Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/344
Karar No: 2016/2526
Karar Tarihi: 24.02.2016

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/344 Esas 2016/2526 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davalılar aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi durduktan sonra, davacı tarafından borcun tahsili amacıyla itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkeme, davalıların fiili kullanıcı olduğunu belirterek, davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden kısmen kabul etmiş, takibin devamına karar vermiştir. Ancak, davalı tarafın bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden hüküm tesisi yapılmıştır. Bu nedenle, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiği belirtilmiş ve hükmün bozulması kararlaştırılmıştır. Hükümde, HMK'nın 266 ve devamı maddeleriyle 281. maddesi hakkında detaylı açıklamalar yer almaktadır.
3. Hukuk Dairesi         2016/344 E.  ,  2016/2526 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili idarenin alacağının tahsili amacıyla davalılar aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu, davalıların fiili kullanıcı olduklarını bu sebeple borçtan sorumlu olduklarını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların %40 tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; borcun zamanaşımına uğradığını, ... İlçesi ... Mah. 532 pafta 3230 ada 16 parselde bulunan 3 nolu dükkanın tamamı 17/06/1997 tarihinde ... tarafından müvekkiline satıldığı; ..."ın söz konusu gayrimenkulu her ne kadar 17/06/1997 tarihinde devir almış görünüyorsa da 1999 yılı Aralık ayına kadar dava dışı ..."ın gayrimenkulde faaliyet gösterdiği; davacı tarafından 01/11/1999 tarihli sözleşmenin kör tıpayla 18/10/1999 tarihinde kapatıldığı ancak söz konusu tutanakta sayacın tek taraflı olarak 21/10/1999 tarihinde söküldüğünden söz konusu yerde tabldot yemek yapıldığından bahsedildiği; davalı idare tarafından tutulan tutanaklarda çelişki bulunduğu; davacı tarafından bağlanan sayacın dava dışı 3.kişi ... adına kayıtlı olduğu ve 1999 yılına kadar da söz konusu borçtan sorumlu olduğu; ve davacı tarafından sunulan gecikme cezaları incelendiğinde 1996 ile 1999 arasında olduğu ve 17/06/1997 tarihinde müvekkilinin taşınmazı dava dışı ..."dan devraldığı ve böyelikle borcun tamamının müvekkiline ait olmadığı belirterek, davanın reddini savunmuştur.
    Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
    Mahkemece, dava dışı ..."ın 06/09/1991 tarihinde davacı idarenin su abonesi olduğu; ve sözleşmenin borç nedeniyle iptal edildiği dava konusu dükkanın 17/06/1997 tarihinde davalı ..."a sattığı ve davalı ..."ın ise; 01/01/1996 tarihinden itibaren tabldot yemek hizmeti işi nedeniyle vergi mükellefi olup 09/10/1997 tarihinde işyerini terkettiği; böylelikle davalı ..."ın fiili su kullanıcısı olduğu; icra takip tarihi itibarıyla davalı ... "ın 8.053 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı, davalı ..."ın ise; fiili kullanıcı olmadığı gibi su aboneliğinin de bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile ... İcra Müdürlüğünün 2011/1044 Esas sayılı dosya ile davalı ... tarafından yapılan 8.053 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili ve davacı ... idareci vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    HMK"nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca hakim; çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakim, kendisinin sahip olmadığı özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişiye başvurur. Bu nedenle, bilirkişinin kendisinden sorulan husus hakkında, özel ve teknik bir bilgiye sahip olması, başka bir deyişle o konuda uzmanlaşmış olması gerekir.
    HMK’nun 281. maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
    Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
    Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir.
    Takibe konu alacak 10.10.1996-19.11.1999 tarihleri arasındaki su kullanım bedeline ilişkindir. Davalı ..."ın bu tarihler itibariyle adına sözleşme olmaksızın su kullandığı, fiili kullanıcı olduğu iddia edilmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu hukukçu bilirkişi tarafından hazırlanmış ve davalı ..."ın tabldot yemek işi nedeniyle 01.01.1996 tarihinden itibaren fiili olarak su kullandığı, suyu fiilen kullanmaya başladığı tarihten sayacın son kaydettiği 1162 m3 işaretine kadar su bedeli ve gecikme cezasından sorumlu olduğu miktarın 8.052,52 TL olduğu tespit edilmiştir.
    Davalı ... vekili tarafından, davalının vergi kayıtlarından da işyerini 09.10.1997 tarihinde terk ettiğinin anlaşıldığını, bilirkişi raporunun bilimsel verilere uygun olmadığı gerekçesiyle rapora itiraz edilmiş ise de, mahkemece bu itiraz itibar görmemiştir.
    İlgili Vergi Dairesi kayıtlarına göre söz konusu yerde davalı ... 01.01.1996 tarihinde işe başlamış, 09.10.1997 tarihi itibariyle de söz konusu işi terk etmiştir. Bilirkişi raporunda davalının işi terk ettiği hususu tartışılmamış, borcun tamamından davalı ... sorumlu tutulmuştur.
    Mahkemece, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmeden, konusunda uzman olmayan bilirkişi tarafından hazırlanan raporu doğrultusunda hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
    Hal böyle olunca, mahkemece davalı tarafın gerek yargılama sırasında gerekse temyiz dilekçesinde belirttiği itirazları da göz önünde bulundurularak, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınması, sonucu dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.
    Bozma sebebine göre davacı ... idareci vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi