Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/3865
Karar No: 2016/1877
Karar Tarihi: 16.02.2016

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/3865 Esas 2016/1877 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davalı ile davacı arasında pancar alım satımı yapmak ve elde edilecek kârı paylaşmak için yapılan anlaşmada davalı, pancar alım satımından elde ettiği kârı davacıya vermedi. Bunun üzerine davacı, davalıya rücu ettikten sonra İcra Müdürlüğü'ne başvurup davalının ana sermaye ve kâr payının tahsili için icra takibi başlattı. Davacının itirazın iptali, takibin devamı ve en az 15.000 Euro yönünden %40 icra inkar tazminatı taleplerini içeren dava kısmen kabul edildi. Ancak, İcra İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun itirazının haksız olduğuna karar verilmesi gerektiği belirtildi. Alacağın likit ve belli olması gerektiği vurgulandı ve davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verildi. Kararda, İcra İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi açıklandı.
3. Hukuk Dairesi         2015/3865 E.  ,  2016/1877 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı vekili dilekçesinde; davacı ile davalının pancar alım satımı yapmak ve elde edilecek kârı paylaşmak üzere anlaştıklarını ve davacının davalıya bu nedenle 15.000 Euro verdiğini, davalının verilen bu para ile pancar alım satımı yapmaya başladığını ve elde ettiği kârdan ise davacıya vermediğini, bu nedenle davacının ... İcra Müdürlüğü"nün 2009/10958 Esas sayılı takip dosyası ile verdiği ana sermaye ve kâr payının tahsili için davalı hakkında icra takibi yaptığını, davalının davacıdan aldığı parayı kabul ettiğini, ancak ana sermaye ve kâr payını davacıya ödemekten kaçındığını belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ile alacağın likit olması nedeniyle %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini (en azından 15.000 Euro yönünden) talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin .... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, esas yönünden; tarafların şifahi anlaşması ile davacının 15.000 Euro sermaye koyduğunu, diğer teslim vb. tüm masrafların ise davalıya ait olacağının kararlaştırıldığını, davalının 15.000 Euro"yu 1.740 TL üzerinden 2009 Eylül ayında TL"ye çevirdiğini, 26.100 TL para ile 110 TL"den piyasadan mal aldığını, 240 ton pancar olarak şeker fabrikasına kendi kotası üzerinden sattığını, neticeten davalının ana para ve 3.000 TL kâr ile 29.000 TL para elde ettiğini, bu haliyle kişi başı 3.000 TL kâr elde ettiklerini, davacının davalıdan kullandığı aracını kendisine satmasını ve aracın bedelinden alacağının düşürülmesini davalıya teklif ettiğini, araç satışı için 35.000 TL"nin kararlaştırıldığını, 29.000 TL"nin de bu araç satış bedelinden düşülmesi ile davacının davalıya 6.000 TL borcu kaldığını, aracın da fiilen davacıya teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; ... İcra Müdürlüğü"nün 2009/10958 Esas sayılı takip dosyasındaki davalı borçlunun itirazının 35.188,50 TL üzerinden iptali ile icra takibinin bu miktar üzerinden devamına, davalı borçlunun 32.188,50 TL üzerinden %20"i oranında (6.437,70 TL) davacıya icra inkar tazminatı ödemesine, davalı tarafın icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
    Ancak, İİK. 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
    Alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için, mahkemenin borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar vermesi gerekir. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi ile takip tarihine göre itiraz olunan alacağın likid (muayyen)-belirli olup olmadığına bakmak gerekir. Likit alacaklarda alacak miktarı belirlidir.
    Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinebilecek durumdadır. İİK 67/2.madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir.
    Somut olayda; davalı aleyhine icra takibi 43.052,00 TL asıl alacak üzerinden yapılmış, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun itirazının 35.188,50 TL üzerinden iptali ile icra takibinin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiş, alacağın varlığı ve miktarı ise toplanan deliller ve yapılan hesaplamalar neticesinde saptanmış olmakla, alacak likit kabul edilemeyeceğinden İcra İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 2.maddesinde yazılı bulunan ""Davalı borçlunun 32.188,50 TL üzerinden %20"ı oranında (6.437,70 TL) davacıya icra inkar tazminatı ödemesine"" ifadelerinin çıkartılarak yerine ""Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine"" ifadelerinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.i.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi