Abaküs Yazılım
17. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/3985
Karar No: 2015/9369
Karar Tarihi: 01.07.2015

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/3985 Esas 2015/9369 Karar Sayılı İlamı

17. Hukuk Dairesi         2015/3985 E.  ,  2015/9369 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
    TARİHİ : 25/01/2013
    NUMARASI : 2011/84-2013/23

    Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı H.. K.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    -K A R A R-
    Davacılar vekili, müvekkillerinin eşi/babası N.. O.."nın, sevk ve idaresindeki araç ile davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpışması neticesinde yaşamını yitirdiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, davacı A.. O.."nın eşinin vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kalmış olup diğer davacı çocukları ile birlikte manevi zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş Aysel için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile murisin cenaze ve defin gideri olarak 3.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen; davacı eş için 50.000,00 TL, davacı çocukların her biri için 30.000,00"er TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı H.. K.."dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 29/06/2012 tarihli ıslah dilekçesiyle davacı eş A. için destekten yoksun kalma tazminatı miktarını 17.792,07 TL"ye, cenaze ve defin giderine ilişkin tazminat miktarını 3.572,00 TL"ye yükselttiklerini bildirmiştir.
    Davalı vekili, müvekkilinin poliçe limitiyle sınırlı olarak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında gerçek zarardan sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Davalı H.. K.. vekili, talep edilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile, davacı A.. O.. için 17.792,07 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve tüm davacılar için cenaze ve defin giderine ilişkin 3.572,00 TL maddi tazminatın davalı H.. K.. yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen; davacıların her biri için 12.500,00"er TL olmak üzere toplam 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı H.. K.."dan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı H.. K.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
    Mahkemece, kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının belirlenmesi için iki ayrı heyet raporu alınmış; Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti tarafından düzenlenen 15/03/2012 tarihli raporda ve İTÜ"den alınan 21/11/2012 tarihli heyet raporunda, olayda davalı sürücü H.. K.."ın geri manevra yapmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye düşürerek arkasında aynı yönde seyreden müteveffa sürücü yönetimindeki aracın arkadan çarpmasına sebebiyet vermiş olduğundan asli ve %75 oranında, müteveffa sürücü N.. O.."nın ise aracın hızını mahal şartlarına göre ayarlamamak kuralını ihlal ettiğinden tali ve %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
    Davalı H.. K.. taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2011/138 Esas 2012/204 Karar sayılı dosyasında yargılanmış; yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi"nden alınan 18/01/2012 tarihli kusur raporunda, mahkemenin talebi üzerine, davalı sanık sürücünün yönetimindeki aracıyla geri manevra ile harekete geçtiği veya park halinde beklediği ihtimallerine dayalı olarak iki seçenekli görüş bildirilmiş olup buna göre; (1) davalı sanık sürücünün geri manevra ile harekete geçtiğinin kabulü halinde, davalı sanığın asli ve tam kusurlu, müteveffa sürücünün ise kusursuz olduğu, (2) davalı sanık sürücü yönetimindeki aracın sağ şerit üzerinde dörtlüleri yanar vaziyette park halinde bulunduğunun kabulü halinde, davalı sanığın tali kusurlu, müteveffa sürücünün ise asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Ceza mahkemesince, sözkonusu raporda belirtilen (2) nolu seçeneğe göre davalı sanık sürücünün kazada tali kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş, hükmün taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesi"nin 06/11/2014 tarih ve 2013/25276 Esas 2014/22054 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
    Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi, Borçlar Kanununun 53. TBK.nun 74. maddesinde düzenlenmiş olup Hukuk Hâkimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Borçlar Kanununun 53. maddesinde “Hakim, kusur olup olmadığına, yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için Ceza Hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi Ceza Mahkemesinde verilen beraat kararı ile de mukayyet değildir. Bundan başka Ceza Mahkemesinin kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarının tayini hususunda dahi Hukuk Hâkimini takyit etmez.” hükmü öngörülmüştür. Bu açık hüküm karşısında, Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ceza Mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun Hukuk Mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Y.H.G.K. 11.10.1989 gün ve E.1989/11-373, K.472 sayılı ilamı). Bunun nedeni, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından Ceza Hâkiminin Hukuk Hâkiminden çok daha elverişli konumda bulunmasıdır. O halde bir Ceza Mahkemesinin uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle maddi olgulara ilişkin kesinleşmiş saptamasının, aynı konudaki Hukuk Mahkemesinde de kesin delil oluşturacağı açıktır (Hukuk Genel Kurulu - 2008/4-564 E, 2008/536 K.). Bu durumda, ceza mahkemesince kazanın oluş şekli yönünden tespit edilen maddi olgu hukuk hakimini bağlayacağından, somut olayda davalı sürücünün kesinleşen kusur oranı itibariyle ve davacı tarafın talebi gözönüne alınarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
    2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin manevi tazminat yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı H.. K.."a geri verilmesine 01.07.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi