12. Ceza Dairesi 2013/16094 E. , 2014/9014 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Haberleşmenin gizliliğini ihlal
Hüküm : Beraat
Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Belirli veya belirlenebilir iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmemeleri gerektiği yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, gizliliği sağlamaya özen gösterip, elverişli araçlar (internet, telefon, telsiz, faks, mektup, telgraf, kağıt vb.) ve ortak semboller (söz, yazı, işaret vb.) aracılığıyla paylaştıkları bilgi, düşünce, duygu ve tutumlarının; özel hayata ilişkin olsun ya da olmasın, başka kişi veya kişiler tarafından, özel bir çaba gösterilerek, doğrudan veya dolaylı şekilde (zarfı açılmadan ışığa tutulan mektupta olduğu gibi), okunmak veya dinlenmek suretiyle öğrenilmesi eyleminin TCK"nın 132/1-1. cümlesinde; anlaşılabilir olsun ya da olmasın, başkalarının haberleşme içeriklerinin kaydı, yani; yazı, ses, görüntü, özel işaretler gibi ortak sembollerin, başka bir nesne üzerine taşınarak (örneğin; ses veya görüntünün, manyetik bant üzerine, yazının başka bir kağıt, defter vb. nesne üzerine geçirilmesi, kopyasının alınması, elektronik iletinin taşınabilir belleğe veya CD"ye aktarılması gibi işlemlerle) sabitlenmesi eyleminin TCK"nın 132/1-2. cümlesinde haberleşmenin gizliliğini ihlal başlığı altında suç olarak tanımlandığı, bu madde kapsamında yer verilmeyen kişinin kendisiyle yapılan haberleşme içeriğini kaydetmesi eyleminin, koşulları bulunduğu takdirde, aynı Kanunun 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabileceği; haberleşme içeriklerinin, haberleşmenin muhatabı olan diğer kişi tarafından, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan aleni bir ortamda, ilgilisi veya ilgililerinin rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması eyleminin TCK"nın 132/3. maddesinde tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirileceği,
Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre; İzmir Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan katılan ..."in, müdürü ve amiri olan ..."nin kendisine karşı takındığı tutum ve davranışlardan rahatsızlık duyarak, 23.06.2011 tarihinde, anılan müdürlüğün özel kalem biriminde polis memuru olarak görev yapan sanık ..."un telefonuna, kullanmakta olduğu GSM hattından, “Abla ben nöbette iken bu komiser ve şoförü ile kapı önüne geldi oraya oturma bankı yerleştiriyorlardı o esnada bir polis eşiyle geldi ben kimlik gördükten sonra restoranın yerini tarif ettim polis bana özgür çalışıyor mu dedi ben de bilmediğimi resepsiyona sorarsa öğrenebileceğini söyledim bu esnada müdire bana polisin ne olduğunu sordu bende yukarıda yazdığım şekilde söyledim bana burada bilmiyorum yok arkadaşım dedi bende üstüne yürüdüm ve ne diyeceğim o zaman dedim korktu bana yanındaki memura sorup cevap vermemi söyledi bende tamam öğrendik bundan sonra öyle yaparız deyip döndüm arkamı nöbete devam ettim. Sonra çekti gitti mosmor oldu ama komiser buna ilk defa sen böyle dikeldin ve bağırmadı falan dediler olay böyle. Sonra konuyu abime anlattım oda cumhurbaşkanlığı başbakanlık ve egm ye konuyu internet ve telefonla iletmiş yani savaş başladı artık dönüş yok abla hakkımızda hayırlısı” şeklinde mesaj göndermesini müteakip, sanık ..."un, bahse konu mesajı, müdürü olan ..."ye göstermesi ve onun talebi üzerine de mesaj içeriğini yazıya dökerek müdürüne vermesinin ardından, İzmir Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürü ..."nin, Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Dairesi Başkanlığına gönderdiği 15.07.2011 tarihli yazıyla söz konusu mesaj ile ilgili olarak bildirimde bulunması üzerine, katılan ... hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı olayda,
Sanığın, şikayete konu haberleşme içeriğini, müdürü olan ..."ye yazılı olarak vermekten ibaret eyleminde, tarafı olduğu haberleşme içeriğini, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan aleni bir ortamda ifşa etmediğinden, TCK"nın 132/3. maddesinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurları somut olayda gerçekleşmediği gibi, tarafların konumu ve mesaj içeriğine nazaran, katılan tarafından amirine yönelik olumsuz davranışlar sergilenebileceği endişesini taşıyan sanığın, söz konusu mesajı, olayla ilgisi bulunmayan üçüncü kişi ya da kişilerle paylaşmadığı da nazara alındığında, amiri ile ilgili konuda amirini bilgilendirme amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket ettiği kabul edilemeyeceğinden, TCK"nın 134/1-1. cümlesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının da somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla,
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın sübuta ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 14.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.