16. Hukuk Dairesi 2014/2975 E. , 2014/1682 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BEYKOZ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/05/2013
NUMARASI : 2012/153-2013/328
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Ç.. Mahallesi çalışma alanında bulunan 2056 ada 20 parsel sayılı 1.982,27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa"nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve K.. B.. ve müştereklerinin fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak bahçe vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı M.. B.., taşınmazın kendi fiili kullanımında olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine taşınmaz ve üzerindeki 5 katlı binanın 3/4 hissesinin davacı, 1/4 hissesinin davalıların, taşınmaz üzerindeki 3 ve 7 numaralı binaların davalıların, 3 nolu binanın 5. katının davacının kullanımında olduğunun şerh edilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın davacı ve ölen eşi Fatma tarafından edinildiği, davacının bu yerde hem kendi hakkı hem de eşinden miras yolu ile gelen hakkı bulunduğu, bunun da dava konusu taşınmazın 3/4"üne tekabül ettiği, çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan 3 numaralı binanın 5. katının davacının kullanımında olduğu gerekçeleri ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dosya kapsamından, çekişmeli taşınmazın Dursunali tarafından davacı Mustafa ve eşi Fatma"ya verildiği sabittir. Ancak; dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun Ek-4 maddesi gereğince yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir. 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen EK 4/1. madde gereğince “6831 sayılı Orman Kanunu"nun 20.06.1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2"nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05.06.1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2"nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanun"un 11"inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil…” edilir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın 1/2 payının davacının kullanımına olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, davacının bu paydaki fiili kullanımı konusunda yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Yapılan keşifte; çekişmeli taşınmazın kullanım durumu ile ilgili dinlenen tanık ve bilirkişi sözleri çelişkili olup, Mahkemece bu çelişki de giderilmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için, davacının kadastro tespit tarihi olan 04.09.2010 tarihinden önceki tarih itibari ile ikametgah adresinin neresi olduğu muhtarlık kayıtlarından sorulup araştırılmalı, elektrik-su makbuzları ve emlak beyannameleri ile tapu tahsis belgesinin ne sebeple sadece davalılar adına olduğu araştırılıp incelenmelidir. Bundan sonra mahallinde; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve gerektiğinde HMK"nın 31. madde uyarınca yapılacak hatırlatma üzerine taraflarca delil olarak dayanıldığı takdirde tapu kaydının dayanağı olan kadastro tespit bilirkişileri huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, davalı tarafın dayanağı satış senetleri mahalinde uygulanıp çekişmeli taşınmazı ve üzerindeki evleri kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, davalı dayanağı olan satış senetlerinin çekişmeli taşımazı kapsaması halinde içerikleri tartışılıp değerlendirilmeli, beyanlar arasında çelişki doğduğu takdirde çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, davacının çekişmeli taşınmaz üzerinde fiili kullanımı bulunmadığı sonucuna varılması halinde, muris Fatma"dan gelen bir miras hakkı bulunup bulunmadığı değelerndirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Kabule göre de; davacı Mustafa"ya ilk eşi Fatma"dan gelen miras payının 1/4 hisse olduğu göz ardı edilerek fazla pay verilmesi de isabetsizdir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.