Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/1632
Karar No: 2021/5438

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2020/1632 Esas 2021/5438 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2020/1632 E.  ,  2021/5438 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekili ile davalı vekilinin istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; mirasbırakanın mal kaçırma amacının bulunmadığı, aksinin de davacı tarafça TMK’nin 6. ve HMK’nın 190. maddeleri uyarınca kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun ise kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin 353/1.b.2 maddesi gereğince hükmün ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 12/10/2021 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
    -KARAR-
    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
    Davacılar, mirasbırakan babaları ...’nın maliki olduğu 135 m2’lik bahçeli kargir ev niteliğindeki ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tamamını 1980’lerin sonunda davalı oğlu Necmi’ye satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu, kız çocuklarının dışlandığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
    Davalı, dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında mirasbırakandan aldığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması gündeme gelince işlem tarihinden 30 yıl geçmesine rağmen kötüniyetli dava açıldığını, muvazaa iddiasının yersiz olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, iddiaların kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekili ile davalı vekilinin istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; mirasbırakanın mal kaçırma amacının bulunmadığı, aksinin de davacı tarafça TMK’nin 6. ve HMK’nin 190. maddeleri uyarınca kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun ise kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin 353/1.b.2 maddesi gereğince hükmün ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriğinden; 1928 doğumlu mirasbırakan ...’nın 20/12/2001 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı kızları ... ( 1964 d’lu ) ve ...’yi ( 1967 d’lu ), davalı oğlu Necmi’yi ( 1952 d’lu ) ve dava dışı eşi ...’yi bıraktığı, eş ...’nin de yargılama sırasında 17/01/2019 tarihinde öldüğü, mirasbırakanın maliki olduğu dava konusu 135 m2’lik bahçeli kargir ev niteliğindeki ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tamamını 23/12/1987 tarihinde davalı oğlu Necmi’ye satış yoluyla temlik ettiği kayden sabittir.
    Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
    Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu"nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu"nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu"nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu"nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
    Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
    Somut olaya gelince; dinlenen tanık beyanlarından ve dosya içeriğinden, mirasbırakanın temlik tarihinde İETT kurumunda işçi olarak çalıştığı ve mal satmayı gerektirecek önemli bir ihtiyacının ya da borcunun bulunmadığı, o tarihlerde mirasbırakanın davacı kızlarının erken yaşta evlenmesine kızdığı, nüfus kayıtları incelendiğinde, gerçekten davacı ...’nın 19 yaşındayken 1983 yılında, diğer davacı ...’nin de 20 yaşındayken 29/08/1987 tarihinde evlendiği, mirasbırakanın da ...’nin evlenmesinden kısa süre sonra dava konusu taşınmazı davalı oğluna devrettiği, çekişmeli taşınmaz üzerinde üç katlı bir bina bulunduğu, devre rağmen mirasbırakanın dairelerden birinde oturmaya devam ettiği, zilyetliğin devredilmediği, yine üst katında da davalı ...’nin ikamet ettiği, mirasbırakan ve davalının aile apartmanında oturmaktan kaynaklanan daha iyi ilişkiler içinde bulunduğu, devir tarihinde mirasbırakanın, eşi ... ile geçimlerini sağlayarak birbirlerine baktıkları, davalının bir evlada yüklenen yükümlülükten daha ağır bir bakımının da bulunmadığı, mirasbırakanın terekesi gözetildiğinde de en önemli taşınmazını oğluna verdiği, olayların akışı değerlendirildiğinde mirasbırakanın erkek evladını kız evlatlarına yeğlediği, çekişmeli temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu anlaşılmıştır.
    Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
    Davacılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371/1-a maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 24.11.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 3.050.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12/10/2021 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi