye sorduğu, ...’ın da “600-700.000 TL’yi bulur” dediği, inşaat yapma niyeti olmadığı hâlde proje hazırlayıp ...’e gösterdikleri, sanık ...’un ..."i bir şekilde ikna ederek ..."de bulunan 3 adet taşınmazı ile ... Florya Sitesi"ndeki 2 adet dairesinin satışı konusunda ... ve ..."deki noterliklerden vekâletname aldığı, yine bankadaki parasını çekme konusunda da vekâletnameyle yetki aldığı, ayrıca ...’den imzalı boş kâğıtlar aldığı, sanık ..."un, ...’in ölümünden önce aldığı vekâletnameleri kullanıp ..."ın taşınmazlarını resmî nikâhlı eşi olan inceleme dışı sanık ...’nın üzerine devredilmesini sağladığı, bu suretle ölmeden önce ...’in bütün gayrimenkullerinin mülkiyetinin kendisine geçmesini sağladığı, ayrıca para çekme yetkisi veren vekâletnameyi de kullanarak ..."in bankadaki paralarını çektiği, bankadan aranarak hesabından para çekildiğini öğrenmemesi için de ...’ın telefon hattını değiştirdiği, bu suretle maktulün mal varlığının sanık ... ve eşi ..."ın hâkimiyetine geçtiği; ..."in ... Yeşil Mahalle"deki arsasına inşaat yapılması hususunda sanıklar ...ve ... ile anlaştıktan sonra, arsa ile ilgili gelişmeleri sorduğu, gelişmelerle ilgili bilgi-belge istediği, ..."ın kendilerine sorun yaratmaması ve hesap sormaması için sanıklar ..., ... ve ..." ın ..."a ilaç vererek etkisiz hâle getirmeye karar verdikleri ve bunun da içtiği kahveye ilaç katılarak sağlanması konusunda anlaştıkları, bu şekilde ölüm tarihinden önce sanık ..."ın sanık ..."un talimatı ile ..."in getirdiği ve kendi temin ettiği Unisom (uyku ilacı) ve psikolojik tedavide kullanılan ve niteliği tespit edilemeyen bazı ilaçları Florya Sitesi"nde yazlıkta bulundukları esnada ölüm tarihinden bir süre önce maktülün kahvesine toz haline getirerek kattığı ve verdiği ilaç miktarını her geçen gün artırdığı, olay günü ..."ın yine bu şekilde ilaç katılmış kahveyi içtikten sonra fenalaştığı, bu sırada evde misafir olarak bulunan sanık ..."in de ..."a kalp masajı yaptığı, her ne kadar olay yerine 112 acil servis çağrılmış ise de kalp damarına stent takılı olan ve olay öncesi aldığı ilaçların etkisi ile hâlsizleştiği anlaşılan ..."in kalp rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybettiği olayda;
    Sanıkların savunmaları, katılan ..."in anlatımları, ..."e verilen ilaçların dozunun tam olarak bilinememesi nedeniyle ilaçların ölüm sonucunu doğuracak elverişlilikte olup olmadığının net bir şekilde belirlenememesi karşısında sanıkların ..."i öldürme kastıyla hareket ettikleri hususunda oluşan tereddüdün sanıklar lehine değerlendirilmesi gerektiğinden sanıkların ..."i kendilerine sorun çıkarmaması için uyutmak-uyuşturmak kastıyla hareket ettikleri, verilen ilaçların maktulün vücuduna acı veren ve sağlığının bozulmasına neden olduğu bu şekilde TCK"nın 86. maddesinde tanımlanan ve kasten yaralama suçunun oluştuğu kabul edilmelidir. Bu bakımdan, yaralama kastıyla hareket eden sanıkların eylemlerinin hukuki niteliğinin tespit edilebilmesi için, ..."in ölümünden kısa bir süre önce geçirdiği rahatsızlık nedeniyle hastaneye kaldırıldığı ve verilen ilaçların kendisinde mevcut bulunan kalp rahatsızlığını tetiklediği de göz önüne alındığında, kendisine verilen ilaçlar nedeniyle vücudunda meydana gelen yaralanmanın TCK"nın 86 veya 87. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekmektedir. TCK"nın 86/2. maddesi kapsamında bir yaralanma söz konusu ise sanıkların 70"li yaşlarda olan ve kalp rahatsızlığı olduğunu bildikleri ..."e uyutmak-uyuşturmak amacıyla ilaç vermeleri eyleminin, taksirle veya bilinçli taksirle ölüme neden olma suçunu oluşturup oluşturmayacağı; yaralamanın TCK"nın 86/1 veya 87. madde kapsamında olması hâlinde ise, verilen ilaçların TCK"nın 86/3-e maddesi kapsamında silahtan sayılıp sayılmayacağı da değerlendirilerek sanıkların eylemlerinin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerekmektedir. Bu nedenle, Yerel Mahkemece öncelikle ..."in ölümünden önce 13.07.2014 tarihinde hâlsizlik şikâyetiyle başvurduğu ... Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezindeki tüm tıbbi evrak, varsa film ve grafiler temin edildikten sonra, otopsi raporlarıyla birlikte dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek, verilen ilaçlar sonucu ..."in vücudunda meydana gelen yaralanmanın, TCK"nın 86 veya 87. maddesi kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin rapor aldırılmalı; sonucuna göre sanıkların eylemlerinin taksirle veya bilinçli taksirle ölüme neden olma suçunu mu yoksa kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu mu oluşturduğu belirlenmelidir.
    Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının değişik gerekçeyle kabulüne, Özel Dairenin temyiz itirazlarının esastan reddine dair kararının kaldırılmasına, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince verilen istinaf istemlerinin esastan reddine ilişkin kararının, sanıkların eylemlerinin taksirle veya bilinçli taksirle ölüme neden olma suçunu mu yoksa kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu mu oluşturduğunun tespiti bakımından verilen ilaçlar sonucu ..."in vücudunda meydana gelen yaralanmanın, TCK"nın 86 veya 87. maddesi kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin rapor aldırılması gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına, dosyanın ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmelidir.
    Çoğunluk görüşüne katılmayan dört Ceza Genel Kurulu Üyesi; eksik araştırmayla karar verilmediği düşünceleriyle karşı oy kullanmışlardır.

    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçeyle KABULÜNE,
    2- Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 12.03.2019 tarihli ve 203-1487 sayılı temyiz itirazlarının esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA,
    3- ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 29.12.2017 tarihli ve 3342-3394 sayılı istinaf istemlerinin esastan reddine ilişkin kararının, sanıkların eylemlerinin taksirle veya bilinçli taksirle ölüme neden olma suçunu mu yoksa kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu mu oluşturduğunun tespiti bakımından, verilen ilaçlar sonucu ..."in vücudunda meydana gelen yaralanmanın, TCK"nın 86 veya 87. maddesi kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin rapor aldırılması gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,
    4- Bozma nedeni ve sanıkların tutukluluk/hükümlülükte geçirdikleri süreler göz önüne alınarak sanıklar ve müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
    5- Dosyanın, CMK"nın 304/2-a maddesi uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 20.04.2021 tarihinde yapılan birinci müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından 04.05.2021 tarihinde yapılan ikinci müzakerede asıl uyuşmazlık konusu bakımından oy çokluğuyla, sanıklar ve müdafilerinin tahliye taleplerinin reddi yönünden oy birliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi