Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/3872
Karar No: 2016/1883
Karar Tarihi: 16.02.2016

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/3872 Esas 2016/1883 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, müşterek çocuğun velayetinin davalı anneye verildiği bir boşanma davası sonrasında, açılan menfi tespit davasında birikmiş nafaka borcu olmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatı talep etmiştir. Ancak davalı, davacının sunduğu belgenin tarihinin kendisi tarafından yazılmadığını, ödediği borcun yalnızca bir yıllık olduğunu, sonradan belgede tarih yazdırıp davalıdan kalan borcunun olmadığını iddia etmiştir. Yapılan incelemeler sonrasında mahkeme, davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Ancak Yargıtay, bu uyuşmazlığın Aile Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini ve genel mahkemece esasa girilip hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, hükmü bozmuştur.
Kanun Maddeleri:
- Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usulüne Dair Yasa'nın 4. maddesi
- Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabı, Birinci Kısım, İkinci Bölümü (TMK. m. 182)
3. Hukuk Dairesi         2015/3872 E.  ,  2016/1883 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı vekili dilekçesinde;taraflar arasında görülen boşanma davası neticesinde müşterek çocuğun velayetinin davalı anneye verildiğini,nafaka alacağının tahsili için davacı hakkında .... İcra Müdürlüğü"nün 2012/1712 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını,ancak davalının takip talebinde belirttiği kadar alacağının bulunmadığını,nitekim davacının geçmişe yönelik borcunu ve fer"ilerini ödediğini,nafaka borcunun geri kalan kısmını da 17.09.2011 tarihinde ödediğini ve bu ödeme karşılığında davalıdan yazılı belge aldığını belirterek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalının 17.09.2011 tarihinden önceki alacağını aldığından mükerrer istenen bölümün iptali ile borçlu olmadığının tespitini ve %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili cevap dilekçesinde;dava dilekçe ekinde sunulan belgenin davacının ödediği bir yıllık nafaka borcuna karşılık olarak verildiğini,ancak davacının davalı tarafından yazılan belgeye sonradan ""17.09.2011"" tarihini yazdırıp o tarihe kadar olan nafaka alacağının kalmadığının delili olarak bu belgeyi kullanmak istediğini,nitekim davalının da davacıya bu belgeyi verirken davacıdan da her ay nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine ilişkin bir yazılı belge aldığını,bu belgeyi ekte sunduklarını ve incelenmesinde de görüleceği üzere bu belgede de tarih bulunmadığını,yine o tarihte davalının "".... "" soyadını da kullanmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece;alınan bilirkişi raporuna göre ispat aracı olarak davacı tarafça sunulan belgedeki tarihin davalı eli ürünü olmadığının tespit edildiği,bu belgenin hangi tarihte verildiğinin de tespit edilemediği,bu haliyle davacının davasını ispat edemediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş,hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, birikmiş nafaka alacağından borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
    Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama usulüne dair 4787 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabı ile (3.kısım hariç) 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun kapsamındaki Aile Hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemelerinde görülür.
    Somut olayda,menfi tespiti istenilen iştirak nafakası alacağı, Türk Medeni Kanununun İkinci Kitap, Birinci Kısım, İkinci Bölümünde (TMK. m.182) düzenlenmiş olup, bu niteliği itibariyle uyuşmazlığın “Aile Hukukuna” ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Borç, Aile Hukukundan (iştirak nafakası alacağı) doğduğuna göre açılan bu davanın, 4787 sayılı Yasanın 4.maddesi gereğince Aile Mahkemesinde bakılması gerekmektedir. Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.
    Görev kamu düzenine ilişkin olup, davanın her aşamasında mahkemece re"sen gözetilmesi gerekir.
    Bu nedenle, uyuşmazlığın çözümünde Aile Mahkemesi görevli olduğu halde, anılan yasa maddelerine aykırı olarak, genel mahkemece esasa girilip hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi