Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2018/123
Karar No: 2021/207

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/123 Esas 2021/207 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2018/123 E.  ,  2021/207 K.

    "İçtihat Metni"


    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 20. Ceza Dairesi

    Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ..."ın, 5237 sayılı TCK"nın 188/3, 52/2-4, 53, 54 ve 63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis ve 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.10.2012 tarihli ve 47-388 sayılı hükmün, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesince 06.11.2017 tarih ve 11063-5826 sayı ile;
    " TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür." açıklamasıyla onanmasına karar verilmiştir.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 18.01.2018 tarih ve 71993 sayı ile;
    "...Diyarbakır-İstanbul seferini yapan Güney Ekspres adlı yolcu treninin 3. vagonunda, 03.10.2011 tarihinde saat 13.25"de, Diyarbakır Geyikli Tren İstasyonunda, önleme araması kararına dayanılarak arama yapılmış ve 14-15 numaralı koltuk hizasında narkotik köpeğinin çantalara tepki vermesi üzerine, 15 numaralı koltuğun arkasında siyah çanta içerisinde net 6342 gram, 14 numaralı koltuğun üzerindeki rafta, sarı çanta içerisinde net 219 gram, sanığın üstünde ise net 1.8 gram esrar ele geçirilmiştir.
    15 numaralı biletin sahibi sanık ..., çantaların kendisine ait olmadığını, kendisine ait çantanın yeşil olduğunu, 1.8 gram esrarı kullanmak için bulundurduğunu, siyah çantanın 14 numaralı koltuğun sahibine ait olduğunu,
    14 numaralı koltuk sahibi sanık ..., trene çantasız bindiğini, başka bir koltukta oturduğunu, trene binmeden önce esrar içtiği için köpeğin kendisine tepki verdiğini,
    Beyan etmişlerdir.
    04.10.2011 tarihli CD inceleme tutanağına göre; Diyarbakır TCDD tren garında bulunan kamere kayıtlarının tetkikinde, sanık ..."ün elindeki yeşil çanta ile saat 11.01"de 10 numaralı, saat 11.33"de ise 4 numaralı kamera kaydında gözüktüğü, sanık ..."ın kamera kayıtlarında gözükmediği,
    Siyah ve sarı çantalarda ele geçen uyuşturucu maddelere ait poşetlerdeki parmak ve avuç izlerinin sanık ..."ın vücut izlerine uymadığı, Diyarbakır Devlet Demiryolu Gar Müdürlüğünde ve Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünde, 03.10.2011 olan suç tarihine ilişkin herhangi bir kamera kaydının olmadığı,
    Siyah çanta içinde ele geçirilen giyim malzemelerinde kan lekesi bulunmadığı, DNA tesbitinin yapılamadığı,
    Anlaşılmıştır.
    Üç numaralı vagonun görevlisi tanık ..., kollukta 03.10.2011 tarihli beyanında; sorduğunda sanık ..."ün, siyah çantanın kendisine ait olduğunu, rafa sığmadığını söylediğini açıklamıştır.
    Sanık müdafiinin, 05.12.2017 tarihli başvuru dilekçesine ekli, Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2012/8 ve 2012/308 sayılı karar örneğinin tetkikinde, 03.10.2011 tarihinde aynı trenin aynı vagonunda, ihbar üzerine Elazığ"da yapılan aramada; iki çuval içerisinde yirmi bir kilo esrar yakalandığı, söz konusu dosyanın sanığın sanık Tarık İçke"nin, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ise, tedavi ve denetimli serbestlik tedbire hükmedildiği, sanık Tarık İçke"nin, önceki aramada Diyarbakır Geyikli Tren İstasyonunda ele geçen sarı çantadaki uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu ikrar ettiği anlaşılmıştır.
    Bu tespitler ve beyanlar dikkate alındığında, aşağıdaki hususlar belirlenmiştir.
    Sanık ... olay tarihinde trene yeşil çanta ile binmiştir. Ancak bu çanta bulunmamıştır. Sarı çanta içindeki uyuşturucu madde, Elazığ"da yargılanan Tarık İçke adlı şahıs tarafından sahiplenilmiştir. Sanık ... siyah çantanın kendisine ait olmadığını savunmaktadır. Siyah çantadan elde edilen vücut izi sanığa uymamaktadır. DNA tespiti yapılamamıştır. Aleyhe tek delil tren görevlisi ..."in beyanıdır. Tanık ... talimat aracılığı ile dinlenmiş ve zabıtadaki beyanını tekrar etmiştir.
    Tanık ... Yerel Mahkemede dinlenmemiştir. "Siyah çanta benimdir." beyanı, sanık ..."a mı, yoksa sanık ..."a mı aittir ? Bu husus duruşmada teşhis yapılarak saptanmamıştır. Olay tarihi 2011 yılıdır, üzerinden uzun zaman geçmiştir. Tanık ..."in beyanına karşın, kuşku giderilememiştir.
    Buna göre, sanık ..."ın savunmasının aksini gösterir nitelikte, aleyhte somut, kesin ve inandırıcı delil bulunamadığı, yüklenen suçun adı geçen sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, bu sebeple sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği, sanık üzerinde ele geçirilen ve kullanmak için bulundurulan uyuşturucu madde esas alınıp, kullanma için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, sanığın TCK"nın 191. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği düşünülmüştür." görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
    CMK"nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay (Kapatılan) 20. Dairesince 12.02.2018 tarih ve 603-759 sayı ile;
    "...
    1- Dairemizin itiraza konu kararının itiraz yazısında ileri sürülen tüm nedenler tartışılıp değerlendirilerek verildiği; somut olayda; Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, Çakmak köyünde bulunan Geyik Tren İstasyonunda Devlet Demiryollarına ait Diyarbakır-İstanbul seferini yapmakta olan Güney Ekspress isimli yolcu treninde 03.10.2011 tarihinde saat 13.25 sıralarında önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, trenin 3. vagonunda siyah renkli valizde net 6 kilo 342 gram, sarı renkli çantada net 219 gram ve sanığın üzerinde ise 1,08 gram esrar ele geçirildiği, sanığın suça konu uyuşturucu maddenin bulunduğu üç numaralı vagonun 15 numaralı koltuğunun biletli yolcusu olduğu,
    2- Sanık müdafisinin 05.12.2017 tarihli dilekçe ekinde sunduğu Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2012/8 esas ve 2012/308 karar sayılı ilamının onaylı örneği UYAP sistemi üzerinden mahkemesinden istenerek yapılan incelemede; 03.10.2011 tarihinde aynı trende ihbar üzerine Elazığ"da yapılan aramada, üç numaralı vagonun yanındaki tuvaletin üstündeki bölmede net 8081,960 gram esrar ele geçirildiği, olayla ilgili olarak Tarık İçke adlı şahsın yakalandığı ve savunmasında "Yakalan çuvaldaki esrar bana ait değildir. Ben İzmir"den Diyarbakır"a askerlik arkadaşımı görmek ve ayrıca Diyarbakır"da okuyan Sercan isimli arkadaşımı görmek amacıyla gelmiştim. Daha sonra asker arkadaşımın abisinden 400 gram esrarı 200 TL karşılığında kullanmak amacıyla aldım. Hatta olaydan bir gün önce de esrarı kullandım. Diyarbakır sınırları içerisindeyken trende arama yapıldı, benim çantadaki uyuşturucu tespit edildi. Ancak çanta çaprazımda bulunduğundan çantayı sahiplenmedim. Jandarmalar alıp götürdüler. Aynı vagonda iki kişi yakalandı, ben bu sırada sesimi çıkarmadım. Yüklü miktardaki uyuşturucuyu kabul etmiyorum. Benim uyuşturucum Diyarbakır"da yakalanmıştı ancak ben sahiplenmedim. Bu trene binerken elimde turuncu çantam vardı. Çuval içindeki esrarı kesinlikle kabul etmem." şeklinde beyanda bulunarak dosyamıza konu olayda ele geçirilen sarı çanta içerisindeki uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu ikrar ettiği kabul edilse bile, siyah renkli valizde ele geçen net 6 kilo 342 gram esrara ilişkin kabulünün olmadığı,
    3- Güney Ekspres Treninin 3 nolu vagon görevlisi tanık ..."in sanık ... hakkında "..Diyarbakır istasyonunda yapmış olduğum bilet kontrolünde yolcular arasında 15 numarada oturan ..."a sorduğumda, bu valizin kendisinin olduğunu beyan etti. Üst rafa sığmadığından kendi eliyle koltuğun arkasına bu valizi yerleştirdi. Yakalanan diğer sarı renkli valizin kime ait olduğunu bilmiyorum." şeklindeki 03.11.2011 tarihli kolluk beyanı ile bunu doğrulayan talimat yoluyla tanık sıfatıyla alınan beyanı birlikte değerlendirildiğinde, tüm dosya içeriğine göre Dairemiz kararında bir isabetsizlik bulunmadığı..." açıklamalarıyla itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    İnceleme dışı sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme, sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; olay ve yakalama tutanağına göre; 03.10.2011 tarihinde Diyarbakır Geyik Tren İstasyonunda Güney Ekspres adlı yolcu treninde yapılan aramada, üç (3) numaralı vagondaki on dört (14) ve on beş (15) numaralı koltukların arkasında duran siyah renkli valizin içinde ele geçirilen net 6342 gram esrar ile aynı koltukların üzerindeki rafta bulunan sarı renkli çantanın içinde ele geçirilen net 219 gram esrarın, üzerinde net 1,8 gram esrar ele geçirilen sanığa ait olup olmadığının belirlenmesine, bu bağlamda sanığın fiilinin nitelendirilmesine ilişkindir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    03.10.2011 tarihli olay yeri tespit ve yakalama tutanağına göre; Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü görevlilerince, Diyarbakır – İstanbul seferini yapmakta olan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları’na (TCDD) ait Güney Ekspres adlı yolcu treninde arama yapmak amacıyla 03.10.2011 tarihinde saat 12.30 sıralarında Diyarbakır Geyik Tren İstasyonu’na gelindiği, toplam yedi (7) vagondan oluşan söz konusu trenin saat 13.25 sıralarında istasyona gelmesi üzerine görevlilerce trene binildiği, yolculara Diyarbakır 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.10.2011 tarihli ve 2011/30 sayılı önleme araması kararı okunup arama yapılacağı söyledikten sonra, narkotik köpekleri eşliğinde arama işlemine başlandığı, bir ve iki numaralı vagonlarda yapılan kontrollerin ardından üç numaralı vagonda gerçekleştirilen arama sırasında, narkotik köpeğinin on dört (14) ve on beş (15) numaralı koltukların arkasında duran siyah renkli valize tepki verdiği, bunun üzerine görevlilerce söz konusu valiz açılıp kontrol edildiğinde; bir adet yeşil renkli atkı, bir adet mavi renkli forma, bir adet yeşil renkli (L) beden tişört, bir adet gri renkli (S) beden gömlek ve bir adet siyah renkli (XL) beden tişört ile ambalajlanmış hâlde, daralı ağırlığı 11.000 gram (on bir kilogram) gelen ve hint keneviri olduğu değerlendirilen kurutulmuş vaziyetteki yeşil renkli bitkilerin ele geçirildiği, görevlilerce söz konusu madde muhafaza altına alındıktan sonra yapılan kimlik kontrolü neticesinde, on beş (15) numaralı koltukta oturan şahsın ... olduğunun tespit edildiği, ardından sanık ...’ün yapılan üst aramasında; sigara paketinin içinde, daralı ağırlığı 5 gram olan ve esrar olduğu değerlendirilen kurutulmuş hâldeki yeşil renkli bitkinin ele geçirildiği, devam eden kontroller sırasında narkotik köpeğinin on dört (14) ve on beş (15) numaralı koltukların üzerindeki rafta bulunan sarı renkli çantaya tepki verdiği, görevlilerce söz konusu çantanın içi kontrol edildiğinde; ambalajlanmış hâlde, daralı ağırlığı 700 gram gelen ve hint keneviri olduğu değerlendirilen kurutulmuş vaziyetteki yeşil renkli bitkilerin ele geçirildiği, görevlilerce sorulduğunda üçüncü vagonun kondüktör görevlisi tanık ...’in; siyah renkli valizin sanık ...’e ait olduğunu söylediği, sanığın ise; söz konusu valiz ve çantanın on dört (14) numaralı koltukta oturan, ancak şu an iki numaralı vagonda bulunan ... adlı şahsa ait olduğunu beyan ettiği, görevlilerce iki numaralı vagonda yakalanan inceleme dışı sanık ...’a narkotik köpeğinin tepki vermesi üzerine, adı geçenin üst aramasının yapıldığı, ancak herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, görevlilerce yapılan incelemede sanık ...’ün (S) ve (L), inceleme dışı İkram’in ise (L) beden kıyafet giydiğinin tespit edildiği, yapılan işlemler hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verildiğinde sanık ve inceleme dışı sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan işlem yapılması talimatının alındığı,
    Diyarbakır 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.10.2011 tarihli ve 2011/30 sayılı önleme araması kararının olay yeri ve tarihini kapsadığı,
    Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarının 07.10.2011 tarihli raporuna göre;
    a) On dört (14) ve on beş (15) numaralı koltukların arkasında duran siyah renkli valizde ele geçirilen 10570 gram ağırlığındaki tohumlu ve kurumuş hâldeki yeşil renkli bitki parçalarının, uyuşturucu maddelerden THC etken maddesi içeren hint keneviri bitkisi olduğu, söz konusu maddeden net 6342 gram esrar elde edilebileceği,
    b) On dört (14) ve on beş (15) numaralı koltukların üzerindeki rafta bulunan sarı renkli çantada ele geçirilen 365 gram ağırlığındaki tohumlu ve kurumuş hâldeki yeşil renkli bitki parçalarının, uyuşturucu maddelerden THC etken maddesi içeren hint keneviri bitkisi olduğu, söz konusu maddeden net 219 gram esrar elde edilebileceği,
    c) Sanığın üzerinde ele geçirilen 3 gram ağırlığındaki tohumlu ve kurumuş hâldeki yeşil renkli bitki parçalarının, uyuşturucu maddelerden THC etken maddesi içeren hint keneviri bitkisi olduğu, söz konusu maddeden net 1,8 gram esrar elde edilebileceği,
    Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 17.11.2011 tarihli raporunda; muhtelif sayıdaki streç naylon parçası, parçalanmış hâldeki bir adet kırmızı renkli naylon poşet, parçalanmış hâldeki dört adet büyük boy siyah renkli naylon poşet ve muhtelif sayıdaki gazete kâğıdı parçaları üzerinde yapılan incelemede; kırmızı renkli naylon poşetin dış yüzeyinden toplam on (10) adet mukayeseye elverişli parmak izinin, bir adet gazete kâğıdı parçası üzerinden bir (1) tane mukayeseye elverişli avuç izinin tespit edildiğinin, dört adet büyük boy siyah renkli naylon poşet üzerinden bir (1) adet parmak izinin elde edildiğinin, ancak söz konusu izin mukayeseye elverişli olmadığının, streç naylon parçası üzerinden ise herhangi bir vücut izinin tespit edilmediğinin, elde edilen mukayeseye elverişli toplam on (10) adet parmak izi ile bir (1) adet avuç izinin, sanık ... ile inceleme dışı sanık ...’a ait parmak ve avuç izleri ile aynı olmadıklarının, yine söz konusu bu vücut izlerinin Otomatik Parmak ve Avuç İzi Teşhis Sisteminde (OPTES) herhangi bir karşılığının bulunmadığının belirtildiği,
    Dosya içerisinde bulunan ve TCDD’ya ait olan iki adet yolcu biletine göre;
    1- Çıkış yeri Diyarbakır, varış yeri Malatya, hareket tarihi ve saati 03.10.2011 – 11.43, vagon numarası üç (3), koltuk numarası on beş (15) olan 260834 seri numaralı biletin, sanık ... adına 03.10.2011 tarihinde düzenlendiği,
    2- Çıkış yeri Diyarbakır, varış yeri Ankara, hareket tarihi ve saati 03.10.2011 – 11.43, vagon numarası üç (3), koltuk numarası on dört (14) olan 260820 seri numaralı biletin, inceleme dışı sanık ... adına 03.10.2011 tarihinde düzenlendiği,
    Kolluk tarafından düzenlenen “CD İnceleme Tutanağı” başlıklı 04.10.2011 tarihli belgeye göre; TCDD Diyarbakır Tren İstasyonuna ait kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde, sanık ...’ın saat 11.01’de, saat 11.33’te ve saat 11.36’da elindeki yeşil renkli bir çanta ile tek başına görüldüğü, inceleme dışı sanık ...’ın ise herhangi bir görüntüsünün tespit edilemediği, sanık ..."ın; biletini daha önceden almış olması nedeniyle Diyarbakır il merkezine dolaşmaya gittiğini ve istasyona saat 12.00’den sonra geldiğini, trene orta bölümünden bindiğini beyan etmesi üzerine kamera kayıtlarının tekrar incelendiği, ancak trenin orta bölümünü kayıt altına alan herhangi bir kameranın bulunmaması ve trenin arka bölümlerini gösteren kamera kayıtlarının net olmaması nedeniyle inceleme dışı sanık ...’a ait herhangi bir görüntüye ulaşılamadığı, yine yapılan inceleme sonucunda suç konusu uyuşturucu maddelerin içinde bulunduğu siyah renkli valize ve sarı renkli çantaya ilişkin herhangi bir görüntünün tespit edilemediği,
    TCDD Diyarbakır Gar Müdürlüğünün 21.03.2011 tarihli yazısına göre; Diyarbakır Tren İstasyonunda üç ana girişin bulunduğu, her bir girişte bulunan kameralar vasıtasıyla istasyona ilişkin görüntü kaydının yapıldığı, mevcut kapalı devre kamera sistemiyle gerçekleştirilen kayıtların on gün içinde silindiği, eski kayıtların arşivlenmediği, bu nedenle 03.10.2011 tarihine ilişkin herhangi bir kamera kaydının bulunmadığı, istasyonun “Lokanta Gurme” adlı girişinde Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğüne ait mobesenin bulunduğu, söz konusu mobesenin görüntülerinden faydalanılabileceği,
    Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünce hazırlanan 20.06.2012 tarihli raporda; Diyarbakır Tren İstasyonunda biri hareketli, diğeri ise sabit olmak üzere iki adet mobesenin bulunduğunun, 03.10.2011 tarihine ilişkin herhangi bir kamera kaydının bulunmadığının belirtildiği,
    Jandarma Genel Komutanlığının 29.01.2013 tarihli uzmanlık raporuna göre; siyah renkli valizin içinde suç konusu uyuşturucu maddelerle birlikte ele geçirilen mavi renkli forma, yeşil renkli atkı, yeşil renkli tişört, siyah renkli tişört, gri renkli tişört ve nakış işlemeli beyaz renkli örtü üzerinde yapılan incelemede, tişörtler ile beyaz renkli örtü üzerinden leke, mavi renkli forma ile yeşil renkli atkı üzerinden ise kıl numunelerinin elde edildiği, söz konusu leke numunelerinin kan lekesi olmadığı, tespit edilen kıl ve leke numunelerinin DNA izolasyon çalışmalarına cevap vermediği, bu nedenle arşiv araştırmasının yapılamadığı,
    Sanık müdafisinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine sunduğu 05.12.2017 havale tarihli dilekçesinde; 03.11.2011 tarihinde üç numaralı vagonunda uyuşturucu madde ele geçirilen TCDD’ye ait Güney Ekspres adlı yolcu treninde, aynı tarihte Elazığ’da da arama yapıldığının ve uyuşturucu madde ele geçirildiğinin, söz konusu olaya ilişkin olarak Tarık İçke adlı şahsın yakalandığının, adı geçen hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığının, Tarık İçke adlı şahsın mahkemede; “Çuvaldaki esrar bana ait değildir. Ben askerlik arkadaşımı görmek için İzmir’den Diyarbakır’a gelmiştim. Arkadaşımın ağabeyinden kullanmak amacıyla 400 gram esrar aldım. Diyarbakır’da arama yapıldı ve benim çantamda uyuşturucu madde bulundu. Çanta çaprazımda olduğu için sahiplenmedim. Jandarmalar çantayı alıp götürdüler. Aynı vagonda iki kişi yakalandı. Ben bu sırada sesimi çıkarmadım. Benim uyuşturucum Diyarbakır’da ele geçirildi ama ben sahiplenmedim. Elazığ’da ele geçirilen yüklü miktardaki uyuşturucuyu ise kabul etmiyorum.” şeklinde beyanda bulunduğunun, adı geçen hakkındaki davanın Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2012 tarihli ve 8-308 sayılı kararıyla sonuçlandırıldığının, bu hâliyle sanık ...’ın mahkûmiyetine esas alınan uyuşturucu maddenin Elazığ’da 03.10.2011 tarihinde yapılan arama sonucu görevlilerce yakalanan Tarık İçke adlı kişiye ait olduğunun belirtildiği,
    Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 06.02.2018 tarihli yazısına istinaden UYAP üzerinden gönderilen, Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2012 tarihli ve 8-308 sayılı gerekçeli kararında; 03.10.2011 tarihinde Diyarbakır’dan Elazığ’a gelen 51541 sayılı “Güney Ekspres” adlı yolcu treninde yapılan aramada; üç numaralı vagonun yanındaki tuvalette ele geçirilen iki adet çuvalda toplam 19.888 gram hint keneviri ele geçirildiğinin, Malatya Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 01.11.2011 tarihli uzmanlık raporuna göre söz konusu maddeden toplam net 8081,96 gram esrar elde edilebileceğinin, olay tarihinde üç numaralı vagonda yolculuk yapan Tarık İçke’nin idrarında, Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 04.10.2011 tarihli raporuna göre uyuşturucu maddelerden "THC" etken maddesinin tespit edildiğinin, Tarık İçke hakkında Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2011 tarihli ve 5340-489 sayılı iddianamesiyle; uyuşturucu madde ticareti yapma ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından cezalandırılması istemiyle Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davasının açıldığının, Tarık İçke’nin mahkemede; “Ele geçirilen çuvaldaki esrar bana ait değildir. Ben İzmir"den Diyarbakır"a askerlik arkadaşımı görmek ve ayrıca Diyarbakır"da okuyan Sercan isimli arkadaşımı ziyaret etmek amacıyla gelmiştim. Arkadaşımın abisinden kullanmak amacıyla 200 TL karşılığında 400 gram esrar satın aldım. Hatta olaydan bir gün önce de esrarı kullandım. Diyarbakır sınırları içerisindeyken trende arama yapıldı ve bana ait çantada uyuşturucu madde tespit edildi. Çaprazımda bulunduğu için çantayı sahiplenmedim. Jandarmalar da çantayı alıp götürdüler. Aynı vagondaki iki kişi gözaltına alındı, ben bu sırada sesimi çıkarmadım. Elazığ"da jandarma tarafından tekrar arama yapılınca tuvalette bulunan çuvallarda yüklü miktarda esrar ele geçirildi. Benim kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kaydım olduğundan esrar benim üzerime kaldı. Bana ait olan uyuşturucu madde Diyarbakır"da ele geçirilmişti, ancak ben sahiplenmedim. Ben trene binerken elimde turuncu renkli çantam vardı. Elazığ"a gelmeden önce Diyarbakır"da yapılan arama Leylek Tren İstasyonunda yapıldı. Ancak kesin olarak istasyonun adı o muydu bilemiyorum...” şeklinde beyanda bulunduğunun, adı geçenin savunmaları hakkında yapılan araştırma neticesinde; Geyik Tren İstasyonunda bulunan “Güney Ekspres” adlı yolcu treninde 03.10.2011 tarihinde yapılan aramada, ... adlı şahsın üzerinde ve valizinde uyuşturucu madde ele geçirildiğinin ve ... ile ... adlı şahıslar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davasının açıldığının, adı geçenlere ait parmak ve avuç izlerinin söz konusu dava dosyasından temin edildiğinin, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Amirliğinin 24.08.2012 tarihli raporuna göre; 03.10.2011 tarihinde Elazığ"da ele geçirilen suç konusu esrarların içinde bulunduğu siyah renkli poşetlerin üzerinden elde edilen parmak izlerinin mukayeseye elverişli olmadığının, yine söz konusu poşetler üzerinden elde edilen avuç izlerinin de Tarık İçke, ... ve ...’a ait avuç izleriyle benzerlik göstermediğinin, yapılan yargılama neticesinde; sanık Tarık İçke’nin aşamalarda, iki çuval içindeki uyuşturucu maddelerin kendisine ait olmadığını, kendisine ait turuncu renkli çantada 400 gram esrarın bulunduğunu, bu çantanın da Diyarbakır Leylek ya da Geyik adlı tren istasyonunda yapılan aramada ele geçirildiğini, kendisinin bu esnada söz konusu çantayı sahiplenmediğini savunması, Diyarbakır’da Geyik Tren İstasyonunda yapılan arama sonucunda içinde esrar bulunan bagajların ele geçirilmiş olması, ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine dava açılması ve söz konusu bu davada açıklanan esas hakkındaki mütalaaya göre; trende ele geçirilen sarı renkli çantandaki esrarın daralı ağırlığının 700, net ağırlığının ise 365 gram olduğunun anlaşılması ve tüm bu hususların sanık Tarık İçke’nin savunmalarını doğrulaması karşısında; sanık Tarık İçke’nin savunmasının aksine, 03.10.2011 tarihinde Elazığ"da yapılan aramada ele geçirilen net 8081,96 gram esrar ile ilgi ve irtibatı olduğuna dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığının, dolayısıyla uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan CMK’nın 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verildiğinin, idrarında tespit edilen THC etken maddesi nedeniyle adı geçen hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiğinin, ele geçirilen net 8081,96 gram esrar ile ilgi ve irtibatı bulunan gerçek faillerin tespiti amacıyla Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiğinin belirtildiği,
    Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesince UYAP üzerinden gönderilen 06.02.2018 tarihli yazıya ve ekindeki kesinleştirme şerhi tutanağına göre; Tarık İçke hakkında Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesince 11.10.2012 tarih ve 8-308 sayı ile, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat kararının 18.10.2012 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
    Yargıtay 10. Ceza Dairesince 04.09.2018 tarihinde Ceza Genel Kuruluna gönderilen Van Jandarma Kriminal Laboratuvarının 04.06.2018 tarihli raporuna göre; Geyik Tren İstasyonunda “Güney Ekspres” adlı yolcu treninin üç numaralı vagonunda 03.10.2011 tarihinde yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgili olarak, kırmızı renkli naylon poşetin dış yüzeyinden elde edilen on (10) adet mukayeseye elverişli parmak izleri ile gazete kâğıdı parçası üzerinden tespit edilen bir (1) adet mukayeseye elverişli avuç izinin, OPTES veri tabanının yeniden yapılandırılması nedeniyle 31.05.2018 tarihinde saat 16.05"te söz konusu veri tabanındaki bilgiler ile tekrar karşılaştırılması neticesinde; kırmızı renkli naylon poşetin dış yüzeyinden elde edilen beş (5) adet parmak izinin, Mazlum Yılmaz adlı şahsın sol el yüzük, sol el işaret, sol el baş ve sağ el yüzük parmak izi ile aynı olduğu, gazete kâğıdı parçası üzerinden tespit edilen bir (1) adet avuç izi ile naylon poşetin dış yüzeyinden elde edilen beş (5) adet parmak izinin ise OPTES veri tabanında herhangi bir karşılığının bulunmadığı,
    Anlaşılmıştır.
    Tanık ... kollukta; Güney Ekspres adlı trenin üç numaralı vagonunda görevli olduğunu, 03.10.2011 tarihinde Diyarbakır Tren İstasyonunda yaptığı bilet kontrolü sırasında, ismini sonradan öğrendiği ve üç numaralı vagonda on beş (15) numaralı koltukta oturan sanık ...’e elindeki siyah renkli valizi sorduğunu, sanığın valizin kendisine ait olduğunu söylediğini, sanığın koltukların üzerindeki bagaj bölümüne sığmayan siyah renkli valizi, kendi elleriyle koltuğun arkasına yerleştirdiğini, içinde esrar ele geçirilen sarı renkli diğer çantanın ise kime ait olduğunu bilmediğini,
    İstinabe yoluyla mahkemede; kollukta verdiği ifadesini tekrar ettiğini, söz konusu beyanlarına ekleyecek bir hususun olmadığını,
    İnceleme dışı sanık ... kollukta; Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde ikamet ettiğini, Ankara’da oturan bir yakınını ziyaret etmek amacıyla 03.10.2011 tarihinde saat 09.30 sıralarında Diyarbakır Tren İstasyonundan bilet aldığını, kalkış saatine kadar vakit geçirmek için çarşıya gittiğini, saat 11.30 sıralarında istasyona geri geldiğini, saat 12.00 sıralarında ise trene binip görevlinin gösterdiği yere oturduğunu, kısa bir süre sonra trenin Diyarbakır’dan hareket ettiğini, Geyik Tren İstasyonuna geldiklerinde jandarmaların trende arama yaptıklarını, arama yapıldığı sırada trene binmeden önce içtiği esrarın kokusunu fark eden narkotik köpeğinin kendisine tepki verdiğini, bunun üzerine görevlilerin üzerini aradıklarını, ancak herhangi bir suç unsuruna rastlamadıklarını, daha sonra görevlilerin kendisini bir arkadaki vagona götürdüklerini ve burada kimin oturduğunu bilmediği bir koltukta bulunan esrarların kendisine ait olduğunu ileri sürdüklerini, görevlilere yolcuların çoğunun kendilerine ait koltuklara oturmayıp farklı koltuklarda yolculuk yaptıklarını, bu nedenle kendisinin de başka bir vagonda bulunan koltuğa oturduğunu söylediğini,
    Savcılıkta; olay tarihinde Ankara’ya gitmek için Diyarbakır Tren İstasyonu’na geldiğini, üç numaralı vagonda bulunan on dört (14) numaralı koltuğuna ait bileti aldığını, trene binerken elinde herhangi bir çantanın bulunmadığını, bu hususun tren istasyonunda bulunan kameraların kayıtlarından da anlaşılabileceğini, tren görevlisinin yönlendirmesi ve yer göstermesi üzerine, biletinde yazan koltuk yerine, farklı bir vagonda bulunan koltuğa oturduğunu, zaten yolcuların büyük bir kısmının biletlerinde belirtilen koltuk yerine, başka koltuklarda oturduklarını, üç numaralı vagonda bulunan turuncu renkli çantada ele geçirilen 700 gram ağırlığındaki esrarın kendisine ait olmadığını, yine aynı vagonda bulunan siyah renkli çantada ele geçirilen suç konusu esrarla da herhangi bir ilgi ve irtibatının bulunmadığını, suçlamayı kabul etmediğini,
    Sorguda; emniyet ve savcılıktaki beyanlarını tekrar ettiğini, inşaat sektöründeki taşeronluk işleri ile ilgilendiğini, siyah renkli çanta ile turuncu renkli çantanın kendisine ait olmadığını, Ankara’da iki gün kalacağı için yanına çanta almadığını,
    Mahkemede; aleyhinde beyanda bulunan sanığı tanımadığını, olay tarihinde iş için Ankara’ya gitmek üzere Diyarbakır Tren İstasyonuna geldiğini, yanında çanta bulunmadığını, biletinin kaç numaralı koltuğa ilişkin olduğunu hatırlamadığını, trene binmeden önce uyuşturucu madde kullandığını, suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği sırada başka bir vagonda bulunduğunu, tren istasyonuna ait kamera görüntüleri izlendiğinde elinde herhangi bir çanta bulunmadığının anlaşılacağını, suçlamayı kabul etmediğini,
    Beyan etmişlerdir.
    Sanık ... kollukta; Malatya’da ikamet ettiğini, Malatya’ya gitmek için 03.10.2011 tarihinde saat 12.30’da Diyarbakır Tren İstasyonundan trene bindiğini, trene bindiği esnada elinde yeşil renkli bir çanta bulunduğunu, üzerinde ele geçirilen sigara paketi içindeki esrarın kendisine ait olduğunu, söz konusu maddeyi kullanmak amacıyla açık kimlik bilgilerini bilmediği bir şahıstan Diyarbakır’da satın aldığını, Diyarbakır Tren İstasyonundan hareket ettikten bir süre sonra Geyik Tren İstasyonuna geldiklerini, burada jandarma tarafından yapılan arama neticesinde; oturduğu koltuğun hemen arkasındaki koltukta bulunan siyah renkli valize görevlilerin yanındaki narkotik köpeğinin tepki verdiğini, görevlilerce sorulduğunda valizin kendisine ait olmadığını söylediğini, söz konusu valizin önündeki koltukta oturan, soyadını bilmediği İkram adlı kişiye ait olduğunu, söz konusu şahsı tanımadığını, İkram adlı şahsın yanında getirdiği siyah renkli valizi koltukların üzerinde bulunan bagaj bölümüne yerleştirmeye çalıştığını, buraya sığmaması üzerine siyah renkli valizi, oturmakta olduğu koltuğun arkasındaki boş koltuğa koyduğunu, söz konusu valizin ve içindeki suç konusu uyuşturucu maddelerin kendisine ait olmadığını,
    Savcılıkta; Malatya’ya gitmek için Diyarbakır Tren İstasyonuna geldiğini, burada üç numaralı vagonda bulunan on beş (15) numaralı koltuğuna ait bileti aldığını, daha sonra trene binip söz konusu koltuğa oturduğunu, ancak yansıyan güneş ışığından rahatsız olması üzerine, bir arkada bulunan koltuğa oturduğunu, üzerinde ele geçirilen esrarı kullanmak için aldığını, siyah valiz içindeki esrarların kendisine ait olmadığını, söz konusu çantanın inceleme dışı sanık ...’a ait olabileceğini, kendisine ait olan çantanın yeşil renkli olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini,
    Sorguda; tren istasyonuna ait kamera görüntülerinden de anlaşılacağı üzere, olay tarihinde elinde bulunan çantanın yeşil renkli olduğunu, tanık Ahmet’in beyanlarını kabul etmediğini, tanımadığı bir şahsın siyah renkli çantayı koltukların üzerindeki bagaj bölümüne yerleştirmeye çalıştığını, kendisinin bu şahsa yardım etmediğini, söz konusu şahsın siyah renkli çantayı kendisinin oturduğu koltuğun arkasına bıraktığını, üzerinde ele geçirilen esrarı merak ettiği için aldığını, içmeyi düşündüğünü,
    Mahkemede ise; Malatya’da üniversitede okuduğunu, akrabalarını ziyaret etmek amacıyla yaklaşık üç hafta önce trenle Diyarbakır’a geldiğini, ele geçirilen suç konusu esrarlarla ilgi ve irtibatının bulunmadığını, trene binince on beş (15) numaralı koltuğa oturduğunu, bu sırada siyah renkli çantanın arka tarafta bulunduğunu, güneş ışıklarından rahatsız olması üzerine, oturduğu koltuktan kalkıp arka tarafa geçtiğini, bu nedenle siyah renkli çantanın kendisine ait olduğunun söylendiğini, inceleme dışı sanık ...’ı tanımadığını, arama sırasında narkotik köpeğinin adı geçene tepki vermesi üzerine, siyah renkli çantanın inceleme dışı sanık ...’a ait olduğunu ifade ettiğini, ancak söz konusu çantanın inceleme dışı sanığa ait olup olmadığını bilmediğini,
    Savunmuştur.
    Suç ve hüküm tarihlerinde 5237 sayılı TCK"nın “Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” başlıklı 188. maddesinin 3. fıkrası; “Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır” biçiminde olup, madde gerekçesinde de vurgulandığı gibi üçüncü fıkrada, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticaretine ilişkin çeşitli fiiller, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Buna göre; uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satışı, satışa arzı, başkalarına verilmesi, nakli, depolanması ya da kazanç amacıyla satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması, söz konusu maddenin birinci fıkrasına göre ayrı bir suç oluşturmaktadır.
    Üçüncü fıkrada sözü edilen ve konumuzu ilgilendiren uyuşturucu veya uyarıcı madde nakletme doktrinde, "Bir kimsenin kendisine veya başkasına ait uyuşturucu maddeyi kullanma dışında bir amaçla bulunduğu yerden başka bir yere götürmesi, taşıması" (Sahir Erman-Çetin Özek, Kamunun Selametine Karşı İşlenen Suçlar) şeklinde tanımlanmaktadır.
    Nakletme, bir kimsenin uyuşturucu ya da uyarıcı maddeyi kullanma dışında bir amaçla bir yerden başka bir yere götürülmesi olarak anlaşılmalıdır. Nakledenin, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin maliki olması zorunlu değildir. Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin nakledilmesi bedel karşılığı olabileceği gibi bedelsiz de olabilir.
    5237 sayılı TCK"nın “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” başlıklı 191/1. maddesi; “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” şeklinde düzenlenmiş olup, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da kullanmak fiilleri suç olarak tanımlanmıştır.
    Uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu mu yoksa uyuşturucu madde ticareti suçunu mu oluşturduğunun tespitinde belirgin rol oynayan husus, bulundurmanın amacıdır. Ceza Genel Kurulunun 15.06.2004 tarihli ve 107-136 ile 06.03.2012 tarihli ve 387-75 sayılı kararları başta olmak üzere bir çok kararında da belirtildiği üzere, uyuşturucu madde bulundurmanın, kullanma maksadına matuf olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması gereken ve öğreti ile uygulamada da kabul görmüş olan bazı kriterler bulunmaktadır.
    Bunlardan ilki; failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediğidir.
    İkinci kriter, uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimidir. Kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin genellikle evinde veya iş yerinde bulundurmaktadır. Buna karşın uyuşturucunun ev veya iş yerine uzakta, çıkarılıp alınması güç ve zaman gerektiren depo, mağara, samanlık gibi bir yere gizlenmesi kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğunu gösterebilir. Yine, uyuşturucunun çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler hâlinde olması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş olması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında, hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli bir belirtidir.
    Üçüncü kriter de bulundurulan uyuşturucu maddenin çeşit ve miktardır. Uyuşturucu madde kullanan kimse genelde bir ya da benzer etki gösteren iki değişik uyuşturucu maddeyi bulundurur. Bu nedenle değişik nitelikte ve farklı etkileri olan eroin, kokain, esrar ve amfetamin içeren tabletleri birlikte bulunduran sanığın bunları satmak amacıyla bulundurduğu kabul edilebilir. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermekle birlikte, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri bildirilmektedir. Esrar kullanma alışkanlığı olanların bunları göz önüne alarak, birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrar maddesini ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri de adli dosyalara yansıyan ve bilinen bir husustur. Buna göre, esrar kullanan faillerin olağan sayılan bu süre içinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarın üzerinde esrar maddesi bulundurmaları hâlinde, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı kabul edilmelidir.
    Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
    Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü görevlilerince, Diyarbakır - İstanbul seferini yapmakta olan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yollarına (TCDD) ait “Güney Ekspres” adlı yolcu treninde arama yapmak amacıyla 03.10.2011 tarihinde saat 12.30 sıralarında Diyarbakır Geyik Tren İstasyonuna gelindiği, söz konusu trenin saat 13.25 sıralarında istasyona gelmesi üzerine görevlilerce trene binildiği, yolculara Diyarbakır 4. Sulh Ceza Mahkemesi"nin 03.10.2011 tarihli ve 2011/30 sayılı önleme araması kararı okunup arama yapılacağı söyledikten sonra, narkotik köpekleri eşliğinde arama işlemine başlandığı, bir ve iki numaralı vagonlarda yapılan kontrollerin ardından üç numaralı vagonda gerçekleştirilen arama sırasında, narkotik köpeğinin on dört (14) ve on beş (15) numaralı koltukların arkasında duran siyah renkli valize tepki verdiği, bunun üzerine görevlilerce söz konusu valiz açılıp kontrol edildiğinde; bir adet yeşil renkli atkı, bir adet mavi renkli forma, bir adet yeşil renkli (L) beden tişört, bir adet gri renkli (S) beden gömlek ve bir adet siyah renkli (XL) beden tişört ile ambalajlanmış hâlde net 6342 gram esrarın ele geçirildiği, görevlilerce suç konusu uyuşturucu madde muhafaza altına alındıktan sonra yapılan kimlik kontrolü neticesinde, on beş (15) numaralı koltukta oturan şahsın sanık ... olduğunun tespit edildiği, ardından adı geçenin yapılan üst aramasında; sigara paketindeki net 1,8 gram esrarın ele geçirildiği, devam eden kontroller sırasında narkotik köpeğinin on dört (14) ve on beş (15) numaralı koltukların üzerindeki rafta bulunan sarı renkli çantaya tepki verdiği, bunun üzerine görevlilerce söz konusu çantanın içi kontrol edildiğinde; ambalajlanmış hâlde net 219 gram esrarın ele geçirildiği, görevlilerce sorulduğunda üçüncü vagonun kondüktör görevlisi tanık Ahmet’in; siyah renkli valizin sanık ...’e ait olduğunu söylediği, sanığın ise; söz konusu valiz ve çantanın on dört (14) numaralı koltukta oturan, ancak şu an iki numaralı vagonda bulunan inceleme dışı sanık ...’a ait olduğunu beyan ettiği, görevlilerce iki numaralı vagonda yakalanan inceleme dışı sanık ...’a narkotik köpeğinin tepki vermesi üzerine adı geçenin üst aramasının yapıldığı, ancak herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı olayda, içinde uyuşturucu madde ele geçirilen siyah renkli valiz ile sarı renkli çantanın sanığa ait olup olmadığı hususu ayrı ayrı başlıklar altında değerlendirildiğinde;
    İçinde suç konusu net 6342 gram esrar bulunan siyah renkli valizin, sanığın oturduğu on beş (15) numaralı yolcu koltuğunun arkasında ele geçirilmiş olması, on beş (15) numaralı koltuğa ilişkin TCDD’ye ait 260834 seri numaralı yolcu biletinin, 03.10.2011 tarihinde sanık adına düzenlenmiş olması, sanığın yapılan üst aramasında sigara paketi içinde net 1,8 gram esrarın ele geçirilmesi, 03.10.2011 tarihli olay tutanağında siyah renkli valizin sanığa ait olduğuna ilişkin beyanı bulunan ve suç tarihinde üç numaralı yolcu vagonunda kondüktör görevlisi olan tanık Ahmet’in aşamalarda da; siyah renkli valizin on beş numaralı (15) koltukta oturan sanığa ait olduğunu, sanığın koltukların üzerindeki bagaj bölümüne sığmayan söz konusu valizi kendi elleriyle oturduğu koltuğun arkasına yerleştirdiğini, sarı renkli çantanın ise kime ait olduğunu bilmediğini ifade etmesi, adına üç numaralı vagondaki on dört numaralı koltuğa ilişkin bilet düzenlenen, ancak arama işlemleri sırasında iki numaralı vagonda yakalanan inceleme dışı sanık ...’ın, kısa süreliğine Ankara’ya gittiği için yanına çanta almadığını, içinde uyuşturucu madde ele geçirilen çantaların kendisine ait olmadığını, trendeki yolcuların büyük bir çoğunluğunun biletlerinde belirtilen koltuk yerine başka yerlere oturduklarını beyan etmesi, kollukta; içinde suç konusu esrarın ele geçirildiği siyah renkli valizin inceleme dışı sanık ...’a ait olduğunu, adı geçenin söz konusu valizi koltukların üzerindeki bagaj bölümüne koymaya çalıştığını, buraya sığmaması üzerine oturduğu koltuğunu arkasına yerleştirdiğini, savcılıkta; siyah renkli valizin inceleme dışı sanık ...’a ait olabileceğini, sorguda; tanımadığı bir şahsın siyah renkli valizi koltukların üzerindeki bagaj bölümüne yerleştirmeye çalıştığını, valizin buraya sığmaması üzerine oturduğu koltuğunu arkasına koyduğunu, mahkemede ise; siyah renkli valizin inceleme dışı sanığa ait olup olmadığını bilmediğini ileri süren sanığın, bu hâliyle aşamalarda değişiklik gösteren ve birbirleri ile çelişen savunmalarda bulunduğunun anlaşılması karşısında; on dört (14) ve on beş (15) numaralı koltukların arkasında duran siyah renkli valizin ve içindeki net 6342 gram suç konusu esrarın sanığa ait olduğu, bu hususta dosya kapsamındaki mevcut deliller itibarıyla herhangi bir tereddüttün bulunmadığı,
    Her ne kadar Yerel Mahkemece, on dört (14) ve on beş (15) numaralı koltukların üzerindeki rafta bulunan ve içinde net 219 gram esrar ele geçirilen sarı renkli çantanın da sanığa ait olduğu kabul edilmiş ise de; dosyadaki bilgi ve belgeler ile UYAP üzerinden yapılan incelemeye göre; TCDD’ye ait “Güney Ekspres” adlı yolcu treninde 03.10.2011 tarihinde Diyarbakır’dan sonra Elazığ Tren İstasyonunda da arama yapıldığı, yapılan arama neticesinde üç numaralı vagona ait tuvalette bulunan iki adet çuvalda toplam net 8081,96 gram esrarın ele geçirildiği, söz konusu madde nedeniyle Tarık İçke hakkında Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2011 tarihli ve 5340-489 sayılı iddianamesiyle, uyuşturucu madde ticareti yapma ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından cezalandırılması istemiyle Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığı, söz konusu dosyanın sanığın Tarık İçke"nin aşamalardaki savunmalarında; çuvallarda ele geçirilen esrarların kendisine ait olmadığını, arkadaşlarını ziyaret etmek için İzmir’den Diyarbakır’a geldiğini, burada kullanmak amacıyla 200 TL karşılığında yaklaşık 400 gram esrar satın aldığını, hatta 02.10.2011 tarihinde bir miktar esrar kullandığını, 03.10.2011 tarihinde ise Diyarbakır’da “Güney Ekspres” adlı trenin üç numaralı vagonuna bindiğini, Diyarbakır Geyik Tren İstasyonunda görevlilerce yapılan aramada, kendisine ait olan ve oturduğu yere göre çaprazında bulunan turuncu renkli çantada satın aldığı esrarların ele geçirildiğini, ancak çantayı sahiplenmediğini, görevlilerin kendisine ait turuncu renkli çantayı alıp götürdüklerini, Diyarbakır’da yapılan aramada kendisiyle aynı vagonda bulunan iki şahsın da gözaltına alındığını beyan ettiği, yapılan yargılama neticesinde Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2012 tarihli ve 8-308 sayılı; "Elazığ İl Emniyet Müdürlüğünün 24.08.2012 tarihli raporuna göre; ele geçirilen net 8081,96 gram esrarın içinde bulunduğu materyaller üzerinde tespit edilen izlerin, Tarık İçke’ye ait parmak ve avuç izleri ile eşleşmediği, olay tarihinden bir gün önce esrar kullandığını ileri süren adı geçenin idrar örneklerinde uyuşturucu maddelerden "THC" etken maddesinin tespit edildiği, 03.10.2011 tarihinde Diyarbakır Geyik Tren İstasyonunda “Güney Ekspres” adlı yolcu treninde yapılan aramada, içinde uyuşturucu madde bulunan çantaların ele geçirildiği, söz konusu maddeler nedeniyle ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dava açıldığı, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/47 esasında görülmekte olan bu davanın 03.05.2012 tarihli oturumunda açıklanan esas hakkındaki mütalaada, 03.10.2011 tarihinde Diyarbakır’da yapılan aramada ele geçirilen sarı renkli çantadaki esrarın net 365 gram ağırlığında olduğunun belirtildiği, tüm bu hususların Tarık İçke’nin savunmalarını doğrular nitelikte olduğu, dolayısıyla adı geçenin 03.10.2011 tarihinde Elazığ Tren İstasyonunda yapılan aramada ele geçirilen, net 8081,96 gram uyuşturucu maddeyle ilgi ve irtibatının bulunmadığı" şeklindeki gerekçesiyle, Tarık İçke’nin 03.10.2011 tarihinde Elazığ"da yapılan aramada ele geçirilen esrara ilişkin olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ise, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, inceleme dışı sanık ...’ın soruşturma evresindeki savunmalarında; Tarık İçke’nin beyanları ile örtüşür şekilde, on dört (14) ve on beş (15) numaralı koltukların üzerindeki rafta ele geçirilen çantanın turuncu renkli olduğunu ifade ettiği, yine söz konusu bu çantada ele geçirilen suç konusu esrarın daralı ağırlığının, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarının 07.10.2011 tarihli raporuna göre 365 gram olduğu, Tarık İçke’nin de yargılandığı davadaki savunmalarında; kendisine ait olan ve Diyarbakır’daki aramada ele geçirilen turuncu renkli çantadaki esrarın yaklaşık 400 gram olduğunu beyan ettiği, tüm aşamalarda siyah renkli valizin sanık ...’e ait olduğunu söyleyen tanık Ahmet’in, on dört (14) ve on beş (15) numaralı koltukların üzerindeki rafta ele geçirilen çanta hakkında bu yönde bir anlatımda bulunmadığı gibi, söz konusu çantanın kime ait olduğunu bilmediğini beyan ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; 03.10.2011 tarihinde Diyarbakır Geyik Tren İstasyonunda “Güney Ekspres” adlı yolcu treninin üç numaralı vagonundaki on dört (14) ve on beş (15) numaralı koltukların üzerindeki rafta ele geçirilen çantanın ve içindeki net 219 gram esrarın sanık ...’e ait olmadığı, söz konusu çanta ve uyuşturucu maddenin bu yönde ikrarı bulunan Tarık İçke’ye ait olduğu,
    Kabul edilmelidir.
    Tüm bu açıklamalar doğrultusunda sanığın fiili nitelendirildiğinde; her ne kadar on dört (14) ve on beş (15) numaralı koltukların üzerindeki rafta bulunan ve içinde net 219 gram esrar ele geçirilen çantanın sanıkla herhangi bir ilgi ve irtibatının bulunmadığı, söz konusu çantanın Tarık İçke’ye ait olduğu anlaşılmış ise de yukarıda da açıklandığı üzere, 03.10.2011 tarihli olay tutanağının içeriği, tren görevlisi tanık Ahmet’in aşamalardaki beyanları, inceleme dışı sanık ...’ın ifadeleri, Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2012 tarihli ve 8-308 sayılı dava dosyasının sanığı Tarık İçke’nin savunmaları ve sanık ...’ün aşamalarda değişiklik gösteren ve birbirleri ile çelişen savunmaları dikkate alındığında; içinde net 6342 gram esrar ele geçirilen siyah renkli valizin sanığa ait olduğunun dosyadaki mevcut deliller itibarıyla sabit olduğunun, sanığın yalnızca üzerinde ele geçirilen net 1,8 gram esrarı kabule yönelik, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu gizlemeye ve bu suçun cezasından kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilemeyeceğinin, bu bağlamda TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen suçun kanuni tanımında yer alan seçimlik hareketlerden “nakleden” fiilini gerçekleştiren sanığın sabit olan eylemenin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
    Öte yandan Yerel Mahkemece, suç konusu net 6342 gram esrarın yanında, on dört (14) ve on beş (15) numaralı koltukların üzerindeki rafta ele geçirilen çantanın içindeki net 219 gram esrarın da sanığa ait olduğu kabul edildiği ve bu kabul doğrultusunda "suçun işleniş biçimi göz önüne alınarak" şeklindeki gerekçeyle sanık hakkındaki temel cezanın 6 yıl 3 ay hapis ve 300 gün adli para cezası olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile uyuşmazlık konusunda ulaşılan sonuç karşısında; her ne kadar net 219 gram esrarın, Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2012 tarihli ve 8-308 sayılı dava dosyasının sanığı Tarık İçke’ye ait olması nedeniyle, sanık hakkındaki temel cezanın belirlenmesinde esas alınamayacağı sabit ise de sanığın bağlantılı olduğu suç konusu net 6342 gram esrarın miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında; yalnızca bu miktardaki suç konusu uyuşturucu maddenin bile, TCK"nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak 6 yıl 3 ay hapis ve 300 gün adli para cezası olarak belirlemesine gerekçe oluşturacağı, bu bağlamda temel cezanın belirlenmesi bakımından; adalet, hak ve nasafet kuralları ile TCK"nın "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenli tedbirine hükmolunur" şeklindeki 3. maddesinin 1. fıkrasına, diğer bir anlatımla "orantılılık" ilkesine aykırı bir durumun söz konusu olmadığı kabul edilmelidir.
    Bu itibarla, haklı nedene dayanmayan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının REDDİNE,
    2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 06.05.2021 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi