13. Ceza Dairesi 2014/15218 E. , 2014/36760 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2013/112295
MAHKEMESİ : Bayburt Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/02/2013
NUMARASI : 2012/235 (E) ve 2013/46 (K)
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
05.07.2012 tarihli iddianame ile suça sürüklenen çocuk hakkında her iki müştekiye yönelik eylemi nedeniyle, mala zarar verme suçu bakımından, iki kez uygulama talep edildiği halde, müşteki N.. K...a yönelik mala zarar verme suçu bakımından her hangi bir hüküm tesis edilmemiş ise de bu hususta, zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK"nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, cezanın temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının TCK"nın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, "...daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma" görüşünün, TCK"nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır.
TCK"nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını TCK"nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır.
TCK"nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır.
Somut olayda ise, suça sürüklenen çocuğun, müşteki K.. G.."ın, işyerinden 25-30 TL değerindeki kantar topuzu ile müşteki N.. G.."ın işyerinden 15-20 TL değerindeki ağırlık ölçü birimlerini çaldığının anlaşılması karşısında, suç tarihindeki ekonomik koşullara ve paranın satın alım gücüne göre suça konu eşyaların değerinin az kabul edilemeyeceği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle TCK"nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suça sürüklenen çocuğun işlemiş olduğu mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının, TCK nın 142/4. maddesi uyarınca, suç tarihi olan 10.5.2012 tarihi itibariyle soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olmadığı gözetilmeksizin, şikayetten vazgeçme nedeniyle atılı suçlardan açılan kamu davalarının düşürülmesine dair yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 23.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi