12. Ceza Dairesi 2014/799 E. , 2014/9397 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebi
Hüküm : 7977,67 TL maddi, 20000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat davasının dayanağı olan Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/32 esas, 2006/44 karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) Kasten adam öldürmek suçundan 03.12.2003-07.12.2005 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 05.03.2006 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 18.04.2006 tarihinde, işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanunun 2. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla,
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Davacı yararına hükmedilen toplam tazminat miktarına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nisbi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
2-Dava dilekçesinde manevi tazminat için tahliye tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin talep edilmesine rağmen hükmedilen manevi tazminata dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki vekalet ücretine ilişkin 5. bendi çıkarılıp yerine "davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan 3327,54 TL nispi vekalet ücretinin davalı hazineden alınıp davacıya verilmesi" bendi eklenip manevi tazminat hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasının yasal faize ilişkin bendindeki ""dava tarihinden" ibaresi çıkartılarak yerine, ""tahliye tarihi olan 07.12.2005 tarihinden"" ibaresi yazılıp sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.04.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
Öncelikle mahkemenin manevi taminatı, davacının sosyal ve ekonomik durumu atılı suçun niteliği, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar gözetilmek suretiyle zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde hak ve nasafet kurallarına uygun makul ve makbul miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken;
Mahal mahkemenin 30.03.2007 tarihinde kabul ettiği 5000 TL manevi tazminatın az kabul edilerek Dairemizce bozulması üzerine bozmaya uyan mahkemenin bu kez 16.01.2013 tarihli kabulün de çok yüksek olarak 20000 TL manevi tazminata karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden;
Bozmaya göre de: düzelterek onama yapılan hususlarla ilgili olarakta;
Davacı yararına hükmedilen toplam tazminat miktarına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avuktalık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nisbi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
Dava dilekçesinde manevi tazminat için tahliye tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin talep edilmesine rağmen hükmedilen manevi tazminata dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi hususları,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenlerden dolayı bozulması gerekirken düzelterek onanmasına dair çoğunluk görüşüne muhalifim.