Abaküs Yazılım
15. Ceza Dairesi
Esas No: 2013/21619
Karar No: 2016/402
Karar Tarihi: 18.01.2016

Nitelikli dolandırıcılık - resmi belgede sahtecilik - Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2013/21619 Esas 2016/402 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/38 ve 2012/94 numaralı kararlarında, B.. Ö.. ve H.. P.. isimli sanıkların ortak olduğu şirket ile Kortaş Petrol Ürünleri Anonim Şirketi arasında keşidecisi Pekcanlar Turizm Şirketi olan çekle birlikte yapılan ticari ilişkide, sanık Bayram'ın çeki tek başına ciro etmesi ve şirket kaşesini bastıktan sonra çekin karşılıksız çıkması sonrası suç teşkil eden dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia ediliyordu. Mahkeme, sanık B.. Ö.. hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verirken, diğer sanık H.. P.. hakkında mahkumiyet kabul etmedi. Ancak, yapılan temyizler sonucu H.. P.. hakkında verilen kararlar onanırken, B.. Ö.. hakkında yapılan incelemenin yetersiz olduğu ve adli para cezasının doğrudan haksız menfaatin iki katı olarak belirlenmesi gibi hatalar olduğu tespit edildi. Bu nedenle, karar bozuldu ve adli para cezası yeniden hesaplanarak verilmesi istendi.
Kanun Maddeleri:
- 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (i) ve (k ) bentleri
- 5237 sayılı TCK'nın 52. maddesi
- 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi
15. Ceza Dairesi         2013/21619 E.  ,  2016/402 K.
"İçtihat Metni"


Tebliğname No : 11 - 2012/138111

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2012 (asıl karar), 06/04/2012 (ek karar)
NUMARASI : 2011/38, 2012/94
SANIKLAR : B.. Ö.., H.. P..
KATILAN : Kortaş Petrol Ürünleri Anonim Şirketi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik


Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık B.. Ö.."ın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından; aynı suçlardan sanık H.. P.."ın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından; aynı sanıkla ilgili verilen temyiz talebinin reddine ilişkin hüküm de sanık H.. P.. müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların ortağı olduğu şirketle katılan şirket arasında, suç tarihinden önce devam eden bir ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında, çift imza ile şirket temsil edilmesine rağmen, sanık Bayram"ın, suça konu 28.000 TL bedelli, keşidecisinin Pekcanlar Turizm Şirketi olan çeki tek başına ciro ettiği ve şirket kaşesini bastığı, katılan şirket tarafından çekin bankaya ibrazında karşılıksız çıktığı, yapılan icra takibine de sanık Hakan"ın, tek imza ile şirketin borçlandırılamayacağı gerekçesiyle itirazda bulunduğu, böylece sanıkların eylem ve fikir birliği içinde hareket ederek ve suça konu çeki geçersiz hale getirip haksız menfaat temin etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık H.. P.. hakkında verilen temyiz talebinin reddi hükmü ile aynı sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın, diğer sanığın eylemine iştirak ettiğine dair mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve sanık müdafiinin, yüzüne karşı verilen beraat hükmünü süresinde temyiz etmediği anlaşılmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin beraat ve temyiz talebinin reddi kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda, yeterli delil bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, beraat kararının kanuna aykırı olduğuna ve eylemin suç teşkil ettiğine ilişkin ve sanık müdafiinin de 06/04/2012 tarihli temyiz talebinin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık B.. Ö.. hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/03/1998 tarih ve 6/ 8-69 E. K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından; sanıkların ortak olduğu şirket ile katılan şirket arasında suç tarihinden önceki ticari ilişkiye dair fatura, irsaliye, muhasebe kayıtları, ticari defterler, çek ile diğer belgelerin tamamının getirtilerek incelenmesi, onaylı suretlerinin dosyaya konulması, suça konu çekin, hangi borç ilişkisine istinaden hangi tarihte düzenlendiğinin kesin olarak belirlenmesi, bu hususla ilgili ilgili şirket yetkilileri ve sanığın ayrıntılı olarak ifadelerinin alınması, katılan şirket yetkililerine, ayrıca, sanık Bayram"ın, söz konusu şirkette tek başına imzaya yetkili olmadığını bilip bilmediklerinin sorulması ile taraflar arasındaki ticari ilişkiye göre, katılanların, daha önce hangi sanıkla irtibat kurdukları, önceki ticari ilişkilerini kiminle yürüttükleri hususlarının araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
a-5237 sayılı TCK"nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (i) ve (k ) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği ve buna göre, haksız menfaat miktarının 28.000 TL, haksız menfaatin iki katının 56.000 TL olduğu dikkate alınarak temel cezanın bu miktardan az olmayacak şekilde belirlenip sanığın 2.800 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun"un 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 2.333 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve aynı Kanun"un 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL den hesap edilmek suretiyle netice olarak 46.660 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, adli para cezasının doğrudan haksız menfaatin iki katı olarak belirlenmesi suretiyle ve 5275 sayılı Kanun"un 106. maddesinde öngörülen adli para cezası yerine çektirilecek hapis cezası süresinin belirlenmesi açısından, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayini,
b-5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 18/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi