Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/212
Karar No: 2021/5520

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2021/212 Esas 2021/5520 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2021/212 E.  ,  2021/5520 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
    ASIL DAVADA DAVACI




    Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil, bedel davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinafa başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, asıl davanın kabulünün doğru olduğu, ancak birleştirilen davaya konu taşınmazların temlikinin de mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, satış bedelinin ödendiği savunmasının ispatlanamadığı gerekçesiyle, asıl davada davalılar ..., ..."nin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine; birleştirilen davada davacının istinaf başvurusu HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, birleştirilen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

    -KARAR-

    Asıl dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tenkis; birleştirilen dava ise, aynı hukuki nedene dayalı bedel isteğine ilişkindir.
    Asıl davada davacı ..., mirasbırakan annesi...’nin 479 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki payının tamamını ölünceye kadar bakma aktiyle, mirasbırakan babası ...’in ise 298 ada 2 parsel sayılı taşınmazının yarısını ölünceye kadar bakma akdiyle diğer yarısını da satış suretiyle, davalı ...’a temlik ettiklerini, ayrıca mirasbırakan ...’in 1175 ada 3 parseldeki 4 nolu bağımsız bölümünü de diğer davalılar ... ve ...’a satış yoluyla devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, saklı payının ihlal edildiğini ileri sürerek miras payı oranında iptal – tescile, mümkün olmazsa tenkise karar verilmesini istemiştir.
    Asıl davada davalılar ... ve ... (isim değişikliği öncesi “...”), bakım borcunun yerine getirildiğini, temliklerde muvazaa bulunmadığını, davacıya, onun eşine ve kızına da taşınmaz veren mirasbırakanın mirasını paylaştırma amacıyla hareket ettiğini belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
    Asıl davada davalı ..., taşınmaz karşılığında bedel ödenmediğini, alım gücünün bulunmadığını beyan etmiştir.
    Birleştirilen davada davacı ..., mirasbırakan babası ...’in 445 ada 6 parsel sayılı taşınmazını kızı davalı ... ve damadı davalı ...’e yarı yarıya; 445 ada 7 parsel sayılı taşınmazını da davalı ...’ye satış suretiyle temlik ettiğini, davalıların mirasbırakandan intikal eden taşınmazları 3. kişiye devrettiklerini, temliklerin mirastan mal kçaırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek taşınmazlardan payına isabet eden değerden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 20.000,00 TL’nin davalılardan tahsilini istemiş, yargılama sırasında ıslahla istem sonucunu fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 55.000,00 TL’ye çıkartmıştır.
    Birleştirilen davada davalılar... ve ..., taşınmazları mirasbırakandan satın aldıklarını, satış bedellerini aralarındaki anlaşmaya göre mirasbırakana peyder pey ödediklerini, muvazaa bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
    İlk Derece Mahkemesince, muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, taşınmazın bedel karşılığında temlik edildiği, muvazaa bulunmadığı gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, taraflarca istinafa başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, asıl davanın kabulünün doğru olduğu, ancak birleştirilen davada da, mirasbırakanın çekişme konusu taşınmazları temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, satış bedelinin ödendiği savunmasının ispatlanamadığı gerekçesiyle, asıl davada davalılar ... ve ..."nin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine; birleştirilen davada HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp birleştirilen davanın kabulü ile 55.000,00 TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine ilişkin yeniden karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakan..."nin 479 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki payının tamamını 07.03.2000 tarihinde ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle, mirasbırakan ..."in de, tamamı adına kayıtlı 298 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payını 09.01.1996 tarihinde ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle, geriye kalan 1/2 payını da 28.03.2014 tarihinde satış suretiyle asıl davada davalı ..."a temlik ettikleri, diğer taraftan mirasbırakan ..."in, 1175 ada 3 parseldeki 4 nolu bağımsız bölümünü 13.08.2014 tarihinde asıl davada davalılar ... ve ..."a; 445 ada 6 parsel sayılı taşınmazını ise 23.03.1983 tarihinde birleştirilen davada davalılar... ve ..."e yarı yarıya olacak şekilde satış yoluyla devrettiği, ayrıca mirasbırakan ..."in 13.09.1988 tarihinde 445 ada 7 parsel sayılı taşınmazını da birleştirilen davada davalı ..."ye satış suretiyle temlik ettiği, 1921 doğumlu mirasbırakan ..."in 10.02.2016 tarihinde, 1925 doğumlu mirasbırakan..."nin ise 07.03.2006 tarihinde öldüğü, geriye mirasçıları olarak müşterek çocukları asıl davada davacı ... ile birleştirilen davada davacı ..."in kaldığı, başkaca mirasçılarının bulunmadığı, davalı ..."ın, ..."in; davalı ..."ın, ..."nin ilk eşinden olma çocuğu olduğu, davalı ..."in ise..."nin eşi olduğu anlaşılmaktadır.
    Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK’nın 190. ve 4721 sayılı TMK’nın 6. maddeleri uyarınca herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Bu kapsamda davacı taraf, yapılan devirlerin muvazaa ile illetli olduğunu ispatlamalıdır.
    Somut olayda; dinlenen davacı tanıkları, mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırmasını gerektiren bir olgu bildirmemişler, temliklerin muvazaalı olduğuna dair hükme yeterli bir açıklamada bulunmamışlardır. Çocukları ile arasında herhangi bir husumet de bulunmadığı anlaşılan mirasbırakanın, her bir çocuğuna da süreç içerisinde temliklerde bulunduğu gözetildiğinde, dava konusu devirlerin mal kaçırma amacıyla yapıldığı iddiasının usulüne uygun şekilde ispatlandığını söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır.
    Hal böyle olunca, davalı (birleştirilen davada davacı) ..., davalı ... ile birleştirilen davada davalı ... ve birleştirilen davada davalı ... (asıl davada davacı) vekillerinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK"nın 371/1-a maddesi gereğince Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK"nun 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı geri verilmesine, 13/10/2021 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi