15. Ceza Dairesi 2015/14121 E. , 2016/391 K.
"İçtihat Metni"
Tebliğname No : 15 - 2014/12075
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Gölhisar Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/11/2013
NUMARASI : 2013/54, 2013/234
SANIKLAR : M.. K.., S.. K..
SUÇ : Dolandırıcılık
Dolandırıcılık suçlarından sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK"nın 53.maddesinin (1), (2), ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi"nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alınarak, bu hususun, koşullarının oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Katılanın, kahvehanede oturduğu sırada kendisini İrfan Sabuncu olarak tanıtan bir kişinin yanına bir çocukla birlikte gelerek, yolda kaldığını, paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi nedeniyle katılanın bir miktar para verdiği, daha sonra aralarında sohbet başladığı, bu kişinin, bir akrabasının koyunları olduğunu, alacak kimse bulunup bulunmadığın sorduğu, katılanın böyle biri olmadığını söylediği, peşin para istenmediğini öğrenince koyunları almaya karar verdiği, bu kişinin ordan ayrıldığı ve katılanı Denizli ili Ortaca ilçesine çağırdığı, burada amcasının oğlu ve koyunların sahibi olarak tanıttığı sanık S.. K.."la görüştüğü, ertesi gün tarafların kahvehanede buluştukları, sanık Muslu"nun kahvehanedekileri arabayla alıp yaylaya götürdüğü, uzunca bir yürüyüşten sonra koyunların olduğu yere vardıkları, katılanın, sanık Sami"ye önce 900 TL verdiği, daha sonra bankadan çekmek suretiyle 3.090 TL verdiği, İrfan isimli temyiz dışı kişinin, kamyon getirme bahanesiyle olay yerinden uzaklaştığı, sanıkların da, katılanı araca bindirerek koyunların yanına getirdikleri, bir bahaneyle katılanı araçtan indiren sanıkların olay yerinden kaçarak uzaklaştıkları, katılan yaptığı araştırmada, kendisine satılan koyunların başkasına ait olduğunu öğrendiği, sanıkların katılan tarafından teşhis edildiği, böylece sanıkların hileli hareketlerle haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık S.. K.. hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan ve Yargıtay bozma ilamına uyan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık M.. K.. hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan ve Yargıtay bozma ilamına uyan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın herhangi bir gerekçeye dayanmayan ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Başkaca bir sabıkası bulunmayan sanığın tekerrüre esas olmayacak 4616 sayılı Kanun kapsamındaki Ortaca Sulh Ceza Mahkemesi"nin 200/473 Esas sayılı ilamındaki sabıkasının esas alınarak usul ve kanuna aykırı olarak sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun"un 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, TCK"nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.