8. Hukuk Dairesi 2010/7117 E. , 2011/3646 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali, Tescil ve Alacak
... ve müşterekleri ile Hayati Kısaarslan aralarındaki tapu iptali, tescil ve alacak davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.07.2008 gün ve 124/108 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, 803 parselin, 2500 m²"lik kısmının kayıt maliki davalı tarafından 1991 yılında vekil edenlerinin miras bırakanı ...’a sözlü anlaşma gereğince satılıp devredildiğini ileri sürerek; satışa konu taşınmaz bölümüne ait tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, eğer bu istekleri kabul edilmez ise davalıya ödenen paranın keşifte belirlenecek değer doğrultusunda, vekil edenlerine iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 803 parselin tapu kaydının iptal edilerek taşınmazın tamamı 2445700 hisse kabul edilerek 268274 hissesinin veraset ilamındaki hisseleri oranında ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan kanıtlar, tüm dosya kapsamı, özellikle 1991 tarihli sözlü satış iddiasına göre 803 nolu parselin davalı adına tapuda kayıtlı bir taşınmaz olduğu tartışmasızdır. Tapulu taşınmazlarda; mülkiyetin devrini amaçlayan sözleşmeler Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanununun 26. maddesi hükümleri uyarınca resmi şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz. Bu nedenle, davacının tapu iptali ve tescile yönelik isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, yasal düzenlemelere açıkça aykırı bir biçimde ve somut olayda uygulama yeri mümkün olmayan, TMK.nun 2. maddesindeki düzenlemeye dayanılarak, yazılı olduğu üzere iptal ve tescile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki, davacı taraf tapu iptal ve tescil istekleri kabul edilmez ise, davalıya ödendiği iddia edilen paranın keşifte belirlenecek değer dikkate alınarak iadesi isteğinde bulunmuştur. Ekim 1940 tarih 10/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararına göre harici satışın hüküm ifade etmemesi halinde satış parasının istenebileceği açıktır. Bilindiği üzere, geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin malvarlığından diğerinin malvarlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi, haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından istifade ederek kendi malvarlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade eder. Somut olayda, davacı taraf, miras bırakanları ...’ın dayandıkları sözlü satış sırasında davalıya ne kadar ödeme yaptığını bildirmedikleri gibi dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar da bu konuda herhangi bir açıklamada bulunmamışlardır. 18.3.2008 günlü oturumda davacılar vekili tarafından; bu iddialarını kanıtlayabilmek amacıyla, dava konusu yerin davalı tarafından davacıların murisi ...’a haricen satılıp satılmadığı, bu işlem nedeniyle bedel alınıp alınmadığı ve alınmış ise bedelin ne olduğu konularında yemin deliline dayandıkları belirtilerek davalıya yemin teklifinde bulunulmuş ve bu yemin teklifinin davalı tarafından kabul edilmesi sonucunda; davalı ... Kısaaslan 6.5.2008 günlü oturumda; dava konusu yeri davacıların miras bırakanı Kazım’a satmadığına ve herhangi bir şekilde bedel almadığına ilişkin usulüne uygun şekilde yemin etmiştir. Dolayısı ile davacılar açmış oldukları terditli davada, davalıya satış parası ödendiğini hiçbir şekilde kanıtlayamamışlardır. Ödendiği kanıtlanamayan bir bedelin iadesi söz konusu olmayacağından; davacıların bedele ilişkin isteklerinin de reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 617,80 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 23.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.