3. Hukuk Dairesi 2015/16001 E. , 2016/2527 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki taahütnamenin iptali ve istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dava dilekçesinde; vasisi bulunduğu ... TC Kimlik Nolu ...."a davalı şirketin bayisi olan .... tarafından bireysel kontratlı .... kampanya taahhütnamesi imzalatıldığını, söz konusu taahhütname gereğince 104,90TL tahsilat yapıldığını, taahhütname uyarınca belirtilen süre içerisinde cihaz karşılığı aylık ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu, ... Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2001/828 Esas ve 2001/ 936 Karar sayılı ilamından anlaşılacağı üzere sözleşme imzalatılan ..."ın kronik şizofreni hastası olduğunu, hukuki işlem ehliyeti bulunmadığından hakkında kısıtlama ve vasi tayini kararı verildiğini, ..."ın vasisi olması sebebi ile hukuken geçersiz olan taahhütnamenin iptali ve kendisinden tahsil edilen 104,90TL"nin iadesi için davalı firmaya 26/07/2013 tarihinde ihtar gönderdiğini ancak davalı firmanın 104,90TL"nin iadesini yapmadığını ve ilgili taahhütname uyarınca aylık fatura düzenleyerek fatura bedelinin ödenmesini talep ettiğini belirterek, vasisi bulunduğu ..."a imzalatılan taahhütnamenin ve taahhütnameye dayalı düzenlenen faturaların iptaline, taahhütname gereğince tahsil edilen 104,90TL"nin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin abonelerine doğrudan GSM hattı satmadığını, hat satışlarının ve bu hatların kullanıma açılmasının müvekkili şirketten ayrı tüzel/gerçek kişiler tarafından gerçekleştirildiğini, abonelik ve kampanya evrakının birer örneğinin müvekkili şirkete gönderildiğini, abonelik işlemleri kendisi dışında gerçekleşen müvekkili şirketin herhangi bir kusur ya da ihmalinden söz edilebilmesi için davacının abonelik işlemlerinin bizzat müvekkili şirket tarafından gerekli belgeler istenilmeksizin yapılmış olmasının veya abonelik evrakında çıplak gözle tespit edilebilecek nitelikte bir sahteliğin bulunması gerekeceğini, bu nedenle öncelikle husumet yönünden reddini talep ettiklerini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, esasa ilişkin olarak da, dava dilekçesinde ortaya konulan iddiaları kabul etmediklerini, davacının, dilekçesinde söz konusu modem cihazını dava ile birlikte müvekkili şirkete teslim edeceğini beyan ve taahhüt etmediğini, müvekkili şirket tarafından verilen iletişim hizmetine ilişkin de herhangi bir ayıp ihbarının davacı tarafça yapılmadığını, davacı tarafın müvekkili şirket tarafından düzenlenen kampanyaya katıldığını, kampanya kapsamında mobil modem cihazını teslim aldığını, iletişim hizmetinden faydalandığını ve faydalanmaya devam etmekte iken müvekkili şirket aleyhine açmış olduğu davada herhangi bir peşin ücret ödemeden teslim aldığı cihazı iade etmeksizin almış olduğu iletişim hizmetine ilişkin bedelin iadesini istediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 4077 Sayılı Kanun"un 22.maddesi ve Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 5.maddesinde yer alan parasal sınırlara göre de, dava tarihi olan 2013 yılı itibariyle Tüketici Sorunları Hakem Heyetine zorunlu başvuru sınırı 1.191,52 TL olup, davacının eldeki davada vaki talebinin bu miktarın altında kalmakla, dava dilekçesinin miktar itibariyle görev yönünden reddine, davacının talebine ilişkin olarak Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığına müracaatta muhtariyetine karar verilmiş, hükmün davacı tarafca temyizi üzerine Dairemizin 19.06.2014 tarih 2014/2154 Esas-2014/9966 Karar sayılı ilamı ile "...Mevcut yargılama dosyasında davacı 104,90 TL"nin iadesiyle birlikte vesayet altında bulunan ... tarafından imzalanan taahhütnamenin de iptali talebinde bulunmuştur. Bu konuda karar verme yetkisi Tüketici mahkemelerindedir. Bu cihetle yerel mahkemece taahhütnamenin iptali yönünde olumlu olumsuz bir karar verilmeksizin dava dilekçesinin miktar itibariyle görev yönünden reddine dair verilen karar isabetsiz olup, bozmayı gerektirir." gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile, davalı şirketin bayisi .... tarafından davacının vasisi bulunduğu ..."a imzalatılan ... numaralı telefon numarası üzerinden tahsis edilen 23/07/2013 tarihli bireysel kontratlı .... aboneliği ve taahütnamesi ile bu taahütnameye dayalı olarak düzenlenen faturaların iptaline, Tesis bedeli olarak 23/07/2013 tarihli fatura ile tahsil edilen 104,90TL"nin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin kendi iradesi ile hak kurabilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez. Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz. Bu bağlamda ... ile davalı arasında yapılan sözleşme baştan itibaren geçersizdir.
... tarafından .... kampanya taahhütnamesi yapılırken kendisine kampanya kapsamında mobil modem cihazı teslim edilmiştir. Mahkemece, teslim edilen modem cihazının davalıya iadesi hususunda bir karar verilmeden sadece bedelin iadesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.