13. Hukuk Dairesi 2012/6756 E. , 2013/8993 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ..."ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalının 30.05.2005 tarihli vekaletnamesi ile kamulaştırmasız el atma davası açma hususunda kendisini vekil olarak tayin ettiğini, bu kapsamda ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2008/213 E. 2008/359 K. sayılı dosya da dava açarak dosyayı bitirdiğini ve devamla kararın infazı için ... 1. İcra Müdürlüğünün 2008/5856 ve 2008/5857 numaralı dosyaları ile icra takipleri başlattığını alacağın ödenmesi aşamasında davalı tarafından müvekkilinin haksız olarak azledilmesini takiben icra dosyasındaki paralarında çekilmesi sonucu vekalet ücretini alamadığını, bunun üzerine vekalet ücreti alacağı için davalı aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/2806 E. sayılı dosyasında ilamsız icra talebi yoluna başvurarak toplam 1.058,260 TL vekalet ücreti talep etmesine rağmen davalının haksız itirazı sonucu takibin kısmen durduğunu belirterek, ödenmeyen ve haksız itiraz edilen 906,203,70 TL yönünden itirazın iptalini, icra takibinin devamı ile inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma davası için davacı ve davacının babası olan ... ile anlaştığını kazanılan kısım ve faizi üzerinden vekillerine %5 vekalet ücreti ödemeyi kabul ettiğini, dava sonuçlandığında paralarını almaları için kendilerine ihtarname çektiğini, ancak cevap gelmemesi üzerine tevdi mahalli tayini yoluna başvurduğunu, bu ihtara rağmen davacının icra yoluna başvurması üzerine, süresinde davacının hissesine düşen 158,326 TL’yı icra dosyasına yatırmakla birlikte kalan kısım yönünden itirazda bulunduğunu, bunların dışında davacının babası tarafından aynı dava ile ilgili olarak ... 5. İcra Müdürlüğünde başlattığı 2010/4777 E. Sayılı dosya yönünden de itirazda bulunduğunu belirterek bu itirazlarının dikkate alınmasını, davacının hak kazandığı ücreti yatırmış bulunmakla, başkaca borç kalmadığı için davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece taraf beyanları dosya muhtevası ve alınan bilirkişi raporu değerlendirilmiş, taraflar arasında sözleşme varlığı tartışılarak neticeten davacının, dava dışı babası ile birlikte hareket etmesi sonucunda vekalet ücretini aldığının hakkaniyet ilkeleri ışığında uygun düşeceği değerlendirmesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, avukatlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan vekalet ücreti alacağına ilişkindir. Davalı tarafından 30.03.2005 tarihinde verilen ortak vekaletnamede, davacı ile dava dışı babasına vekalet verildiği, vekaletnameden bir gün sonra davalı ile dava dışı avukat ... arasında 31.05.2005 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmede davacının isminin yer almakla birlikte imzasının bulunmadığı, açılacak kamulaştırmasız el atma davası sonucu kazanılan kısmın, tahsil edilinceye kadar işleyecek faizi birlikte tutarının %5 ‘i kadar olan miktarın ücret olarak belirlendiği, vekaletname sonrası ilk davanın Av. ... tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/134 E. da tazminat davası açıldığı ve duruşmalara davacı Av....’nin de katıldığı ve davanın takip edilmemesi sonucu dosyanın işlemden kaldırıldığı sabittir. Mevcut davamızda ise aynı vekaletnameyi kullanan davacı avukatın ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2008/213 esasında açtığı kamulaştırmasız elatmaya dayalı tazminat davası yönünden, davanın kazanılması sonucu hak ettiğini düşündüğü vekalet ücretini talep etmesi söz konusu olup, kazanılan dava sonucu davacı tarafından yapılan icra takipleri sonucu tahsil edilen paraların davalı asile ödenmesi sırasında, dava dışı Avukat tarafından icra müdürlüğünde düzenlenen bir belgede attığı imza gerekçe gösterilerek davanın reddi cihetine gidilmiş olup, yapılan değerlendirme sonucunda delillerin değerlendirmesinin hatalı olduğu sonucuna varılmıştır.
Şöyle ki; davacının geçerli bir vekaletname ile dava açtığı, davanın davalı lehine sonuçlandığı, tahsiline karar verilen tazminat ve dava yargılama giderlerinin itirazsız olarak davalı tarafından tahsil edilmesi hususları dikkate alındığında davalı asilin bütün aşamalarla yapılan işlemlere muvafakat ettiği açıktır. Ayrıca davalı asilin her iki avukata ayrı ayrı ihtarnameler çekerek 25.02.2010 tarihi itibariyle vekalet ücret alacaklarını almaları için davette bulunduğu tevdi mahalli tayini için karar aldırdığı ve nihayetinde kendi hesaplaması sonucu, belirlediği 158,326 TL’yı davacı tarafından yapılan ... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/2806 E. sayılı dosyasına yatırarak kısmi borca itirazda bulunduğu, neticeten davacının vekalet ücret alacağını temelde kabul ettiği, problemin ücret miktarı hususunda oluştuğu belirgindir.
Taraflar arasında bizzat davacı Avukatın imzasını taşıyan ücret sözleşmesi bulunmadığı açık ise de; davalı asilin başlangıçta baba-oğul avukatlara ortak vekalet vermesi, davacı avukatın ilk açılan davayı benimseyerek duruşmalara bizzat katılması sebebiyle, yukarıda özellikleri belirtilen 31.05.2005 tarihli avukatlık ücret sözleşmesini onayladığını, benimsediği açık bulunmakla, davacının taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı iddiası benimsenmediği gibi, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmayan hallerde uygulanması gerektiği Avukatlık Kanunun 164. maddesinde belirtilen oralarında olayımızda uygulanamayacağı açıktır.
Bu düzenlemeler ve açıklamalar ışığında avukatlık hizmeti veren davacının, ancak 31.05.2005 tarihli sözleşme gereğince talep hakkının bulunduğu açık bulunmakta, bilirkişi raporunun buna işaret eden 2 kısmı itibariyle toplam vekalet ücreti alacağında, davalının kabul ettiği ve ödediği kısım düşüldükten sonra kalan alacak miktarının 218.375,06 TL olduğunun karar verilmesi gerektiği halde, kapsamı yanlış yorumlanan dava dışı avukatın beyanın yer aldığı ... 1. İcra Müdürlüğünü 2008/5856 E. Sayılı dosyası gereğince davanın reddine dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 990,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 08.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.