21. Hukuk Dairesi 2016/10625 E. , 2018/1292 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.03.2007-17.04.2015(dava tarihi) tarihleri arasında davalı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddianın tanık beyanları haricinde herhangi bir delille ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı tarafından davacı adına düzenlenen 27.02.2011,14.04.2011,13.12.2011 tarihli işe giriş bildirgelerinin Kuruma verildiği, davacının 27.02.2011-18.03.2011, 14.04.2011-27.08.2011,13.12.2011-20.06.2012 tarihleri arasında 343 gün davalı işyerinde geçen çalışmalarının Kuruma bildirildiği, yine nizalı dönemde 14.01.2011-26.02.2011 tarihleri arasında davalı işyeri sahibinin babası... isimli işyerinden bildirim yapıldığı, 23.02.2010-30.04.2010 tanihleri arasında ise 66 gün ...Tic Ltd Şti tarafından bildirim yapıldığı ancak davacı ve tanık beyanına göre buradan yapılan bildirimin gerçek çalışmaya dayalı olmadığı ve bu çalışmaların aslında davacının oğluna ait olduğu iddia edildiği ancak bu hususta araştırma yapılmadığı, giderek dönem bordrolarının alınmadığı, tanık dinlenildiği ancak ifadeleri hükme dayanak alınan ve çalışmayı doğrulayan davacı tanıkları, davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları ya da komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanları veya işyeri sahipleri olup olmadığı hususlarının tanıkların beyanlarına dayalı olup, bu yönde araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; mahkemece nizalı dönemin tamamına ilişkin bordrolar alınarak, dinlenen tanıkların nizalı dönemin tamamında kayıtlara geçen kişilerden olup olmadığı tespit edilmeli, gerekirse dinlenen tanıkların hizmet cetvelleri alınarak davalıya ait işyerinde çalışmalarının olup olmadığı tespit edilmeli veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde, ... ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve davacının işe giriş ve çıkış sürelerini net belirlemek ve davacının 23.02.2010-30.04.2010 tarihleri arasındaki çalışmanın aslında kendisine ait olmayıp oğluna ait olduğu iddiası değerlendirilmeli ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2,6,9 ve 79/10 maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
15.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.