
Esas No: 2013/14417
Karar No: 2014/1212
Karar Tarihi: 13.02.2014
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2013/14417 Esas 2014/1212 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın 01.08.2012 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 9.274,94 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- ... bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölüm yönünden Hazine tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazinenin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
2- .... bilirkişisi raporunda (B ve C) harfleriyle gösterilen ve davacı ... vekilinin temyiz inceleme talebine gelince; Dava TMK"nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanun"un 14. maddesi uyarınca tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz, 1955 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ırmak yatağı niteliğinde tespit dışı bırakılmıştır. Mahkemece çekişme konusu taşınmaz bölmünün, kısmen ırmak yatağı, kısmen de yol olarak kullanılması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında çekişme konusu bölümlerin 2010 yılından beri ırmak yatağı ve yol olduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık kadastro çalışmalarında ırmak yatağı niteliğinde tespit harici bırakılan bölümün baraj yapımından önce tarım arazisi niteliğinde olup olmadığı ve davacı lehine zilyetlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Çekişme konusu bölümün komşu parsellerin tapu kayıtları ve tescil ilamlarına göre; fen bilirkişisi raporunda (B ve C) harfleriyle gösterilenin kısım baraj yapımı öncesinde davacının zilyetliğinde bulunmaktadır. Yine dosya içerisindeki ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/471-1987/292 sayılı ilamıyla; 1983 yılına kadar davacı ... yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilerek Hazine tarafından açılan müdahalenin önlenmesi davasının reddedilmiş olması karşısında çekişme konusu bölüm üzerinde baraj
yapım çalışmalarına kadar davacı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmuş olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; baraj yapım çalışmaları sonrasında kısmen ırmak yatağı, kısmen de yola dönüştüğü anlaşılan bölüm hakkında davacı tescil talebinde bulunduğuna göre, bu isteğin mülkiyetin tespitini de kapsadığı düşünülerek davacının taşınmaz üzerindeki mülkiyetinin tespitine karar vermek gerekirken, mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.